KÜNYE
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2019/1423
- Karar No
- 2021/1030
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2021
Karar Metni
1.302 kelime·7 dk okuma·16 bölüm
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi .... T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/04/2019
NUMARASI ....
DAVA TARİHİ : 26/03/2014
KARAR TARİHİ : 23/09/2021
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/09/2021
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin %50 oranında ortağı iken payını diğer ortak dava dışı ...’e noterde düzenlenen devir sözleşmesi ile devrettiğini, ortaklığın sürdüğü dönem içinde şirketin ihtiyaç duyduğu ürünleri kişisel kredi kartından 45.000,00 TL ödeyerek satın aldığını, noter ihtarnamesinin keşide edildiği halde bu bedelin tarafına ödenmediğini, bunun üzerine Ankara 23.İcra Müdürlüğü’nün.....sayılı dosyasında takip başlattığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacı ile dava dışı ortağın %50’şer pay sahibi olarak şirketin kurulduğunu, şirketin yeni iş alamaması ve borçların fazlalığı nedeniyle davacının ortaklıktan ayrılmak istediğini, davacının alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalı ticari defterlerinde davacının yaptığı harcamaların davalı adına yapıldığının yer almaması ve davacının şirket payını tüm aktif ve pasifiyle, hukuki ve mali yükümlülükleri ile birlikte devir ve temlik etmekle davalı şirketten alacak talebinde bulunamayacağı, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davacının davalı aleyhine kötüniyetle icra takibi başlattığı kanıtlanamadığından İİK’nın 67.maddesi koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Müvekkilinin davalı şirketin %50 ortağı iken hisselerini diğer ortak olan ...'e Noterde devrederek ortaklıktan ayrıldığını, işbu devrin kapsamının hukuki ve mali yükümlülükleri oluşturduğunu, davanın konusunun ise müvekkilinin şahsi ödemeleri olduğunu, müvekkilinin hisse sahibi olarak yapması gereken ödemeler dışında da şirket ile ilgili ödemeler yaparak şirketten alacaklı duruma geldiğini, ortaklık ilişkisi devam ederken davalı şirketin isteği üzerine ihtiyacı olan malzemelerin müvekkili tarafından kendi kredi kartları ile ödenerek alınarak davalı şirketin .... şantiyelerine gönderildiğini, yapılan bu ödemeler ...'ten istenildiği halde, ödeme yapılmadığı, Ankara 10. Noterliğinden ihtarname çekildiğini, davalı şirketin temerrüte düşürüldüğünü,
Devir sözleşmesinde şahsi alacakların devrine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, şahsi alacağın talep edildiğini, bilirkişi incelemesinde önce 27.482,50 TL, sonraki raporda 12.166,54 TL ve en son 25/03/2019 tarihli raporda 10.759,44 TL alacağın bulunduğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporunda her seferde farklı bir hesaplama yapıldığını, rapora yapılan itirazların dikkate alındığını, maddi hatalar içeren raporlar doğrultusunda hüküm kurulduğunu, kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davalı şirketin ticaret sicil özetinin incelenmesinde; 10/04/2007 tarihinde 50.000,00 TL sermaye ile ... ve ... tarafından kurulduğu,
Ankara 53. Noterliğinden 29/02/2013 tarihinde .... yevmiye no'lu Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi'nin incelenmesinde; devir edenin ..., devir alanın ... olup, 250 adet hissenin bütün aktif ve pasifleriyle hukuki ve mali yükümlülükleri ile birlikte şirket ortağı olan ...'e devir ve temlik edildiği, devir bedelinin nakden ve tamamının ödendiği görülmüştür.
Ankara 23.İcra Müdürlüğü’nün ....esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... ... olup, 45.000,00 TL asıl alacak ,1.722,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 46.722,33 TL'nin tahsili yönünde ilamsız icra takibi yapıldığı, borçluların süresi içerisinde takibe itiraz ettikleri ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Ankara 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Karar sayılı ilamının incelenmesinde; davacısının ..., davalılarının ... .... ...Limited Şirketi ve ... olup, davacının davalı şirkette hisse sahibi olmadığının tespitine yönelik dava açıldığı, mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirkette pay sahibi olmadığının tespite karar verilmiştir.
Mali müşavir bilirkişiden alınan rapor ve ek raporda özetle; davacının payını devretmekle davalı ortaklığının sona erdiği, davacının tarafından dava dışı...'a ödemeler yapıldığı, dava dışı şirket tarafından keşide edilen faturaların davalı şirket kayıtlarında yer aldığı (şirket aktifinde bulunduğu), davacı tarafından davalı şirket aktifini oluşturan kalemlere istinaden ödeme yapıldığını, yapılan ödemelerin 10.759,44TL olduğu belirtilmiştir.
Somut olaya gelince; davacı yanca, davalı şirketin ortağı iken ortaklığının sürdüğü dönemde şirketin ihtiyaç duyduğu bir kısım ürünleri kişisel kredi kartından ödeyerek satın aldığını, satış bedelinin davalı şirketten talep edilmiş olmasına rağmen ödenmediğinden bahisle alacağın tahsiline yönelik olarak işbu dava açılmıştır.
Dosya kapsamına uygun gerekçeli, denetim ve hüküm kurmaya elverişli mali müşavir bilirkişiden alınan rapor ve ek raporlarda da belirtildiği üzere davacının davalı şirketin %50 ortağı olduğu, şirketin ihtiyaç duyduğu bir kısım ürünlerin dava dışı...'tan satın alındığı, dava dışı şirket olan... tarafından keşide edilen faturaların davalı şirket kayıtlarında yer aldığı, davacı tarafından davalı şirketin kayıtlarında yer alan bu faturalara istinaden kendi kredi kartından ödemeler yapıldığı, yapılan ödemelerin 10.759,44 TL olduğu, her ne kadar davacı ödemlerden sonra hisse devir sözleşmesi ile şirket ortaklığından ayrılmış ise de;
hisse devir sözleşmesinden ortaklıktan kaynaklı tüm hak ve alacaklarını devrettiğini bu sözleşmede belirttiği, şahsi alacaklara ilişkin sözleşmede herhangi bir düzenleme yer almadığı, davaya konu alacağın da ortaklıktan kaynaklı alacak olmayıp şahsi hakka dayalı bir alacak olmasından ötürü davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 23.İcra Müdürlüğü’nün... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile,
takibin 10.759,44 TL asıl alacak, 405,32 TL işlemiş faiz, olmak üzere toplam 11.164,76 TL üzerinden kaldığı yerden aynen devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %11 oranında avans faizi yürütülmesine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2019/1423, K. 2021/1030, 23 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama