İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1684 K.2023/1797

Taraflar arasındaki İİK'nın 308/b maddesi uyarınca alacak istemiyle açılan asıl dava ile itirazın iptali istemiyle açılan birleşen davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava şartı yokluğu sebebiyle asıl davanın usulden reddine,…

Esas2022/1684Karar2023/1797Tarih13 Aralık 2023Okuma10 dk · 1.927 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1684 E., 2023/1797 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Asıl Ve Birleşen Asıl Ve Birleşen Ankara 9.ATM'NİN 2020/246E. Sayılı Dosyasında

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
13 Aralık 2023
Dosya no
2022/1684
Karar no
2023/1797
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
16/03/2022
Numarası
2019/642 Esas -2022/194 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Dava
**** **** **** ****di Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak), **** **** **** ****di Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali
Dava tarihi
29/11/2019
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
11/01/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.927 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasındaki İİK'nın 308/b maddesi uyarınca alacak istemiyle açılan asıl dava ile itirazın iptali istemiyle açılan birleşen davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava şartı yokluğu sebebiyle asıl davanın usulden reddine, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

ASIL DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, Ankara 1.ATM'nin 2018/356E.

Sayılı dosyasında 04/10/2018 tarihinde davalı şirket hakkında 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiğini, 31/10/2019 tarihinde de konkordato projesinin tasdik edildiğini, komiserler kuruluna 3.788.697,43-TL nakdi kredi borcu ile 4.500.000,00-TL gayrınakdi teminat mektubu riski için alacak kaydı talebinde bulunduklarını, ancak komiserler kurulu tarafından bahse konu alacağın 3.051.478,36-TL ve 4.500.000,00-TL gayrınakdi kısmının kabul edildiği ve fazlaya ilişkin talebin ise;

mahkeme kararı olmadan kayda alınmayacağının kendilerine bildirildiğini beyanla müvekkili bankanın 04/10/2018 tarihi itibariyle davalıdan talep edebileceği halde kabul edilmeyen alacak miktarı olan 423.040,76-TL alacağın kabulüne, müvekkilinin rehinle temin edilmiş olan 1.932.622,00-TL'lik kısmına kesin mühlet tarihinden itibaren de faiz işlemeye devam edeceğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA

Ankara 9.ATM'nin birleşen 2020/246E. Sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesinde davacı banka vekili özetle; müvekkili banka ile davalı arasında Genel Nakdi ve Gayrınakdi kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının bu sözleşmelere karşı kullandığı kredileri ödemediğini ve Ankara 27.İcra Müdürlüğü'nün 2018/10852E. Sayılı takip dosyası ile takip yaptıklarını ancak davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, %20 oranında icra-inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının Ankara 1.ATM'nin 2018/356E. sayılı dava dosyasında tartışıldığını, bu nedenle işbu dava konusu taleplerin derdestlik arz ettiğini, davacının alacak konusu olarak ileri sürdüğü hususta konkordatonun tasdik edilmiş olması nedeni ile hukuki menfaatinin bulunmadığını, davacının talebinin değerlendirilmesinde İİK 294 v.d.m. gereğince tedbir kararlarının içerikleri ile bunların verildiği ve ilan tarihlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini, davacının talep ettiği faiz oranlarının yüksek olduğunu,

gerek tedbir kararının uygulanmakta olması gerekse de temerrüt hususunun gerçekleşmediğinin sabit olması karşısında faiz talebi yönünden kanuna ve hukuka uyarlık bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava konusu taleplerini Ankara 1.ATM'nin 2018/356E. Sayılı dosyasında da ileri sürmesi nedeni ile talebinde derdestlik bulunduğunu, ayrıca konkordato nedeniyle tedbir kararı verildiğini, bu nedenle temerrüt durumunun oluşmadığını ve herhangi bir borçtan da bahsedilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davada iddia, savunma, bilirkişi raporuna ve toplanan tüm delillere göre; taraflar arasındaki genel nakdi ve gayrınakdi kredi sözleşmeleri kapsamında İİK 308/b.m. kapsamında konkordato haricinde kalan ve kabul edilmeyen miktar nedeni ile alacağın istemiyle açılan asıl davada; dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulduğuna dair davacı tarafından anlaşmaya varılamadığına dair son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı,

bu durumda eda davası niteliğindeki ve genel hükümlere tabi İİK'nın 308/b maddesi uyarınca açılan davada dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, aynı kredi sözleşmeleri kapsamında düzenlenen menkul rehninin paraya çevrilmesine ilişkin icra takibine vâki itirazın iptali istemiyle açılan birleşen davada, birleşen dava konusu menkul rehinlerinin tesisine dayanak menkul rehin sözleşmeleri, birleşen dava konusu alacağın kaynaklandığı genel nakdi ve kredi sözleşmeleri kapsamında verilen herhangi bir rehni içermediğinden,

genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak sözkonusu menkul rehinlerinin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmasının ve takibe vâki davalı itirazının iptalinin talep edilmesinin açıkça hukuki dayanaktan yoksun olduğu, birleşen davada davalının kötüniyet tazminatı isteminin ise; davacının dava konusu icra takibinde kötüniyeti sabit olmadığından yerinde görülmediği gerekçesiyle itirazın iptali davasının reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; konkordato kapsamında kabul edilmeyen alacaklarla ilgili İİK'nın 308/b maddesi kapsamında açılan davaların arabuluculuğa tabi olmadığını, birleşen davaya konu takip konusu yapılan araçların kaydındaki rehin hakkının devam ettiğini, davacının imzaladığı sözleşmeler ile araçları doğmuş ve doğacak tüm borçları için rehnettiğini açıkça kabul ettiğini, rehinlerin sadece taşıt kredilerine özgülenmesi gerektiğine dair yasal bir dayanak bulunmadığını, ileri sürerek açıklanan bu ve re'sen gözetilecek nedenlerle asıl ve birleşen davada ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Asıl dava, İİK'nın 308/b maddesi gereği konkordato projesine dahil edilmeyen alacağın tahsili istemine, birleşen dava ise davalı şirkete kullandırılan kredi alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. Maddesi gereği iptali istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle asıl davanın usulden reddine, birleşen itirazın iptali davasının reddine karar verilmiştir.

Asıl dava, İİK'nın 308/b bendi gereği, konkordato projesine dahil edilmeyen, alacağı çekişmeli hale getirilen alacaklının maddi hukuk hükümlerine göre belirlenmesi amacıyla konkordatonun tasdiki kararının ilanı tarihinden itibaren 1 ay içinde açılan için bir eda davası niteliğindedir.

Diğer taraftan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 308 inci maddesi, “Davayı kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur.”; 309/2 nci maddesi, "Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir."; 311. maddesi, “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. ...” hükümlerini içermektedir.

Somut olayda, asıl davada ilk derece mahkemesince hüküm verildikten ve dosya istinaf incelemesi için Dairemize gönderildikten sonra davalı davalı şirket vekili Av. ... UYAP üzerinden elektronik imzalı olarak verdiği 09.02.2023 tarihli dilekçesinde; davacı ile yapılan mutabakat çerçevesinde asıl davayı kabul ettiklerini ve davacıdan vekalet ücreti ve masraf talep etmediklerini beyan etmiştir. Davalı vekilinin vekaletnamesinde davayı kabule yetkili olduğu görülmüştür. Şu halde İİK'nın 308/b bendi gereği açılan asıl davanın, niteliği itibariyle kamu düzeni ile ilgili bulunmadığı ve davada taraf olmayan kişilerin haklarını etkilemeye yönelik bir istek de içermediği anlaşılmaktadır.

Hemen belirtilmelidir ki, davadan önce zorunlu arabuluculuğa başvuru şartı dava şartı olsa da, yukarıda değinilen yasa hükümleri ile birlikte değerlendirildiğinde, zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartına nazaran kesin hükmün sonuçlarını doğuran davalının kabul beyanına üstünlük tanınması gerekmektedir.

Bu durumda asıl davada davalı vekilinin davayı kabul beyanı çerçevesinde davanın kabulüne, 423.040,76-TL alacağın kabulüne, davacının rehinle temin edilmiş olan 1.932.622,00-TL'lik kısmına kesin mühlet tarihinden itibaren de faiz işlemeye devam edeceğinin tespitine karar verilmiştir.

Asıl davada davacı vekili Av. ...'ün UYAP üzerinden göndermiş olduğu 11/01/2024 tarihli e-imzalı dilekçesinde davalı taraf ile varılan mutabakat kapsamında asıl davada da vekalet ücreti, yargılama gideri ve icra inkar tazminatı taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir. Bu durumda davacı vekilinin talebi gözetilerek asıl davada davacı yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmemiştir.

Yine, ilk derece mahkemesince davada hükmün verildiği 16.03.2022 tarihinden sonra birleşen itirazın iptali davasında davacı vekili Av. ... tarafından UYAP üzerinden verilen elektronik imzalı 14/02/2023 tarihli dilekçe ekinde sunulan davalı şirket vekilinin 19.01.2023 tarihli dilekçesi ile birleşen dava dosyasına konu Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2018/10852 Esas sayılı icra takip dosyasında itirazından feragat ettiğini, davanın konusuz kaldığını, yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı taleplerinin bulunmadığını bildirmiş,

davalı vekili de yine UYAP üzerinden verdiği 09/02/2023 tarihli dilekçesinde davacı ile yapılan mutabakat çerçevesinde birleşen davanın konusuz kaldığını, davacı ile yapılan mutabakat çerçevesinde asıl davayı kabul ettiklerini ve davacıdan vekalet ücreti ve masraf talep etmediklerini beyan etmiştir.

Birleşen İİK'nın 67. Maddesine göre, itirazın iptali davasının koşullarından biri, haciz yolu ile yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmasıdır. Somut olayda davacı banka vekili tarafından UYAP ortamımdan verilen elektronik imzalı 14/02/2023 tarihli dilekçe ekinde sunulan davalı şirket vekilinin 19.01.2023 tarihli dilekçesi ile dava konusu Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2018/10852 Esas sayılı icra takip dosyasında itirazlarından feragat ettiklerini bildirmiştir.

Şu halde artık dava konusu ilamsız icra takibine karşı yapılan geçerli bir itiraz kalmadığına göre, itirazın iptali davasının konusuz kaldığı gözetilerek konusuz kalan itirazın iptali davasında karar verilmesine yer olmadığına dair davanın esası hakkında yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

Ayrıca davacı vekili tarafından sunulan 14.02.2023 ve 11/01/2024 tarihli dilekçe ile ile karşı taraftan icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığına yönelik beyanları dikkate alınarak davacı yararına icra inkar tazminatına, yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.

Sonuç olarak yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 355. Maddesi gereği kamu düzenine aykırılık yönünden yapılan inceleme sonunda kabulü ile duruşma açılmasına gerek görülmeksizin ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davada verilen karar HMK'nın 353/1-b-2.

Maddesi gereği kaldırılarak asıl davada davalı vekilinin kabul beyanı çerçevesinde davanın kabulüne, 423.040,76-TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kabulüne, davacının rehinle temin edilmiş olan 1.932.622,00-TL'lik kısmına 04.10.2018 tarihli kesin mühlet tarihinden itibaren de faiz işlemeye devam edeceğinin tespitine, birleşen davada davalı şirket vekilinin dava konusu ilamsız icra takibine vaki itirazdan feragat edildiğine ilişkin söz konusu dilekçesi gözetilerek konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına dair asıl ve birleşen davada davanın esası hakkında yeniden aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

Asıl davada davalı vekilinin kabul beyanı çerçevesinde davada kabul edilen miktar üzerinden Harçlar Kanunu'nun 22. Maddesi gereği 2/3 nispi harç hesaplanmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 355. Maddesi gereği KABULÜNE,

2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce asıl ve birleşen dava dosyasında verilen 16.03.2022 tarihli ve 2022/194 Karar sayılı Kararının HMK'nın 353/1-b-2. Maddesi gereği KALDIRILMASINA,

B) i-ASIL DAVA YÖNÜNDEN :

1-Davalı şirket vekilinin kabul beyanı çerçevesinde davanın KABULÜNE, 423.040,76-TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının rehinle temin edilmiş olan 1.932.622,00-TL'lik kısmına kesin mühlet tarihi olan 04.10.2018 tarihinden itibaren %84 oranında temerrüt faizi işlemeye devam edeceğinin tespitine,

2-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. Maddesi gereği karar tarihinde yürürlükte bulunan ilgili Tarifesi hükümleri gereği alınması gereken 19.265,27 TL (28.897,91 TL'nin 2/3' ü) nispi karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 7.227,48 TL'nin mahsubu ile 12.037,79 TL bakiye harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yatırılan 7.227,48 TL nispi harç, 44,40 TL başvurma harcı, 6,40 TL vekalet harcı, 94,25 tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 7.328,13 TL yargılama giderinin davacı vekilinin talebi bulunmadığından davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

4-Yine davacı vekilinin talebi bulunmadığından davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5-HMK 333.m. gereğince artan gide avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,

ii-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN

1-İtirazın iptali davası konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

2-Davacı vekilinin talebi bulunmadığından davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,

3-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun karar tarihinde yürürlükte bulunan ilgili Tarifesi hükümleri gereği alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 21.872,36 TL ile icra takip dosyasında alınan 9.055,00 TL nispi karar ve ilam harcının toplamı 30.927,36 TL'den mahsubu ile fazla alınan 30.657,51 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

4-Davacı vekilinin talebi bulunmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Davacı vekilinin talebi bulunmadığından davacı yararına yargılama giderlerine hükmedilmesine yer olmadığına,

6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

7-HMK'nın 333. Maddesi gereği varsa kullanılmayan gider avansı, kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,

C)1-İstinafa başvuran davacı vekili tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf maktu karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

2-İstinaf yargılama giderleri 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı, 87,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 307,70 TL istinaf giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığıma,

Dosya üzerinde yapılan incelemede, HMK'nın 362/1-a. maddesine göre kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay'ın ilgili Dairesinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/12/2023

Başkan- Üye - Üye Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1684, K. 2023/1797, 13 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Asıl Dava
  4. Birleşen Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1684
Karar No
2023/1797
Tarih
13 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1691 K.2023/2004
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2022/1693 K.2023/2222
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/1693 K.2023/1725
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi E.2022/1699 K.2023/2805
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi E.2022/1700 K.2023/2806
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2022/1702 K.2023/3796

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.