İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1405 K.2025/88

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı, taraflarca süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği…

Esas2022/1405Karar2025/88Tarih13 Şubat 2025Okuma13 dk · 2.635 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/1405 E., 2025/88 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Vekilleri Davalılar

Karar tarihi
13 Şubat 2025
Esas no
2022/1405
Karar no
2025/88
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
16/07/2021
Numarası
2018/785 Esas 2021/583 Karar
Davacı
—
Dava
İtirazın İptali
Dava tarihi
25/10/2018
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
13/02/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.635 kelime·13 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı, taraflarca süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı. Bankanın kredili müşterilerinden olan dava dışı ... İnşaat Tur. Tic. ve San.

A.Ş. ile davacı banka arasında 08/11/2013 tarihli, 20.000.000-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi gereğince şirkete krediler kullandırıldığını, davalıların kefil sıfatı ile borçtan sorumlu olduğunu, kredi borçlusu şirket ve kefillere ait kredi hesabının görülen lüzum üzerine 05/10/2018 tarihinde kat edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine Ankara 10. İcra Müdürlüğü’nün 2018/12022 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların süresinde itiraz ederek takibi durdurduğunu, dava konusu borcu oluşturan kredilerin kullandırılmasına dayanak teşkil eden kredi sözleşmesinin,

İİK'nın 296. maddesinde geçen işletmenin faaliyetinin devamı için önem arzeden sözleşme olmadığını, İİK'nın 302. maddesinde konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklıların, borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza ettiklerini ileri sürerek haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar.

Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/701 Esas sayılı dosyası ile yapılan konkordato başvurusu kapsamında 3 ay süreli mühlet kararı verildiğini, İİK'nın 294.maddesi gereği takip yapılmasının mümkün olmadığını, başlatılan icra takiplerinin duracağını, 295. maddesi gereği rehinli malların satış ve muhafaza işleminin yapılamayacağını, yine 296.maddesi gereği konkordato nedeniyle sözleşmenin feshedilemeyeceğini ve konkordatonun muacceliyet sebebi teşkil etmeyeceğinin hüküm altına alındığını, davacı ...’ın, 05/10/2018 tarihinde ihtarname ile ...

İnşaat Tur. Tic. ve San.

A.Ş. ile arasındaki kredi sözleşmesini sonlandırılarak risklerin ödenmesini talep ettiğini, cevabi ihtarname ile borçlu şirketin konkordato kararı olduğunu tüm ödemelerin yapılandırıldığı, bu süreçte sözleşmelerin feshedilemeyeceği ve konkordatonun muacceliyet sebebi teşkil edemeyeceği belirtilmesine rağmen Ankara 10. İcra Müdürlüğü’nün 2018/12166 Esas sayılı dosyası ile ipotek takibi başlatıldığını, takibe konu kredi borçlarının konkordato projesi kapsamında olduğunu, taksitli ticari kredinin 18/10/2018 tarihine kadar tüm borçlarının ödendiğini,

01/10/2018 tarihinde konkordato geçici mühlet kararı olduğundan kalan taksit ödemelerinin yapılmadığını, davacının aynı alacak bakımından Ankara 10.İcra Müdürlüğünün 2018/12166 Esas sayılı dosyasından takip yapması nedeni ile mükerrer takip yapılmış olduğunu, %72 oranında temerrüt faizinin fahiş olduğunu, sözleşmede böyle bir yetki var ise de genel işlem koşulu olduğu için geçersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; dosya kapsamı ile bilirkişi raporlarına göre, İ.İ.K.nun 296. maddesinin açık bir fesih yasağı hükmü niteliğinde olması dikkate alındığında ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinde sayılan başka bir fesih şartı da gerçekleşmediğinden davacı bankanın hesapları kat ederek sözleşmeyi fesih etmesinin taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve İ.İ.K.nun 296.maddesine aykırı olduğu sonucuna varıldığı, hal böyle olunca, İ.İ.K.nun 296.maddesine göre (ve banka alacakların tahsilinde gecikme olmadığından ) asıl borçlunun sırf konkordatoya başvurması nedeniyle sözleşmenin sona erdirilemeyeceği kanaatine varıldığı,

zira genel kredi sözleşmesinin, “borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden bir sözleşme” niteliğinde olduğu, buna göre, borçtan kefil sıfatı ile sorumlu tutulan davalılar açısından takip şartlarının mevcut olup olmadığının yeniden değerlendirilmesi gerektiği, kefilin takibi için borcun muaccel olma şartının gerçekleşmiş olması gerekip borç muaccel olmadıkça kefil hakkında takip yapılamayacağı, belirtilen nedenlerle.

İ.İ.K.nun 296.maddesindeki açık yasaklayıcı hükme göre sözleşmenin feshi geçersiz olup borç muaccel olmadığından kefiller hakkında icra takibi yapma şartlarının da mevcut olmadığı kanaatine varılmakla davanın reddine; davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden şartları oluşmayan davalının tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; " davanın reddine, davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden, davalının tazminat talebinin reddine, " ilişkin karar ile, yine mahkemece, karar tebliğ edilmeden önce HMK'nın 304/1 maddesi uyarınca verilen 16/07/2021 tarihli ek kararla, " Tashih talebinin kabulü ile.

Mahkememizin 16/07/2021 tarihli gerekçeli kararının 6. paragrafının hükümden çıkartılarak yerine " Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 133.791,92 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, İşbu tashih kararının 16/07/2021 tarihli gerekçeli kararın eki sayılmasına, " " ilişkin verilen ek karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı; taraflar arasındaki sözleşmenin, İİK'nın 296 maddesinde sözü edilen borçlunun işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arzeden sözleşme kapsamında olmadığını, kredi ilişkisi kesilerek müşterek borçlu mütesilsil kefillere hesap kat ihtarı tebliğinde her hangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, Ankara 2. ATM de 2018/701 Esas sayılı dosyada verilen geçici mühlet ve kesin mühlet kararlarının sadece kefil ... lehine olduğunu, diğer davalı kefiller yönünden takip yapılmasına engel bir durum bulunmadığını, Davalı ...'un, kefil davalı ...'un vefatı ile davaya dahil edildiğini, davalıların takibe itiraz hakları bulunmadığını,

GKS ile belirlenen borçların süresinde ödenmediğini, itirazların haksız olduğunu, gayri nakit alacakların deposunu talep etme hakkının sözleşme uyarınca bulunduğunu, hesap kat ihtarı tarihi ile şirketin gecikmesi bulunmadığı belirtilmiş ise de ihtar tarihi itibariyle 200.000-TL tutarlı haciz kaydı oluşturulup takibe konulduğunu, firma çeklerinin yazılması ile haciz kaydı oluşmasının, hesabın kat edilmesi için yeterli olduğunu, ek karar ile davalılar lehine nispi vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Davalılar; kötüniyet tazminatı koşulları oluştuğu halde davacı banka aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin emsal kararlar uyarınca hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemişlerdir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesine dayalı dava dışı asıl borçluya kullandırılan krediden kaynaklanan alacağa istinaden yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... İnşaat Tur. Tic. ve San.

A.Ş arasında 08/11/2013 tarihli, 20.000.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeyi davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, bu sözleşmeye istinaden asıl borçluya ticari kredi kullandırıldığı, teminat mektubu ve çek karnesi verildiği, TBK’nın 583. maddesine göre kefaletlerin geçerli olduğu, asıl borçlunun borcunu zamanında ödememesi üzerine asıl borçlu ve kefillere Ankara 9. Noterliği'nin, 05/10/2018 tarih, 17798 yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği,

tebliğ edilen ihtarname sonrası borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından, dayanak Ankara 10.İcra Müdürlüğü'nün 2018/12022 Esas sayılı ilamsız takibinin başlatıldığı, davalı kefillerin borca ve ferilerine süresinde itirazları ile takibin durması üzerine, davacı bankanın eldeki dava ile, borçluların itirazının iptalini talep ettiği anlaşılmaktadır.

Dosya kapsamına genel kredi sözleşmesi, ihtarname ve tebliğ belgesi, hesap ekstresi ve ödeme planı ibraz edilmiş, Ankara 10. İcra Müdürlüğü’nün 2018/12022- 12066 Esas sayılı takip dosyası, Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/701 Esas sayılı dosya sureti getirtilmiş, bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.

Ankara 10. İcra Müdürlüğü’nün 2018/12066 Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan bu takipte; İpotek verenler ... İnşaat Tur. Tic. ve San. A.Ş. ve ...’dur. Takipte ... parselde, ... İnşaat Tur. Tic. ve San. A.Ş. ne ait, 3 nolu bağımsız bölüm ve ve ... parsel de ... adına kayıtlı taşınmaz ipoteklerinin paraya çevrilmesi talep edilmiştir.

Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12022 Esas sayılı ilamsız icra takibinde; davacı banka tarafından, davalı kefiller hakkında 1.120.291,87-TL Asıl alacak + 3.396.400-TL Gayrinakdi alacak olmak üzere toplam 4.516.691,87-TL üzerinden, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatılan takibe, davalı kefillerin süresinde itirazı üzerine takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.

Bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen 25/07/2019 tarihli raporda özetle; Davacı bankanın talebi ile bağlı olarak takip tarihi itibariyle ticari artı para kredisinden kaynaklı toplam 103.595,66 TL, biz card kredisinden kaynaklı toplam 16.803,05-TL, ticari DBS kredisinden kaynaklı toplam 95.977,36-TL, taksitli ticari krediden kaynaklı toplam 902.998,32-TL alacaklı olduğu, ayrıca meri teminat mektuplarından kaynaklı 3.350.000-TL ve iade edilmeyen çek yapraklarından kaynaklı 46.400-TL depo talebinde bulunulabileceği belirtilmiştir.

İkinci bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen 31/01/2020 tarihli raporda özetle; Davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalılardan nakdi toplamda 1.116.094,98-TL alacaklı olduğu, ayrıca meri teminat mektuplarından kaynaklı 3.350.000-TL ve iade edilmeyen çek yapraklarından kaynaklı 46.400-TL depo talebinde bulunulabileceği belirtilmiştir.

Üçüncü bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle. Davacı bankanın davalı kefillerden takip tarihi itibari ile toplam 1.119.374,39-TL alacaklı olduğunu, artı para kredisi için 102.705,97-TL ve biz card kredisi için 16.658,75-TL üzerinden işleyecek %33 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSM si ile,

6451882-34-4 Risk nolu DBS kredisi için 93.505,28-TL üzerinden %59,50, 11620518 nolu taksitli ticari kredi için 893.847,56-TL üzerinden %39 oranlarında işleyecek temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV ile takibin devamı gerekeceğini, davalı kefillerin gayri nakdi kredi risklerinden sorumlu olduğunun kabul edilmesi halinde depo edilmesi gereken borç tutarının 1,396.400-TL olduğunu,

davalı kefil ... açısından ipotek takibinde ipotek limiti olan 600.000-TL üzerindeki kısım için genel haciz yolu ile takip yapılabileceğine kanaat getirilmesi halinde toplam borç tutarı olan 1.119.374,39-TL - 600.000-TL = 519.374,39-TL üzerinden işleyecek %39 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV ile takibin devamına karar verilebileceğini belirtmiştir.

Üçüncü bankacı bilirkişinin düzenlediği 18/01/2021 ve 25/05/2021 tarihli ek raporlarında sonuç olarak; Davacı bankanın hesap kat tarihi itibari ile sözleşme hükümlerine göre hesabın katını gerektirecek tahsili gecikmiş bir alacağının bulunmadığını ve taraflar arasındaki sözleşmede yer alan sözleşmenin feshi ile hesabın katını gerektirecek diğer şartların da mevcut olmadığını, bu durumda davacı bankanın fesih şartları oluşmadan asıl borçlunun konkordatoya başvurması nedeniyle sözleşmeyi fesh ederek hesapları kat ettiğini, bu şartlarda İİK'nın 296. maddesindeki açık yasaklayıcı hükme göre sözleşmenin feshi geçersiz olup borç muaccel olmadığından kefiller hakkında icra takibi yapma şartlarının da mevcut olmadığını belirtiği görülmüştür.

Mahkemece, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi rapor ve ek raporları uyarınca.

İİK'nın 296.maddesine göre (ve banka alacakların tahsilinde gecikme olmadığından ) asıl borçlunun sırf konkordatoya başvurması nedeniyle sözleşmenin sona erdirilemeyeceği, zira genel kredi sözleşmesinin, “borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden bir sözleşme” niteliğinde olduğu, kefilin takibi için borcun muaccel olma şartının gerçekleşmiş olması gerekip borç muaccel olmadıkça kefil hakkında takip yapılamayacağı, belirtilen nedenlerle.

İİK'nın 296.maddesindeki açık yasaklayıcı hükme göre sözleşmenin feshi geçersiz olup borç muaccel olmadığından kefiller hakkında icra takibi yapma şartlarının da mevcut olmadığı kanaatine varılmakla davanın reddine; davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden şartları oluşmayan davalı kefillerin tazminat talebinin reddine ilişkin karar verilmiştir.

Uyuşmazlık, asıl borçlunun konkordato süreci işlerken sözleşmenin feshi ile hesap kat edilerek müteselsil kefillerden, banka alacağının talep edilip edilemeyeceğine ilişkindir.

İİK.296. maddesinde " Sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerde yer alıp da borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hale getireceğine ilişkin hükümler, borçlunun konkordato yoluna başvurması durumunda uygulanmaz. Sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi sözleşme, borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemez..." düzenlemesi bulunmaktadır.

Dava dışı asıl borçlu şirket ile ... mirasçısı olarak davaya dahil edilen davalı kefil ... yönünden, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/701 esas sayılı dosyasında konkordato kabul kararının, 09/12/2020 tarihinde alındığı, 23/03/2022 tarihinde kesinleştiği, bu taraflar arasında Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2024/325-440 E.,K. sayılı kararı ile alacaklı ... yönünden, bankanın açtığı dava sonucu İİK'nın 308/e maddesi uyarınca konkordatonun kısmen feshi kararı verildiği, kararın, davalı borçlu ve kefilin istinafı üzerine,

Ankara BAM 23. HD'nin 2024/1766 - 1764 E., K. sayılı ilamıyla yapılan incelemesi sonucunda, istinaf başvurularının esastan reddine yönelik temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği, inceleme tarihi itibariyle UYAP sisteminden yapılan kontrolde bu kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmakta ise de; elde ki davanın itirazın iptali davası olduğu, her davanın, açıldığı zamanın şartlarına göre değerlendirilmesi gerekliliği karşısında, takip ve dava tarihi itibariyle konkordato sürecinin devam ettiği anlaşılmakla;

sonradan kısmen fesih kararı verilmesi ve hesap katı sonrası sözü edilen haciz kayıtlarının iş bu davaya etkisi bulunmamakla davacı vekilinin, bu hususlara ilişkin istinaf istemleri yerinde görülmeyerek reddi gerekmiştir.

Dava dosyasına sunulan hesap ekstreleri ile hesap kat ihtarnamelerinin incelenmesinde; hesap kat tarihinde, nakdi krediler olan kredi kartı (bizz card), kredili mevduat hesabı niteliğinde ticari artı para, doğrudan borçlandırma sistemi (DBS kredileri) ve taksitli ticari kredi hesaplarında gözüken banka alacakları, tahsili ve vadesi gecikmiş alacak olarak görünmediği, hesap kayıtlarına göre, hesap kat tarihinde taksitli ticari kredinin ödenmeyen taksidi olmadığı,

yine DBS kredileri (doğrudan borçlandırma sistemi) olarak adlandırılan kredilerde kredinin kullanılmasından itibaren 90 günden fazla zaman geçmesine rağmen ödeme olmadığına ilişkin bir hesap kaydı ibraz edilemediği, gayrinakdi kredilerden de nakde dönen çek banka yasal yükümlülük tutarı veya tazmin olan teminat mektubu gösterilemediği, dosya kapsamında, asıl borçlu şirket hakkında başka banka yahut alacaklılar tarafından takip yapıldığına ilişkin sunulmuş bir belge de bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, İİK'nın 296.maddesine göre (ve banka alacakların tahsilinde gecikme olmadığından ) asıl borçlunun sırf konkordatoya başvurması nedeni sözleşmenin sona erdirilemeyeceği, zira genel kredi sözleşmesinin, “borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden bir sözleşme” niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Davacının bu hususlara ilişkin istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.

Somut olayda, dava dışı asıl borçlunun konkordato talep tarihi itibariyle ve geçici/ kesin mühlet karar tarihi itibariyle, davacı bankaya taksidi ödenmemiş borcunun bulunmadığı, hesabın geçici mühlet kararı (01/10/2018) verildikten sonra 05/10/2018 tarihinde kat edildiği, bu durumda asıl borçlu dava dışı şirket yönünden, hakkında verilen 01/10/2018 tarihli geçici mühlet kararının uygulanması gerektiği gözetildiğinde, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir. Dairemizin 2021/40 Esas, 2024/382 Karar sayılı, 2021/427 Esas, 2022/1471 Karar sayılı ve Yargıtay 2023/2710 Esas, 2024/4438 Karar sayılı ilamları da bu doğrultudadır.

İİK'nun "Borçtan Birlikte Sorumlu Olanlara Karşı Haklar" başlıklı 303.madesinde "Konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza eder. Konkordatoya muvafakat eden alacaklı da kendi haklarını, borçtan birlikte sorumlu olan kişilere ödeme mukabilinde devir teklif etmek ve onlara toplantıların günü ile yerini en az on gün önce haber vermek şartıyla bu hükümden yararlanır. Alacaklı müracaat hakkına halel gelmeksizin borçtan birlikte sorumlu olan kişilere konkordato müzakerelerine katılma yetkisini verebilir ve onların kararını kabul taahhüdünde bulunabilir." hükmü düzenlenmiştir.

Bilindiği üzere, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.

Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ile ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir (Uygur, Turgut. 6098 Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Ankara, Nisan 2012, Cilt II. s. 2541). Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile artık bu mümkün olamamaktadır.

Bu itibarla, müteselsil kefiller yönünden talepte bulunabilmek için öncelikle asıl borçluya başvuru şartlarının oluşması gereklidir. Borç muaccel olmadıkça kefil hakkında takip yapılamaz.

İİK'nın 296.maddesi kapsamındaki yasaklayıcı hükme göre sözleşmenin feshi geçersiz olup borç muaccel olmadığından kefiller hakkında icra takibi yapma şartlarının da mevcut olmaması nedeniyle davanın reddine yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakta olup davacının, bu yöne ilişkin tüm istinaf istemlerinin reddi gerekir.

Dava dışı asıl borçlu şirketin konkordato talebinde bulunması üzerine, davacı banka tarafından, taraflar arasındaki kredi sözleşmesi feshedilerek nakdi ve gayri nakdi alacaklar yönünden hesap kat edilerek sonrasında başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemiyle iş bu dava açıldığına ve davanın esası yönünden reddine karar verildiğine göre, istinafa gelen tarafın sıfatı da dikkate alınarak davacı aleyhine, mahkemece, ek kararla hükmün tashihi yoluyla 133.791,92-TL nispi vekalet ücreti takdirinde bir isabetsizlik bulunmamakta olup bu hususa ilişkin davacı istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.

Davalıların istinaf istemlerinin incelenmesine gelince; Davacı bankanın, takipte haksız olduğu anlaşılmakla birlikte, kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından, mahkemece, davalılar lehine kötüniyet tazminatı hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmayıp bu hususa ilişkin istinaf istemi yerinde değildir.

Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; ilk derece mahkemesinin, davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden tarafların istinaf başvurularının, HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince, ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10-TL harcın, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davalıdan alınması gerekli olan 615,40-TL harçtan peşin alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10-TL harcın, davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/02/2025

Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi-... · ... ... ... ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1405, K. 2025/88, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1405
Karar No
2025/88
Tarih
13 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1406 K.2025/136
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1409 K.2025/268
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1410 K.2025/288
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1411 K.2025/259
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1415 K.2025/231
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1417 K.2025/269

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.