KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/252 E., 2024/594 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Davacı Vekilleri Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2022/252
- Karar no
- 2024/594
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/11/2019
- Numarası
- 2018/132 Esas 2019/909 Karar
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 19/02/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 02/05/2024
Karar Metni
1.387 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı arasında bir protokol akdedildiğini, anılan protokol hükümleri doğrultusunda ...'te müvekkili banka nezdinde hesap açtırmak üzere müşterilerinin ... Bankası ... Şubesine gitmek suretiyle hesaplarında tasarrufta bulunabildiğini, ...’te işlem yapmak isteyen müşterilerin talebinin müvekkili bankaya ... ...
Şubesi tarafından iletildiğini, hesap müsaitse işlemin yapılabileceğinin bildirildiğini, müşteri ile doğrudan temas halinde olan ve talebi alıp yerine getirenin bizzat davalı banka şubesi olduğunu, 10.03.2006 tarihinde dava dışı ...hesabını kapatmak istediğinin kendilerine bildirildiğini, 100.940,00 TL'nin ödenmesi onayının verildiğini, ödemenin davalı banka tarafından yapıldığını, ...hesabındaki tutarın kendisi tarafından çekilmediği gerekçesiyle açtığı davanın ...
1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/341 esas sayılı kararı ile kısmen kabul edildiğini, söz konusu tutarın davalı banka çalışanın usulsüz ve sahte işlemleri ile çekildiğini, bu nedenle ... Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucu ceza aldığının tespit edildiğini iddia ederek ...'e ödenen 134.011,37 TL ile 7.141,23 TL harç tutarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; etki, görev, zamanaşımı, hukuki yarar ve HMK 116. Maddesinde yer alan tüm ilk itirazlarını sunduklarını, görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu ayrıca ... ile ... arasındaki para alış verişinin şahsi bir borç alacak ilişkisi olduğu ortada iken müvekkili bankanın kusurlu olduğu kanaatine varılmasının mümkün olmadığını, davacı bankanın işlemleri nedeni ile ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/341 E. sayılı dosyasından kusursuz sorumluluk atfedilerek adı geçen icra dosyasında müştereken ve müteselsilen ödeme yapmak durumunda kalan müvekkili bankadan davacı bankanın ödemiş olduğu bedelin iadesini istemesinin Borçlar Kanununda yer alan “müteselsil sorumlulukta iç ilişki” olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı banka ile davalı arasında 10.03.1998 tarihinde düzenlenen protokol ile davacı bankanın şubesinin bulunmadığı ...'te davacı banka nezdinde hesap açtırmak ve davacı banka nezdindeki hesaplarında işlem yapmak isteyen müşteriler için ... Bankası ... Şubesi'ne gitmek suretiyle hesaplarında tasarruf yapmak üzere anlaşma yapıldığı, dava dışı ...'in ... bankasındaki hesabından davalı ... ... ... Şubesi aracılığıyla tasarruf ettiği, ... ... ...
Şubesi çalışanı ...'nin ...'e ait parayı zimmete geçirdiğinin ... Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama sonrası mahkemenin 2007/623 esas 2010/32 sayılı kararı ile tespit edildiği, söz konusu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, yine dava dışı ...'in ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/341 esasında açtığı davada davalı ...'ın kendi elemanın gerçekleştirdiği zimmet suçundan dolayı BK'nun 55. Maddesi gereğince kusursuz olarak sorumlu olduğu, yine ... bankasının da hesap sahibi olarak sorumlu olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne 100.000,00 TL alacağın ve 50.845,84 TL yoksun kalınan kar payının davalılardan alınarak ...'e ödenmesine karar verildiği,
kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmakla dava dışı hesap sahibine ödeme yapılmasına sebebiyet veren ve zararın oluşmasına neden olan davalı banka personelinin kusurlu olduğu bu nedenle oluşan zarara davalının katlanması gerektiği, davacı banka tarafından dava dışı ...'e ... İcra Müdürlüğü'nün 2014/6012 esas sayılı dosyasında 12.05.2015 tarihinde ödenen 134.011,37 TL ile davacı tarafından ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/341 esas 2014/380 karar sayılı ilamı ile davacı tarafından 26.12.2018 tarihinde harç olarak ödenen ve belgelendirilen 7.141,23 TL olmak üzere toplam 141.152,60 TL'yi davacının davalıdan isteyebileceği gerekçeleriyle davanın kabulüne,134.011,37 TL alacak ile 7.141,23 TL harç bedeli olmak üzere toplam 141.152,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında imzalanan 10/03/1998 tarihli protokol hükümleri gereğince müvekkiline atfedilebilecek kusur bulunmadığını, dava konusu zarara davacının katlanması gerektiğini mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece protokol hükümlerinin yeterince değerlendirilmediğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, taraflar arasındaki protokol kapsamında davacı banka müşterisinin davalı banka şubesinde yapılan usulsüz işlemler nedeniyle müşteriye ödenen miktarın protokol hükümleri gereğince davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
... Ağır Ceza Mahkemesinin 10/02/2010 tarih 2007/263 Esas 2010/32 Karar sayılı kararının incelenmesinde; dava dışı ...'in katılan olarak yer aldığı, davalı banka çalışanlarının ...'in hesabında bulunan 100.000 TL'yi zimmetlerine geçirdikleri gerekçesiyle cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12/12/2012 tarih 2010/14594 Esas 2012/30985 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17.04.2014 tarih ve 2010/341 esas 2014/380 karar sayılı kararın incelenmesinde, davacının ..., davalıların ... ve ... Bankası A.Ş. olduğu, davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11.03.2015 tarih ve 2014/17307 esas 2015/3368 sayılı kararı ile onandığı, yine aynı dairenin 18.02.2016 tarih ve 2015/7931 esas 2016/1688 sayılı kararı ile karar düzeltme talebinin reddedildiği görülmüştür.
... İcra Müdürlüğü'nün 2014/6012 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dava dışı ... tarafından 18/06/2014 tarihinde davalı ... ve davacı ... Bankası A.Ş. aleyhine 150.845,84 TL asıl alacak, 56.461,80 TL işlemiş faiz, 14.250,70 TL ilam vekalet ücreti, 217,86 TL işlemiş faiz, 3.426,20 TL yargılama gideri ve 52,38 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 225.254,78 TL'nin tahsili için ilamlı icra takibi başlatıldığı, borcun ödenerek infaz edildiği anlaşılmıştır.
10.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/263 esas 2010/32 karar sayılı ve ...
1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/341 Esas, 2014/380 Karar sayılı ilamlarından tespit edildiği üzere, davacı bankada hesap sahibi bulunan dava dışı ...mağdur olduğu zimmet suçunun faili davalı banka çalışanı olup, davacı bankanın hesabındaki para, davalı bankalar arasındaki anlaşma gereği diğer davalı ... ... aracılığıyla kullandırılmakta iken gerçekleşen zimmet olayı ile zararın oluşmasına dava dışı hesap sahibine ödeme yapılmasına sebebiyet veren davalı banka personeli olduğu, taraflar arasındaki protokolün dosyaya kazandırılması hususunda takdiri Sayın Mahkemeye ait olmakla zararın oluşmasında davalı banka personelinin kusurlu olduğu,
taraflar arasındaki iç ilişkiye göre zarara davalının katlanması gerektiği kanaat edilmesi halinde talep edilebilecek tutarın 7.141,23 TL’nin davacı tarafça ödendiğine dair dekont sunulması halinde 141.152,60 TL olduğu bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı banka ile davalı arasında 10.03.1998 tarihinde düzenlenen protokol ile davacı bankanın şubesinin bulunmadığı ...'te davacı banka nezdinde hesap açtırmak ve davacı banka nezdindeki hesaplarında işlem yapmak isteyen müşteriler için ... Bankası ... Şubesi'ne gitmek suretiyle hesaplarında tasarruf yapmak üzere anlaşma yapıldığı, dava dışı ...'in ... bankasındaki hesabından davalı ... Şubesi aracılığıyla tasarruf ettiği, ...
Şubesi çalışanı ...'nin ...'e ait parayı zimmete geçirdiğinin ... Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama sonrası mahkemenin 2007/623 esas 2010/32 sayılı kararı ile tespit edildiği, söz konusu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, yine dava dışı ...'in ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/341 esasında açtığı davada davalı ...'ın kendi elemanın gerçekleştirdiği zimmet suçundan dolayı BK'nun 55. Maddesi gereğince kusursuz olarak sorumlu olduğu, yine ... bankasının da hesap sahibi olarak sorumlu olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne 100.000,00 TL alacağın ve 50.845,84 TL yoksun kalınan kar payının davalılardan alınarak ...'e ödenmesine karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmakla dava dışı hesap sahibine ödeme yapılmasına sebebiyet veren ve zararın oluşmasına neden olan davalı banka personelinin kusurlu olduğu,
bu nedenle oluşan zarara davalının katlanması ve davacı banka tarafından dava dışı ...'e ... İcra Müdürlüğü'nün 2014/6012 esas sayılı dosyasında 12.05.2015 tarihinde ödenen 134.011,37 TL ile davacı tarafından ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/341 esas 2014/380 karar sayılı ilamı ile davacı tarafından 26.12.2018 tarihinde harç olarak ödenen ve belgelendirilen 7.141,23 TL olmak üzere toplam 141.152,60 TL'nin davacı tarafından davalıdan istenebileceği, taraflar arasındaki ilişkinin 10/03/1998 tarihli protokolden kaynaklanmakta olup dava konusu ödemenin dava dışı ...'e 12/05/2015 tarihinde yapılmış olması karşısında dava tarihi itibariyle 10 yıllık sözleşme zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/252, K. 2024/594, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama