KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/1922 E., 2025/436 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2025
- Esas no
- 2022/1922
- Karar no
- 2025/436
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/10/2022
- Numarası
- 2021/337 Esas 2022/766 Karar
- Dava
- Alacak (Şirket Hisse Devri Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/06/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 25/04/2025
Karar Metni
1.245 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... arasında davacının ortağı olduğu ... Eğitim Hiz. Ltd.
Şirketinin belirli bir miktar payının satışı konusunda anlaşma yapıldığını, davacı tarafından hisse devrine istinaden dava dilekçesinde belirttiği davalıya ait IBAN no'lu hesaba 100.000,00 TL havale yapıldığını, ancak davalının gerekli pay devri sözleşmesini tanzim etmekten kaçındığını, davacının ısrarlı talebi sonrasında taraflar arasında Ankara 33. Noterliği'ne ait 27/09/2019 tarih ve 13532 yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede taraflarca pay devir bedelinin bedelde muvazaa yapılarak 100.000,00 TL yerine 50.000,00 TL olarak gösterildiğini,
gerçek ödenen satış bedelinin banka havalesine konu miktar olup banka dekontu ile bu miktarın ispatlanabileceğini, hisse devri sonrasında davacının talebine rağmen hisse devrinin davalı devralan tarafından ticaret siciline tescil ve ilan ettirilmediğini, davalının uyuşmazlığa konu pay devri sözleşmesi kapsamında payını usulüne uygun şekilde devretmemesi ve genel kurul kararının yok hükmünde olması nedenleriyle fazlaya ilişkin her türlü hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10,00 TL'nin 22/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek orandaki ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu hisse devri nedeniyle ödenen bedel belli olduğundan işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığını, hisse devir bedeli yönünden davacının kendi muvazaasına dayanmasının mümkün olmadığını, davacının genel kurul iptali davasına ilişkin hak düşürücü süreyi geçirdiği için muvazaa iddiasında bulunarak genel kurul kararının iptalini talep ettiğini, açılan davada bu nedenle zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının mevcut olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; dava konusu limited şirket hisse devir bedelinin istirdadı talep edilmiş ise de; yukarıda ayrıntılı olarak yapılan açıklamalar ve tespitler çerçevesinde dava konusu hisse devrinin 6102 sayılı TTK 595/1-2 maddesine uygun olarak gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, bu durumda davacının hisse devir işleminin usulüne uygun olarak gerçekleşmediği yönündeki iddiasının yerinde olmadığı,
yine istirdat istemine dayanak olarak hisse devrinin onaylanmasına ilişkin genel kurul kararının yok hükmünde olduğu iddiasının da TTK 436 m. kapsamında değerlendirilemeyeceği, zira değinilen yasal düzenlemede pay sahibinin kendisi, eşi, alt ve üst soyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri veya hakimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamayacağının öngörüldüğü,
taraflar arasındaki hisse devrinin onaylanmasına ilişkin şirket genel kurul kararında şirketin diğer ortağı olan ...'ın da taraflar ile birlikte imzasının bulunduğu da dikkate alındığında kararın yok hükmünde olduğuna yönelik iddiaya hukuken itibar edilemeyeceği, bu itibarla da açıklanan gerekçelerle haklılığının kanıtlanamadığı anlaşılan davanın reddi gerektiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ve davalı ...'in ... Hizmetleri Ltd. Şti.'nin belirli bir miktar payının satışı konusunda anlaştıklarını, bahsi geçen anlaşmaya binaen davacının 13/03/2019 tarihinde davalının hesabına 100.000 TL göndermesine rağmen davalının gerekli pay devri sözleşmesini tanzim etmekten kaçındığını, davacının defalarca dile getirmesi neticesinde davalının 27/09/2019 tarihinde 250 payı Ankara 33. Noterliği nezdinde 13532 Yevmiye Numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile davacıya devrettiğini, devir bedelini muvazaalı olarak 50.000 TL şeklinde düşük gösterdiğini, iddia edilen hususların tamamının davalının dosya kapsamında mevcut banka kayıtlarıyla ispatlandığını,
Dava konusu pay devrine ilişkin alınan genel kurulda ortakların TTK madde 436 madde hükmüne aykırı oy kullandığını, bu nedenle alınan genel kurul kararının yok hükmünde olduğunu,
Davacının genel kurul toplantı ve müzakere karar defterini inceleyemediğini , şirketin finansal durumu hakkında bilgi sahibi olamadığını, ayrıca davalı tarafından ticari defterlerin dosyaya sunulmadığını ve Mahkemece dava dışı ... Hizmetleri Limited Şirketi'nin ticari defter asıllarını incelemeksizin karar verdiğini,
Sonuç olarak; davalı ...'in uyuşmazlığa konu Pay Devri Sözleşmesi kapsamında payını usulüne uygun şekilde devretmemesi ve genel kurul kararının yok hükmünde olması nedenleriyle açılmış olan işbu dava bakımından yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinafa cevap lahiyasında özetle; davacının istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; limited şirket hisse devir bedelinin hisse devrinin usulüne uygun olarak gerçekleşmediği ve bu konuda alınan genel kurul kararının yok hükmünde olduğu iddiasına dayalı olarak ödenen bedelin bir kısmının geri iadesi istemine ilişkindir. Dosya arasında yer alan Ankara 33. Noterliği'nin 27/09/2019 tarih, 13532 yevmiye numaralı limited şirket pay devir sözleşmesi incelendiğinde; davalının ... Eğitim Hiz. Ltd. Şirketindeki 250 adet payını 50.000,00 TL bedel karşılığında dosyamız davacısına devrettiği görülmüştür.
Mahkemece, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne 08/06/2022 tarihinde müzekkere yazılarak, davacıya ait 250 payın noter hisse devri ile davalıya devrinden sonra hisse devrinin kabulüne yönelik olarak yapılan bir genel kurul toplantısı mevcut ise, toplantı tutanak örneğinin ve ilan edilmiş ise, sicil gazetesi suretinin gönderilmesinin istenilmesi üzerine, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce verilen 09/06/2022 tarih, 70143 sayılı cevabi yazı ve ekleri incelendiğinde.
09/10/2019 tarih, 2 sayılı genel kurul kararı ile şirket ortaklarından ...'in 500 adet hissesinden 250 adet hisseye karşılık 50.000,00 TL'sini davacı ...'e devrine muvafakat edildiği ve bu kararın şirketin diğer ortakları olan davalı ... ve ... tarafından imza altına alındığı, ayrıca pay devrinin pay defterine de işlendiği, ilgili pay devrinin tescili için Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne 12/12/2019 tarihinde müracaat edildiği ancak evraklarda eksiklik bulunması nedeniyle Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce 13/12/2019 tarihinde tescil ve ilan işleminin reddine karar verildiği görülmüştür.
Bu bağlamda somut olay irdelendiğinde; 6102 sayılı TTK'nın 595. maddesine uygun düşecek şekilde, davacı ile davalının şirket hisse devri konusunda anlaştıkları, pay devrinin Ankara 33. Noterliği'nin 11/08/2021 tarih, 7769 yevmiye numaralı işlemi ile noterde gerçekleştirildiği, genel kurulda da buna ilişkin karar alındığı, bu itibarla pay devrinin tescile gerek olmaksızın geçerlilik kazandığı görülmüştür.
6100 sayılı TTK'nun 436 maddesi uyarınca; Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz. Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.
Davaya konu genel kurulda şirket pay devri onaylanmış olup, TTK'nun 436 maddesi uyarınca pay sahibinin kendisi, eşi, alt ve üst soyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri veya hakimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamayacağının öngörüldüğü bu bağlamda TTK 436 madde hükmünün somut olaya uygulanma imkanının bulunmadığı anlaşılmakla, davacının istinaf itirazlarının dinlenemeyeceği anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1922, K. 2025/436, 25 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama