KÜNYE
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/78
- Karar No
- 2024/57
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2024
Karar Metni
1.115 kelime·6 dk okuma·23 bölüm
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/78 Esas 2023/ Karar T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/78
KARAR NO : 2024/57
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/11/2021
NUMARASI
2020/244 Esas 2021/589 Karar
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 22/06/2020
KARAR TARİHİ : 17/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/01/2024
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Ltd. Şti.'ne davalı banka ...
Şube Müdürlüğü nezdinde 3751238 müşteri, TR47.........523 nolu ticari hesabı aracılığı ile kredi kullandırımı yapıldığını, müvekkili şirketin kullanmış olduğu bu krediyi kapama amacıyla 19.11.2019 tarihinde kredi hesabına 385.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, ancak kredinin vadesinden önce kapatılmış olduğu gerekçesi ile 12.620,34 TL komisyon ve ücret kesintisi yapıldığını, müvekkili şirketin genel bankacılık teamülleri ve yasal sınırlar aşılarak masraf ve komisyon kesintisi yapıldığını, aynı kredi türüne aynı tarihler diğer bankalarca alınan komisyon ve masraflar karşılaştırıldığında,
müvekkili şirketten fahiş kesinti yapıldığının anlaşılacağını belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere, davanın kabulüne, genel teamül ve sınırlar aşılarak tahsil edilen 3.000,00 TL'nin 05.03.2020 anlaşmama tutanak tarihinden itibaren işleyecek avans faizi oranı ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile 3.000,00 TL olarak açtıklarını 5,408,25 TL artırarak 8.408,25 TL'nin 05.03.2020 anlaşmama tutanak tarihinden itibaren işleyecek avans faizi oranı ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının kısmi dava açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, dava konusu sözleşmeler incelendiğinde, tacir olan davacının erken ödeme ücretleri konusunda bilgilendirildiği ve bu durumu kabul ederek sözleşmeye taraf olduğunun açık olduğunu, dava konusu erken ödeme ücretleri, sözleşmede belirlenen oranlar doğrultusunda mevzuata, sözleşmeye ve dürüstlük kuralarına uygun olarak tahsil edildiğini, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; toplanan deliller ve tüm dosya münderecatından davacı ile davalı arasında 06.05.2013 tarihli 500.000,00 TL'lik Genel Nakti ve Gayrı Nakti kredi sözleşmesi ile davacı firmaya 21.05.2019 tarihinde 36 ay vadeli aylık % 2 ,07 faiz oranı ile 250.000,00 TL taksitli ticari kredi kullandırıldığı, davacının 5. taksidi 21.10.2019 tarihinde ödediği, sonrasında kalan ana paranın 225.718,01 TL olduğu,
21.11.2019 tarihinde davacının 243.875,35 TL üzerinden erken ödme yaparak krediyi kapattığı, 12.620,34 TL erken ödeme tazminatı ile BSMV nin ödendiği sabit olup, taraflar arasında imzalanan sözleşme tarafları bağlayacağı gibi, erken ödeme koşullarının Genel İşlem Şartı olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmadığı, davacının kendi koşullarına uygun bankayı seçme hakkı bulunduğu,
hal böyle olunca sözleşmenin 3.5.1.8. maddesinde kabul edilmiş olan erken kapama formülü tarafları bağlayacağı, erken kapama halinde sözleşmede 3.5.1.8. maddesinde " Erken kapama / ödeme tutarı x kredinin vadesine kalan gün sayısı/360 x % 4 komisyon oranı " olarak formulün bulunduğu, bilirkişi tarafından formüle göre yapılan hesaplamada bankaca talep edilebilecek erken ödeme tazminatının 24.565,30 TL olduğunun tespit edildiği,
davacının sözleşme ile % 4 oranını kabul ettiği gibi, davalı bankanın sözleşmede belirtilenden daha az tazminat aldığı sabit olduğundan fazla tahsilat yapılmamış olduğu anlaşıldığından taraflar arasındaki sözleşmenin 3.5.1.8 maddesi uyarınca davacının fazla ödemesi olmadığı tespit edildiğinden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 3.5.1.8.maddesinin açıkça yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında kabul edilmiş bir oran bulunmadığını, davalı bankaca gerçekte uygulanan oranın formül adı altında gizlendiğinin açık ve anlaşılır bir şekilde sözleşmede yer almadığını, mahkemenin dahi gerekçeli kararında %4 oranının kabul edildiğinin belirtildiğini, sözleşmede belirtilen formülün uygulanması halinde kapama tutarının %10,65'e denk geldiğini, ... Bankası'nca aynı döneme yönelik olarak alınan erken kapama ücretinin %2 olduğunu, TBK'nun 20 ve 25.maddeleri gereğince sözleşmede ki düzenlemenin genel işlem koşullarına aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; banka kredi borcunun erken kapanması nedeniyle fazla alınan ücret ve komisyon bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Bankacı bilirkişiden alınan rapor ve ek raporda özetle; davacı ... Ltd. Şti.'nin davalı bankadan kredi kullandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin Kredi Faiz Ve Komisyon başlıklı 3.5.1.8.maddesinde Erken Kapama Komisyonun düzenlendiğini, bu düzenlemeye göre davalı bankanın alması gereken erken kapama komisyonu alacağının 24.565,30 TL olduğunu, davalı bankanın ise davacıdan 12.620,30 TL erken ödeme tazminatı ile 631,02 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 13.251,36 TL tahsil ettiğini, ... Bankası dışında diğer bankalarca herhangi bir oran belirtilmediğini, ... Bankası'nın %2 oranında erken kapama komisyon ücreti aldığını, %2 komisyonun uygun olması halinde 4.843,10 TL erken kapama komisyonu talep edilebileceği belirtilmiştir.
Somut olaya gelince, davacı yanca davalı bankadan kullanmış olduğu kredinin erken kapatılması esnasında kendisinde fazla erken ödeme komisyonu tahsil edildiğinden bahisle işbu dava açılmıştır.
Dosya kapsamına göre davacı ile davalı arasında 06.05.2013 tarihli 500.000,00 TL'lik Genel Nakti ve Gayrı Nakti kredi sözleşmesi ile davacı firmaya 21.05.2019 tarihinde 36 ay vadeli aylık % 2 ,07 faiz oranı ile 250.000,00 TL taksitli ticari kredi kullandırıldığı, davacının 5. taksidi 21.10.2019 tarihinde ödediği, sonrasında kalan ana paranın 225.718,01 TL olduğu,
21.11.2019 tarihinde davacının 243.875,35 TL üzerinden erken ödme yaparak krediyi kapattığı, 12.620,34 TL erken ödeme tazminatı ile BSMV'nin tahsil edildiği dosya kapsamıyla sabit olup, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3.5.1.8.maddesinde erken kapama komisyonu ve tahsiline yönelik olarak düzenleme yapıldığı, bilirkişi raporuna göre anılan düzenleme gereğince davalı bankanın 24.565,30 TL erken kapama komisyonu talep hakkı bulunmasına 12.620,30 TL erken kapama komisyonu ile 631,02 TL BSMV olmak üzere toplam 13.251,36 TL tahsil edildiği,
tahsil edilen erken kapama komisyonunun fahiş olmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/78, K. 2024/57, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama