KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2026
- Esas-Karar No
- 2026/839 - 2026/743
- Esas no
- 2026/839
- Karar no
- 2026/743
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/01/2026
- Numarası
- 2026/14 E.
- Davanın konusu
- İhtiyati tedbir
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/01/2026 tarih ve 2026/14 E. Sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalının marka başvurusuna itirazlarının reddine ilişkin 18/11/2025 tarih, 2025/M-18205 sayılı YİDK kararının iptali ve 2024/054094 sayılı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin davada, davalı şirketin 2024/054094 sayılı marka başvurusunun dava sonuçlanıncaya kadar 3. kişilere devrinin önlenmesi, tescil işlemlerinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulması, markanın dava süresince tescil edilmemesi, devredilmemesi ve kullanılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece 19/01/2026 tarihli ara kararla, HMK 389 v.d. maddeleri uyarınca dava konusu marka başvurusunun yargılama sürecinde el değiştirmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı anlaşıldığından, davacının ihtiyati tedbir isteminin bu yönden kabulü ile, HMK 390/II uyarınca talep edenin haklarının korunması bakımından zorunluluk olduğundan karşı yana haber vermeksizin 2024/054094 sayılı marka başvurusunun, dava sonuçlanıncaya kadar 3. kişilere devrinin önlenmesine,
tedbirin niteliğine göre takdiren teminat alınmasına yer olmadığına, davacı vekilinin kullanımın önlenmesi amacıyla dava sonuna dek ihtiyati tedbir kararı verilmesi taleplerinin uyuşmazlık konusunu oluşturmaması nedeniyle reddine, tescil işlemlerinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına yönelik talebin, idare yerine geçilerek işlem yapılması ve bu işlemlerin mevzuatta belirlenen sonraki tüm aşamalarının da ikmali anlamını taşıyacağından, hukuki yarar ve temeli bulunmayan davacının sair tedbir talebinin bu yönden reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin "..." ibareli markaları ile dava konusu "..." ibareli marka başvurusunun ilgili tüketici kesimi nezdinde yazılış, okunuş, görsel ve işitsel olarak aynıymış gibi algılanarak iltibas oluşturduğunu, bunun yanında dava konusu markanın müvekkilinin markalarının tescilli ve tanınmış olduğu sektörde tescil edilmek istendiğini, markanın tescil edilmesinin ve kullanılmasının müvekkili yönünden telafisi güç ve imkansız zararlara neden olacağını, davalı lehine haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının ihtiyati tedbir talebinin kısmen reddine ilişkin kısmının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir talebinin tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 159/3. maddesi uyarınca, ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi uyarınca da ihtiyati tedbirin ancak dava konusu olan şey hakkında verilebileceği, somut uyuşmazlığın YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olduğu,
bu tür bir davada uyuşmazlık konusunu oluşturmayan marka kullanımının önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gibi idarenin yerine geçilerek tescil işlemlerinin dava sonuna kadar durdurulmasına ve markanın dava süresince tescil edilmemesine de hükmedilemeyeceği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/04/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2026/839, K. 2026/743, 16 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama