KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1933 E., 2023/1693 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2023
- Dosya no
- 2022/1933
- Karar no
- 2023/1693
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/07/2020
- Numarası
- 2020/113 Esas 2020/330 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 18/04/2016
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 01/12/2023
Karar Metni
771 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptaline ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; trafik kazası tespit tutanağına göre, ... plakalı aracın seyir halindeyken ASKİ'ye ait rögar kapağı üzerinde bulunan betonarme boruya çarpması sonucu sigortalı aracın ön tarafına çarparak hasara uğrattığını, davalı tarafın rögar kapağının konulmasında ve sabitlenmesinde gerekli özenin gösterilmemesi sebebiyle maddi hasar yönünden ihmal ve sorumluluğu bulunduğunu davacı sigorta şirketinin anlaşmalı servisince düzenlenen kesin ekspertiz raporu sonucunda,
davalı aleyhine 5.370,00 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını ancak haksız itiraz üzerine takibin durduğunu iddia ederek Ankara 17.İcra Müdürlüğünün 2016/24 Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin devamına, % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; olay ile idare arasında illiyet bağının olmadığını, idarenin yol bakım onarımı konusunda sorumlu olmadığını, rögar kapağı üzerinde yer alan beton borunun davalı idareye ait olduğuna dair bir delil bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı vekilince açılan dava ile, dava dışı sigortalı aracın davalının sorumluluğunda bulunan rögar kapağı üzerinde beton boruya çarpması neticesinde onarım, değişim ve işçilik işleri toplamı olarak 5.384,95 TL'nin ödendiği bu bedelden davalının sorumlu olduğu ileri sürülerek eldeki davanın açıldığı anlaşılmakta ise de.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 v.d maddelerinde haksız fiil kurumu düzenlenmiş olup, TBK 49.maddesinde kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür düzenlemesinin yer aldığı, belirtilen tanım dikkate alındığında, kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurlarının ise fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılık olduğu, buna göre haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunmasının gerekli olduğu, tüm dosya kapsamı ile,
görevsiz mahkemece aldırılan bilirkişi raporu da dikkate alındığında dava konusu olay ile davalının eylemleri arasındaki uygun illiyet bağının bulunduğunun kanıtlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince HMK'da belirlenen yargılamanın aşamalarına ilişkin usullere uymadığını, bilirkişi raporunun eksik inceleme ile düzenlendiğini, dava konusu kazanın davalıya ait rögar kapağının üzerindeki betonarme boruya çarpması sonucu meydana gelmiş olup rögar kapağının konulmasında, sabitlenmesinde, muhafazasında ve denetiminnde yetkili ve sorumlunun davalı kurum olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına ödediği bedelin TTK.nun 1472.maddesi gereğince rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Ankara Ankara 17.İcra Müdürlüğünün 2016/24 Esas sayılı dosyası, ekspertiz raporu, kaza yeri krokisi, faturalar, sigorta poliçesi, bilirkişi raporu vs deliller dosya arasında mevcuttur.
Dosya kapsamından, 27/02/2015 tarihinde sigortalı aracın davalıya ait rögar kapağının olduğu bölgede yapılan yol çalışması sırasında rögar kapağının üzerine bırakılan betonarme boruya çarpması suretiyle dava konusu kazanın meydana geldiği, dosyada kaza sırasında söz konusu yerde yol yapım çalışmalarının davalı tarafından yapıldığına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, eldeki davanın ilk olarak 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/203 Esas 2017/236 Karar sayılı dosyasında açıldığı, asliye hukuk mahkemesince HMK'da belirtilen yargılama safahatine ilişkin tüm usullerin yerine getirilmesi akabinde görevsizlik kararı verildiği, davacı vekilinin görevsiz mahkemedeki tüm safahatlerde duruşmalara katıldığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1933, K. 2023/1693, 1 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama