İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1164 K.2024/1310

Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği…

Esas2022/1164Karar2024/1310Tarih5 Aralık 2024Okuma10 dk · 1.971 kelime

KÜNYE

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1164 E., 2024/1310 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Vekili

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
5 Aralık 2024
Esas no
2022/1164
Karar no
2024/1310
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
12/04/2022
Numarası
2019/411 Esas 2022/261 Karar
Davacı
—
Davalı
—
Dava
Menfi Tespit
Dava tarihi
31/07/2019
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
03/01/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.971 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinin tanıdığı dava dışı ...'ın davalı bankadan kredi kullandığını, müvekkillerinin krediye müteselsil kefil olduğunu, bankayla aralarında kefalet sözleşmesi imzalandığını, asıl borçlunun kredi borcunu ödemediğini, davalı banka tarafından çekilen ihtar üzerine müvekkillerinin kefil olduğu 100.000,00 TL'yi masraflarıyla birlikte davalı bankaya 112.218,38 TL olarak ödediklerini,

davalı bankanın müvekkillerinden aldığı ve imzalatırken hiçbir açıklama yapmadığı belgeyi kambiyo senedi haline getirerek alacaklı hanesine de asıl borçluyu yazarak müvekkillerini borçlu gösteren kambiyo senedi düzenleyip, senede dayalı olarak müvekkilleri aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkillerinin kefaletten kaynaklı borçlarını ödediklerini, başka bir borçlarının bulunmadığını belirterek müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden kullandırılan kredinin ödenmediğini, kredi kullanılırken davacılar tarafından müvekkiline verilen senetlere dayanılarak icra takibi başlatıldığını, davacılar tarafından yapılan ödemeyle borcun kapanmadığını, davacıların hür iradeleriyle kefil olduğunu, takibin kambiyon senedine dayalı olarak başlatıldığını, müvekkilinin elinde bulundurduğu senede ilişkin işlem yapmakta herhangi bir kısıtlamaya tabi olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalı banka ile asıl borçlu ... arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacının 100.000,00 TL kefalet limiti kadar kefil olduğu, söz konusu kredi sözleşmesi kapsamında dava ve takibe konu senedin tanzim edildiği, davalının 21.12.2021 tarihli yazısında söz konusu senedin borçlu tarafından kanuni takibe aktarılan 03.09.2014 tarihli genel kredi sözleşmesi nedeniyle verildiğinin bildirildiği, bononun genel kredi sözleşmesi ile kullandırılan kredinin teminatı olduğunun görüldüğü, bu kapsamda bilirkişi raporuna göre takip tarihi itibariyle dava dışı asıl kredi borçlusuna 03.09.2014 tarihli gks tahtında verildiği,

davacı ...'ın da müteselsil kefaletinin olduğu tespit edilen 5584**** ****5494 nolu üretici kartın 04.09.2019 hesap kesim ve son ödeme tarihli ekstre borcundan kaynaklanan ödenmemiş 21,02 TL borcun bulunduğunun tespit edildiği, davacının davalıya takip dosyasına konu borçtan ve senetten kaynaklanan 101.988,57 TL yönünden borçlu olmadığının anlaşıldığı, davalının kötüniyetli olduğunun ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya takibe konu borçtan ve senetten kaynaklanan 101.988,57 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu senedin teminat senedi niteliği taşımadığını, bahse konu senedin asıl borçlu tarafından ödeme aracı olarak verildiğini, ve kambiyo senedi niteliğinde olduğunu, illetten mücerretlik ilkesi gereği kambiyo senetlerinin doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğundan taraflar arasında başkaca borç ilişkisinin bulunup bulunmadığına bakılmayacağını, dava konusu senet incelendiğinde üzerinde teminat amaçlı verildiğine yönelik bir açıklama bulunmadığını,

nitekim asıl borçlu ile imzalanan genel kredi sözleşmelerinde de takip dayanağı senedin teminat olarak verildiğine dair bir kayıt bulunmadığını, bu yöndeki itirazlarının mahkemece kabul görmeyerek senetlerin 03.09.2014 tarihli gks'ye istinaden kullandırılan kredilerin teminatı olduğunun kabulü ile söz konusu gks'den kaynaklı herhangi bir borç kalmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiğini, yazılı beyanlarında belirtildiği üzere dava konusu senet asıl borçlu tarafından takibe aktarılan kredilerin tahsili için temlik cirosunun müvekkiline verildiğini,

asıl borçlunun ise 13.10.2014 tarihli gks ve ek cari hesap sözleşmelerinden kaynaklı devam eden ve takibe aktarılan kredi riskleri bulunduğunu, davacılar tarafından asıl borçlu lehine düzenlenen senedin, devam eden kredi risklerinin tahsili amacı ile müvekkiline sunulduğunu, mahkemece eksik araştırma yapılarak asıl borçlunun müvekkili nezdinde devam eden kredi risklerinin tespitinin yapılmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; kambiyo senedine dayalı olarak davalı banka tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında 26/01/2021 tarihli celsede davacılar ... ve ... yönünden açılan davanın tefrikine karar verilmiş, işbu davada davacı ... tarafından açılan dava yönünden yargılamaya devam olunarak hüküm kurulmuştur.

Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2019/5565 sayılı icra takip dosyası sureti, takip dayanağı kambiyo senedi, genel kredi sözleşmesi suretleri, hesap kat ihtarı, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 09/03/2021 tarihli kök, 17/09/2021 tarihli birinci ek, 27/12/2021 tarihli ikinci ek, 11/03/2022 tarihli üçüncü ek bilirkişi raporu, davalı banka müzekkere cevabı, davalı vekilinin 01/11/2021 tarihli yazılı beyan dilekçesi, banka dekontları, davacı tarafından davalıya gönderilen 09/04/2020 tarihli ihtarname, kefaletnameye ilişkin sözleşme suretleri, üretici kart ekstreleri, dava dışı asıl borçlunun banka hesap ekstreleri, Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2019/4305 sayılı takip dosyası sureti dosya içerisinde yer almaktadır.

Dava konusu Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2019/5565 sayılı icra takip dosyası incelendiğinde, davalı alacaklı banka tarafından davacı ve diğer borçlular aleyhine toplam 102.009,59 TL alacağın tahsili talebi ile, Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2019/4305 sayılı takip dosyasıyla tahsilde tekerrür olmamak üzere, kambiyo senedine dayalı olarak icra takibi başlatıldığı görülmüştür.

Anılan icra takip dayanağı kambiyo senedi incelendiğinde, tanzim tarihinin 13/10/2014, vade tarihinin 18/03/2019, borçlularının ..., ... ve ..., lehtarının ... olduğu, ihdas nedeninin nakden yazılı bulunduğu anlaşılmıştır.

Davalı banka ile dava dışı ... arasında 02/04/2014 tarihli 20.000,00 TL limitli, 03/09/2014 tarihli 100.000,00 TL limitli, 13/10/2014 tarihli 100.000,00 TL limitli, 11/07/2017 tarihli 900.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalanmış olup, sözleşmelerde doğrudan davacının müteselsil kefil sıfatıyla imzası yer almamaktadır.

Davacı ile davalı banka arasında ...'ın bankayla akdettiği 02/04/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandığı/kullanacağı kredilerin teminatını teşkil etmek üzere 02/04/2014 tarihli 20.000,00 TL limitli müteselsil kefil sıfatının yazılı bulunduğu kefaletname imzalanmış, aynı tarihte davacının eş rızası alınmıştır.

Taraflar arasında ...'ın bankayla akdettiği 03/09/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandığı/kullanacağı kredilerin teminatını teşkil etmek üzere 03/09/2014 tarihli 100.000,00 TL limitli müteselsil kefil sıfatının yazılı bulunduğu kefaletname imzalanmış, aynı tarihte davacının eş rızasının alındığı görülmüştür.

Davalı tarafından dava dışı asıl borçlu ...'ın kredi hesabı kat edilerek davacı, dava dışı asıl borçlu ve diğer borçlulara 19/02/2019 tarihli hesap kat ihtarnamesi gönderilerek toplam 572.467,39 TL'nin 3 günlük atıfet süresi içerisinde ödenmesi istenmiştir.

Davacı tarafından 23/11/2018 tarihinde davalı bankaya ...-... kefilliğe istinaden açıklamasıyla 79.050,00 TL ödendiği, 23/11/2018 tarihli dekontta ..., 16 ek no'lu taksitli kredi hesabında kredi borcu kalmamıştır, kredi borcu kapama işlemi ibarelerinin yer aldığı, 23/11/2018 tarihinde ... tarafından üretici kart geri ödemesi açıklamasıyla 33.168,38 TL ödendiği banka dekontlarıyla sabittir.

Davacı tarafından davalıya gönderilen 09/04/2020 tarihli ihtarname ile davalı bankaya yapılan ödemelerin icra dosyasına haricen tahsil olarak bildirilmesi talep edilmiştir.

Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2019/4305 sayılı takip dosyası ile, davalı tarafından dava dışı ... ve ... aleyhine toplam 599.645,89 TL alacağın tahsili talebiyle kambiyo senedine dayalı olarak icra takibi başlatılmıştır.

Davalı vekili 01/11/2021 tarihli yazılı beyan dilekçesi ile, dava konusu icra takibine dayanak senedin teminat senedi olmadığını bildirmiştir.

Davalı bankaya yazılan müzekkereye verilen 21/12/2021 tarihli cevapta, takip konusu senedin borçlu tarafından kanuni takibe aktarılan risklerin tahsili için temlik cirosuyla bankaya verildiği, kanuni takibe atılan risklerin 03/09/2014 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı bildirilmiştir.

Yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök raporunda eksik belgelerin bildirilmesi üzerine banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile hazırlanan bilirkişi birinci ek raporunda, davacıların kefil olduğu 03/09/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi tahtında kullanılan üretici karttan doğan borcun davacılar tarafından 23/11/2018 tarihinde yatırılan 79.050,00 TL ile kapatıldığı ancak 04/09/2019 hesap kesim ve son ödeme tarihli 21,02 TL olarak tahakkuk eden kredi kartı ekstre borcunun ödenmediği, bu tutardan davacıların kefil olarak sorumlu olduğu,

davacıların kefalet imzalarının bulunmadığı 11/07/2017 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan sorumluluklarının bulunmadığı, takip konusu alacağın kaynağının 11/07/2017 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredi olduğu, davacıların kefil olarak sorumlu bulundukları kanaatine varılırsa takip tarihi itibarıyla davalının 102.009,59 TL alacaklı bulunduğu tespit edilmiştir.

Alınan ikinci ek raporda, 02/04/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında devam eden borcun tespit edilmediği, dava dışı asıl borçluya 03/09/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında verildiği ve davacının müteselsil kefil olduğu üretici kart nedeniyle 21,02 TL borçlu bulunduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. Alınan üçüncü ek raporda, 21,02 TL tespit edilen borcun 19/04/2019 takip tarihinden sonra 04/09/2019 hesap kesim, son ödeme tarihi, ekstre ile tahakkuk ettiği, davalı bankanın 21,02 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

Davacı yan, kefaletten kaynaklanan borcun kefalet limiti dahilinde ödendiğini, takip dayanağı senedin davalı banka tarafından hiçbir açıklama yapılmadan alınarak kambiyo senedi halinde getirildiğini, takip nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadığını iddia etmiş, davalı yan ise senedin kambiyo senedi olmadığını, illetten mücerret olduğunu, senetten kaynaklanan alacak bulunduğunu savunmuştur.

Mahkemece, davalı bankanın yazısında senedin kanuni takibe aktarılan 03/09/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi ile kullandırılan kredi sözleşmesi nedeniyle verildiğinin bildirildiği, senedin kullandırılan kredinin teminatı olduğu, bilirkişi raporuyla bu sözleşmeden kaynaklanan ödenmemiş borcun 21,02 TL olduğunun tespit edildiği, bakiye takip bedeli yönünden davacının davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasında davalı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri nedeniyle kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, davacının borçlu olarak imzasının yer aldığı, davalının hamili olduğu bonoya dayalı olarak davalı tarafından davacı ve diğer borçlular aleyhine dava konusu icra takibinin başlatıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık, dava konusu icra takip dayanağı bononun genel kredi sözleşmesinin teminatı olup olmadığı, teminatı ise hangi sözleşmesinin teminatı niteliği bulunduğu, takibe konu alacağın hangi genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, dava tarihi itibarıyla davacının dava konusu icra takibi nedeniyle borçlu olmadığı bir miktarın bulunup bulunmadığı, var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır.

Davalı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, taraflar arasında 03/09/2014 ve 02/04/2014 tarihli kefalet sözleşmeleri imzalanmış olup, anılan sözleşmelerde davalı ile dava dışı asıl borçlu arasında akdedilen aynı tarihli genel kredi sözleşmelerine atıf yapılarak davacının kefaletinin asıl borçluyla davalı arasında akdedilen 03/09/2014 ve 02/04/2014 tarihli genel kredi sözleşmelerinden doğmuş ve doğacak borçların teminatı olduğu hükme bağlanmıştır.

Dava konusu icra takibinde ise davacının borçlu, dava dışı asıl borçlunun lehtar, davalının ise hamil olduğu bono dayanak gösterilerek davalı tarafından davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatılmıştır. Bir başka anlatımla dava konusu icra takibinde kefalet sözleşmeleri, genel kredi sözleşmeleri dayanak olarak gösterilmemiştir.

Davalı yan cevap dilekçesinde ve aşamalarda dava konusu icra takibine dayanak bononun teminat olmadığını savunmuş ise de, yargılama aşamasında davalı bankaya yazılan müzekkereye verilen 21/12/2021 tarihli cevapta, takip konusu senedin kanuni takibe aktarılan risklerin tahsili için temlik cirosuyla bankaya verildiğini bildirdikten sonra kanuni takibe aktarılan risklerin 03/09/2014 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığını bildirmiştir.

Yargılama aşamasında alınan ve banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi ek raporları ile davalının 03/09/2014 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının 21,02 TL olduğu, takibe konu bakiye borcun davacının kefaletinin bulunmadığı 11/07/2017 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı tespit edilmiştir.

Alınan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir.

Hal böyle olunca, mahkemece bilirkişi ek raporlarının ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, davalı bankaya yazılan müzekkereye verilen cevapta, takip konusu senedin kanuni takibe aktarılan risklerin tahsili için temlik cirosuyla bankaya verildiğini bildirdikten sonra kanuni takibe aktarılan risklerin 03/09/2014 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığını bildirdiği, davalının anılan sözleşmeden kaynaklanan alacağının 21,02 TL olduğu, takibe konu bakiye borcun davacının kefaletinin bulunmadığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, bu borçtan davacının sorumlu tutulamayacağı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davalıdan alınması gerekli olan 6.966,84 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.743,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.223,84 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 05/12/2024

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1164, K. 2024/1310, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1164
Karar No
2024/1310
Tarih
5 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1165 K.2024/1305
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1166 K.2024/2236
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1167 K.2024/1554
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1169 K.2024/1317
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1171 K.2024/1979
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1173 K.2024/1597

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.