KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1062 E., 2024/1530 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Vekilleri Davalılar
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/1062
- Karar no
- 2024/1530
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/05/2021
- Numarası
- 2017/128 Esas 2021/411 Karar
- Davacı
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/02/2017
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 23/01/2025
Karar Metni
2.663 kelime·13 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talep ettiği faiz oranının yüksek olduğunu, faiz oranının yargılama ile belirleneceğini, gerçek alacak miktarının tespiti gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, yargılama aşamasında alınan üçüncü bankacı bilirkişi kök ve ek raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, davalıların likit olan borca haksız olarak itiraz ettikleri gerekçesiyle davalı asıl borçlu ... Hafr. Nak. İnş. ... Ltd.
Şti. yönünden davanın kısmen kabulüne, davalının nakit alacak yönünden 3.196.518,08 TL asıl alacak, 172.756,77 TL işlemiş faiz, 8.637,74 TL BSMV ve 1.388,45 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 3.379.301,04 TL'den 1.500.000,00 TL ipotek bedeli düşüldükten sonra 1.879.301,04 TL nakit alacağa yönelik itirazının iptaline, icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa uygulanacak yıllık %31 temerrüt faizi ve %5 BSMV'si ile birlikte takibin devamına, gayri nakit alacak yönünden davalının itirazının iptali ile 1 adet MW000946 no'lu mer'i teminat mektubu bedeli olan 82.000,00 TL'nin faiz getirmeyen bir banka hesabında depo edilmesine,
takip tarihinden sonra tazmin edilen 1 adet MW001070 no'lu mer'i teminat mektubu bedeli olan 870.000,00 TL'nin tazmin tarihi olan 15/09/2017 tarihi ile tahsil tarihi arasında geçecek süre için %31 temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faiz ve BSMV'si ile birlikte tahsiline, davalıya teslim edilen ve bankaya teslim edilmeyen 4 adet çek bedeli olan 4.980,00 TL yasal yükümlülük tutarının faiz getirmeyen bir banka hesabında depo edilmesine, davalı kefiller ... İnş.
San. ve Tic. Ltd.
Şti. ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davalının takip dosyasında nakit alacak yönünden 3.196.518,08 TL asıl alacak, 172.756,77 TL işlemiş faiz, 8.637,74 TL BSMV ve 1.388,45 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 3.379.301,04 TL nakit alacağa yönelik itirazının iptaline, icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa uygulanacak yıllık %31 temerrüt faizi ve %5 BSMV'si ile birlikte takibin devamına, gayri nakit alacak yönünden talebin reddine, davalı kefil ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davalının icra takip dosyasında nakit alacak yönünden 3.192.667,63 TL asıl alacak, 81.108,91 TL işlemiş faiz,
4.055,45 TL BSMV ve 1.388,45 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 3.279.220,44 TL nakit alacağa yönelik itirazının iptaline, icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa uygulanacak yıllık %31 temerrüt faizi ve %5 BSMV'si ile birlikte takibin devamına. gayri nakit alacak yönünden talebin reddine, Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2016/4053 Esas ve 2016/12631 Esas sayılı dosyaları ile tahsilde tekerrür olunmamasına ve bu dosyalarda yapılan ödemelerin infaz sırasında icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına, nakit alacağın %20'si oranında 675.860,20 TL icra inkar tazminatının (davalı kefil ...'nın 655.844,08 TL'sinden, davalı asıl borçlu ...
Hafr. Nak. İnş. ... Ltd. Şti.'nin 375.860,20 TL'sinden sorumlu olmaları kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; itiraza uğrayan icra takibinden sonra yapılan tahsilatların 128.227,67 TL infazda dikkate alınması gerekirken hesaplamaya dahil edilerek tahsilat olarak gösterilmiş olmasının faiz alacağının düşük dikkate alınmasına sebebiyet verdiğini, kefalet borcu açısından bilirkişi, kat ihtarnamesinin ...na tebliğ edilmediğini belirtmek suretiyle hatalı olarak temerrüt faizi hesabı yapmadığını, kefiller tarafından imzalan kredi sözleşmelerinin 5.3 ve kefalet sözleşmelerinin 2.3 maddelerinde, sözleşmelerde yer alan adreslerde meydana gelebilecek olası değişikliklerin müvekkiline bildirim yükümlülüğü bulunduğu,
borçlularca bildirimde bulunulmadığı takdirde söz konusu adreslere yapılacak tebligatların geçerli kabul etmiş sayılacağının düzenlendiğini, sözleşme adresine kat ihtarı keşide edilmişken ...'nın takiple temerrüte düştüğünü düşünerek bu doğrultuda hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, bankanın, Bankamız Yeni Kredi Fiyatlama Politikaları konulu genel mektup hükümleri uyarınca temerrüt faiz oranının tüm TL krediler için TCMB'ye bildirilen en yüksek ticari kredi faiz oranının %100 fazlasıyla uygulanacağının açıkça hükme bağlandığını,
bu doğrultuda bankanın TCMB'ye bildirdiği en yüksek ticari kredi faiz oranının %100 fazlasının uygulanacağı hükmü gereği akdi faiz oranı %36, temerrüt faiz oranının ise %72 olduğunu, borçlularca imzalanan, kredi çerçeve sözleşmesi’nin “kredi faizi” başlıklı 2.5 maddesinde, “müşterinin borçlar tamamen ödeninceye kadar yükümlülükleri ve temerrüt hükümleri” başlıklı 4.2. maddesinde, kefalet sözleşmesinin 2.2. ve 2.8. maddesinde, sözleşme öncesi bilgilendirme ve mutabakat formunun 9. maddesinde bu hususun kabul edildiğini,
TTK'nun 8. maddesi uyarınca ticari işlerde faiz oranı serbestçe kararlaştırılabileceğinden kredi sözleşmelerinden kaynaklanan ticari kredi uyuşmazlıklarında TBK'nun 88 ve 120. maddelerinin uygulama yeri bulunmadığını, herhangi bir itiraza uğramadan kat ihtarı kesinleşmişken bilirkişinin ihtar öncesinden hesaplama yapması ve itiraza uğrayan icra takibinden sonra yapılan tahsilatların (128.227,67 TL) infazda dikkate alınması gerekirken hesaplamaya dahil edilerek tahsilat olarak gösterilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2016/12258 sayılı icra takip dosyası, genel kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarı, yargılama aşamasında birinci bankacı bilirkişiden alınan 24/09/2017 tarihli kök, 27/05/2019 tarihli ek rapor, ikinci bankacı bilirkişiden alınan 25/08/2020 tarihli rapor, üçüncü bankacı bilirkişiden alınan 21/01/2021 tarihli kök, 15/03/2021 tarihli ek rapor, Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2016/4053, 2016/12631 sayılı takip dosyaları, ipotek resmi senedi, davalı ... ... Ltd. Şti.'nin banka hesap ekstresi dosya içerisinde yer almaktadır.
Dava konusu Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2016/12258 sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 3.683.877,16 TL (davalı ......Ltd.
Şti. yönünden 1.500.000,00 TL ipotek mahsup ile 2.183.877,16 TL) nakit alacağın tahsili, teminat mektubundan kaynaklanan 952.000,00 TL, 4 adet çekten kaynaklanan 4.980,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu ...'na 13/06/2016 tarihinde tebliğ edildiği, diğer davalı borçlulara bila tebliğ olduğu,
7 günlük hak düşürücü süre içerisinde davalı ...'nın 17/06/2016, diğer davalıların 20/06/2016 tarihinde borca itiraz ettikleri, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 16/02/2017 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.
Davacı banka ile davalı davalı ... ... Ltd. Şti. arasında 16/04/2013 tarihli 2.500.000,00 TL limitli, 14/05/2013 tarihli 10.000.000,00 TL limitli, 07/08/2014 tarihli 6.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, diğer davalıların anılan sözleşmelerde müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer aldığı dosya içeriğiyle sabittir.
Davacı tarafından davalılara gönderilen ve toplam 1.137.502,89 TL nakdi borcun 1 gün içinde ödenmesi, 3.020.200,00 TL gayri nakit alacağın 1 gün içinde depo edilmesi ihtarını içerir 03/12/2015 tarihli hesap kat ihtarnamesinin davalılar ... ... Ltd. Şti., ... ve ... ... Ltd. Şti'ne 07/12/2015 tarihinde tebliğ edildiği, diğer davalıya bila tebliğ olduğu görülmüştür.
Davalı ... ... Ltd. Şti.'nin taşınmazı üzerinde davacı banka lehine 17/04/2013 tarihinde 1.500.000,00 TL limiti ile ipotek tesis edildiği, taşınmazın ipotek yükü ile birlikte daha sonra dava dışı ... ... A.Ş'ye (yeni unvan ... ... A.Ş.) satıldığı dosya içeriğiyle sabittir.
Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2016/4053 sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı banka tarafından davalı ... ... Ltd. Şti. Ve dava dışı ... ... A.Ş. (eski unvan ... ... A.Ş.) aleyhine ipoteğe dayanılarak toplam 3.717.741,09 TL alacağın tahsili talebiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2016/12631 sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı banka tarafından davalı ... ... Ltd. Şti. aleyhine 8 adet rehin sözleşmesine dayanılarak 661.517,00 TL alacağın tahsili talebiyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Yargılama aşamasında alınan birinci bankacı bilirkişi kök raporunda, kredi ilişkisinde uygulanan en yüksek akdi faizin %15 olduğu, sözleşme gereğince %100 fazlası olan %30 temerrüt faizinin uygulanabileceği, takip tarihi itibarıyla davacının davalı kefillerden 3.225.136,02 TL asıl alacak olmak üzere toplam 3.432.614,19 TL nakit, 956.980,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu, davalı asıl borçlu ... ... Ltd. Şti.'nden toplam 3.432.614,19 TL nakit alacağı bulunduğu, 1.500.000,00 TL ipotek bedeli mahsup edildiğinde 1.932.614,19 TL nakit alacak ile 956.980,00 TL gayri nakit alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Alınan ek raporda, TCMB'ye bildirilen en yüksek akdi faiz oranı %36 oranı üzerinden %100 fazlayısyla %72 temerrüt faiz oranının uygulanabileceği, takip tarihi itibarıyla davacının davalı kefillerden 3.225.136,02 TL asıl alacak olmak üzere toplam 3.683.877,16 TL nakit, 956.980,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu, davalı asıl borçlu ... ... Ltd. Şti.'nden toplam 3.683.877,16 TL nakit alacağı bulunduğu, 1.500.000,00 TL ipotek bedeli mahsup edildiğinde 2.183.877,16 TL nakit alacak ile 956.980,00 TL gayri nakit alacaklı olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
İkinci bankacı bilirkişi raporunda, akdi faiz oranı %15, temerrüt faiz oranı %30 olarak esas alındığından asıl borçlu şirketten takip tarihi itibarıyla toplam 3.393.452,95 TL nakit alacağı bulunduğu, 1.500.000,00 TL ipotek bedeli mahsup edildiğinde 1.893.452,95 TL nakit alacak bulunduğu, diğer davalılardan takip tarihi itibarıyla 3.221.950,18 TL asıl alacak olmak üzere toplam 3.393.452,95 TL nakit alacaklı olduğu, akdi faiz oranı %36, temerrüt faiz oranı %72 olarak esas alındığından asıl borçlu şirketten takip tarihi itibarıyla 1.500.000,00 TL ipotek bedeli mahsup edildiğinde 2.183.877,16 TL nakit, 956.980,00 TL gayri nakit alacak bulunduğu, diğer davalılardan takip tarihi itibarıyla toplam 3.684.839,79 TL nakit, 956.980,00 TL gayri nakit alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile alınan üçüncü bilirkişi kök raporunda, kredi ilişkisinde uygulanan en yüksek akdi faiz oranı %15,50 olup, bu oran esas alındığında temerrüt faiz oranının %31 olacağı, davacının davalı asıl borçlu ... ... Ltd. Şti.'nden takip tarihi itibarıyla toplam 3.379.301,04 TL nakit alacağı bulunduğu, 1.500.000,00 TL ipotek bedeli mahsup edildiğinde 1.879.301,04 TL nakit alacak bulunduğu, diğer davalılardan ... ... Ltd.
Şti. ve ...'ndan takip tarihi itibarıyla toplam 3.379.301,04 TL nakit alacaklı olduğu, davalı ...'na kat ihtarı tebliğ edilmediğinden davacının anılan davalıdan takip tarihi itibarıyla toplam 3.279.220,44 TL nakit alacaklı olduğu, dava tarihi itibarıyla davalı asıl borçludan ipotek bedeli düşüldüğünde 2.472.988,62 TL, davalı ...'ndan toplam 3.872.030,70 TL, diğer davalılardan toplam 3.972.988,62 TL alacaklı bulunduğu, dava tarihi itibarıyla mer'i 2 adet teminat mektubu olan 952.000,00 TL dava tarihinden sonra 870.000,00 TL'lik teminat mektubu 15/09/2017 tarihinde tazmin edildiği,
82.000,00 TL'lik teminat mektubu ile 4.980,00 TL çek deposundan davalı asıl borçlu şirketin sorumlu bulunduğu, gks'de açık hüküm bulunmadığından diğer davalı kefillerin gayri nakit alacağın depo edilmesinden sorumlu olmadıkları, dava tarihinden sonra ipotekler ve rehinli takip sonucu yapılan 1.208.048,94 TL ödemenin infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği yönünde kanaat bildirilmiştir.
Alınan ek raporda, kök rapordaki görüş tekrar edildikten sonra takipten sonra, davadan önce yapılan toplam 128.227,67 TL'nin hesaplama dikkate alındığı, davadan sonraki 1.208.048,94 TL ödemenin infazda dikkate alınacağı tespit edilmiştir.
Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalıların icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiş, davalı yan alacağın hesaplanması gerektiğini, faiz oranının fahiş olduğunu savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda üçüncü bankacı bilirkişiden alınan kök ve ek rapor hükme esas alınarak yukarıda özetlenen kararda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacıyla davalı ... ... Ltd. Şti.'nin imzaladığı genel kredi sözleşmelerinde diğer davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın kredi hesabını kat ederek alacağın tahsili için icra takibi başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davalıların icra takibine itirazlarının haksız olup olmadığı, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, hesap kat ihtarnamesi asıl borçlu davalı ... ... Ltd. Şti.'ne tebliğ edildiği halde davalı ...'na bila tebliğ olmuştur. Mahkemece hükme esas alınan üçüncü bilirkişi raporunda anılan davalının takiple temerrüte düştüğü kabul edilerek davacının anılan davalıdan alacaklı olduğu miktar bu kabul çerçevesinde hesaplanmıştır.
Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde 5.3. maddesinde müşterinin sözleşmede yer alan adresin değişmesi halinde müşterinin adres değişikliğini bankaya bildirmekle yükümlü olduğu, aksi halde doğabilecek sonuçlara katlanmayı peşinen kabul ettiği, adres değişikliğinin bildirilmemesi halinde müşterinin sözleşmede bildirdiği adreslerin tebligat adresi olduğunu kabul ettikleri, sözleşmede yer alan adrese gönderilen tebligatların muhataba ulaşmaması halinde dahi tebligatın ulaştığı tarihte muhatabına yapılmış sayılacağı düzenlendiği gibi,
davalı kefil ...'nın kefalet imzasının yer aldığı kefalet sözleşmelerinin 2.3 maddesinde benzer içerikte düzenleme yapılmıştır. İİK'nun 68/b maddesinde ise kredi kullananın adres değişikliğini noter ihtarıyla bildirmediği takdirde eski adresin geçerli olacağı hükme bağlamıştır. Anılan hüküm asıl borçluya ilişkin olup, kefile ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır.
Bu durumda davalı asıl borçlu şirketin sözleşmede yer alan adresine yapılacak tebligat İİK'nun 68/b maddesi uyarınca geçerli olacak ve asıl borçlu anılan tebligat üzerine temerrüte düşecek ise de, temerrütün oluşması için süre içeren bildirimin davalı kefil ...'na tebliğ edilmesi gerektiğinden bu tebligatın kefilin adresine tebliğ edilmesi gerekecektir.
Bir başka anlatımla davalı kefil ...'nın sözleşmedeki adresine davacı bankanın gönderdiği ödeme yapılması ihtarının bila tebliğ olması anılan davalı kefilin temerrüte düşmesi sonucunu doğurmayacaktır.
Davacı tarafından davalılara gönderilen ihtarname ile 1 günlük atıfet süresinin tanındığı gözetildiğinde asıl borçlu davalı şirkete gönderilen ihtarname 07/12/2015 tarihinde tebliğ edildiğinden asıl borçlu şirket 09/12/2015 tarihinde temerrüte düşmüştür. Davalı kefil ...'nın sözleşmede yer alan adresine gönderilen ihtarname ise bila tebliğ olduğundan davalı kefilin takip tarihi olan 09/06/2016 tarihinde temerrüte düştüğünün kabulü gerekir. Davacı tarafından düzenlenen ihtarnamenin usulüne uygun olarak asıl borçlu şirkete tebliğ edildiği gözetildiğinde, davalı kefil ... yönünden TBK'nun 586. maddesinde düzenlenen takip koşulu oluşmuştur.
Bu durumda, mahkemece davacının, asıl borçluya yapılan tebligat ile takip koşulu oluşan davalı kefil ... yönünden temerrütün takip tarihinde oluştuğu, anılan davalı kefilin takip tarihinden önce temerrüte düşmediği gözetilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan, dava konusu icra takibinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren %72 oranında temerrüt faizi uygulanması talep edilmiştir. Mahkemece ise hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihinden itibaren %31 oranında temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinin temerrüt başlıklı 4.2 maddesinde müşterinin temerrütün doğduğu tarihten itibaren aynı tür kredili hesaplar için banka tarafından TCMB'ye bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranının %100 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi halinde değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul ettiği hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih 2022/3534 Esas 2023/7327 Karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir.
Bilirkişi raporunda davacı bankanın dosyaya başka bir ödeme planı vs. sunmadığından bankanın işbu akdi ilişkide fiilen uyguladığı akdi faiz oranlarının en yükseği tespit edilerek sözleşmede yer alan %100 oran ilave edilmek suretiyle %31 temerrüt faiz oranı olarak tespit edilmiştir.
İspat yükü kendisinde olan davacı tarafından davalı yanın temerrüt tarihinde fiilen daha yüksek oranda akdi faiz uygulandığına ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge de sunulmadığı gibi, halen bankanın TCMB'ye bildirdiği ancak fiilen uyguladığını belgeleyemediği faiz oranı üzerinden temerrüt faiz oranının tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmektedir.
Davacının davalı yanın temerrüt tarihinde uyguladığı en yüksek kredi akdi faiz oranına %100 ilavesiyle kredi alacağı yönünden %31 oranının uygulanması gereken temerrüt faiz oranı olduğu anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, her ne kadar temerrüt tarihindeki davacı bankanın fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı belirlenmeksizin taraflar arasındaki akdi faiz oranının temerrüt faizine esas alınması sözleşmeye uygun değilse de davalı taraf istinafa başvurmadığından, davacı bankada bilirkişi raporu ile hesaplamaya esas alınan işbu akdi ilişkide uygulanan faiz oranından daha yüksek oranda fiilen uyguladığı faiz oranını ispatlayamadığından davacının bu yöne ilişkin istinaf başvurusu red edilmiştir.
Öte yandan, takip tarihinden sonra, dava tarihinden önce ödenen 128.227,67 TL'nin davacının alacağından mahsup edilerek davacının davalılardan alacaklı olduğu miktarın tespit edilmesi, dava tarihinden sonra yapılan ödemenin ise infaz aşamasında gözetilmesine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1062, K. 2024/1530, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama