KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/35 E., 2023/1819 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- Dosya no
- 2022/35
- Karar no
- 2023/1819
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/09/2021
- Numarası
- 2020/337 Esas 2021/543 Karar
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Alacak - Tespit
- Dava tarihi
- 23/07/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 09/01/2024
Karar Metni
1.604 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki alacak ve tespit istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında konkordato talepli dava açıldığını, davalı tarafından müvekkilinin bildirdiği alacakların 573.267,24 TL nakit alacağın kabul edildiğini, 984.417,72 TL'lik alacağın ise reddedildiğini belirterek 984.417,72 TL alacağın kabulüne, alacağın konkordato koşullarına göre, konkordato yürürlükten kalktığı taktirde ise tam olarak tahsiline, banka alacağının rehinle temin edilmiş olması nedeniyle kesin mühlet tarihinden itibaren de faiz işlemeye devam edeceğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağın faiz işlemesinin duracağını, müvekkilinin davacı bankada herhangi bir teminatı bulunmadığını, faiz alacağından bahsedilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı bankanın alacağının konkordatoya tabi olduğu, geçici mühlet tarihi itibariyle bankanın mevcut olan alacağını talep edebileceği, mühlet tarihinden sonra alacağa faiz işlemeyeceği, verilen rehin ve ipoteklerin 3. kişiler tarafından verilmesi nedeniyle alacağın rehinle teminat altına alınan alacak kapsamında olmadığı, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan geçici mühlet tarihi itibariyle toplam nakdi alacağının 1.078.885,75 TL, gayri nakdi alacağının 20.450,00 TL olduğunun tespit edildiği,
konkordato davasının görüldüğü mahkemece kabul edilen 573.267,24 TL nakdi alacak mahsup edilerek dava açıldığından, geçici mühlet tarihi itibariyle bankanın tespit edilen 1.078.885,75 TL'den davacı bankanın mahsup ettiği miktar mahsup edildiğinde bankanın konkordatoya tabi nakdi alacağının 505.618,51 TL kaldığı,
gayri nakdi alacağının 20.450,00 TL miktar üzerinden kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacının alacağı borçlunun malları ile rehinle teminat altına alınmadığından kesin mühlet tarihinden itibaren faiz işlemeye devam edeceğinin tespitine ilişkin talebin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Ankara 3. ATM'nin 2018/691 Esas sayılı dosyasında tasdikine karar verilen konkordatoya tabi olan 505.618,51 TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 20.450,00 TL gayri nakdi alacağın davacı banka adına faizsiz bir hesapta depo edilmesine,
kesin mühlet tarihinden itibaren faiz işlemeye devam edeceğinin tespitine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın tahsilini teminen menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takiplerin derdest olduğunu, İİK'nun 294/3. maddesinin tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur hükmünü içerdiğini, müvekkilinin alacaklarının teminatında iki adet araç ile bir adet taşınmaz bulunduğunu, alacaklarına faiz işlemeye devam etmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; alacağın eksik kaydedilmesi ile tasdik edilen konkordato nedeniyle eksik kaydedilen alacağın tahsili, kesin mühlet tarihinden itibaren alacağa faiz işlediğinin tespiti istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Hesap kat ihtarı, genel kredi sözleşmesi suretleri, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/691 Esas 2020/185 Karar sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 28/05/2021 tarihli rapor, ipotek resmi senedi dosya içerisinde yer almaktadır.
Davacı ile davalı arasında 22/06/2018 tarihli 2.000.000,00 TL limitli 21/05/2015 tarihli 200.000,00 TL limitli, 02/09/2015 tarihli 90.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalanmıştır.
Dava dışı ... ... Ltd. Şti. ile davacı arasında akdedilen 29/12/2016 tarihli 300.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinde davalı müteselsil kefil olarak yer almakta olup, kefaletin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerinde yer alan şekil koşullarına uygun olduğu görülmüştür.
Davacı tarafından kredi hesabı kat edilerek 21/01/2019 tarihli hesap kat ihtarnamesi davalı ve diğer borçlulara gönderilmek suretiyle toplam 578.835,57 TL nakit, 11.200,00 TL gayri nakit alacağın 7 gün içinde ödenmesi/depo edilmesi talep edilmiştir.
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/691 Esas sayılı dosyasında davalı tarafından konkordato talebiyle açılan davada davacının alacak talebinin komiserler kurulunca reddedilmesi üzerine davacı tarafından anılan karara itiraz edilerek 14/02/2020 tarihi itibarıyla davalıdan asaleten 1.319.530,62 TL nakdi, 11.825,00 TL gayri nakdi alacağı bulunduğunu, kefaleten ise 217.704,34 TL nakdi, 8.625,00 TL gayri nakdi alacağı bulunduğunu bildirmiştir.
Anılan itiraz üzerine Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/691 Esas sayılı dosyasında 27/02/2020 tarihli ara karar ile davacının 573.267,24 TL nakdi alacağın hesaba katılmasına karar verilmiştir.
İpotek resmi senedi incelendiğinde, dava dışı ...'nün taşınmazında davacı banka lehine 28/07/2015 tarihinde davalı şirketin doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 150.000,00 TL limit ile ipotek tesis edildiği görülmüştür.
Yargılama aşamasında davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde davalı şirketin davacı bankada herhangi bir teminatının bulunmadığını bildirmiştir.
Banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile alınan bilirkişi raporunda, geçici mühlet tarihi itibarıyla davacının davalıdan asaleten 973.095,95 TL nakit, 11.825,00 TL gayri nakit, kefaleten 105.889,80 TL nakit, 8.625,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu, tespit edilen alacaktan 573.267,24 TL'nin konkordato davasının görüldüğü mahkeme tarafından kabul edildiği tespit edilmiştir.
Davacı yan taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında davalıdan asaleten ve kefaletin alacaklı olduğunu, davalının konkordato tasdik kararında alacağının eksik olarak yer aldığını, alacağa kesin mühlet tarihinden itibaren faiz işlemeye devam edeceğini iddia etmiş, davalı yan ise davacı bankada herhangi bir teminatının bulunmadığını, konkordato tasdik kararında yer alan borç dışında davacıya başka bir borcun bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne, Ankara 3. ATM'nin 2018/691 Esas sayılı dosyasında tasdikine karar verilen konkordatoya tabi olan 505.618,51 TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 20.450,00 TL gayri nakdi alacağın davacı banka adına faizsiz bir hesapta depo edilmesine, kesin mühlet tarihinden itibaren faiz işlemeye devam edeceğinin tespitine karar verilmiştir.
Taraflar arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, kredinin ödenmediği iddiasıyla davacının kredi hesabını kat ettiği, davalının konkordato tasdik kararında 573.267,24 TL nakit alacağının yer aldığı, davalının doğrudan mülkiyeti kendisine ait taşınır ve taşınmaz mal varlığı üzerinde davacı banka lehine tesis edilen bir teminat bulunmadığı, ipoteğin ve menkul rehinlerinin üçüncü kişilerin taşınır ve taşınmaz malları üzerinde tesis edildiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davacının konkordato tasdik karar tarihi itibarıyla genel kredi sözleşmesileri kapsamında konkordato tasdik kararında yer alan alacak dışında davalıdan asaleten ve kefaleten başka bir kredi alacağı bulunup bulunmadığı, çekişmeli alacak var ise miktarı, geçici mühlet tarihinden sonra davacı alacağına faiz işletilip işletilemeyeceği, davacının alacağının rehin veya ipotek ile teminat altına alınıp alınmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, açılan dava, çekişmeli alacaklar hakkında dava başlıklı İİK'nun 308/b maddesi kapsamında alacağı itiraza uğramış olan davacı alacaklı tarafından açılan dava niteliğindedir. Davacı yan, dava dilekçesinde konkordato tasdik karar tarihi itibarıyla kararda yer alan alacak dışında başka nakit ve gayri nakit alacağı bulunduğunu, kesin mühlet tarihinden itibaren alacağa faiz işlemesi gerektiğini ileri sürerek işbu alacak ve tespit davasını açmıştır.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu, banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılarak hazırlanmış olup, geçici mühlet tarihi itibarıyla davacının davalıdan asaleten ve kefaleten alacaklı olduğu nakit ve gayri nakit alacak miktarları tespit edilmiştir. Alınan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir.
Öte yandan, davalı vekilinin cevap dilekçesinden de açıkça anlaşılacağı üzere davalının mülkiyetinde bulunan taşınır ve taşınmaz malları üzerinde davacı banka lehine tesis edilen herhangi bir teminatı bulunmamaktadır. Davacı banka lehine tesis edilen ipotek ve menkul rehni üçüncü kişilerin taşınmaz ve taşınır malları üzerinde tesis edilmiştir.
Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları başlıklı İİK'nun 294. maddesi "1-Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.
2-206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir. 3-Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur. 4-Takas bu Kanunun 200 ve 201 inci maddelerine tâbidir.
Bu maddelerin uygulanmasında geçici mühletin ilânı tarihi esas alınır", İİK'nun 288/1. maddesi "Geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur." hükmünü içermektedir.
Anılan hükümlerden açıkça anlaşılacağı üzere rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesi duracaktır. Somut olayda, davalının mülkiyeti kendisine ait taşınır ve taşınmaz malı üzerinde davacı lehine tesis edilen bir rehin bulunmamaktadır. Diğer bir anlatımla, davacı lehine verilen rehin ve ipotekler üçüncü kişi tarafından verilmesi nedeniyle davacı alacağının rehinle teminat altına alınan alacak kapsamında olduğu söylenemeyecektir.
Hal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rehin ve ipoteklerin üçüncü kişiler tarafından verildiği, davacı alacağının rehinle teminat altına alınan alacak kapsamında bulunmadığı, geçici mühlet tarihi itibarıyla davacı bankanın alacağına faiz işlemeyeceği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin alacağa ilişkin davanın kısmen kabulüne, tespit talebinin reddine yönelik kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/35, K. 2023/1819, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama