İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1659 K.2025/257

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi,…

Esas2022/1659Karar2025/257Tarih14 Mart 2025Okuma9 dk · 1.856 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/1659 E., 2025/257 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Karar tarihi
14 Mart 2025
Esas no
2022/1659
Karar no
2025/257
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
18/03/2022
Numarası
2020/621 Esas 2022/184 Karar
Dava
İtirazın İptali
Dava tarihi
10/12/2020
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
27/03/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.856 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile dava dışı ... Yapı Malzm. İnş. Nak. ve San. Tic.

A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi nedeniyle ödemesi gereken tutar ödenmediğinden asıl borçlu şirket ve kefil ... hakkında Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2020/5823 E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı kefilin borca, faize ve fer'ilerine itiraz etmesi üzerine Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nce borçlu hakkında icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, takibin haksızlığını ileri süren davalının, genel kredi sözleşmesinde kefil ve borçlu olarak imzası bulunduğunu ve borcun sadece kefil olduğu kısmından sorumlu olduğunu, davalının takibe itirazda ileri sürdüğü gerekçelerin yerinde olmadığını,

bankanın alacağını geciktirmeye yönelik olduğunu iddia edip, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haksız itirazın iptaline, takibin devamıma, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacının davasının kısmen kabulüne, Ankara 27. İcra Dairesi'nin 2020/5823 esas sayılı dosyada davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin, 275.000 TL asıl alacak 29.765,36 TL işlemiş faiz, 1.488,27 TL BSMV olmak üzere toplam 306.253,63 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 61.250,72 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı bankanın alacağına dayanak teşkil eden iki farklı genel kredi sözleşmesi bulunduğunu, bunların 07/10/2016 tarih ve 22/04/2019 tarihli sözleşmeler olduğunu, sözleşmelerden 07/10/2016 tarihli sözleşmenin 9. maddesi incelendiğinde “…kefil/kefiller iş bu sözleşme aynı müşteri için düzenlenmiş önceki sözleşme/sözleşmelere ek yapıldığı taktirde önceki sözleşme ile kullandırılan krediden doğmuş ve halen devam eden ve doğacak her türlü borçtan da sorumlu olduklarını kabul ve taahhüt ederler…” şeklinde düzenlenmiş olduğunu,

davalı/borçlu/kefil 2016 tarihli genel kredi sözleşmesini kefil sıfatı ile imzalamakla birlikte 22/04/2019 tarihli sonraki genel kredi sözleşmesinin de kefili olacağını kabul ettiğini, çünkü 2016 tarihli genel kredi sözleşmesinin imza altına alınması ile 2019 tarihli sözleşmenin, 2016 tarihli sözleşmenin eki niteliğinde olduğunun kabulü anlamına geldiğini ve iki sözleşmenin birbirine bağlanması ile birlikte 2016 tarihli sözleşmedeki kefalet durumu 2019 tarihli sözleşme yönünden de geçerli kılındığını,

davaya konu her iki genel kredi sözleşmesinin 32 maddesinin oldukça açık ve bu madde bağlamında sözleşmeler birbirine bağlı ve birbirinin eki niteliğinde olduğunu, mahkemece; dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda hususun göz ardı edildiğini, bu nedenle bilirkişi raporu hükme esas alınmaya elverişli olmamasına rağmen Mahkemece hükme esas alındığını bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı bankanın , Ankara 58. Noterliği kanalıyla asıl borçluya ve davalının da aralarında olduğu kefillere gönderdiği 22/08/2019 tarihli 32636 yevmiye sayılı ihtarname ile 501.314,76 ₺ alacağın her türlü ferileriyle birlikte üç gün içinde ödenmesini talep ettiğini, ihtarname davalı tarafından 24/08/2019 tarihinde tebellüğ edilmiş ise de asıl borçluya gönderilen kat ihtarnamesinin tebliğ edilemeden iade olduğunu, asıl borçlunun kat ihtarnamesini usulüne uygun olarak tebellüğ etmediği açık olduğundan Türk Borçlar Kanunu'nun 586'ncı maddesi uyarınca davalının sorumluluğu doğmadığını,

Davalının kefalet limitinin 275.000,00 ₺ tutarında olduğunu, asıl borçlunun temerrütünün yasal sonuçları, takip ve dava masrafları ile bir yıllık anapara faizi gibi kimi kalemlerin de kefaletin kapsamına sokulduğunu, ancak bunun sınırı da "azamî miktarla sınırlı olmak üzere" çizildiğini, mevcut durumda ise davalı, açık yasa hükümleri hilafına, kefalet limitinden daha yüksek bir alacağı ödemeye mahkum edildiğini,

Sonuç olarak istinaf başvurusuna konu kararda müteselsil kefile başvurmanın yasal koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılmadığını, ayrıca davalının, kefalet limitini aşan bir miktardan sorumlu tutulduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de isabetsiz olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Dava konusu Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2020/5823 esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı kefil , dava dışı asıl borçlu şirket ve dava dışı ... aleyhine 10/07/2020 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde 407.030,88TL asıl alacak, 29.765,36TL takip öncesi işlemiş faiz, 1.488,27 TL BSMV, 344,01 TL yapılandırma komisyonu olmak üzere toplam 438.628,52 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, takibin dayanağının 10/07/2020 tarhili ihtarname hesap özeti ve kredi sözleşmesi olduğu, ödeme emrinin davalıya 16/07/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 21/07/2020 tarihinde borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 10/12/2020 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.

Davacı Banka ile dava dışı asıl borçlu şirket olan ... Yapı Mlzm.İnş.Nak.ve San.Tic. A.Ş. arasında 07/10/2016 tarihli, 250,000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'ın anılan sözleşmede 275.000,00 TL limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, kefalet sözleşmesinin kefalet tarihi, kefalet tutarı ve kefaletin müteselsil olduğu hususları kefilin el yazısı yazılarak akdedildiği ve kefalet tarihinde davalının şirket ortağı olduğu, kefaletin, kefalet tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olduğu dosya içeriğiyle sabittir.

Yine davacı Banka ile dava dışı asıl borçlu şirket olan ... Yapı Mlzm.İnş.Nak.ve San.Tic. A.Ş. arasında 22/04/2019 tarihli, 500,000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, dava dışı ...'ın anılan sözleşmede 550.000,00 TL limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı görülmüştür.

Davacı tarafından davalı ve dava dışı diğer borçlulara gönderilen ve toplam 501.314,76 TL nakdi borcun (3) gün içinde ödenmesi ihtarını içerir 22/08/2019 tarihli hesap kat ihtarnamesinin davalı şirketin sözleşmedeki adresi dışında başka bir adresine 26/08/2019 tarihinde bila tebliğ edildiği , davalı ...'a 24/08/2019 tarihinde tebliğ olunduğu dosya kapsamı ile sabit olduğu anlaşılmıştır.

Yargılama aşamasında alınan bankacı bilirkişi kök ve kök rapordaki görüşü tekrar eden ek raporunda, davacının takip tarihi itibarıyla davalı ...'tan 275.000,00 TL asıl, 29.765,36 TL işlemiş faiz, 1.488,27 TL BSMV olmak üzere toplam 306.253,63 TL alacağı bulunduğu tespit edilmiştir.

Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalının icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Tüm dosya kapsamı ,istinaf nedenleri ve yasal mevzuat değerlendirildiğinde; taraflar arasında davacı ile davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde davalı ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın kredi hesabını kat ederek alacağın tahsili için icra takibi başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Davalı vekilinin istinaf itirazları kapsamında uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalı kefil ...'a başvuru koşulunun oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır.

Davacı vekilinin istinaf itirazı davalı ... hakkında kurulan hükme yöneliktir.

Yukarıda açıklandığı üzere davacı ile davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde davalı ... müteselsil kefil sıfatıyla yer almaktadır.

6098 sayılı TBK'nun "müteselsilen kefalet" başlıklı 586/1. maddesinde alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması koşullarından birinin gerçekleşmiş olması öngörülmüştür.

Davacı bankanın kredi hesabını kat ettikten sonra davalı asıl borçlu şirkete ve müteselsil kefil davalıya tebliğden itibaren (3) gün süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarın davalı şirketin sözleşmede yer almayan adresine 26/08/2019 tarihinde bila tebliğ edildiği, davalı kefile ise 24/08/2019 tarihinde tebliğ olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmede asıl borçlu şirketin ve kefilin sözleşmede yer alan adresinin davacı banka tarafından yapılacak tebligatlarda esas alınacağı hususu düzenlendiği,

davaya konu genel kredi sözleşmelerinde asıl borçlu şirketin adresinin ''... '' olmasına rağmen, asıl borçlu şirketin kat ihtarında belirtilen ve ihtarnamenin tebliğe çıkartıldığı adresin ''... '' olduğu , bu bağlamda somut olayda sözleşmenin İİK'nun 68/b madde hükümlerinin asıl borçlu şirket yönünden uygulanma olanağı olmadığı anlaşılmıştır.,

Bu durumda mahkemece, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükmü ve İİK'nun 68/1. maddesi karşısında muacceliyet ve temerrütün oluşması için süre içeren bildirimin davalı asıl borçlu şirketin sözleşmedeki adresine tebliğe çıkarılması gerektiği, anılan adrese çıkarılan tebligat bila tebliğ olsa dahi bila tebliğ tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı, davalı asıl borçlu şirketin sözleşmedeki adresi dışında başka bir adrese çıkarılan hesap kat ihtarının bila tebliğ olmasının asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması sonucunu doğurmayacağı,

davalı asıl borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olduğuna ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığı, TBK'nun 586/1. maddesi uyarınca kefile başvuru koşullarının somut uyuşmalıkta oluşmadığı, bu bağlamda davalı kefile başvuru koşulları oluşmadığından Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulü yönünde hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, davalı kefilin bu yöndeki istinaf itirazının kabulüne, sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, davacı vekilinin istinaf itirazlarının da reddine karar vermek gerekmiştir.

Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilini istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davacının davasının kefil başvuru koşulları gerçekleşmediğinden reddine, davacının takipte haksız ve kötü niyetli olduğuna ilişkin delil olmadığından davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, 18/02/2022 gün ve 2019/5 Esas, 2022/1 Karar sayılı YİBK gereğince davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

B)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/03/2022 tarih ve 2020/621 Esas 2022/184 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

B)1-Davacının davasının REDDİNE,

2- Davacının takipte haksız ve kötü niyetli olduğuna ilişkin delil olmadığından davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına

3-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 5.297,94 TL harçtan mahsubu ile bakiye fazla alınan 4.682,54 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine,

6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13 maddesi uyarınca takdir ve tayin olunan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödemesine,

7-Dosya kapsamında bulunan bakiye gider avansının, HMK'nun 333. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 47/1 maddesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip davacı tarafa iadesine,

8-Dosya kapsamında bulunan bakiye delil avansının, HMK'nun 333. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 47/1 maddesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip davalı tarafa iadesine,

C)1-İstinafa başvuran davalı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf maktu karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalı tarafa iadesine,

2-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvuru giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/03/2025

Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1659, K. 2025/257, 14 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1659
Karar No
2025/257
Tarih
14 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1659 K.2025/521
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1661 K.2025/511
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1662 K.2025/254
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1664 K.2025/254
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1665 K.2025/494
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1665 K.2025/227

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.