KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1521 E., 2024/1418 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Vekilleri Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/1521
- Karar no
- 2024/1418
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/04/2022
- Numarası
- 2020/503 Esas 2022/300 Karar
- Davacı
- —
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 13/10/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 10/01/2025
Karar Metni
1.021 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında açılan konkordato davasında konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, müvekkilinin 17/09/2019 tarihinde davalıdan 952.386,22 TL alacaklı olduğunu, davalının alacağın 284.672,96 TL'lik kısmına itiraz ettiğini, 667.713,26 TL alacağı kabul ettiğini, müvekkilinin davalıdan genel kredi sözleşmesi çerçevesinde alacaklı bulunduğunu, İİK'nun 308/b maddesi gereğince müvekkilinin alacağının konkordato projesine dahil edilmesi, çekişmeli alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek müvekkilinin davalıdan alacağının tespiti ile alacağın davalıdan tahsiline, çekişmeli hale gelen alacağın konkordato projesine dahil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tasdik edilen konkordato projesinde geçici mühlet öncesi doğmuş olan borçlar için herhangi bir faiz öngörülmediğini, geçici mühlet tarihi itibarıyla faiz işlemeyen anaparanın belli olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, hakkında konkordato kararı verilen davalı şirket yönünden geçici mühlet tarihi itibariyle davacıya 901.254,58 TL tutarında borcu olduğu, 224.222,53 TL'lik kısmının teminat çeklerinden tahsil olunduğu, kalan 677.032,05 TL'nin ise konkordato komiserler kurulu tarafından halihazırda konkordato projesine kabul edildiği, davanın kabulü halinde mükerrer alacak oluşacağı ve sebepsiz zenginleşme doğuracağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İİK'nun 308/b maddesi uyarınca açılan davanın iflas davalarındaki kayıt kabul davası niteliğinde olmayıp, nispi harca ve nispi vekalet ücretine tabi olduğunu, davacının İİK'nun 308/b uyarınca 284.672,96 TL alacağının hüküm altına alınmasını talep ettiğini, dava reddedildiği halde maktu vekalet ücreti olan 5.100,00 TL'nin hüküm altına alındığını, mahkemenin hüküm altına alması gereken vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerektiğini ve 28.377,11 TL olduğunu, vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; alacağın eksik kaydedilmesi ile tasdik edilen konkordato nedeniyle eksik kaydedilen nakit alacağın tahsili, gayri nakit alacağın depo edilmesi istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı yan taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında davalıdan alacaklı olduğunu, davalının konkordato tasdik davasında komiserler kuruluna bildirilen alacağının tümünün kabul edilmediğini iddia etmiş, davalı yan ise konkordato davasında kabul edilen borç dışında davacıya bir borcun bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin istinaf itirazı lehine hüküm altına alınan vekalet ücretine yöneliktir.
İşbu davada talep konkordato davasında çekişmeli hale gelen 284.672,96 TL alacağın İİK'nun 308/b maddesi uyarınca tespiti ile davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde harca esas değer 284.672,96 TL gösterilmiş ise de, tevzi formunda dava esas değeri boş olarak yer aldığından davacıdan peşin/nispi harç olarak 54,40 TL tahsil edilmiş, yargılama aşamasında ise 27/10/2020 tarihli sayman mutemedi alındısı ile davacı vekili tarafından 4.865,00 TL tamamlama harcı yatırılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının davalıdan konkordato tasdik projesinde yer alan alacak dışında başka bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildikten sonra yargılama aşamasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına maktu vekalet ücreti olan 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Değeri para ile ölçülebilen işbu davada dava nispi harca tabi olup, davacı tarafından nispi peşin harç yatırıldığı gibi, yapılacak yargılama sonunda davanın kabul ve reddine göre hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılamada vekille temsil edilen taraf yararına hüküm altına alınacak vekalet ücreti de karar tarihindeki AAÜT hükümlerine göre hesaplanacak nispi vekalet ücreti olacaktır.
Hal böyle olunca, mahkemece davanın değeri para ile ölçülebilen dava olduğu, nispi harca ve nispi vekalet ücretine tabi bulunduğu, davacı tarafından nispi harcın yatırıldığı, davanın reddine karar verildikten sonra yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri gözetilerek nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.
Dairemizce yeniden kurulan hüküm sırasında davalı lehine dava değeri olan 284.672,96 TL üzerinden karar tarihindeki AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan nispi vekalet ücreti miktarının daha yüksek olduğu tespit edilmiş ise de, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde müvekkili lehine hüküm altına alınması gereken vekalet ücretinin 28.377,11 TL olduğunu belirterek miktar yönünden kendisine bağladığı, talebin aşılamayacağı gözetilerek hüküm kurulmuştur.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararında vekalet ücreti yönünden isabet görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1521, K. 2024/1418, 13 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama