İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2021/1892 K.2022/1346

Zayi belgesine verilmesi istemine ilişkin talebin yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı talebin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği…

Esas2021/1892Karar2022/1346Tarih2 Kasım 2022Okuma7 dk · 1.457 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/1892 E., 2022/1346 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
2 Kasım 2022
Dosya no
2021/1892
Karar no
2022/1346
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
23/06/2021
Numarası
2020/544 Esas 2021/385 Karar
Talep eden
—
Vekili
—
Karşı taraf
HASIMSIZ
Talep
Zayi Belgesi Verilmesi
Talep tarihi
12/11/2020
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
02/11/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.457 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

Zayi belgesine verilmesi istemine ilişkin talebin yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı talebin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TALEP

Talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; ....

Şti. unvanlı müvekkili şirketin, 10.12.2019 tarihi itibariyle tür ve unvan değişikliğinde bulunduğunu, keyfiyetin 13.12.2019 tarihli ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, 2016 yılında muhtelif günlerinde müvekkili şirketin hukuk, muhasebe, finans, satış ve otomasyon birimleri ile ilgili tüm verilerinin yer aldığı server sistemine birden çok elektronik posta gönderilmek suretiyle siber saldırıda bulunulduğunu, daha önce alınan gerekli tüm güvenlik önlemlerine karşın önemli veri tabanları, belge ve dosyaların çoğu kırılamayacak bir şifreleme algoritması kullanılarak şifrelenmiş ve kullanılamaz hale geldiğini,

akaryakıt dağıtım şirketi olan müvekkil şirketin ilgili kanunlardan kaynaklanan yükümlülükleri uyarınca emniyet birimleri, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Denizcilik Müsteşarlığı ve bağlı birimleri ile paylaştığı verilerin ve bunlara temel oluşturan bilgilerin silinmesine neden olan olayla ilgili sorumluların tespiti ve cezalandırılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1143 soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu,

akabinde siber saldırıda bulunan şüpheli tarafından müvekkil şirkete iletilen not uyarınca ödenmek zorunda kalınan fidye karşılığında sistem dosyalarının şifrelerinin çözülmesi sağlandığını iddia ederek müvekkili şirkete ait Eylül 2016 yevmiye ve kebir (büyük) e-defterlerinin zayi olduğuna dair belge verilmesi talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; TTK 82/7 maddesi uyarınca zayi belgesi için zayi durumunu öğrenme tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açma yükümlülüğü olduğu, siber saldırı 2016 yılında yapılmış olup, süresinde yapılmış bir başvuru olmadığı gibi e- defterlerin zayi olma durumunun da söz konusu olmadığı, davanın esasen Eylül 2016 dönemindeki e-defterlerindeki imza değeri ile GIB beratı uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile açılmış olup, defter zayi için gereken yasal koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin server sistemine yapılan saldırı neticesinde bilgi işlem sisteminde muhafaza ettiği e-defter, belge ve dosyaların çoğunun kırılamayacak bir şifreleme algoritması kullanılarak şifrelendirildiğini ve kullanılamaz hale getirildiğini, buna ilişkin tüm belgelerin dosyada bulunduğunu, zayi belgesi şartlarının oluştuğunu, davanın 15 günlük süre içerisinde açıldığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Talep, Eylül 2016 yevmiye ve kebir e-defterleri için zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

6100 sayılı HMK'nun 297. maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır.

Buna göre; bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır.

Hâkim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini resen araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar (Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder/Taşpınar Ayvaz, Sema/Hanağası, Emel. Medeni Usul Hukuku, Ankara, 2018, s. 474.).

Anayasa'nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup, gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.

Kanun’un aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

Tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve istinaf ve temyiz sırasında hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

Nitekim 07/06/1976 tarihli ve 1976/3-4 Esas 1976/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan "Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir." şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye vurgu yapılmıştır.

Öte yandan mahkeme kararlarının taraflar, bazen de ilgili olabilecekleri başka hukuki ihtilaflar yönünden etkili ve bağlayıcı kabul edilebilmeleri, başka bir dava yönünden kesin hüküm, kesin veya güçlü delil oluşturup oluşturamayacağı gibi hukuksal değerlendirmeler de bu kararların yukarıda açıklanan nitelikte bir gerekçeyi içermesiyle mümkündür.

Somut olayda, talep eden tarafından Eylül 2016 ayına ait yevmiye ve kebir e - defterleri zayi belgesi verilmesi talebi ile eldeki dava açılmış, mahkemece TTk 82/7 maddesinde belirtilen hak düşürücü sürede dava açılmadığı gibi, e-defterlerin zayi olması durumunun söz konusu olmaması nedeniyle yasal koşulların gerçekleşmediği gerekçeleri yazılmış olmakla birlikte hüküm kısmında "TTK 82/7 maddesi uyarınca öğrenme tarihinden 15 gün içinde dava açılmasının gerektiği, defterlerin 2016 yılında siber saldırıya uğradığı sabit ise de zayi olduğuna ilişkin süresinde yapılmış bir başvuru olmadığı gibi esasen imza değeri ile GIB beraati uyuşmazlığı açısından zayi belgesi talebinin yasal olmadığı ayrıca Gelir İdaresi Başkanlığınca inceleme yapıldığı bildirildiğinden talebin reddine" denilmiştir.

Bu durumda mahkemece davanın hem esasa ilişkin hem de hak düşürücü süre nedeniyle gerekçe oluşturularak davanın reddine hükmedilmiş olup, mahkemenin hangi gerekçeyle davayı reddettiği açıkça anlaşılamadığı gibi hüküm kısmının gerekçeye yer verilmek suretiyle oluşturulduğu anlaşılmaktadır.

Hem esastan hem de hak düşürücü süreden ret kararı verilmesi ve hüküm kısmında gerekçe yazılmış olması HMK'nun 297. maddesi ile Anayasanın 143. maddesine aykırıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 31/01/2019 tarih ve 2017/11-149 Esas 2019/49 Karar sayılı ilamı). Bu nedenle kamu düzeni gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.

Ancak mevcut dosya kapsamı ile uyuşmazlığın çözümü ve bir karar verilmesi mümkün görülmekle bu hususlar Dairemizce eleştirilmekle yetinilmiş ve işin esası hakkında bir karar verilmesi yoluna gidilmiştir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesine gelince; TTK nın 82/ 7 maddesinde; " Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. " hükmüne yer verilmiştir.

Davacı tarafça, müvekkili şirketin Eylül 2016 ayına ait yevmiye ve kebir e-defterlerinin bilgisayarlarına yapılan siber saldırı nedeniyle zarar gördüğü, tüm veri kurtarma metodları denendiği halde kurtarılmasının mümkün olmadığının tespit edildiğini belirterek Eylül 2016 ayına ait yevmiye ve kebir e-defterleri hakkında zayi belgesi verilmesi istemiyle talepte bulunulmuş ise de, talep edenin dava konusu olayla ilgili olarak 30/12/2016 tarihinde EPDK'ya başvurarak 27-28-29-30/12/2016 tarihlerinde yapılan siber saldırıların şirkete ait tüm ana makinelere,

otomasyon sisteminin bağlı olduğu server ile kullanıcı bilgisayarlarına virüs bulaştırdığını ve işletim sistemi ile tüm dataların zarar görerek kayıtlı ve ileri sürülmesine neden olduğunu bildirdiği ve olayla ilgili 30/12/2016 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, böylelikle talep edenin zayi durumunu en geç şikayet dilekçesinin tarihi olan 30/12/2016 tarihinde öğrendiği, bu durumda dava tarihi 12/11/2020 tarihinde TTK'nın 82/7. maddesinde öngörülen 15 günlük hak düşürücü sürenin de dolmuş olduğu anlaşılmakla hak düşürücü sürenin dolmuş olması sebebiyle davanın reddine dair verilmesi gereklidir.

Tüm bu nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırılık nedeniyle kaldırılmasına, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

A) 1-Talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 355. maddesi gereği kamu düzeni gözetilerek KABULÜNE,

2-Ankara 13. Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2021 tarihli ve 2020/544 Esas 2021/385 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca kamu düzeni gözetilerek KALDIRILMASINA,

B)1-Talebin hak düşürücü süre nedeniyle REDDİNE,

2-Alınması gereken 80,70 TL harçtan peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 26,30 TL'nin talep edenden alınarak Hazineye gelir kaydına,

3-Talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

C)1-İstinafa başvuran talep eden tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf maktu karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde talep eden tarafa iadesine,

2-Talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 02/11/2022

Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2021/1892, K. 2022/1346, 2 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Talep
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İstinaf Sebepleri
  6. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1892
Karar No
2022/1346
Tarih
2 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/1893 K.2022/2499
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/1913 K.2022/2466
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1916 K.2022/2032
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/1919 K.2022/2501
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/1921 K.2022/1062
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1930 K.2022/1240

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.