KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2022/1395 E., 2025/18 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Vekilleri Davalılar
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- Esas no
- 2022/1395
- Karar no
- 2025/18
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 12/05/2022
- Numarası
- 2021/417 Esas 2022/396 Karar
- Davacı
- —
- Dava
- İtirazın iptali
- Dava tarihi
- 16/07/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 24/01/2025
Karar Metni
1.821 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı, davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; ... Şubesi ile borçlu ... Otomotiv İnşaat Gıda Turz.Mad.İth.İhr.San.Tic.Ltd.Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi uyarınca borçluya kredi kullandırıldığını, diğer davalı borçlular ..., ... ve ... Otomotiv San. ve Tic.
Ltd.Şti'nin ise, söz konusu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi geri ödemelerinin zamanında yerine getirilmemesi üzerine asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefillere, Beşiktaş 17. Noterliği’nin 02/12/2020 tarih ve 72773 yevmiye numaralı kat ihtarnamesinin keşide edilerek usulüne uygun bir mehil verildiğini, ihtarnamede belirtilen borcun, verilen süre içinde ödenmemesi ile davalıların temerrüde düştüğünü,
haklarında fazlaya dair hakları saklı tutulmak ve tahsilde tekerrür edilmemek kaydıyla Ankara 30. İcra Müdürlüğü’nün 2021/1702 esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını ancak davalıların takibe haksız itiraz ettiklerini belirterek davalıların icra takibine yaptığı haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalıların %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılara usulüne uygun tebligat çıkarılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, kredi çerçeve sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takibe itirazın iptali istemi olduğu, davacı banka ile davalı ... Otomotiv İnşaat Gıda Turz. Mad. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde davalılar ... Oto. San. ve Tic. Ltd Şti, ... ve ...'ın müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarına göre müteselsil kefil davalı ...'ın asıl borçlu ... Otomotiv İnşaat Gıda Turz. Mad. İth. İhr. San. Tic.
Ltd.
Şti.'nin ortağı olduğu, TBK 584/3 maddesinde ön görülen istisnanın gerçekleştiği, davalı ...'ın eş muvafakatinin alınmış olduğu, hesap kat ihtarnamesi asıl borçluya tebliğ edilmekle TBK 586. maddenin 1. fıkrasının son cümlesindeki koşulun yerine geldiği, sözleşme tarihi itibari ile müteselsil kefalet koşullarının oluştuğu, asıl borçlu yanında müteselsil kefiller hakkında da takip yapılabileceği, toplanan delillere, bilirkişi raporuna göre, kredi çerçeve sözleşmesine dayalı davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan taksitli ticari kredi kapsamında ödenmeyen banka alacağı bulunduğu,
müteselsil kefil davalıların, ödenmeyen kredi borcundan kefalet limiti oranında ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçları ile sorumlu oldukları, bilirkişi tarafından tespit edilen ödenmemiş taksitli ticari krediye ilişkin asıl alacağa, krediye bankaca fiilen uygulanan %14,50 faiz oranının iki katı olan %29 oranında temerrüt faizi esas alınarak belirlenen işlemiş faiz ile %5 gider vergisi esas alınarak hesaplanan miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; " Davanın kısmen kabulü ile Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2021/1702 esas sayılı takibine, davalı ...
Otomotiv İnşaat Gıda Turz.Mad.İth.İhr.San.Tic.Ltd.Şti ve ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd.
Şti'nin itirazının 3.512.657,26 TL asıl alacak, 172.546,31 TL temerrüt faizi, 8.627,32 TL %5 BSMV, 2.567,11 TL masraf olmak üzere toplam 3.696.398,00 TL üzerinden, davalılar ... ve ...'ın itirazının, 3.512.657,26 TL asıl alacak, 161.314,85 TL temerrüt faizi, 8.065,74 TL %5 BSMV, 2.567,11 TL masraf olmak üzere toplam 3.684.604,96 TL üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa %29 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle takibin devamına, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, %20 icra inkar tazminatı olan 739.279,60 TL'nin,
davalılar ... ve ...'ın 736.920,99 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, " ilişkin karar verilmiş, karara karşı, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; davalı borçlu şirket ve kefiller tarafından kredi borcunun ödenmemesi üzerine usulüne uygun kat ihtarı ile mehil verilmesi sonrası borcun yine ödenmemesi ile takip başlatıldığını, takipte asıl alacağa, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca % 42 temerrüt faizi uygulanması gerektiğini, temerrüt sonrası takibe kadar olan süreç yönünden de % 42 temerrüt faizi uygulanacağını, ancak mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak yıllık uygulanan faizin % 14.50 olduğu gerekçesiyle bunun % 100 fazlası olan % 29 oranının esas alındığını ve hesaplamaların buna göre yapıldığını, eksik alacağa hükmedildiğini, T.C.
Merkez Bankasına, banka tarafından bildirilen faiz oranının esas alınması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı banka ile davalı asıl borçlu ... Otomotiv İnşaat Gıda Turz.Mad.İth.İhr.San.Tic.Ltd.Şti arasında, 24/11/2017 tarihli, 5.000.000-TL limitli Kredi Çerçeve Sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmeyi, diğer davalılar ..., ... ve ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd.Şti.’nin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, adı geçenlerin kefalet limitlerinin 5.000.000-TL şeklinde belirlendiği, kefaletlerin TBK hükümlerine uygun şekilde tesis edildiği, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin, hesap kat ihtarnamesinin ve sair delillerin dosyada bulunduğu, mahkemece tüm deliller toplandıktan sonra banka kayıtları üzerinde banka şubesindeki kayıtlar üzerinde ve yerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekirse taraflar arasındaki Kredi Çerçeve Sözleşmesi’nin. 4.1.1. maddesinde “Müşterinin bu sözleşme hükümlerine göre ödemesi gereken anapara, faiz, komisyon, masraf ve mali yükümlülükler ile diğer ödemelerin süresinde ödenmemesi, sözleşmede yer alan ve müşteri tarafından kabul, beyan ve taahhüt edilerek yerine getirilmesi üstlenilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ya da sözleşmeye aykırı hareket edilmesi, … hallerinde, borçlar muacceliyet kazanacaktır.
Ayrıca sözleşmenin eki ödeme tablosunda yer alan taksitlerden birinin vadesinde ödenmemesi durumunda diğer taksitler de muaccel hale gelecektir.”, 4.1.3. maddesinde “...
Bankaca gerekli görülmesi hallerinde Banka, cari hesapları kesmek, henüz vadeleri gelmemiş olsa dahi, vadeli kredi işlemlerinden doğan alacaklarına muacceliyet vermek ve bu suretle muaccel kılınan her türlü kredi hesaplarının muacceliyet tarihleri itibariyle tespit ve müşteriye tevdi edilecek kalıntılarının, işlemiş ve ödeme gününe kadar işleyecek faizi, komisyonu ve diğer teferruatı ve bunlara ilişkin mali yükümlülükleri ile birlikte ödenmesini, teminat ve kefalet mektupları ile garanti mektuplarının iadesini veya bedellerinin Bankaya depo edilmesini, istemek hak ve yetkilerine sahiptir...”,
4.2. maddesinde “…her ne suretle olursa olsun borçlarının sözleşme kapsamında muaccel kılınması halinde, alacağın muaccel hale geldiği tarihten müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye T.C. Merkez Bankası’na bildirilen en yüksek TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranın %100 fazlası olarak belirlenen temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul eder….”, Kefalet Sözleşmesi bölümünün 2.2.
Maddesinde “... sözleşmede yer alan tüm hususlarda da kefillerin, Bankaya karşı kefalet limiti ve kendi temerrüdü dahilinde müteselsilen sorumlu ve yükümlü olacağını,. Kefillerin temerrüdü halinde, Bankaca TCMB’na bildirilen aynı tür kredilerde uygulanan en yüksek cari akdi faizin %100 fazlası oranında cari temerrüt faizi uygulanacağını, ... kabul ve taahhüt ederler.” şeklinde düzenlemelere yer verildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin ne şekilde hesaplanacağının az yukarıda açıkça gösterildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki temerrüt faizi yönünden, davacı bankanın T.C. Merkez Bankasına bildirdiği kredi faiz oranı üzerinden değil, yerinde inceleme yetkisi verilen bilirkişi tarafından banka şubesindeki kayıtlara göre tespit edilecek dava konusu krediler yönünden bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı belirlenip bu orana % 100 ilave edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmede uygulanması gereken temerrüt faiz oranı saptanarak buna göre temerrüt faiz oranının uygulanması gerekir.
Sözleşme kapsamında, davalı asıl borçlu şirkete, 16/12/2019 tarihinde 60 ay vadeli ve aylık taksitler halinde geri ödemeli olarak, K9000396 numaralı 3.160.129,17-TL tutarlı kredinin kullandırıldığı, kredinin faiz oranın % 14,50 şeklinde belirlenerek uygulandığı, Kredinin ilk taksitinin ödendiği, yine sözleşme kapsamında, davalı asıl borçlu şirkete, 29/04/2020 tarihinde 6 ay vadeli LR000701 numaralı 79.662,45-TL’lik bir spot kredi kullandırıldığı, bu krediyle de K9000392 numaralı kredinin 2. taksitinin ödendiği, bu kredinin de faizinin % 14,50 şekilde belirlenerek uygulandığı, söz konusu kredilere ilişkin başkaca bir tahsilat yapılamadığı,
taksit ödemelerinin yapılmaması nedeniyle davalılara, Beşiktaş 17. Noterliği'nden 02/12/2020 tarih ve 72773 Yevmiye Numaralı kat ihtarnamesinin keşide edildiği, ihtarnamede, kredilerin 30/11/2020 tarihi itibariyle kat edildiği, kat tarihi itibariyle 3.494.717,72-TL borcun bulunduğu belirtilerek borcun 3 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği, borcun verilen süre içinde ödenmemesi üzerine, Ankara 30. İcra Müdürlüğü’nün 2021/1702 E. Sayılı dosyasında, temerrüte düşen borçlular hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığı,
06/02/2021 tarihli takip talebinde alacağın, 3.512.657,26-TL Asıl alacak, 186.756,28-TL İşlemiş temerrüt faizi, 9.337,81-TL BSMV, 2.567,11-TL Masraf olmak üzere toplam 3.711.318,46-TL gösterildiği, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 42 oranında temerrüt faizi işletilmesinin talep edildiği, davalıların, yasal sürede itirazları ile duran takibe karşı, elde ki itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal sürede açıldığı dosya kapsamında toplanan delillerden anlaşılmaktadır.
O halde yukarıda açıklanan ilke ve tespitler, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olması, her ne kadar taraflar arasında imzalanan çerçeve genel kredi sözleşmesinin , 4.2. maddesinde “…her ne suretle olursa olsun borçlarının sözleşme kapsamında muaccel kılınması halinde, alacağın muaccel hale geldiği tarihten müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye T.C.
Merkez Bankası’na bildirilen en yüksek TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranın %100 fazlası olarak belirlenen temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul eder….”, Kefalet Sözleşmesi bölümünün 2.2. Maddesinde “... sözleşmede yer alan tüm hususlarda da kefillerin, Bankaya karşı kefalet limiti ve kendi temerrüdü dahilinde müteselsilen sorumlu ve yükümlü olacağını,.
Kefillerin temerrüdü halinde, Bankaca TCMB’na bildirilen aynı tür kredilerde uygulanan en yüksek cari akdi faizin %100 fazlası oranında cari temerrüt faizi uygulanacağını, ... kabul ve taahhüt ederler.” şeklinde düzenlemelere yer verildiği anlaşılmakta ise de; banka şubesinde yerinde yapılan incelemeler ile düzenlenen bilirkişi raporu kapsamında, davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredilerde, davacı banka tarafından T.C.
Merkez Bankasına bildirilen kredi faiz oranı üzerinden değil, temerrüt tarihinde bankanın, fiilen benzer kredilere uyguladığı yıllık % 14,50 akti faiz oranı üzerinden uygulama yapılmış olduğunun tespit edilmesi dikkate alındığında, temerrüt faizinin, bu oranının % 100 fazlası olan % 29 olarak uygulanması suretiyle hesaplanan tutarların, davalı asıl borçlu ve kefillerden tahsili gerektiğinin tespit edilmesinin sonuç itibariyle yerinde olması, mahkemece, bilirkişi raporu benimsenerek temerrüt faizinin % 29 olarak tespit edilmesi suretiyle yapılan hesaplamalar esas alınarak davacı bankanın, asıl borçlu ...
Otomotiv İnşaat Gıda Turz. Mad. İth. İhr. San.
Tic. Ltd. Şti. ile davalı kefillerden ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd.Şti.’nden olan alacağının,
3.512.657,26-TL asıl alacak, 172.546,31-TL temerrüt faizi, 8.627,32-TL % 5,00 BSMV, 2.567,11-TL masraf olmak üzere toplam 3.696.398-TL olduğunun, davacı bankanın, davalı kefiller ... ile ...’dan olan
alacağının ise, 3.512.657,26-TL asıl alacak , 161.314,85-TL temerrüt faizi, 8.065,74-TL % 5,00 BSMV, 2.567,11-TL masraf olmak üzere toplam
3.684.604,96 TL olduğunun kabulüyle davanın kısmen kabulüne yönelik hüküm kurulmasında her hangi bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1395, K. 2025/18, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama