KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2024
- Esas no
- 2022/255 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2024/410 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR.... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/12/2021
- Esas no
- 2020/15 E 2021/669 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 24/04/2024
Karar Metni
993 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin zamanaşımna uğramış bonolardan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2019/12787 E. Sayılı dosyası ile davalılar aleyhine icra takibi yaptığını, davalıların haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalılar cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, bonolarda davalı şirketin keşideci olup diğer davalının aval veren konumunda olduğu, TTK 732. maddesi uyarınca yazılı senedin aksinin yazılı delille ispatının gerektiği, TTK 732. madde uyarınca vadesi geçmiş bono için sebepsiz zenginleşmenin gerçekleşmiş olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı ... vekili tarafından; Zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden mahkemece re’sen inceleme yapılması gerekirken bu yönde inceleme yapılmadığı, dava konusu bonoların zamanaşımına uğradığı, davacının iddialarının ispatına yönelik dosya kapsamında bir delil olmadığının gözetilmediği, faiz alacağının hatalı hesaplandığı, davalı yanın kötüniyetli olduğu bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık zamanaşımına uğramış bono nedeniyle davalıların borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, zamanaşımına uğramış bonodan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe kısmen itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2019/12787 esas sayılı dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından davalılar aleyhine 28/02/2015, 31/05/2015, 31/07/2015, 31/08/2015, 30/09/2015, 31/10/2015 vade tarihli bonolara istinaden ilamsız takip yoluyla 25/09/2019 tarihinde icra takibi yapıldığı, davalı şirket adına ödeme emrinin tebliğine dair çıkarılan tebligatın 10/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, diğer davalı ... için çıkarılan tebligatın iade edildiği, davalılar vekili tarafından 22/11/2019 tarihinde itiraz edildiği,
davalılardan sadece ... yönünden durma/devam kararının tebligat dönüşü beklendikten sonra karar verilmesine diğer davalı şirket yönünden süresinden sonra itiraz edilmesi nedeniyle takibin devamına karar verildiği, davalı ... yönünden süresinde takibe itiraz edildiği, itirazın ve iş bu itirazın iptali davasının davalı ... yönünden süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Ancak davalı şirket yönünden ödeme emrinin tebliğine rağmen 7 gün içinde itiraz edilmediğinden takip kesinleşmiştir. İtirazın iptali davasının koşullarından biri borçlunun, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde borca itiraz ederek takibin durmasını sağlamasıdır. Takip kesinleştikten sonra itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Bu durumda somut olayda, itirazın iptali davasının koşulları gerçekleşmemiştir.
Zira kesinleşmiş icra takibine karşı itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar, HMK'nun 114. maddesinde dava şartlarında sayılmıştır. Dava şartları, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir(HMK'nun 115/1 md.). Dava şartları aleyhine bozma yasağının istisnalarındandır.
Bu durumda mahkemece davalı şirket yönünden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir (Yargıtay 19. HD.' nin 01/03/2016 tarih 2015/10027 E. 2016/3527 K. Sayılı kararı da aynı yöndedir).
Takibe dayanak bono fotokopilerinin incelenmesinden 28/02/2015, 31/05/2015, 31/07/2015, 31/08/2015, 30/09/2015, 31/10/2015 vade tarihli her biri 07/05/2013 tanzim tarihli her biri 5.000,00 TL bedelli bonolar oldukları bonolar üzerinde davalı şirket 2 şer adet ... kaşesi ile imza olduğu anlaşılmıştır.
Dava, davacı alacaklı tarafından davalı-borçlular aleyhine 6 adet zamanaşımına uğramış bonoya dayalı olarak ilamsız takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Mahkemece davacı tarafından takip dayanağı yapılan 6 adet zamanaşımına uğramış bonodan dolayı davanın kabulüne karar verilmiş ve bu karar davalı ... tarafından istinaf edilmiştir.
Takip dayanağı bonoların incelenmesinden davalı ...’ın ismi yer almadığı, ancak davalı şirketin de yetkilisi olduğu, bono üzerinde iki imzanın bulunduğu, bu kapsamda davalı ...’ın avalist olarak kabul edilmesi gerektiği, takibe dayanak bonolar zamanaşımına uğramış olup, zamanaşımı süresinin dolması ile avalistin sorumluluğunun kalmayacağı, avaliste karşı temel ilişkiye dayalı talepte bulunulması mümkün olmadığından mahkemece bu davalıya karşı açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, davacının takipte haksız ise de kötüniyetli olmadığından kötüniyet tazminatı şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan bu nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/255, K. 2024/410, 15 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama