İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1552 K.2024/1523

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya…

Esas2022/1552Karar2024/1523Tarih24 Aralık 2024Okuma10 dk · 2.041 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/1552 E., 2024/1523 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Vekilleri Davalılar

Karar tarihi
24 Aralık 2024
Esas no
2022/1552
Karar no
2024/1523
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
Davacı
—
Dava
Tazminat
Dava tarihi
04/05/2016
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
24/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.041 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Bilkent şubesi görevlileri olan davalıların dokuz ayrı müşterilerine kredi kullandırır iken usulsüz işlem yapmaları nedeni ile banka alacağının kredi borçlularından tahsil edilemediğini, başlatılan icra takipleri de sonuçsuz kaldığı için borç ödemeden aciz belgesi düzenlendiğini, yapılan soruşturma sonucu düzenlenen müfettiş raporlarının disiplin kurulu ve yönetim kurulu raporları ile onaylandığını, oluşan banka zararının bu zarara kusurlu işlemleri nedeni ile yol açan davalılardan tahsili gerektiğini, bu nedenlerle toplam 150.312,02 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davanın görevli mahkemede açılmadığını, taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, davada zaman aşımı süresinin dolduğunu, açılan davada hukuki yarar bulunmadığını, sorumluluk davası açılabilmesi için gerekli olan yönetim kurulu kararı olmadığını, banka üst yöneticilerinin oluru alınmadan hiç kimseye kredi verilemeyeceği için davalıların sorumlu tutulamayacağını, davalıların kredi kullandırılması sırasında usulsüz işlem yapmadıklarını, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; somut olayda 2 ve 10 yıllık zaman aşımı süreleri tamamlandıktan sonra sorumluluk davası açıldığı, davalıların süresi içerisinde zaman aşımı itirazında bulundukları, somut olayda zaman aşımının gerçekleştiği anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniye reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin zaman aşımına dair yapmış olduğu tespit ve değerlendirmelerin 5411 sayılı Yasa ve yargıtay yerleşmiş içtihatlarına aykırı olduğunu, 5411 sayılı Yasa'nın 141 madde hükmünün somut olayda değerlendirilmediğini, davada zaman aşımının ne zaman başlayacağı hususunda hukuki bir açıklık getirilmediğini, zira benzer bir hataya hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunda da düşüldüğünü ve taraflarının itirazının yerinde görülmediğini, dosyada mübrez Yönetim Kurulu kararları içeriğinden ve hatta söz konusu eksik ve hatalı raporda dahi açıkça görüldüğü üzere 29/05/2000 tarih,

1 sayılı toplantısında alınan kararlar banka zararı oluşması ve personel arasındaki ticari ilişkinin ticari bir ilişki olmadığı, banka zararı oluşması halinde personelden tahsili hususunun dava konusu olması halinde riayet edilmesi gerekli esaslar belirlendiğini, dolayısıyla burada Yönetim Kurulunun bankaya dava açmaya yönelik bir emir ve talimatı söz konusu olmadığını, Banka Yönetim Kurulu'nun bahse konu kredi kullandırma işlemlerine yönelik sorumluluğu bulunan davalılar aleyhine sorumlu bulundukları firmalardan kaynaklanan zararın tazmini için dava açılması yönündeki kararın , 08/08/2012 tarih, 13 nolu toplantısında alındığını,

bilirkişilerin, davacı bankanın sorumluluğuna ve huzurdaki davanın ikamesine yönelik değerlendirmelerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 5411 sayılı kanun ilgili 133. maddesi uyarınca sorumluluk davası olarak açılan davalarda taraflar lehine maktu vekalet ücreti tayin edilmesi gerekirken aksi yönde davalılar lehine nispi vekalet ücreti tayin edildiğini, mahkeme tarafından yazılan gerekçeli kararda, mevzuat hükümlerine aykırı olarak nispi vekalet ücreti tespit ve tayin edildiğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; dokuz ayrı müşteriye yasal düzenlemeye uygun olmayan işlem yapılarak kredinin kullandırıldığı, kredi alacaklarının tahsil edilememesi nedeni ile banka zararına yol açtıkları iddiası ile oluşan banka zararının işlemi yaptığı ileri sürülen davalılardan tahsili istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Davalılardan ...'nın 13/09/1995- 18/12/1998 tarihleri aralığında şube müdürü ve kredi tahsis komisyonu başkanı, diğer davalılar murisi ...'ın ise 19/12/1998 tarihine kadar şube müdür yardımcısı ve kredi tahsis komisyonu üyesi olarak davaya konu kredilerin kullandırıldığı Bilkent şubesinde görev yaptığı dosya kapsamı ile sabittir.

Davacı tarafça aynı davanın ilk olarak 02/10/2012 tarihinde açıldığı ve davanın Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/529 E sayılı sırasına kaydedildiği, Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/10/2012 tarih, 2012/529 E , 2012/465 K sayılı ilamı ile davacının davasının HMK'nun 119/2 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verildiği, ilgili kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği,

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/02/2015 tarih, 2015/1387 E, 2015/1832 K sayılı ilamı ile taraflar arasındaki davanın haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın niteliğine ve tarafların sıfatına göre dosyanın temyiz incelemesinin Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin görevine girdiğinden bahisle dosyanın görevli Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine karar verildiği, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 27/01/2016 tarih, 2015/2642 E, 2016/994 K sayılı ilamı ile de ilgili kararın onanmasına karar verildiği,

davacı tarafça bu kez açılmamış sayılmasına karar verilen davanın tekrar 04/05/2016 tarihinde açıldığı ve dosyanın yukarıda belirtilen Mahkeme esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamında bilirkişi heyetinden alınan 01/11/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; dava dosyasındaki mevcut belgeler üzerinde yapılan incelemelerde davacı bankaca belirtilen davaya konu krediler ile ilgili belirtilen olumsuzluklar yanı sıra alınan ayni ve şahsi teminatların miktarının değerlendirilmesi sonucunda kredinin davacı banka mevzuatına uygun açılıp kullandırıldığı , davalılara atfı kabil bir kusur bulunmadığı, bu nedenle davacı bankanın davalılardan herhangi bir talep hakkına sahip olmadığı tespit ve kanaatine ulaşıldığı,

banka müfettişi Aşkhan Doğan tarafından düzenlenen 05/11/1999 tarih ve 1999/66-9 numaralı idari soruşturma raporundaki tespitler ile ilgili olarak davacı bankanın disiplin kurulunun 15/05/2000 tarih, 4 numaralı toplantısında alınan 22 sayılı kararın, "mali sorumluluk" kararı, davacı bankanın dava açmaya emir vermeye yetkili organ olan yönetim kurulunun olur verdiği ilk yönetim kurulu kararının "29/05/2000" tarihi esas alınması gerektiği düşünüldüğü takdirde 10 yıllık zaman aşımı süresi dolmuş olduğundan ve zaman aşımını kesen bir olayda olmadığı hususunun değerlendirmesi yetkisinin mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir.

Davaya konu zarara neden olduğu ileri sürülen kredilerin ...'a 23/02/1998, ...'na 27/02/1998, ... Şirketi'ne 27/04/1998, ... Şirketi'ne 04/11/1997, ... Şirketi'ne 14/09/1998, ...'na 27/02/1998, ... Şirketi'ne 14/09/1998, ...'e 25/09/1998 ve ...'a ise 24/11/1998 tarihlerinde kullandırıldığı hususu dosya kaspamında yer alan teftiş raporları ile sabittir.

6098 sayılı TBK'nun 72. maddesine uyarınca; Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zaman aşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.

Tüm dosya kapsamı, istinaf nedenleri ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; dava tarafça, banka şube müdürü ve ikinci müdürü olan davalıların yeterli ödeme gücü bulunmayan dava dışı kişilere usulsüz kredi, kredi kartı (jest kart) vermesi ve borçlarının tahsil edilememesinden doğan banka zararının davalılardan tahsilinin talep edildiği,

Davamıza konu olay ile ilgili davacı bankanın teftiş kurulunun görevlendirdiği müfettişler tarafından 05/11/1999 tarihli teftiş raporu düzenlendiği, raporun sonuç bölümünde davalılar ... ve diğer davalılar murisi ...'nin banka alacaklarının normal yollardan ödenmemesi ve takipler sonucu tahsil edilemeyerek zarara dönüşmesi halinde mali yönden sorumluluklarının saklı tutulmasının sicil dosyalarına şerh verilmesinin önerildiği ve yine Teftiş Kurulunun 15/05/2020 tarih ve 4 nolu toplantısında alınan 22 numaralı karar ile de davalıların mali yönden sorumluluklarının saklı tutulmasını temin için sicil dosyalarına şerh konulmasına kararı verildiği,

Davacı şirket yönetim kurulunun 29/05/2020 tarih ve bir (1) sayılı toplantısında alınan 438 sayılı karar ile, disiplin kurulunun 15/05/2000 tarih ve dört (4) sayılı toplantısında alınan 22 numaralı kararın onaylanmasına, banka zararı oluşması ve personelden tahsilinin dava konusu olması halinde 3095 sayılı yasa uyarınca kanuni temerrüt faizi uygulanacağı dikkate alınarak, personelin mali sorumluluğunun %180 faiz oranı yerine temerrüt faizi oranı esas alınarak belirlenmesine oy birliği ile karar verildiği,

Yine davacı bankanın yönetim kurulunca, 08/08/2012 tarih,13 numaralı karar ile davaya konu dokuz ayrı kredinin de içerisinde bulunduğu bir çok kredi işlemi nedeniyle oluşan banka zararı dolayısıyla aralarında davalıları ... ve ...'ın da bulunduğu banka görevlileri haklarında mali sorumluluk davası açılmasına karar verildiği hususlarında dosyamız kapsamında uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Dosyamız kapsamındaki uyuşmazlığın, somut olayda davacının taleplerinin zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, 5411 sayılı Yasa'nın 141 maddesinin somut olayda uygulama yeri bulunup bulunmadığı ve kabule göre mahkemece hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin hangi usul ve esaslara göre belirleneceğinin tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.

Davacı vekilinin somut uyuşmazlıkta zaman aşımı hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı ve 5411 sayılı Yasa'nın 141 madde uyarınca 20 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığına yönelik istinaf itirazı değerlendirildiğinde.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/02/2015 tarih, 2015/1387 E, 2015/1832 K sayılı ilamı ile, taraflar arasındaki davanın haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğunun sabit olduğu, Kredilerin kullandırıldığı en son tarih 24/11/1998 olup, 10 yıllık zaman aşımı süresinin 24/11/2008 tarihi itibariyle sona ereceği, davalıların kredi kullandırdıkları sırada banka iç genelgeleri ve yasal düzenlemelere aykırı hareket ettikleri kabul edilir ise de, bu halde eylemlerinin TCK'da düzenlenen görevi ihmal ya da görevi kötüye kullanma suçlarını oluşturabileceği,

bu suçlar için TCK'da öngörülen ceza miktarı itibariyle zaman aşımı süresi 8 yıl olup, bu sürenin TBK'nun 72 maddesinde belirtilen 10 yıllık genel zaman aşımı süresinde de az olduğu için uzamış zaman aşımı süresinin somut olayda uygulanamayacağı, yine davacı banka için mali yönden sorumlu olan davalılar hakkında dava açılmasına ilişkin karar 08/08/2012 tarihinde alınmakla birlikte , zaman aşımının başlangıç süresi 08/08/2012 tarihi kabul edildiğinde de 2 yıllık zaman aşımı süresinin 08/08/2014 tarihi itibariyle dolacağı,

bu bağlamda ilk derece mahkemesinin somut uyuşmazlıkta zaman aşımı sürelerinin dolduğuna yönelik tespitinin usul ve yasaya uygun bulunduğu,

Davacı vekilince her ne kadar 5411 sayılı Yasa'nın 141 madde hükmü uyarınca somut uyuşmazlıkta 20 yıllık zaman aşımının geçerli olduğu iddia edilmiş ise de; davaya konu alacağın banka şube müdürü ve ikinci müdürü olan davalıların yeterli ödeme gücü bulunmayan dava dışı kişilere usulsüz kredi vermesi nedeniyle doğan banka zararının davalılardan tahsili istemine ilişkin olduğu, 5411 sayılı Yasa'nın 141 maddesinde yer alan zaman aşımı süresi fon alacağına ilişkin davalara yönelik olup, somut uyuşmazlıkta 20 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanmasının mümkün olmadığı,

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/01/2021 tarih, 2020/1053 E, 2021/97 K sayılı ve Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 08/05/2019 tarih, 2018/3123 E, 2019/2656 K sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı vekilinin, ilk derece mahkemesince 5411 sayılı Yasa'nın 133 madde hükmü uyarınca, aleyhlerine maktu ücreti hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin istinaf itirazı değerlendirildiğinde.

5411 sayılı Yasa'nın 133. maddesi uyarınca sorumluluk davası olarak açılan davalarda taraflar lehine maktu vekalet ücreti tayin edilmesi gerekir ise de, davalıların bankanın banka şube müdürü ve ikinci müdürü olarak görev yaptıkları, anılan Yasa'nın 133 maddesi uyarınca bankanın sorumlulukları tespit edilen yönetim kurulu eski üyeleri ve eski denetçileri aleyhine varsa ibralarının iptali ve işlemleri nedeniyle verdikleri zararın Fon adına tazmini istemi ile Fon tarafından dava açılabileceği, davalıların yönetim kurulu üyesi veya denetçi olmadığı,

bu durumda somut uyuşmazlıkta 5411 sayılı Yasa'nın 133. maddesi hükmünün uygulanamayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.

Ancak kabule göre de, mahkemece davacının tazminat davasını zaman aşımı nedeniyle reddine karar vermesine rağmen, davacı aleyhine nispi vekalet ücreti hükmettiği görülmüştür. Karar tarihinde yürülükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 /(4) maddesi uyarınca; maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı, bu durumda mahkemece tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre davacı aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmetmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin aleyhine maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği yönündeki istinaf itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının davacı aleyhine hüküm altına alınan vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık da gözetilerek KABULÜNE,

Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2022 tarih 2016/424 Esas 2022/30 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b.2, 355. maddeleri gereğince vekalet ücreti yönünden KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine

2-Davacının davasının zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,

3-Alınması gereken 427,60 TL karar ilam harcının peşin alınan 853,88 TL harçtan mahsubu ile bakiye 426,28 TL'nin talep halinde davacıya iadesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı vekille temsil edildiğinden, aleyhe hüküm kurma yasağı da gözetilerek, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan AAÜT 13/4 maddesi uyarınca 5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,

6-Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın talep halinde iadesine,

B)1-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,

2-Davacının istinaf aşamasında yaptığı yargılama giderlerinin kararın kaldırılma gerekçesi gözetilerek davacı üzerinde bırakılmasına,

3-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından davalı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.24/12/2024

Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1552, K. 2024/1523, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1552
Karar No
2024/1523
Tarih
24 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1553 K.2024/1590
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1561 K.2024/1722
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2022/1569 K.2024/1774
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1576 K.2024/1227
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1577 K.2024/1470
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1598 K.2024/1705

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.