KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/146 E., 2024/195 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Davacı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2024
- Dosya no
- 2022/146
- Karar no
- 2024/195
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/12/2020
- Numarası
- 2017/748 Esas 2020/635 Karar
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 30/10/2017
- Karar yazım tarihi
- 22/02/2024
Karar Metni
2.878 kelime·14 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, müvekkili tarafından Konya ili hudutlarında bulunan kamulaştırma işlemlerinin takip edildiğini, kamulaştırma işlemleri nedeniyle müvekkili tarafından 2011, 2013 ve 2014 yıllarında hak sahiplerine kamulaştırma bedellerinin ödendiğini, davalı tarafından müvekkiline sadece 15.588,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye kamulaştırma bedelinden de davalının sorumlu olduğunu, kamu yararı kararının 6446 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce alındığını, davaya konu kamulaştırma işlemlerinin 30/03/2013 tarihinden önce 4628 sayılı kanuna,
anılan tarihten sonra ise 6446 sayılı kanuna tabi olduğunu, kamulaştırma işlemleri sonucunda tapuların davalı adına tescil edildiğini, masrafların ise müvekkilinin uhtesinde kaldığını belirterek 99.797,00 TL'nin 02/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının talebinin sözleşmeye aykırı olduğunu, işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.3. Maddesinde 4628 sayılı kanunu 15/c bendinde yer alan düzenlemenin saklı tutulduğunu, mülkiyete ilişkin davalarda bu maddede yer alan düzenlemenin esas alınması gerektiğini, kamulaştırma işleminden kaynaklanan sorumluluğun davacıya ait olduğunu, kanunların geriye yürümeyeceğini, mevzuat hükümleri uyarınca bir kısım ödemenin yapıldığını, ödemenin yapılma ve yapılmama gerekçelerinin davacıya ayrıntılı bildirildiğini, ödeme tarihinden itibaren faiz talebinin haksız olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, alacağa konu edilen kamulaştırma bedellerinin dayanağı olan kamulaştırma kararının Enerji Piyasası DÜzenleme Kurulunca 26/01/2012 tarihinde karar alınıp 20/02/2016 tarihinde davacı şirkete bildirildiği, davacı şirket tarafından davaya konu edilen 99.797,00 TL kamulaştırma bedelinin hak sahiplerine ödendiği, taraflar arasındaki İHDS'nin 24/07/2016 tarihinde yapıldığı, sözleşmeye göre sözleşmeden önceki işlemler için ... sorumluluğunun bulunduğu,
davaya konu işlem sözleşme tarihinden sonra ise de sözleşmenin 7.2 maddesinde de sözleşmenin imza tarihinden sonra ortaya çıkacak itilafların hemen ...'a bildirileceği, bu talepleri konu alan icra takibi ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülüğünün ... tarafından karşılanacağı, şirket gecikmesinde tehlike olan durumlarda bildirimde bulunmakla birlikte ... hesabına gerekli tedbirleri almak, işlemleri yapmakla yükümlü olduğu, şirket tarafından alınan tedbirler ve gerçekleştirilen işlemlerle ilgili masraflar belgelendirilmek ve makul olmak şartıyla ... tarafından karşılanacağının düzenlendiği,
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kamulaştırma kararını davacı şirkete bildirdiği, davacı şirket tarafından kendi iç ilişkileri ve mevzuatları gereği kamulaştırma bedellerinin ödendiği, bedeli ödenen taşınmazların ... adına tapuya kaydedildiği, bu nedenle davacı şirketin ödediği bedelleri talep edebileceği, taşınmazlar ... adına kayıtlandığından bildirim şartının da gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 99.797,00 TL'nin ödeme tarihi olan 02/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, dava konusu ödemelerin dayanağı olayların 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesi sonrasında gerçekleştiğini, 24/07/2006 sonrasında meydana gelen zararlara ilişkin olarak sorumluluğun sözleşmede açıkça belirtildiği üzere dağıtım faaliyetini yürütmekte olan davacıya ait bulunduğunu, Doğanhisar-Argıthanı ENH'nin 25.05.2007 tarihinde geçici kabulü yapıldığını, bu tarihin elektrik dağıtım faaliyetlerinin davacı tarafından yürütüldüğü ve işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalanmasından sonraki tarih olduğunu, anılan hat için alınan kamulaştırma kararının da İHDS sonrasına ait bulunduğunu,
Çumra Abditolu TS ENH-Türkmencanni ENHnm 27.03.2009 tarihinde geçici kabulünün yapıldığını, bu tarihin elektrik dağıtım faaliyetlerinin davacı tarafından yürütüldüğü ve İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalanmasından sonraki bir tarih olduğunu, anılan hat için alınan kamulaştırma kararının da İHDS sonrasına ait bulunduğunu, davacının 30/10/2009 tarihinde özelleştiğini bahsetmesinin dava konusuyla ilgisiz olup, yargı kararlarıyla da uyuşmadığını,
davacı tarafça istenen alacağa esas teşkil eden olaylar İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nden sonra yani dağıtım faaliyetinin davacı tarafından yürütüldüğü dönemde meydana gelen olaylardan kaynaklandığından ve alınan kararlar İHDS imza tarihinden sonra alındığından müvekkilinin sorumluluğundan bahsetmenin mümkün olmadığını, işletme hakkı devir sözleşmesinin hiçbir maddesinde hisse devir tarihine kadar sorumluluğun müvekkiline ait olduğuna ilişkin bir hüküm bulunmadığını, hisse devrine ilişkin bir atıfın da yer almadığını,
işletme hakkı devir sözleşmesi'nin ilgili maddelerinin incelenmesi halinde davacının taleplerinin sözleşmeye aykırı olduğunu, rücu hakkına sahip olmadığının görüleceğini, İHDS'nin 7.3 maddesinde dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olarak ortaya çıkacak idari ve hukuki ihtilafların ... tarafından takip edilerek çözüme kavuşturulduğunu, bunlardan doğacak her türlü mali yükümlülüğün şirkete ait olup, ... buna ilişkin rücu hakkına sahip olduğunu, bu ihtilafların dağıtım tesislerinin geri devri sırasında devam ediyor olması halinde,
...'ın şirketten muhtemel yükümlülüklerini karşılayacak tutarda ve nitelikte teminat talebinde bulunabileceğini, bunlara karşılık olmak üzere şirkete karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınabileceğini, ...'ın muhtemel zararları nedeniyle şirketten tazminat talep etme hakkının saklı olduğunun düzenlendiğini, anılan maddede mülkiyete ilişkin davalarda 4628 sayılı kanunun 15/c maddesinin saklı tutulduğunu,
davacının yaptığını iddia ettiği ödemelerin gerçekleştirildiği tarihte yürürlükte bulunan ve İHDS 7.3. maddesinde atıf yapılan 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanun'un kamulaştırma başlıklı 15c maddesinde elektrik piyasasında üretim ve/veya dağıtım faaliyetlerinde bulunan lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin kamulaştırma taleplerinin kurum tarafından değerlendirileceği, uygun görülmesi halinde 2942 savılı Kamulaştırma kanunda belirtilen esaslar dahilinde kurumca kamulaştırmanın yapılacağını, bu konuda kurulca verilecek olan kamulaştırma kararlarının kamu yararı kararı yerine geçeceğini,
bu durumda kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği diğer giderlerin kamulaştırma talebinde bulunan lisans sahibi tüzel kişi tarafından ödeneceğini, kamulaştırılan taşınmazın mülkiyetinin, üretim veya dağıtım tesislerinin mülkiyetine sahip olan ilgili kamu kurum veya kuruluşuna, bunların bulunmaması halinde ise Hazineye ait olacağını, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişilerce yeni dağıtım tesisleriyle ilgili yapılan kamulaştırmaların gerektirdiği kamulaştırma bedelleri ile diğer giderlerin tarifeler yoluyla geri alınacağını,
lisansın sona ermesi veya iptali halinde lisans sahibi tüzel kişiler tarafından ödenmiş bulunan kamulaştırma bedellerinin iade edilmeyeceğini, ancak dağıtım lisansının süresi sonunda tarifeler yoluyla geri alınmayan kamulaştırma bedellerinin iade edileceğini, özelleştirme tarihi itibarıyla mevcut olan dağıtım tesisleriyle ilgili kamulaştırma işlemleri yapılmamış taşınmazların kamulaştırma bedelleri ve diğer giderlerin lisans sahibi tüzel kişi tarafından ödeneceğini, bu giderlere ilişkin belgelerin ibraz edilmesinden sonra en geç otuz gün içerisinde bütçeden lisans sahibi tüzel kişiye ödeme yapılacağının düzenlendiğini,
bu hüküm gereğince kamulaştırma işleminin dağıtım lisansı sahibi dağıtım şirketi tarafından yapılması ve kamulaştırma bedelleri ile diğer giderlerin de ilgili şirket tarafından ödenmesi gerektiği, sonrasında ise tarifeler yolu ile geri alınacağının açık olduğunu, dağıtım sahibi tüzel kişilerce yeni dağıtım tesisleriyle ilgili yapılan kamulaştırmaların gerektirdiği kamulaştırma bedelleri ile diğer giderler tarifeler yoluyla geri alındığını, mükerrer olarak yaptığı ödemeyi müvekkilinden talep ettiğini, taşınmazın kamuya ait olmasının ise kanun hükmünün gereği olduğunu,
ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacının kamulaştırma masraflarını bütçeden veya tarifeden geri alınıp alınmadığı hususunda EPDK'va müzekkere yazılmadığını, kanun değişikliklerinin kanunların zaman bakımından uygulanması hususunun çözümlenmesi gerektiğini, basiretli tacir olan davacı ile müvekkili arasında akdedilmiş bir sözleşme bulunduğunu, anılan sözleşmede uyuşmazlık konusuna ilişkin düzenlemenin yer aldığını, söz konusu dönemde yürürlükte bulunan mevzuatın da son derece açık olduğunu,
hem taraflar arasındaki sözleşme hükümleri hem kanun hükümleri bir arada değerlendirildiğinde müvekkilinin bir sorumluluğunun olmadığının anlaşılacağını, müvekkilinin sorumluluğundan kalan bedel yönünden davacıya ödeme yapıldığını, bilirkişi raporundaki ifadelere ve delillere ilişkin açıklamalarının mahkemece dikkate alınmadığını, dosyada alınan bilirkişi raporlarına itirazlarını tekrar ettiklerini, müvekkili lehine irtifak hakkı tescili dahi kurulmamışken davava konu bedelin müvekkiline rücu edilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu,
yaklaşık yarısı müvekkili adına tescil edilmeyen taşınmazlar adına ödendiği iddia edilen bedelden müvekkilinin sorumlu olduğunun tespit edilmesinin ancak kendisine ait olmayan malın parasını veren bir kişinin durumundan ibaret olduğunu, kayıt durumu pasif olan taşınmazlarda müvekkili malik olmadığından bu taşınmazlar için de müvekkiline rücu edilmesinin düşünülmesi hayatın olağan akışına ve somut olayın özelliklerine aykırılık taşıdığını, Yargıtay'ın dağıtım şirketinin kamulaştırmadan doğan rücu davalarının taşınmaza kimin malik olduğunun tapu kaydı üzerinden tespiti gerekçesiyle kararların bozulduğunu, malik
müvekkili değilse bu durumun davanın reddi sebebi olacağını, bilirkişi raporundaki "belirtmek gerekirse ENH kamulaştırma işlemlerinin 6446 sayılı yasanın 30.03.2013 yürürlük tarihinden önce 4628 sayılı Yasanın 15/c maddesine tabi olduğu, 30.03.2013 tarihinden sonra ise 6446 Sayılı yasanın 19. Maddesine tabi olduğu,
mevcut dosya kapsamındaki bilgilere nazaran Yasal Düzenleme ve sözleşme dikkate alındığında 30.03.2013 tarihi öncesi yapılan ödemeleri talep edemeyeceği gibi bir sonuç çıkmaktadır." ifadesinin iddialarını desteklediğini, davacı tarafından ödenen kamulaştırma masrafının müvekkilinden tahsiline ilişkin mahkeme kararıyla İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin 7.2 maddesini göz ardı edildiğini, davacı taraf olayların oluş sürecinde müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunmadığı gibi, ödediği bedelin yan giderlerini de istediğini,
emsal Yargıtay kararları gereğince mülkiyete ilişkin ihtilaflarda müvekkiline ihbar veya bildirimde bulunmayan dağıtım şirketinin faiz ve icra giderlerini isteyemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
İşletme hakkı devir sözleşmesi sureti, tapu kayıtları, ödeme dekontları, davacı tarafından davalıya gönderilen talep yazısı ile davalının cevabi yazısı, yargılama aşamasında hesap bilirkişiden alınan 02/10/2018 tarihli kök, 03/08/2019 tarihli birinci ek, 14/10/2020 tarihli ikinci ek rapor dosya içerisinde yer almaktadır.
Davacı tarafından davalıya gönderilen 02/03/2016 tarihli talep yazısı ile, özelleştirme öncesi tesis edilen ve kamulaştırma işlemleri şirket tarafından tamamlanan Doğanhisar-Argıthanı ENH ve Çumra Abditolu TS ENH- Türkmencamili ENH'nin kamulaştırma giderlerinin ödenmesi talep edilmiş olup, davalı tarafından davacıya gönderilen 31/07/2017 tarihli cevabi yazıda, 6446 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra taşınmaz maliklerine ödenen 15.588,00 TL kamulaştırma bedelinin yatırıldığı, öncesinde ödenen bedele ilişkin sorumluluğun bulunmadığı bildirilmiştir.
Alınan bilirkişi kök raporunda, Doğanhisar-Argıthanı ENH'nın 25/05/2007, Çumra Abditolu TS ENH- Türkmencamili ENH'nın ise 27/03/2009 tarihinde geçici kabullerinin yapıldığı, davalı ... lehine tescil ve kat irtifakı kurulan taşınmazların listelenerek tescil tarihlerinin yazıldığı, mahkemece 4628 sayılı kanunun 15/c maddesi uyarınca 30/03/2013 tarihinden önceki kamulaştırma masraflarının talep edilemeyeceği düşünülürse davacı tarafından 19.202,00 TL ödeme yapıldığı,
davacının bakiye 3.614,00 TL talep edebileceği, mahkemece 6446 sayılı kanunun 19/6 maddesi uyarınca 30/03/2013 tarihinden önce yapılan kamulaştırma masraflarının da talep edilebileceği düşünülürse davacının yaptığı toplam 112.582,00 TL ödemeden davalının yaptığı 15.588,00 TL mahsup edildiğinde bakiye 96.994,00 TL'nin davacı tarafından davalıdan talep edilebileceği yönünde kanaat bildirilmiştir.
İtiraz üzerine alınan birinci ek raporda, mahkemece 30/03/2013 tarihinden önce yapılan kamulaştırma masraflarının talep edilemeyeceği değerlendirilirse davalının ödemesi gereken 15.588,00 TL'nin tamamını ödediğinden davacının davalıdan talep edebileceği bir alacak bulunmadığı, mahkemece 30/03/2013 tarihinden önce yapılan kamulaştırma masraflarının da talep edilebileceği değerlendirilirse davacının davalıdan 94.080,00 TL talep edebileceği tespit edilmiştir.
Alınan ikinci ek raporda ise, dayanağı ve ödeme belgesi sunulan kamulaştırma ve irtifak masraflarına ilişkin olarak davacının karşılanmamış masrafının 95.694,12 TL olduğu, mahkemece ödeme belgesi sunulmayıp, muavin kayıtta kamulaştırma masrafı olarak gösterilen 4.102,88 TL'nin kabul edilmesi halinde bu miktar da ilave edilirse kamulaştırma masrafının 99.797,00 TL olduğu, 30/03/2013 tarihinden sonra yapılan masraflar talep edilebilecekse davacının talep edebileceği kamulaştırma masrafının tamamının davalı tarafından ödendiği yönünde kanaat bildirilmiştir.
Davalı vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf itirazları incelendiğinde; alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin zaman aşımına yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Sözleşme hükümleri ile birlikte somut olay ve davalı vekilinin diğer istinaf itirazları birlikte incelendiğinde; davacı yan İHDS'nin imzalandığı tarihten sonra dağıtım tesislerinin mülkiyetinden kaynaklanan ihtilaf nedeniyle davalı ... adına tescili yapılan ve davacı tarafından hak sahiplerine ödenen kamulaştırma bedellerinden davalının sorumlu olduğunu iddia ederek iş bu alacak davasını açmıştır.
24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.3 maddesinde "4628 sayılı kanunun 15. Maddesinin c bendinde yer alan düzenleme saklı kalmak kaydıyla Şirket yatırımları çerçevesinde oluşan dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olarak ortaya çıkacak idari ve hukuki ihtilaflar ... tarafından takip edilerek çözüme kavuşturulur. Bunlardan doğacak her türlü mali yükümlülük Şirkete ait olup, ... buna ilişkin rücu hakkına sahiptir.
Bu ihtilafların dağıtım tesislerinin geri devri sırasında devam ediyor olması halinde, ... şirketten muhtemel yükümlülüklerini karşılayacak tutarda ve nitelikte teminat talebinde bulunabilir, bunlara karşılık olmak üzere Şirkete karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınabilir. ...'ın muhtemel zararları nedeniyle şirketten tazminat talep etme hakkı saklıdır." hükmünü içermektedir.
Anılan hükümde saklı tutulan 4628 sayılı kanunun 15. maddesinin kamulaştırma başlıklı (c) bendi; "Bu Kanunda öngörülen faaliyetlerin gerektirmesi halinde, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dahilinde kamulaştırma yapılır. Bu konuda Kurulca verilecek lüzum kararı kamu yararı kararı yerine geçer ve Bakanlık onayı ile yürürlük kazanır.
Elektrik piyasasında üretim, dağıtım ve iletim faaliyetlerinde bulunan veya bulunacak tüzel kişilerin Kurumdan kamulaştırma talep etmeleri halinde. Kurulca kamulaştırmaya karar verildiği takdirde kamulaştırma işi Kurumca yapılır. Bu durumda kamulaştırma bedeli ile söz konusu kamulaştırmadan doğabilecek tezyid-i bedeller ilgili tüzel kişi tarafından ödenir. Kamulaştırılan taşınmazın mülkiyeti Hazineye; kullanım hakkı kamulaştırma bedelini ödeyen tüzel kişiye ait olur. Kullanım hakları, ilgili lisans veya sözleşmenin bir cüzü olup geçerliliği bunların geçerlilik süresi ile sınırlıdır.
Lisansların sona ermesi veya iptali halinde, tüzel kişilerce ödenmiş bulunan kamulaştırma bedelleri iade edilmez." hükmünü içermektedir.
4628 sayılı kanunun 15/c maddesi 30/03/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6446 sayılı kanunun 19/6 maddesi ile; "Özel hukuk tüzel kişileri tarafından faaliyette bulunma hakkı edinilen dağıtım bölgelerinde özelleştirme tarihi itibarıyla mevcut olan dağıtım tesislerinin bulunduğu ve bu tarih itibarıyla kamulaştırma kararları alınmamış veya kamulaştırma kararı alınmakla birlikte kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış taşınmazların kamulaştırması ... tarafından yapılır ve kamulaştırma bedelleri ... tarafından ödenerek tapuda TEŞAD adına tescil edilir" şeklinde değiştirilmiştir.
Burada tartışılması gereken husus, işletme hakkı devir sözleşmesi tarihinden sonra dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olarak ortaya çıkacak idari ve hukuki ihtilafta işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.3 maddesinde saklı tutulan ve kamulaştırılan yerin ... adına tescil edilmesi ve kamulaştırma masraflarının davacı tarafından karşılanmasına ilişkin 4628 sayılı kanunun 15/c maddesinin mi yoksa anılan hükümde değişiklik yaparak kamulaştırma masraflarının ...'a ait olduğu düzenlemesini getiren ve 30/03/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6446 sayılı kanunun 19/6 maddesinin mi uygulanacağıdır.
Dava tarihinden önce davacı tarafından İHDS'nin imzalandığı tarihten sonra dağıtım tesislerinin mülkiyetinden kaynaklanan ihtilaf nedeniyle hak sahiplerine ödenen kamulaştırma giderlerinin ödenmesi davalıdan talep edilmiş, davalı tarafından ise anılan talep üzerine 30/03/2013 tarihinden sonra taşınmaz maliklerine ödenen 15.588,00 TL kamulaştırma bedelinin davacıya ödeneceği bildirilerek anılan bedel dava tarihinden önce davacıya ödenmiştir.
Yargılama aşamasında alınan ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi ek raporları ile davacının İHDS'nin imzalandığı tarihten sonra dağıtım tesislerinin mülkiyetinden kaynaklanan ihtilaf nedeniyle 30/03/2013 tarihinden önce yaptığı kamulaştırma masraflarıyla 30/03/2013 tarihinden sonra yaptığı kamulaştırma masrafları ayrıntılı olarak tespit edilerek 30/03/2013 tarihinden sonra davacının yaptığı 15.588,00 TL'nin dava tarihinden önce davalıya ödendiği, mahkemece davalının 30/03/2013 tarihinden önce yapılan kamulaştırma giderlerinden de sorumlu olduğu kabul edilecek ise davacının davalıdan 99.797,00 TL talep edebileceği belirlenmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere, davacı İHDS'nin imzalandığı tarihten sonra dağıtım tesislerinin mülkiyetinden kaynaklanan ihtilaf nedeniylehak sahiplerine, İHDS'nin 7.3 maddesinde saklı tutulan 4628 sayılı kanunun 15/c maddesinin yürürlükte olduğu dönemde 99.797,00 TL, anılan kanun hükmünde değişiklik yapan 6446 sayılı kanunun 19/6 maddesinin yürürlükte olduğu dönemde ise 15.588,00 TL kamulaştırma bedeli ödemiştir. Davalı tarafından dava tarihinden önce davacıya 15.588,00 TL ödendiği taraflar arasında ihtilaf konusu değildir. Davacı tarafından hak sahiplerine ödenen ve işbu davada dava konusu edilen ödeme 30/03/2013 tarihinden önce yapılan ödemedir.
Anılan tarihten önce yürürlükte bulunan ve İHDS'nin 7.3 maddesinde saklı tutulan 4628 sayılı kanunun 15/c maddesi uyarınca İHDS'nin imzalandığı tarihten sonra dağıtım tesislerinin mülkiyetinden kaynaklanan ihtilaf nedeniyle İHDS tarihinden sonraki tüm kamulaştırma masraflarından davacı şirket sorumlu olup, kamulaştırılan yer ise davalı ... adına tescil edilecektir.
Davacı tarafından işbu dava konusu edilen ve İHDS'nin imzalandığı tarihten sonra dağıtım tesislerinin mülkiyetinden kaynaklanan ihtilaf nedeniyle İHDS tarihinden sonra, 30/03/2013 tarihinden önce yapılan kamulaştırma masrafları 4628 sayılı kanunun 15/c maddesi uyarınca davacının sorumluluğundadır.
Bir başka anlatımla 4628 sayılı kanunun 15/c maddesinin yürürlükte bulunduğu dönemde davacı tarafından yapılan kamulaştırma masrafları davacıya ait olup, davalıdan tahsili talep edilemeyecektir.
30/03/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6446 sayılı kanunun 19/6 maddesinde yer alan ve kamulaştırma masrafının davalı ...'a ait olduğuna ilişkin yasal düzenleme bu sonucu değiştirmeyecek olup, daha sonra yürürlüğe giren kanun hükmü geriye yürüyemeyecek, işlem yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan yasa hükmü kapsamında değerlendirmeye tabi tutulacaktır.
Hal böyle olunca, mahkemece işbu dava konusu olan ve davacı tarafından İHDS'nin imzalandığı tarihten sonra dağıtım tesislerinin mülkiyetinden kaynaklanan ihtilaf nedeniyle İHDS tarihinden sonra, 30/03/2013 tarihinden önce yapılan kamulaştırma masraflarından anılan tarihte yürürlükte bulunan 4628 sayılı kanunun 15/c maddesi uyarınca kamulaştırılan yer davalı adına tescil edilecek ise de, masraflardan davacının sorumlu olduğu,
daha sonra yürürlüğe giren 6446 sayılı kanunun 19/6 maddesinin geriye yürütülemeyeceği, davacının İHDS tarihinden sonraki kamulaştırma işlemlerine ilişkin 30/03/2013 tarihinden önce ödediği kamulaştırma bedellerini davalıdan talep edemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında isabet görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/146, K. 2024/195, 7 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama