KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2026
- Esas-Karar No
- 2026/470 - 2026/625
- Esas no
- 2026/470
- Karar no
- 2026/625
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/09/2025
- Numarası
- 2025/186 E. - 2025/405 K.
- Davanın konusu
- Marka ile İlgili Kurum Kararının İptali
Karar Metni
1.516 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/09/2025 tarih ve 2025/186 Esas - 2025/405 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli 2018/47061 numaralı başvurusunun davalı ... tarafından SMK’nın 5/1(b) ve (c) maddeleri gerekçe gösterilerek reddedildiğini, oysa müvekkilinin 2018/57798 numaralı "..." ibareli marka başvurusunun herhangi bir itiraza ve redde konu olmadan davalı kurum tarafından tescil edildiğini, müvekkilinin marka başvurusunun ayırt ediciliği haiz ve dolayısıyla marka olarak tescil edilebilecek bir ibare olduğunu, müvekkilinin başvurusunun özgün, ayırt edici ve yeni bir slogan olarak oluşturulduğunu, sektörel bir ibare olmadığı gibi genel ibarelerden de oluşmadığını,
kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığını ileri sürerek, 2018-M-11382 sayılı YİDK kararının iptaline, 2018/47061 başvuru no ile işlem görmekte olan marka tescil başvurusunun redde konu tüm sınıflar için bütünüyle kabulü ile tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, uyuşmazlık kapsamında davacının başvurusunda tescil edilmek istenen mallar arasında yer alan 01. sınıf "Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar. Gübreler ve topraklar. İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler. Yangın söndürücü maddeler.
Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar" mallarının bazı teknik alanlara ilişkin mallar oldukları, başvuru kapsamındaki 01. sınıftaki malların, ortalamanın üzerindeki dikkat seviyesindeki tüketici kitlesine hitap ettiği; başvuru konusu markanın tescil edilmek istendiği diğer malların ise 29, 30 ve 32. sınıftaki mallardan oluştuğu, temel gıda maddeleri arasında yer alan bu malların, ortalama tüketici kitlesine hitap ettiği; ancak, 32. sınıf kapsamında yer alan "Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar."ın ortalama seviyedeki tüketicilerin tüketimine hitap etmediği;
davacının dava konusuna ilişkin başvurusu, gıda ürünleri üretimin akabinde hiçbir ara işleme tabi tutulmaksızın, doğrudan tüketime konu olan, gıda ürünleri için tüketim hususunda etkili olan “lezzet” unsurunu barındıran ürünleri ifade ettiği, günümüz koşullarında insanların gıda ürünlerinin tüketim sırasında tercihleri bakımından dikkate aldıkları hususlar arasında bu ürünlerin doğal olması, muhafaza edilmesi adına çeşitli işlemlere/kimyasallara tabi tutulmaması, taze olması veya lezzetli olması gibi unsurların bulunduğu, ürün tercihinde etken olan bu hususların marka olarak ayırt edicilik sağlamasının mümkün olmayacağı;
zira gıda ürünleri için üretimden doğrudan tüketime konu olmak açısından "tarladan sofraya", "bahçeden sofraya" gibi ifadelerin kullanılmasının, ürünün tazeliğini, doğallığını ifade ettiği; bu yönüyle de marka olarak ayırt edicilik sağlamasının söz konusu olmayacağı, benzer biçimde başvuru markasındaki "üstün lezzet" ifadesinin de yine gıda tüketiminde etken unsur olup lezzetten söz eden bir ifadenin markasal ayırt edicilik oluşturmasının mümkün olmayacağı.
01. sınıf "Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar. Gübreler ve topraklar. İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler. Yangın söndürücü maddeler.
Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar." ve 32. sınıf: "Bira yapımında kullanılan preparatlar." tazelik, doğallık, lezzet ile ilişkilendirilme vasfını haiz olan mallardan olmayıp, gıdaların üretimi sırasında üreticilerin kullanımına konu olabilecek türden mallar oldukları; belirtilen bu mallar açısından dava konusu başvurunun, ayırt edici niteliği haiz olduğunun düşünüldüğü, bunların dışındaki mallar açısından ise başvuru markasının ayırt edici niteliği bulunmadığı;
dava konusu işaretin bir bütün olarak "doğallık, tazelik, lezzetli olma" biçiminde bir algı yaratacağı, toprağın, gıda ürünlerinin yetiştirildiği bir alan olması, doğada var olması, özel bir yöntemle üretilmemesi gibi hususlar dikkate alındığında başvuru konusu işaretin bu ürünler için özellik bildirmesinin söz konusu olmayacağı; gübreler için de doğrudan, telmih yapılmaksızın herhangi bir özellik algısı yaratmasının söz konusu olmayacağı, başvuru markasının tescil talebinin reddedildiği mallardan 01. sınıf "Gübreler ve topraklar." için herhangi bir özellik bildirme durumunun söz konusu olmadığı,
ancak söz konusu mutlak ret gerekçesiyle reddedilen 29, 30 ve 32. sınıftaki mallar bakımından ilgili tüketici nezdinde doğrudan özellik bildirir nitelikte olduğunun kabul edildiği; başvuru sahibinin, dava konusu markanın kullanım sonucu ayırt edicilik kazanıldığına ilişkin olarak marka işlem dosyası kapsamında ve dava aşamasında somut deli ileri sürülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, TPMK YİDK'nın2018-M-11382 sayılı kararının 01. sınıfta yer alan "Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar, gübreler ve topraklar.
İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler. Yangın söndürücü maddeler. Kırtasiye tipi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar." ile 32. sınıfta yer alan "Bira yapımında kullanılan preparatlar." mal ve hizmetleri yönünden iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 01 ve 32. sınıf yönünden davanın kabulünün hukuka aykırı olduğunu, başvuru konusu işaretin ayırt edici olmadığını, ibarenin tüm mallar bakımından ürünlerin doğallığına ve lezzetine ilişkin açık ve belirgin bir mesaj verir nitelikte olduğunu, ilgili tüketiciler tarafından belirli bir ticari kaynağa ait işaret olarak algılanmayacağını ve tanımlayıcı olduğunu, bir kişinin tekeline bırakılamayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibaresinin başvurunun reddedildiği mallardan 01. sınıf "Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar, gübreler ve topraklar. İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler. Yangın söndürücü maddeler.
Kırtasiye tipi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar." ile 32. sınıfta yer alan "Bira yapımında kullanılan preparatlar." malları yönünden tazelik, doğallık, lezzet ile ilişkilendirilme vasfını haiz olan mallardan olmadığı, ilgili tüketiciler tarafından yiyecek ve içecek ürünleri ile ilişkilendirilmeyeceği, dolayısıyla dava konusu ibresinin sayılan mallar bakımından ayırt edici olduğu, tanımlayıcı nitelikte de bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Ancak, ilk derece mahkemesince dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi doğru değildir.
Zira aynı mahkeme tarafından aynı yönde verilen bir karar da Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki 21/11/2024 tarih ve 2024/3186 Esas, 2024/8189 Karar sayılı kararı ile "yargılama harçlarının kamu alacağı niteliğinde ve re'sen dikkate alınacak hususlardan olduğu" gerekçesiyle doğru görülmemiştir ve düzeltilerek onanmıştır. Dairemizin kararları da bu yöndedir.
HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 08/04/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2026/470, K. 2026/625, 27 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama