KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/752 E., 2024/1357 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Vekilleri Davalılar
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/752
- Karar no
- 2024/1357
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/01/2022
- Numarası
- 2021/169 Esas 2022/21 Karar
- Davacı
- —
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/03/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 12/12/2024
Karar Metni
4.348 kelime·22 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerden dolayı kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 28.10.2020 tarihli "Hisse Alım Sözleşmesi" ve "Hissedarlık Sözleşmesi" sözleşmeleri yapıldığını, buna göre davalılardan ...'in şirketlerdeki hisselerinin tamamı ile diğer davalı ...' in hisselerinin % 40 'ının davacıya devri hususunda mutabık kaldıklarını, yapılan görüşmeler sonucunda, kendi uhdelerinde olan yükümlülüklerini ifa etmelerine rağmen davalıların devre ilişkin işlemleri ikmal etmediklerini, sonuç olarak taraflar arasında akdedilen "Hisse Alım Sözleşmesi" ve "Hissedarlık Sözleşmesi"nin davalıların temerrüdü sonucu hükümsüz kaldığını, bu durum karşısında TBK'un 125/3 maddesi kapsamında sözleşmeden dönme nedeni ile ... Kurumsal Finansman
Danışmanlık A.Ş’ye fatura karşılığı ödenen 582.562,80 TL, ... Bankası
(...)’na fatura karşılığı ödenen 17.473,36 TL, ...-... Bağımsız Denetim ve Yeminli
Mali Müşavirlik AŞ’ye fatura karşılığı ödenen 18.880,00 TL, davacı şirket yetkililerinin davalıların teklife konu şirketlerini inceleme amaçlı olarak Ankara’ya yapılan seyahat ve konaklama masrafları olan
40.941,32 TL, bu nedenlerle uğranılan toplam 659.857,48 TL menfi zararlarının bulunduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı tutularak şimdilik 659.857,48-TL'nin, 15/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların, ortağı oldukları ... Makina Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ... Elektrik Elektronik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile ...
Kauçuk Plastik Kalıp Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi'ni büyütmek üzere çeşitli çalışmalar yaptıklarını, bu amacın gerçekleşmesinde şirkete yeni sermaye girişinin sağlanmasının tercih edildiğini, neticede, hisse devri yolu ile şirketlere yeni ortak alınması hususunu benimsediklerini, bu hususta tarafların mutabık kaldığını, dava konusu şirketlerin piyasa değerinin 28.000.000 USD civarında olmasına rağmen güncel borç miktarının azaltılarak faaliyet alanında büyük aktörlerden biri olmak istendiğinden, davacı ile yapılan görüşmelerde şirketlerin rayiç değerinin 20.000.000 USD olarak kabul edildiğini, bu miktar esas alınarak,
şirketlerdeki pay satışının görüşülmesine başlandığını, davacı müvekkilden kaynaklanan sorunlar sebebiyle bu görüşmelerin bir türlü neticelendirilemediğini, davacının ilk teklif tarihinin geçerlilik süresi olan 15.08.2020 tarihine kadar mali incelemeleri bitirememeleri ve şirketin devir bedeli olan ve borç ödemesinde kullanılacak olan 10.000.000 USD'lik miktarın ödeneceğini taahüt etmeleri karşısında teklif süresinin yeniden uzatıldığını, satışa konu paylara karşılık gelen 14.000.000 USD'nin, 10.000.000 USD'lik kesiminin biriken şirket borçlarının ödenmesinde kullanılacağını,
pay devri ile birlikte eş zamanlı olarak şirket kasasına girmesinin sağlanacağı, bakiyesi olan 4.000.000 USD'nin da pay devri yapacak ortaklara nakit olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, pay devrine konu şirketlerdeki yönetici ve şoför görevlendirmelerinin Kasım 2020 tarihinde sonlandırıldığını, davacının kendi elemanları ve CEO'ya tahsis edilmek üzere davacı tarafından satın alınan ... plakalı ... marka araç kaydını 09.11.2020 tarihinde geri aldığını, pay devrinin gerçekleştirilmemesinde davacının kusurlu olduğunu, davacının davalıları yanıltmaya çalıştığını,
pay devrine konu şirketleri mutabık kalınan bedelin çok altında bir miktarla ele geçirmeye yöneldiğini, ahde vefa kurallarına uygun davranmadığını, bu nedenle davalıların haklı gerekçe ile sözleşmeleri feshettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalılar tarafından davacı ... AŞ’ye verilmiş olan 11.06.2020 tarihli “Süreli Pay
Satış Teklifi” kapsamında davacının, hisse alım sözleşmesine konu şirketlerin; finansal, vergisel, hukuki durum
tespiti ve Rekabet Kurumuna başvurusu ile ilgili ... Kurumsal Finansman Danışmanlık
AŞ’den 582.562,80 TL, şirketlerin varlıklarının “Pazar
değerinin” tespitini kapsayan değerleme raporu ile ilgili ... Gayrimenkul Değerleme AŞ’den,
17.473,36 TL, şirketlerin varlıklarının tespitiyle ilgili stok sayım işlemlerinin gerçekleştirilmesi için
... ... Bağımsız Denetim AŞ’den 18.880,00 TL hizmet alımı yaptığı, teklife konu
şirketlerin incelenmesi ve değerlendirilmesi için Ankara’ya yapılan seyahat ve konaklama masrafı olarak
da 23.636,39 TL kasa hesabından ödenmek suretiyle masraf yapıldığı, davacının “Süreli Pay Satış
Teklifi” kapsamında hisse alım sözleşmesine konu şirketler için toplam 642.552,55 TL masraf
yaptığı, yapılan bu masrafların resmi defterlerinde kayıtlı olduğu, davalılar sözleşmeyi haksız olarak feshettiğinden sözleşmenin 4.5.maddesi ve TBK'nun 125.maddesi çerçevesinde davalılardan tahsili gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, 642.552,55-TL'nin 19/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 19/01/2022 tarihli ara karar ile davacının ihtiyati haciz talebinin teminat yatırılması şartıyla kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece 24/03/2022 tarihli ara karar ile davacı vekilinin karara davalı ... açısından kesinleşme şerhi verilmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili 23/03/2022 tarihinde sunduğu katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece 19/01/2022 tarihli ihtiyati haciz kararında ihtiyati haciz kararının teminatlı olarak verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca davanın da tamamen kabulünün gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davacı vekili 24/03/2022 tarihli ek karara karşı istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükmedilen miktarın her iki davalıdan müteselsilen tahsiline karar verilmiş olup, her iki davalı da karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduğundan ayrı ayrı harç yatırması gerekirken tek harç alınmasının hatalı olup, davalı ... yönünden kararın kesinleştirilmesi gerekirken bu hususa yönelik taleplerinin reddine dair 24/03/2022 tarihli ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi ek kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların, ortağı oldukları ... Makina Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ... Elektrik Elektronik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile ...
Kauçuk Plastik Kalıp Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi'ni büyütmek üzere çeşitli çalışmalar yaptıklarını, bu amacın gerçekleşmesinde şirkete yeni sermaye girişinin sağlanmasının tercih edildiğini, neticede, hisse devri yolu ile şirketlere yeni ortak alınması hususunu benimsediklerini, davacı şirket ile bu konuda yapılan görüşmelerin bir türlü neticelendirilemediğini, devir tarihi itibariyle şirketin çoğunluğu bankalar olmak üzere piyasaya yaklaşık 10.000.000 USD borcunun bulunduğunu, şirketin değerinin tespit edilirken bu borç miktarının nazara alındığını, bu miktarın biriken şirket borçlarının ödenmesinde kullanılacağını,
pay devri ile birlikte eş zamanlı olarak şirket kasasına girmesinin sağlanacağı, bakiyesi olan 4.000.000 USD'nin da pay devri yapacak ortaklara nakit olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, pay devrinin gerçekleştirilmemesinde davacının kusurlu olduğunu, davacının davalıları yanıltmaya çalıştığını, pay devrine konu şirketleri mutabık kalınan bedelin çok altında bir miktarla ele geçirmeye yöneldiğini, ahde vefa kurallarına uygun davranmadığını, sözleşmede birikmiş borç yükünden davalının sorumlu olmayacağına dair düzenlemenin geçersiz olduğunu, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini,
mahkemece taraf defterleri incelenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, müvekkillerinin başta kefaletten kaynaklı müteselsil sorumluluklarının nazara alınmadığını, müvekkillerinin sözleşmeyi haklı olarak feshettiğinden davacının talep edebileceği bir zararı bulunmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; şirket pay devri sözleşmesinin feshinden kaynaklanan zararın tahsili tazminine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Taraflar arasında imzalanan 28.10.2020 tarihli "Hisse Alım Sözleşmesi" ve "Hissedarlık Sözleşmesi", Kadıköy 4. Noterliğinin 12/11/2020 tarih 20445 Yevmiye no'lu, Ankara 11. Noterliğinin 30/11/2020 tarih 21788 Yevmiye no'lu, Kahramankazan 1. Noterliğinin 11/12/2020 tarih 18478 Yevmiye no'lu ihtarmamesi, Ankara 11. Noterliğinin 05/01/2021 tarih 00171 Yevmiye no'lu ihtarnamesi, Rekabet Kurumunun 15/10/2020 tarihli yazısı, ticaret sicil kayıtları, yapılan masraflara ilişkin belgeler ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.
Taraflar arasında imzalanan 28/10/2020 tarihli "Hisse Alım Sözleşmesi"nin incelenmesinde;
"Devir Bedeli ve Ödenme Şekli" başlıklı 3. maddesinde;
3.1 Devredilen Hisseler'in Devir Bedeli'nin, madde 3.3'te belirlenen yeniden değerleme işlemine tabi olmak üzere 4.000.000-USD (dört milyon USD) olacağı,
3.2 Aşağıdaki (3.4.1.) maddesine tabi olacak şekilde, ...'e 2.000 000 USD (iki milyon USD; ...'e 2.000.000 USD (iki milyon USD) ödeme yapılacaktır. Sözleşmeye konu Devir Bedeli 4.000.000 USD'dir. Devir Bedeli'nin 100.000.-TL'lik kısmı ... AŞ. çalışanı ... ...'e ödenmek üzere kesilerek 2 000.000.-USD'lik kısım ...'e ve 2.000.000.-USD'lik kısım ise (3.4.1) maddesine tabi olarak ...'e yapılacak olup, Devir Bedeli'nin işbu madde uyarınca transfer edilmesi ile Devredilen Hisseler'in Devir Bedel'i tam ve eksiksiz ödenmiş olacaktır ve bu kapsamda ödemenin tamamlanması akabinde Satıcılar Alıcılardan herhangi bir nam veya hesap altında herhangi bir hak ve/veya alacak talep etmediği ve etmeyeceği,
3.3.Kapanış tarihi itibariyle önemli olumsuz değişiklik durumu olması halinde alıcı'nın takdirine bağlı olarak sözleşme alıcı tarafından tek taraflı beyanla derhal ve tazminatsız sona erdirilebileceği gibi, şirketlerin borçlarının 10.000.000,00 (on milyon) USD tutarını aşması söz konusuysa, alıcının takdirine bağlı olarak sözleşme alıcı tarafından fesih edilmeyip 10.000.000 (on milyon) USD'ı aşan tutar devir bedelinden her bir satıcının hissesi oranında düşülebilecektir. Alıcının işbu kapsamda fesih kullanması halinde Satıcılar, Alıcılar'dan herhangi bir nam ve/veya hesap altında herhangi bir hak veya alacak talep edemeyeceği,
4.4.3.maddesinde; taraflardan birinin kasten veya ihmali ile işbu sözleşmede çerçevesinde beyan ve tekeffül ya da sair yükümlülüğünü ihlal etmesi durumları hariç olmak üzere Kapanış'ın Rekabet Kurumundan izin alınmasını takip eden 15.iş günü (cumartesi günleri iş gününden sayılmaz) tarihinde (mümkün olan son kapanış tarihi) gerçekleştirilmemesi durumunda alıcı veya satıcılar tarafından sözleşmenin feshedilebileceği,
4.5.maddesinde; feshin taraflardan herhangi birinin bu sözleşme kapsamındaki beyan tekeffül, taahhüt veya yükümlülüklerini kasıt, kusur veya ihmali ile ihlal etmesinin sonucu olması halinde ihlal eden taraf, diğer tarafın bu ihlal dolayısıyla yaptığı veya maruz kaldığı her türlü zarar, maliyet veya (avukat ücretleri veya diğer danışman ücretleri dahil ama kar kaybı, fırsat kaybı veya imaj, nam veya itibarın zarara uğraması hariç) masraflarının tazmin edeceği,
6.16.12.maddesinde; satıcıların, aksi halde, ...'in işçi devir protokolleri kapsamında kabul ettiği yükümlülükler dahil tüm talep, iddia, dava ve sair borç ve yükümlülüklerden sorumlu olup, bu hususta alıcılar ve ...'in tüm doğrudan veya dolaylı zararlarını derhal tazmin edecekleri,
6.21.3.maddesinde; işlemin şirketlerin taşınmazları üzerinde tesis edilen ipotek veya satıcılar tarafından şirketlerin borcuna istinaden verilen, kefalet veya her türlü diğer teminatta herhangi bir değişikliğe sebebiyet vermeyeceği, hükümleri düzenlenmiştir.
Davalılar tarafından davacıya hitaplı 11/06/2020 tarihli "Süreli Pay Satış Teklifi"nin "Teklifimizin Konusu Ve Amacımız" başlıklı 3.maddesinde; davacının işbu süreli satış teklifinin hüküm ve şartlarında, Şirketler hakkındaki incelemelerinin olumlu sonuçlanması, taraflar arasında hisse alım sözleşmesi ile hissedarlık sözleşmesi imzalanması, payların takyidatsız maliki olması kayıt ve şartlarıyla eş zamanlı olarak devralacağı paylara (hisselere) karşılık;
...'e 2.000.000 ABD Doları, ...'e 2.000.000 ABD Doları ödeme yapacağı, kapanış tarihinde şirketlerin konsolide bilanço değerine göre ödenecek rakamın belirleneceği, teklif ve değerlendirme tarihi itibariyle Şirketlerin 10.000.000 ABD Doları toplam borçlarının var olduğu esası üzerinden yapılmış olup, "Toplam borç" miktarı sınırlı olarak ve bu miktarı aşmamak kayıt ve şartıyla, teklif şartlarında hisse alım sözleşmesi ile hissedarlık sözleşmesinin gerçekleşerek, pay dağılımının Nokta %70 ve ... %30 nispetinde oluşması takdirinde şirket borçlarından ...'in %30 payına düşecek olan 3.000.000 ABD Dolarlık kısmının ...'in şahsi borcu olmayacağı,
"Sorumluluklar" başlıklı 5.maddesinin 3.paragrafında; ....taraflar arasında ileride hisse alım sözleşmesi ve hissedarlık alım sözleşmesinin imzalanması halinde, hisse alım sözleşmesi ve hissedarlık sözleşmesinin imzalanmasından sonra,
kayıtlarda ve/veya dava ve takip listelerinde gösterilmeyen dava ve icra takipleriyle vergi ve SGK prim borçları ve sair her türlü Kamu borçları dahil resmi ve/veya özel dairelerle, gerçek kişi veya tüzel kişilere herhangi bir borç ve/veya risk ortaya çıktığında ortaya çıkacak resmi ve/veya özel işbu her türlü borç ve risklerden, satıcıların şahsen ve müştereken ve müteselsilen borçlu bulunacaklarını, risk ve/veya borçları yasal faizleri ile birlikte alacaklılarına ödeyeceklerini, bu tür borçlar ve riskler sebebiyle şirketlerin ve/veya Nokta'nın ödemek zorunda kalacakları, borç asılları,
gecikme faizi ve/veya gecikme zamlarını yargı ve icra takip harç ve masrafları, avukatları ücretleri ile her türlü giderler tutarını (vergi ve SGK primleri dahildir) ödeme tarihlerinden itibaren banka iskonto haddindeki banka ticari temerrüt faizleri ile birlikte satıcılara rücu edebileceğini kabul, beyan ve taahhüt ettiklerinin belirtildiği görülmüştür.
Söz konusu süreli pay satış teklifinin davalılarca davacıya hitaplı 14/08/2020 tarihli yazı ile 09/09/2020 günü saat 23:59'da geçerli olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından davalılara hitaplı 08/09/2020 tarihli yazıda, davalıların 11/06/2020 ve 14/08/2020 tarihli tekliflerinin, ....şirketlerle ilgili ayrıntılı tüm finansal ve hukuki şartların düzenleneceği "Hisse Alım Sözleşmesi", "Hissedarlık Sözleşmesi" ve sair belge ve protokollerin karşılıklı mutabakat ile imzalanması ve Rekabet Kurumundan izin alınması ile, Kapanış'ın Rekabet Kurumundan izin alınmasına müteakip 15 gün içerisinde gerçekleştirilmesi ....kayıt ve şartlarıyla kabul edildiğinin bildirildiği görülmüştür.
12/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalılar tarafından davacı ... AŞ’ye verilmiş olan 11.06.2020 tarihli “Süreli Pay Satış Teklifi” kapsamında davacının, hisse alım sözleşmesine konu şirketlerin; finansal, vergisel, hukuki durum
tespiti ve Rekabet Kurumuna başvurusu ile ilgili ... Kurumsal Finansman Danışmanlık
AŞ’den 582.562,80 TL, şirketlerin varlıklarının “Pazar
değerinin” tespitini kapsayan değerleme raporu ile ilgili ... Gayrimenkul Değerleme AŞ’den,
17.473,36 TL, şirketlerin varlıklarının tespitiyle ilgili stok sayım işlemlerinin gerçekleştirilmesi için
... ... Bağımsız Denetim AŞ’den 18.880,00 TL hizmet alımı yaptığı, teklife konu
şirketlerin incelenmesi ve değerlendirilmesi için Ankara’ya yapılan seyahat ve konaklama masrafı olarak
da 23.636,39 TL kasa hesabından ödenmek suretiyle masraf yapıldığı, davacının “Süreli Pay Satış
Teklifi” kapsamında hisse alım sözleşmesine konu şirketler için toplam 642.552,55 TL masraf
yaptığı, yapılan bu masrafların resmi defterlerinde kayıtlı olduğu bildirilmiştir.
Dosya kapsamından, davalıların dava dışı ... Makine Sanayi ve Ticaret AŞ ile ...
Elektrik Elektronik Sanayi ve Ticaret AŞ unvanlı şirketlerde pay sahibi oldukları, şirketlerindeki paylarının davacı şirket tarafından devralınması teklifini içeren 11/06/2020 ve 14/08/2020 tarihli pay satış tekliflerini davacı şirkete bildirmeleri üzerine davacı şirket tarafından 08/09/2020 tarihli yazı ile davalıların teklifinin ......şirketlerle ilgili ayrıntılı tüm finansal ve hukuki şartların düzenleneceği "Hisse Alım Sözleşmesi", "Hissedarlık Sözleşmesi" ve sair belge ve protokollerin karşılıklı mutabakat ile imzalanması ve Rekabet Kurumundan izin alınması ile,
Kapanış'ın Rekabet Kurumundan izin alınmasına müteakip 15 gün içerisinde gerçekleştirilmesi .......kayıt ve şartlarıyla kabul edildiğinin bildirilmesi üzerine taraflar arasında 28/10/2020 tarihinde "Hisse Alım Sözleşmesi" ve davalı ... ile davacı arasında "Hissedarlık Sözleşmesi" olmak üzere iki ayrı sözleşme imzalandığı,
davacı şirketin sözleşmelerde belirtilen şirketlerin devrinin gerçekleşmesi amacıyla gerekli işlemleri yaparak Rekabet Kurumunun 15/10/2020 tarih 20-46/632-277 sayılı kararı ile devir işlemi yönünden izin alındığı ve davalılara hitaplı Kadıköy 4. Noterliğinin 12/11/2020 tarih 20445 Yevmiye no'lu,
Ankara 11. Noterliğinin 30/11/2020 tarih 21788 Yevmiye no'lu ihtarnameler ile davacının Rekabet Kurumundan izin alma yükümlülüğünü yerine getirdiği belirtilerek taraflar arasında imzalanan 28/10/2020 tarihli hisse alım sözleşmesi gereği davalıların 15/10/2020 tarihli Rekabet Kurumu iznini takiben en geç 15 gün içinde tamamlaması gereken "Kapanış" ve "Hisse Devir İşlemleri" tamamlamadığı açıklanarak söz konusu işlemlerin davalılar tarafından 30 gün içerisinde tamamlanması,
30 günlük süre sonuna kadar Kapanış'ta hisse bedellerini ödemeye hazır olduklarını ve olacağını, aksi halde tüm hak ve zararlarının tazmininin talep ve yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, söz konusu ihtarnamelerin davalılara tebliği üzerine davalılar tarafından davacı şirkete hitaplı Kahramankazan 1. Noterliğinin 11/12/2020 tarih 18478 Yevmiye no'lu ihtarmame ile taraflar arasındaki karşılıklı görüşmelerde devre konu şirket hisseleri için 4.000.000 USD ve şirketlerin piyasa ve bankalara olan 10.000.000 USD borçlarının davacı tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığı,
görüşmelerde bu yükümlülüğün yerine getirilmeyeceğine ilişkin açıklamalarda bulunulduğunu, bunlar dışında şirketlere atanan CEO ve diğer görevliler ile araçların geri alındığını, bu hususların davacının sözleşmeyi yerine getirmeme ve feshetme yönündeki iradesini ortaya koyan kanıtlar olduğunu, kendi edimlerini yerine getirmeyen davacının davalılardan edimlerini yerine getirmesini istemeyeceğini belirterek davacıya mehil tayin etmeden sözleşmenin davalılar tarafından feshedildiğinin bildirildiği,
davacının da söz konusu fesih ihtarnamesine karşı davalılara hitaplı Ankara 11. Noterliğinin 05/01/2021 tarih 00171 Yevmiye no'lu ihtarname ile davalıların fesih ihtarlarının geçersiz olup, 11/12/2020 tarihli ihtarnamede ikrar ve sözleşmeyi ifa etmeyeceklerine yönelik açıklamaları karşısında davalılara verilen süre de dolduğundan ifa taleplerinden vazgeçerek 28/10/2020 tarihli hisse alım sözleşmesinden döndüklerini belirterek ... / Uluslararası Denetim Şirketine ödenen 581.000,00 TL,
...'ye gayrimenkul değerlemesi için ödenen 17.400,00 TL ve stok sayımı için ödenen 18.000,00 TL ve konaklama ve yol masrafı için ödenen 40.000,00 TL'nin 7 gün içinde ödenmesinin belirtildiği, dava konusu ihtarnamenin davalılara 07/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında, davalıların hissedar oldukları ... Makine Sanayi ve Ticaret AŞ ile ...
Elektrik Elektronik Sanayi ve Ticaret AŞ unvanlı şirketlerdeki hisselerini davacı şirkete devretmek istedikleri ve bu amaçla davacı şirkete hitaplı 11/06/2020 tarihli süreli pay satış teklifi ve 14/08/2020 tarihli süreli pay satış teklifinin geçerlilik süresinin 09/09/2020 tarihine kadar uzatıldığına ilişkin yazıları davacı şirkete göndermek suretiyle davacı şirkete hisse devri konusunda teklifte bulundukları,
söz konusu teklifin davacı şirket tarafından 08/09/2020 tarihli yazı ile kabul edilmesi üzerine taraflar arasında 28/10/2020 tarihinde "Hisse Alım Sözleşmesi" ve davalı ... ile davacı arasında "Hissedarlık Sözleşmesi" olmak üzere iki ayrı sözleşme imzalandığı, sözleşmenin davalılarca 11/12/2020 tarihli fesih ihtarı ile feshedildiği hususlarında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık; davalıların sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadıkları, fesih haksız ise davacının fesih nedeni ile yaptığı masraflar ve ödemeleri davalıdan talep edip edemeyeceği hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekili, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmelerden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalıların hisse devrini gerçekleştirmemeleri nedeniyle feshin haksız olduğunu iddia etmekte, davalılar vekili ise, davacının taraflar arasındaki sözlü görüşmelerde şirketin 10.000.000 USD civarındaki borçlarını ödemeyi taahhüt etmesine rağmen devirden önce söz konusu borçları ödemediğinden ve dava dışı devir konusu şirketlerde görevlendirdikleri yönetici ve diğer görevliler ile şirketlere verdikleri araç gereçlerin geri alınması karşısında davacının sözleşmeyi ifa etmeyeceğinin açık olması karşısında sözleşmenin davalı müvekkillerince haklı olarak feshedildiğini, bu nedenle davacının herhangi bir talepte bulunamayacağını savunmaktadır.
Hal böyle olunca, öncelikle dava konusu sözleşmenin davacının mı yoksa davalıların mı kusuruyla sona erdiğinin tespiti gereklidir.
TBK 112.maddesinde ise; "Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmez ise borçlu, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere davacı şirketin 28/10/2020 tarihli Hisse Alım Sözleşmesi'nin 4.4.3.maddesinde öngörüldüğü şekilde sözleşme konusu şirketlerin davacı şirket hisselerinin davacı şirkete devri hususunda Rekabet Kurumundan 15/10/2020 tarihinde gerekli izni aldığı ve iznin alındığı hususunun davalılara bildirilmesine rağmen davalılarca aynı sözleşmenin 5.maddesi ve davacının davalıların süreli pay satış teklifini kabul ettiğine dair 08/09/2020 tarihli yazısında belirtildiği şekilde hisse devrinin gerçekleşmesi için herhangi bir işlem yapmadıkları,
davacı şirketin davalılara hitaplı Kadıköy 4. Noterliğinin 12/11/2020 tarih 20445 Yevmiye no'lu ve Ankara 11. Noterliğinin 30/11/2020 tarih 21788 Yevmiye no'lu ihtarnamelerde Rekabet Kurumundan devir hususunda izin alınmasına rağmen Kapanış ve hisse devri işlemlerinin yapılmadığı hususu hatırlatılarak ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde hisse devrinin tamamlanması, 30 günlük süre sonuna kadar Kapanış'ta hisse bedellerini ödemeye hazır olduklarını ve olacaklarını, hisse devrinin tamamlanmaması halinde hak ve zararlarının tazmini için yasal yollara başvurulacağının bildirildiği,
söz konusu ihtarnamelere rağmen davalılarca devir yükümlülüğü yerine getirilmeyerek davacıya hitaplı Kahramankazan 1. Noterliğinin 11/12/2020 tarih 18478 Yevmiye no'lu ihtarmame ile sözleşmenin feshedildiği anlaşılmakta olup,
Her ne kadar davalılarca sözleşmenin, davacının taraflar arasındaki sözlü görüşmelerde şirketin 10.000.000 USD civarındaki borçlarını ödemeyi taahhüt etmesine rağmen devirden önce söz konusu borçları ödemediğinden ve dava dışı devir konusu şirketlerde görevlendirdikleri yönetici ve diğer görevliler ile şirketlere verdikleri araç gereçlerin geri alınması karşısında davacının sözleşmeyi ifa etmeyeceğinin açık olması karşısında sözleşmenin davalı müvekkillerince haklı olarak feshedildiği savunulmuş ise de, 28/10/2020 tarihli hisse alım sözleşmesinde,
11/06/2020 tarihli süreli pay satış teklifi ile 14/08/2020 tarihli süreli pay satış teklifinin 08/09/2020 tarihine kadar uzatılmasına ilişkin yazı ve davacı şirketin teklifi kabul ettiğine dair 08/09/2020 tarihli yazılarda hisse devrinin gerçekleşmesinin, davacı şirketin, sözleşme konusu dava dışı ... Makine Sanayi ve Ticaret AŞ ile ...
Elektrik Elektronik Sanayi ve Ticaret AŞ unvanlı şirketlerin piyasaya olan 10.000.000 USD borçlarının ödenmesi şartına bağlandığına dair herhangi bir hüküm ve açıklama yer almadığı gibi, 28/10/2020 tarihli hisse alım sözleşmesinin 6.maddesinde (ve özellikle 6.21.3.maddesi) davalı satıcıların Şirketlerin devir tarihinden önceki banka kredisi, kurumlar vergisi, SGK ve saire kaynaklanan tüm borçlarından sorumlu oldukları,
devir işleminin şirketlerin taşınmaz üzerinde tesis edilen ipotek veya satıcılar tarafından şirketlerin borcuna istinaden verilen kefalet veya her türlü diğer teminatta değişikliğe sebebiyet vermeyeceği açıkça düzenlenmiş olup, dosyaya davalıların anılan savunmalarını ispatlayacak herhangi bir belge ve delil sunulmadığı anlaşılmakla ve davacı şirketçe keşide edilen ihtarnamelere rağmen Kapanış ve devir hususunun gerçekleştirilmemiş olması karşısında davalıların sözleşmenin feshinde haksız oldukları kanaatine varılmıştır.
Yine, davalılarca devir bedelinin 14.000.000 USD olduğu, 10.000.000 USD'lik kesiminin devir anında şirket kasasına konulacağı ve şirket borçlarının ödenmesinde kullanılacağı savunulmuş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin "Devir Bedeli ve Ödenme Şekli" başlıklı 3.maddesi ve 11/06/2020 tarihli süreli pay satış teklifinin 3.maddesinde açıkça devir bedelinin 4.000.000 USD olduğu,
söz konusu bedelin 2.000.000 USD'lik kısmının davalı ...'e, diğer 2.000.000 USD'lik kısmının davalı ...'a ödeneceği düzenlenmiş olup, hisse alım sözleşmesinin 3.3.maddesindeki şirket borçlarının 10.000.000 USD tutarını aşması söz konusuysa davacı alıcının takdirine bağlı olarak sözleşmenin alıcı tarafından feshedilmeyip 10.000.000 USD'yi aşan tutarın devir bedelinden her bir satıcının hissesi oranında düşüleceğine dair düzenleme devir bedelinin 14.000.000 USD olduğunun kabulü anlamına gelmeyip,
aksine borçların 10.000.00 USD'yi aşması durumunda devir bedelinin daha da düşebileceğine ilişkin bir hüküm olması karşısında davalıların bu yöndeki savunmalarına ve istinaf itirazlarına itibar edilmemiştir.
Dairemizin ve ilk derece mahkemesinin kabulüne göre, dava konusu 28/10/2020 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi davalıların kusuruyla sona erdiğinden davalıların davacı şirketin sözleşmenin ifa edilmemesinden kaynaklanan zararlarını tazminle yükümlüdür.
Nitekim YHGK’nın 14/01/2015 tarih, 2014/3-8 esas ve 2015/10 karar sayılı iamında da, kusuru ile borcun ifa edilmemesine neden olan tarafın bu edimin ifa edilmemesinden doğan tüm zararları tazmin etmekle yükümlü olduğu belirtildiği gibi taraflar arasındaki sözleşmenin 4.5.maddesi gereğince de tazmin yükümlülüğü bulunmaktadır.
Burada üzerinde durulması gereken husus, tazmin yükümlülüğünün kapsamına ilişkindir. Bu zarar bazen sözleşmenin ifa edilmesi ile elde edilecek menfaatten yoksun kalınması şeklinde gerçekleşebileceği gibi bazen de başlı başına sözleşmeye aykırı davranıştan doğan bir zarar da olabilmektedir. Bu zarar biçimleri uygulamada müspet ve menfi zarar olarak ifade edilmektedir.
Müspet zarar, olumlu bir şeyin varlığını, yani sözleşmenin geçerli olmasını gerektirirken; menfi zarar olumsuz bir durumun, yani, sözleşmenin hiç kurulmamış veya geçersiz olarak kurulmuş olmasından kaynaklanmaktadır. Yani, müspet zarar geçerli bir sözleşmeden doğan borçların ifa edilmesi halinde meydana gelirken, menfi zarar müspet zararın tam aksine hükümsüz bir sözleşmenin varlığında meydana çıkar.
Korunan menfaatlerin farklı olması müspet ve menfi zarar hesaplanırken dikkate alınacak kalemlerin de farklılık göstermesine sebep olmaktadır. Bu durumda menfi ve müspet zararın birlikte talep edilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 25/05/1993 tarih, 1993/2905 esas, 1993/4544 karar sayılı kararında da davacının sözleşmeyi haklı olarak feshi kabul edilmekle birlikte, davacının artık hükümsüz kalan bu sözleşmeye tekrar dönerek borcun ifa edilmemesinden doğan müspet zararını talep edemeyeceği ve burada tazminini talep edebileceği zararın menfi zarar olabileceği vurgulanmıştır.
Menfi zarardan dolayı tarafların sorumlu tutulabilmesi için uyandırılan haklı güvenin ihlal edilmesi ve bu ihlalin zarar verenin kusuruyla meydana gelmesi gerekmektedir.
Bu durumda menfi zarar kapsamında değerlendirilmesi gereken zarar kalemlerinin;
"*Sözleşmenin yapılmasına ilişkin giderler,
*Sözleşme yükümlülüğünün yerine getirilmesi veya karşı edimin kabulü için yapılan masraflar,
*Sözleşmenin yerine getirilmesi esnasında doğan zararlar,
*Sözleşmenin geçerliliğine inanılarak başka bir sözleşme fırsatının kaçırılması dolayısıyla uğranılan zararlar,
*Başka bir sözleşmenin yerine getirilememesinden doğan zararlar,
*Dava masrafları," olduğu kabul edilmektedir.
Müspet zarar ise, sözleşmeden doğan borcun zamanında ve gereği gibi ifa edilmiş olsaydı alacaklının içinde bulunacağı durumu sağlamaya, yani sözleşmedeki koşullar gerçekleşseydi alacaklının sahip olacaklarının tazminini sağlamaya yöneliktir. Sözleşme ortadan kalkmamaktadır, yalnız alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararın tazminine dair talep hakkı almaktadır.
Bu açıklamalardan hareketle ve davacının davalıya hitaplı Ankara 11. Noterliğinin 05/01/2021 tarih 00171 Yevmiye no'lu ihtarnamesinde de açıkça belirttiği üzere davalıların 11/12/2020 tarihli ihtarnamede ikrar ve sözleşmeyi ifa etmeyeceklerine yönelik açıklamaları karşısında davalılara verilen süre de dolduğundan ifa taleplerinden vazgeçerek 28/10/2020 tarihli hisse alım sözleşmesinden döndüklerini belirterek ... / Uluslararası Denetim Şirketine ödenen 582.562,80 TL, ...'ye gayrimenkul değerlemesi için ödenen 17.473,36 TL ve stok sayımı için ... - ... Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik AŞ'ne ödenen 18.880,00 TL ve konaklama ve yol masrafı için ödenen 40.941,32 TL olmak üzere toplam 659.857,48 TL'nin tahsiline yönelik talebinin menfi zararlar kapsamında yer alacağı açıktır.
Mahkemece alınan ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davalılar tarafından davacı ... AŞ’ye verilmiş olan 11.06.2020 tarihli “Süreli Pay Satış Teklifi” kapsamında davacının, hisse alım sözleşmesine konu şirketlerin; finansal, vergisel, hukuki durum tespiti ve Rekabet Kurumuna başvurusu ile ilgili ... Kurumsal Finansman Danışmanlık
AŞ’den 582.562,80 TL, şirketlerin varlıklarının “Pazar
değerinin” tespitini kapsayan değerleme raporu ile ilgili ... Gayrimenkul Değerleme AŞ’den,
17.473,36 TL, şirketlerin varlıklarının tespitiyle ilgili stok sayım işlemlerinin gerçekleştirilmesi için
... ... Bağımsız Denetim AŞ’den 18.880,00 TL hizmet alımı yaptığı, teklife konu
şirketlerin incelenmesi ve değerlendirilmesi için Ankara’ya yapılan seyahat ve konaklama masrafı olarak
da 23.636,39 TL kasa hesabından ödenmek suretiyle masraf yapıldığı, böylelikle davacının “Süreli Pay Satış
Teklifi” kapsamında hisse alım sözleşmesine konu şirketler için toplam 642.552,55 TL masraf
yaptığı, yapılan bu masrafların resmi defterlerinde kayıtlı olduğu ve söz konusu harcamaları tevsik eden belgelerin dosyada da bulunduğu, esasen davalı yanca sunulan istinaf başvuru dilekçesinde de harcamaların miktarına ilişkin açık bir itirazın bulunmadığı, davacı yanca seyahat ve konaklama masraflarının daha fazla olduğuna ilişkin herhangi bir belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin ve davacı vekilinin gerekçeli karara yönelik katılma yoluyla yaptığı istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı vekili 23/03/2022 tarihinde sunduğu katılma yoluyla istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü, mahkemece 19/01/2022 tarihli ihtiyati haciz kararının teminatlı olarak verilmesinin hatalı olduğuna ilişkin ve davalı ... yönünden kararın kesinleştirilmesi gerekirken bu hususa yönelik taleplerinin reddine dair 24/03/2022 tarihli ek karara yönelik istinaf itirazlarının incelenmesine gelince;
HMK'nın İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar başlıklı 341. maddesinin 1. Fıkrasına göre de; "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmü düzenlenmiştir.
İlk derece mahkemesince, davacı vekilinin karara davalı ... açısından kesinleşme şerhi verilmesine ilişkin talebinin reddine yönelik 24/03/2022 tarihli ek kararına karşı HMK'nun 341.maddesinde sayılan istinafa tabi kararlardan olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin 24/03/2022 tarihli ek karara karşı istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan, mahkemece ihtiyati haciz talep eden davacının 642.552,55 TL alacağa yönelik ihtiyati haciz talebi 19/01/2022 tarihli ara karar ile kabul edilmiş, ihtiyati haciz talep eden şirketin ihtiyati haciz kararının teminatsız olarak verilmesine yönelik talep ise reddedilerek ihtiyati haciz kararı %15 oranında (96.382,88 TL) teminat hüküm altına alınmıştır. İhtiyati haciz kararı nedeniyle teminat alınıp alınmayacağı veya teminatın miktarının belirlenmesi ilk derece mahkemesinin yetkisinde bulunmakta olup, teminat alınmamasına yönelik ihtiyati haciz talep eden vekilinin istemi bu haliyle HMK'nun 341. maddesi gereğince istinafa tabi olmadığından istinaf kanun yoluna başvurulamaz.
Tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin 19/01/2022 tarihli ara karar ve 24/03/2022 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/752, K. 2024/1357, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama