İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/797 K.2024/490

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması…

Esas2022/797Karar2024/490Tarih2 Nisan 2024Okuma20 dk · 3.974 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/797 E., 2024/490 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
2 Nisan 2024
Esas no
2022/797
Karar no
2024/490
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen dosyanın mahkemesi
ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
16/02/2022
Numarası
2020/704 Esas 2022/130 Karar
Davacı
—
Davalı
—
Vekilleri
—
Dava
Genel Kurul Kararının İptali
Dava tarihi
08/11/2020
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
02/04/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.974 kelime·20 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; şirket ortağı ...'ın tebligat adresinin Amerika olduğunu, ancak toplantı çağrı evraklarının burada bir adrese gönderildiğini ve ...'ın kendisine teslim edilmiş gibi gösterildiğinden usulsüz bildirimin söz konusu olduğunu, geçerli bir vekalet de vermediğini, ...'ın genel kurul toplantılarında kullanılan vekaletlerinin ve adına kullanılan oyun geçersiz olduğunu, dava konusu genel kurulun yapılmasında faaliyet raporuyla oylamada şekilsel koşullara uyulmadığını, yasal mevzuata uygun bir faaliyet raporu sunulmadığını, raporda şirketin işleyişi hakkında bilgi verilmediğini,

raporda şirkette personel sayısı yok görünmesine rağmen bilançoda şirketin personele 18.000,00-TL borcu göründüğünü, borcun kime olduğunun belli olmadığını, denetimsiz ve kontrolsüz bir şekilde şirketin hızla uçuruma götürüldüğünü, şirketin yöneticilerinin öngörülen risklere karşı bir politikası olmadığını, genel kurul toplantısının bile kayyım marifetiyle yapılmasına sebep olan kötü niyetli bir yönetime karşın hiç ücret almadan şirket yönetimine talip olanlar varken mevcut yönetime aylık 3.000,00-TL ödenmesinin afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu,

yönetim kurulu üyelerine ödenen aylık ücretlerin belirlenmesine ilişkin 15. maddenin iptali gerektiğini, 2018 yılı karının geçmiş yıl zararlarından düşülemeyeceğini, şirketin sabit kıymetlerinin 2017 yılında mahkemece yapılan tespitine göre 10 milyonun üzerinde olduğunu, söz konusu maddeye karşı muhalefet ve itiraz şerhlerinin bulunduğunu, yönetim kurulu faaliyet raporuna ilişkin toplantının 2018 yılına ait 3. maddenin iptali gerektiğini, toplantıların davacının müracaatı üzerine mahkeme kararıyla kayyım marifetiyle yapıldığını,

yasalarda ve ana sözleşmedeki zorunlu görevlerini yerine getirmeyen şirketi sürekli zarara uğratan yönetim kurulunun görevde kalmasının kamu düzenine aykırı olduğunu, şirkete temsil kayyımı atanmasını gerektirir bir çok hal mevcut olduğunu, derhal tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, , 2018 yılına ait bilanço ve kar-zarar hesabı ile ilgili toplantının 4. maddesinin iptali gerektiğini, gerçeği yansıtmayan faaliyet raporu ve bilançonun kanunen ibrayı sağlamayacağını, ana sözleşmede yönetimin kaç kişiden oluşacağına ilişkin kural olduğunu, bu kuralı ve seçim serbestisini sınırlayacak şekilde gündem oluşturulamayacağını,

kayyıma müvekkilinin noter kanalıyla gönderdiği maddeleri içerecek şekilde genel kurul toplantısı çağrı yetkisi verildiğini, toplantının 6. maddesinin yok hükmünde olduğunu, toplantının 10. maddesinin iptali gerektiğini, şirketin avukatları için düzenlenen sözleşmelerin feshedilmesi gerektiğini, yönetimin derhal görevden alınması ve mahkemece temsil kayyımı atanması gerektiğini, küçük bir odadan oluşan şirket merkezine ödenen aylık kira bedelinin olağan olmadığını ve yönetim kurulu üyelerinin seçilmesine ilişkin 16. maddenin iptali gerektiğini, ...'ın oyu geçersiz sayılacağından davacının muhalefeti nedeniyle çoğunluk da sağlanamadığını,

şirketin gayrimenkul değerlerinin 2017 yılında 10 milyon üzerinde bulunduğunu, 2020 yılı değerinin bilançoda görüldüğü gibi olmasının mümkün olmayacağını, toplantının 8. maddesinin iptali gerektiğini belirterek ... Tes. San ve Tic.

A.Ş.'nin 15/08/2020 tarihinde yapılan 2018 yılına ait olağan genel kurul toplantısının 3, 4, 5, 6, 8, 10, 15 ve 16. maddelerinin hukuka, ana sözleşmeye ve afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğundan iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının hukuki dayanaktan yoksun istem ve iddialarının yersiz olduğunu, şirket ortağı ...'a yapılan tebligatın usulsüz olduğuna ilişkin iddianın yersiz olduğunu ve bu iddiaya binaen genel kurul toplantısında alınan kararların oyun geçersizliği sebebiyle iptal edilmesinin hukuken temelsiz olduğunu, ...'ın temsilci olarak atadığı ... ile ilgili vekaletnamenin Eskişehir 4. Noterliğinin 22839 yevmiye numaralı imza beyannamesine uygun olarak imzalandığını, yönetim kurulunun usul ve yasaya uygun olarak seçildiğini,

dünya ekonomisini sarsan pandemi döneminden geçen şirketin en iyi şekilde idare edildiğini, yönetim kurulu üyelerine ve denetçilere yaptıkları hizmetler sebebiyle bir takım ücret ödenmesi gerektiğini, TTK 394'e göre şirket ana sözleşmesi ile veyahut genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesine karar verilebildiğini, yönetim kurulu üyelerine yapılan ödemelerin bilançoya eklenmesinde bir beis olmadığını, usule, mevzuata, gerçeğe ve şirket defterlerine uygun şekilde hazırlanan bilançoya dayalı olarak yapılan yönetim kurulu üyelerinin ibrasının da hukuka uygun olduğunu, şirketin defterlerinde bir eksiklik olmadığını,

şirkete ait bilanço ve kar zarar hesabı ile diğer finansal kayıtların gerçeği yansıttığını, davacının toplantının 6. maddesini de davaya konu ettiğini, ilgili maddeye dair itirazının gündeme sehven girmiş bir madde olarak değerlendirilmesinden ileri gelse de söz konusu itirazın hukuken dayanaksız olduğunu, şirkete özel denetçi atanması talebinin genel kurulun onayı ve reddi kararına dayalı olarak dava konusu edilebileceğini, bu bağlamda davaya konu olmasının hukuken usulsüz olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise davacının bu talebinin yine kanuna aykırı olduğunu,

bilgi alma ve inceleme hakkını yetkin olarak kullanmadan ilgili istemini dava konusu ettiğini, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek tedbir talebinin ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 15/08/2020 tarihinde yapılan 2018 yılına ait olağan genel kurul toplantısının yönetim kurulu üyelerine ücret takdirine dair 15. gündem maddesinin iptaline, davacı tarafın, davalı şirketin 15/08/2020 tarihinde yapılan 2018 yılına ait olağan genel kurul toplantısının özel denetçi atanması talebinin reddine dair 10. gündem maddesinin iptali talebinin hukuki yarar olmadığından reddine, davacı tarafın davalı şirketin 15/08/2020 tarihinde yapılan 2018 yılına ait olağan genel kurul toplantısının 3, 4, 5, 6, 8 ve 16. gündem maddelerinin iptali talebinin sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, raporda mesleki bilgiye dayalı hiçbir bir değerlendirme bulunmadığını, bilirkişiyi reddetmesine rağmen aynı bilirkişiden ek rapor alındığını, alınan kök ve ek raporda iddia ve itirazların hiçbirine cevap verilmediğini, faaliyeti bulunmayan şirketin satıcılara borcunun gözükmesinin olağan olmadığını, bilançonun düzenlenmesinde şekil şartını uyulduğunu ancak içeriğine özen gösterilmediğini, yönetim kurulunun muhasebeye önem vermediğini, şirket kayıtlarını usulüne uygun tutmadığını,

düzenlenen bilançonun TTK'nun 445.maddesinde belirtilen kanun ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu açık olmasına rağmen bilirkişinin bu gerçeği gizlediğini, bilançoda şirket ortaklarına borçlar gözüktüğünü, hangi ortağın ne kadar şirkete ödeme yaptığının ve belgesinin belli olmadığını, bilançonun gerçeği yansıtmadığını, uzun yıllar yurt dışında yaşayan şirket ortağı ...'a toplantı evrakları teslim edilemediği için faaliyet raporu, bilanço, kar / zarar hesaplarıyla ilgili adına kullanılan oyun geçersiz olduğunu, şirket tarafından 10 yıllık hesapların incelenmesine şiddetle karşı çıkıldığını, bilançonun fiktif hesaplardan oluştuğunu,

yönetim kurulu başkanının yıllardır hazırladığı uydurma faaliyet raporu ile şirket ortaklarının kandırılmasına son verilmesi gerektiğini, tedbir verilmesi gerektiğinin açık olmasına rağmen tedbir kararı verilmediğini, şirkete tedbir kararı verilerek temsil kayyımı atanmasına karar verilmesi gerektiğini, tedbir talebinin gayrimenkullerle bağlantısının kurulamayacağını, faaliyet raporu ve bilanço hazırlığının gerçeğe aykırı olması nedeniyle ibranın da geçerli olamayacağını,

gerçekle bağdaşmayan söylemler sadece toplantıya katılanların oylarına bakılarak şekil şartıyla oluşturulan bir bilirkişi raporuna göre verilen mahkeme kararının hatalı olduğunu, gündemin 3 ve 4.maddesinde görüşülen 2018 karının aslında şirketin çalışarak elde ettiği kar olmayıp, yönetim kurulu üyelerinin 2006 yılındaki usulsüz satış nedeniyle iç ettikleri paraları dava açıp kazanıp şirkete girişini sağladığı paralar olduğunu, kendilerinin sebep olduğu geçmiş yıl zararlardan bu paranın mahsup edilmesinin yerinde olmadığını, 2012 yılı sonrasında getirilen yeni TTK'ya göre karın tamamının geçmiş yıl zararlarına mahsup edilemeyeceğini,

bir kısmının şirket ortaklarına dağıtılacağı karı 21/06/2013 tarihli genel kurulda tüm ortakların oylarıyla kabul edildiğini, bilançodaki bu oylamanın kasti ve kötü niyetten kaynaklandığını, bu maddenin de iptali gerektiğini, gündemin 6.maddesinde kayyımın kendi kafasına göre yazdığı yeni seçilecek yönetim kurulu üyelerinin kaç kişiden oluşacağı maddesinin görüşüldüğünü, ana sözleşmenin 7.maddesinde yönetim kurulu üyesinin en az bir en fazla üç kişiden oluşacağının kararlaştırıldığını, yönetim kurulu üye sayısının 6.maddesine göre de kanuna aykırı olup iptali gerektiğini, yönetim kurulu seçilmesine ilişkin 16.maddenin de iptali gerektiğini,

gerçeklerin ortaya çıkması istenmediğinden yeni bir bilirkişi talebinin kabul edilmediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının reddedilen kısımlar yönünden kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini ve ayrıca davalı yanın istinaf başvurusunun esastan reddini istemiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda zarar eden bir şirketten yönetim kuruluna 3.000,00 TL huzur hakkının fazla olduğunu, bilirkişinin yanıltıldığını, şirketin tam faal çalışıp para kazanırken şirketin yatırım olması amacıyla 37 parça gayrimenkul satın alındığını, bu taşınmazların değerinin 37.579.947,00 TL olduğu gözetildiğinde şirket yöneticisinin iki kişiye ayda 3.000,00 TL huzur hakkının çok görülmemesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini ve davacı yanın istinaf başvurusunun esastan reddini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; davalı şirketin 15/08/2020 tarihinde yapılan 2018 yılına ait olağan genel kurul toplantısının 3, 4, 5, 6, 8, 10, 15 ve 16. maddelerinin iptali istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Mali müşavir bilirkişi ...'dan alınan raporda özetle; davacı ...'n 12/04/2019 tarihinde Eskişehir 3. Noterliği aracılığı ile gönderdiği 1721 yevmiye nolu ihtarnamede yer alan tüm hususların genel kurul gündemine alınarak görüşüldüğü, 15/08/2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların toplantıya katılanların oy çokluğu ile kabul ve reddedilmiş olması nedeniyle iptali istenen maddelerle ilgili iptal şartlarının oluşmadığı, genel kurulda vekaleten temsil edilen ...'ın vekaletnamesinin usule uygun olmadığının kabulü halinde yine toplantı nisabının mevcut olduğu ve genel kurulda görüşülerek karara bağlanan maddelerle ilgili iptal şartlarının oluşmadığı

Mali müşavir bilirkişi ...'dan alınan ek raporda özetle; şirket genel kuruluna sunulan faaliyet raporu, bilanço ve Kar/Zarar cetvelinin yasalarla belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak düzenlendiği, şirket bilançosu faaliyet raporunun şirketin fiili durumunu yansıttığı, davacı vekilinin itirazlarının kök rapordaki görüşlerini değiştirebilecek herhangi bir yeni bilgi ve belgeye dayanmadığından kök rapordaki görüşlerinde bir değişiklik olmadığı, davalı şirketin Yönetim Kurulu üyeleri için 2 üye kararlaştırıldığı, aylık 3.000,00-TL ücretin yönetim kurulu üyelerinin harcayacağı emek ve mesai ile orantılı olmadığı, yüksek olduğu, benzer şirketlerde genellikle Yönetim Kurulu beher üyesine verilecek aylık ücretin 500,00-TL ile 750,00-TL arasında değiştiği belirtilmiştir.

Davalı ...'nin 15/08/2020 tarihinde yapılan 2018 yılına ait olağan genel kurul toplantısında gündemin;

3.maddesinde, yönetim kurulu faaliyet raporunun okunduğu, 1.200 ret oyuna karşılık 3.600 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiği, davacının ret oyu vererek muhalefetini tutanağa eklettiği,

4.maddesinde, 2018 yılına ait bilanço ve kar zarar hesabının okunduğu, oylama sonucunda 1.200 ret oyuna karşılık 3.600 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiği, davacının ret oyu vererek muhalefetini tutanağa eklettiği,

5.maddesinde; yönetim kurulu üyelerinin 2018 yılı faaliyet dönemi için ibra edilmeleri genel kurulda görüşüldüğü, yapılan oylama sonucu 1200 ret oyuna karşılık 3480 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiği, davacının ret oyu vererek muhalefetini tutanağa eklettiği,

6.maddesinde, yeni seçilecek yönetim kurulu üyelerinin kaç kişiden oluşacağı görüşüldüğü, yönetim kurulu üyelerinin 2 kişiden oluşmasına ve 16. maddesi ile yönetim kurulu üyeliklerine ...'ın seçilmesi yapılan oylama sonucu 1200 ret oyuna karşılık 3600 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiği, davacının ret oyu vererek muhalefetini tutanağa eklettiği,

8.maddesinde, ortak olan davacı ...'ın noter aracılığı ile gönderdiği ihtarname ile ileri sürdüğü; şirket gayrimenkul bedellerinin güncellenerek bilanço da güncel değerleri ile yer almasının sağlanması hususundaki önergenin görüşüldüğü, yapılan oylama sonucu 1200 kabul oyuna karşılık 3600 ret oyu ile oy çokluğu ile bu talebin reddedildiği, davacının ret oyu vererek muhalefetini tutanağa eklettiği,

10.maddesinde, ortak olan davacı ...'ın noter aracılığı ile gönderdiği ihtarname ile ileri sürdüğü; şirket hesaplarının 10 yıl itibariyle özel denetçi tarafından incelettirilmesi hususundaki önergenin görüşüldüğü, yapılan oylama sonucu 1200 kabul oyuna karşılık 3600 ret oyu ile oy çokluğu ile bu talebin reddedildiği, davacının ret oyu vererek muhalefetini tutanağa eklettiği,

15.maddesinnde, yeni seçilecek yönetim kurulu üyelerinin ücretlerinin görüşüldüğü, ortak ...'ın ücret almadan yönetim kuruluna talip olduğunu, yönetime seçildiğinde kötü yönetimi ve avukatları şirketten uzaklaştırarak şirketi kara geçireceğini beyan ettiği, yapılan görüşme sonucu yönetim kurulu üyelerine aylık 3.000,00-TL ödenmesi yönündeki önerge 1200 ret oyuna karşılık 3600 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiği, davacının ret oyu vererek muhalefetini tutanağa eklettiği,

16.maddesinde ise, yönetim kurulu üyeliklerine ...'ın seçilmesine yönelik yapılan oylama sonucu 1200 ret oyuna karşılık 3600 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiği, davacının ret oyu vererek muhalefetini tutanağa eklettiği görülmüştür.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 446.maddesinde iptal davası açabilecek kişiler belirtilmiş olup, bu kişiler; toplantı da hazır bulunup da, karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten veya toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasına etkili olduğunu ileri süren pay sahiplerinin iptal davası açabileceği, düzenlenmiştir.

Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/197 Esas 2020/208 karar sayılı sayılı ilamının incelenmesinde; davacısının ..., davalısının ...

Tesisleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olup, TTK'nun 411 ve 412.maddeleri gereğince genel kurulun toplantıya çağrılması istemli açılan davada mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, gündemi belirleyip düzenlemek üzere mali müşavir ...'un kayyım olarak yetkilendirildiği, kayyım tarafından TTK'nun 414.maddesi gereğince ortaklara Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 10/07/2020 tarih ve 10116 sayılı nüshası ve basın ilan kurumu aracılığı ile Eskişehir yerel gazetelerinden ...

Gazetesinin 12/07/2020 tarihli nüshasında ilan yolu ile, 20/07/2020 tarihinde ise posta alındısı ile iadeli taahhütlü olarak toplantıya dair çağrının süresi içinde yapıldığı, ortaklar tarafından toplantı gününden 2 hafta önce tebliğ alındığı,

Davacı taraf ortaklardan ...'ın diğer ortak ...'a verdiği vekaletnamenin geçersiz olduğunu iddia etmiş ise de, ilk derece mahkemesinin gerekçesin de belirtildiği üzere 6102 Sayılı TTK'nun "Pay Sahibinin Genel Kurula Katılma Hakkına Yönelik" 425.maddesi ile "Şirket Ana Sözleşmesinin Genel Kurulu" başlıklı 10. maddesi gözetildiğinde, pay sahibinin temsilci kullanmak suretiyle genel kurulda kendisini temsil ettirme hakkı bulunduğu,

pay sahibi ... tarafındanda yazılı vekaletname ile tarih ve yer belirtmek suretiyle kanun ve ana sözleşme uygun olarak ...'a toplantıda kendisini temsil etmek amacıyla vekaletname verildiği ve vekaletname ekinde sunulan Eskişehir 4. Noterliğinin 05/08/2019 tarih ve 22839 yevmiye numaralı imza beyannamesinin sunulduğu, sunulan imza beyannamesi ile vekaletnamedeki imza örneklerinin birbiri ile uyumlu olduğu gibi dava dışı ortak ...'ın iş bu noterliğe ait imzalı beyannamesinde bildirdiği adresine tebligatın yapıldığı, bu nedenle davacı yanın buna yönelik istinaf başvurusunun yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Dava konusu 15/08/2020 tarihli genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinin incelenmesnde; davalı şirketin 6 ortağı bulunduğu, toplam hisse adedi 6.000 ve şirket sermayesi ve paylarının toplam itibari değerinin 150.000,00-TL olup, davalı şirkette asgari 1/4 toplantı nisabının 37.500,00 ve mevcut toplantı nisabının 4800 adet/120.000,00-TL olacağı, dava konusu genel kurulda ise 4 ortağın 3060 adet ve 76.500,00-TL'nin asaleten, bir ortağın 1740 adet ve 43.500,00-TL'nin vekaleten toplantıda hazır bulunduğu, buna göre toplantıya katılanların pay sahibi ve hisse adedinin toplantı nisabı için yeterli olduğu,

genel kurulda oylanan tüm maddelerin oy çokluğu ile alındığı, karar nisabının da oluştuğu, şirket sermayesinin 43.500,00-TL'sine ve şirket hisseleri için de 1740 paya sahip dava dışı ortak ... tarafından verilen vekaletnamenin usulüne uygun olmadığının kabulü halinde dahi TTK'nun 446.maddesi gereğince sonuca etkisi olmadığı gibi genel kurula iştirak eden hisse adedinin 3060 olacağı, bu sayının toplantı nisabı için yeterli olduğu, genel kurulda oylanan tüm maddelerin 1200 hisseye karşılık 1860 hisse ile kabul veya ret ile sonuçlanmış olması nedeniyle karar nisabının da yeterli olduğu,

ayrıca davacı ...'ın noter aracılığı ile gönderdiği ihtarname ile ileri sürdüğü hususların genel kurul gündeminde görüşülüp karara bağlanmış olmakla ilk derece mahkemesinin gerekçesi de gözetildiğinde davacı yanın buna yönelik istinaf başvurusu da yerinde değildir.

Gündemin 3.maddesinde; davalı şirketin 2018 yılına ait yönetim kurulu faaliyet raporunun okunarak tartışıldığı, 4. gündem maddesinde ise, davalı şirketin 2018 yılına ait bilanço ve kar zarar hesabı okunarak ve açıklanarak tartışıldığı, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde açıklandığı, bilirkişinin rapor ve ek raporunda da belirtildiği üzere; davalı şirkete ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun yaptırıldığı, defterlerin Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun tutulduğu,

defterlerin birbirlerini teyit ettiği, davalı şirket ticari defterlerine göre 2004 - 2017 yılları arası zarar toplamının 2.240.883,29-TL olduğu, 2018 yılı için ise mahkeme kararı uyarınca şirket yöneticilerinden geçmiş yıllara yönelik olarak tahsil edilen 223.175,36-TL nedeniyle kârla kapattığı, ülkemizde bilanço esasına göre faaliyet gösteren tacirlerin ticari defterlerinde yer alan varlıklarını kayıtlı değerleri ile takip ettikleri, genel kurula sunulan faaliyet raporunun Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca belirlenen tip rapor olduğu, rapor içeriğinde yer alan hususların genel kurul gündemine ilave edildiği,

gündemde yer alan hususların genel kurul toplantı tutanağına yansıdığı, faaliyet raporu ekinde yer alan T.C.

Hazine ve Maliye Bakanlığı'nca yayınlanmış olan tek düzen hesap planı ve hesap planı uygulama yönetmeliği hükümlerine uygun olarak tanzim edildiği, Kurumlar Vergisi Kanunu ve Vergi Usul Kanunu Tebliğ hükümlerine göre şirket kârlarının geriye dönük 5 hesap yılı zararlarına mahsup edildiği, şirketin 2017 yıl sonu itibariyle zararda olduğu tespit edildiğinden 2018 yılı kârının geçmiş yıl zararlarına mahsup edilmesi hususunun mevzuata uygun olduğu, taraf beyanları ve şirket faaliyet raporuna göre şirketin kaydi olarak aktif olduğu, ancak herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı,

bu hususun 2017 ve 2018 yılları bilançolarında yer alan bazı rakamların hiç değişmemiş olmasının da tespit edilebildiği, şirketin 2018 yılı gelir tablosunun incelenmesinde, şirket genel yönetim gideri olarak gözüken 90.810,63-TL'nin 36.000,00-TL'sinin yönetim kurulu üyeleri huzur hakkı olduğu, 54.810,63-TL'sinin ise şirketin cari yıl genel yönetim giderleri olduğu, bu tutarların ticari defterlere intikal ettirildiğinden genel kurul gündeminin 3. ve 4. maddesinde görüşülerek yapılan oylaması sonucunda 1200 ret oyuna karşılık 3600 kabul oyu ile oy çokluğu ile gündem maddelerinin kabul edildiği,

bu duruma göre davalı şirketin 2018 yılına ait yönetim kurulu faaliyet raporuna yönelik 3.maddesi ve 2018 yılına ait bilanço kâr ve zarar hesabına yönelik 4.maddesinin Yasa, ana sözleşme ve dürüstlük kurallarına uygun olduğu, yapılan oylama sonucu karar nisabı dahilinde kabul edilmiş olmakla bu maddelere yönelik iptal isteminin reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Gündemin 5.maddesinde; yönetim kurulu üyelerinin 2018 yılı faaliyet dönemine yönelik ibralarının görüşüldüğü, bilirkişinin rapor ve ek raporunda da belirtildiği üzere.

2018 yılına ait yönetim kurulu faaliyet raporu ile bilanço ve kâr / zarar hesabının usulüne uygun olarak düzenlendiği, ticari defter ve kayıtlar ile uyumlu olduğu, genel kurula sunulduğu, yapılan oylama sonucu 1200 ret oyuna karşılık 3480 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiği, buna göre yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerinin de yasa, ana sözleşme ve dürüstlük kurallarına uygun olduğu, yapılan oylama sonucu karar nisabı dahilinde ibra edildiği,

yönetim kurulu üyelerinin anılan oylamaya katılmadıkları da gözetildiğinde bu gündem maddesinin de iptali koşullarının oluşmadığından ilk derece mahkemesinin gerekçesi de gözetildiğinde davacının buna yönelik istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

Gündemin 6.maddesinde, yeni seçilecek yönetim kurulu üyelerinin kaç kişiden oluşacağının görüşüldüğü, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde belirtildiği üzere anonim şirketlerde yönetim kurulu yasal ve zorunlu organlardan biri olup şirketin yönetim ve temsil organı olduğu, anonim şirketlerde yönetim kurulunun en az bir kişiden olaşacağının hüküm altına alındığı, TTK'nun 339/2-g.maddesi gereğince yönetim kurulu üye sayısının esas sözleşmede gösterilmesinin zorunluluğu bulunduğu,

davalı şirketin 21/06/2013 tarihli genel kurul kararı ile değişik şirket ana sözleşmesinin 7.maddesinde yönetim kurulunun en az bir, en fazla 3 üyeden oluşacağının belirtilmiş olup, yönetim kurulu üyeliğine kimlerin seçileceği hususunun ise davalı şirketin genel kuruluna ait olup, davalı şirketin 150.000,00 TL sermayeli 6000 hisseli ve 6 ortaklı olması ve faaliyet alanı dikkate alındığında genel kurul tarafından yönetim kurulu üyelerinin 2 kişiden oluşması yönündeki gündem maddesi yapılan oylama sonucu 1200 ret oyuna karşılık 3600 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiği,

ayrıca gündemin 16.maddesiyle de, yönetim kurulu üyeliği seçimi yapıldığı, yapılan oylama sonucu yönetim kurulu üyeliğine aday olan ...'ın seçilmesine, yapılan oylama sonucu 1200 ret oyuna karşılık 3600 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiği, alınan her iki kararın da Yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı bir durumunun bulunmadığı gibi her iki kararda da karar nisabına uygun şekilde alınmış olmakla davacı yanın bu gündem maddelerine yönelik istinaf başvurusunun ilk derece mahkemesinin gerekçesi de gözetilerek reddi gerekmiştir.

Gündemin 8.maddesi ile, davalı şirketin ortağı olan davacı ...'ın Noter aracılığı ile gönderdiği ihtarname ile ileri sürdüğü; şirket gayrimenkul bedellerinin güncellenerek bilanço da güncel değerleri ile yer almasının sağlanması hususundaki önergesinin görüşüldüğü, yapılan oylama sonucu 1200 kabul oyuna karşılık 3600 ret oyu ile bu talebin reddedilmiştir.

İlk derece mahkemesinin gerekçesinde de açıklandığı bilirkişinin rapor ve ek raporunda belirtildiği üzere; ülkemizde bilanço esasına göre faaliyet gösteren tacirlerin ticari defterlerinde yer alan varlıklarını kayıtlı değerleri ile takip ettikleri, tacirlerin bilançolarına kayıtlı mal varlıklarının Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri hükümlerine göre yeniden değerleyebilme veya enflasyon düzeltme oranları ile değerleme ve çıkan bu fark tutarları ticari defterlerine işleyebilme imkanlarının bulunduğu,

işletmelerin varlıklarında yer alan ve sabit kıymet olarak adlandırılan varlıkların kayıtlı değerleri her ne kadar piyasa değerinden daha düşük bedelle yer almakta ise de, bu varlıkları bağımsız kuruluşlarca yapılan değerlendirmeler sonucunda bulunacak bedel üzerinden muhasebe kaydına intikal ettirme imkanlarının bulunmadığı,

bu nedenle bu yönde yaptırılacak değerlendirmelerin sadece bilgi amaçlı yapılmış bir çalışma olabileceği, bu nedenle şirketin gayrimenkullerinin bedellerinin güncellenerek bilançoda güncel değeri ile yer alması halinde şirketin değer artış vergisi ödemesi gerekeceği ve şirkette nakit olmaması nedeniyle bu yönde işlem yapılmasının mümkün olamayacağı, değer artışına denk gelecek ve kamu otoritesine ödenecek tutarın önerge sahibince şirkete verilmesi durumunda bu yola başvurabileceğinden gündem maddesinin karar nisabına uygun olarak oy çokluğuyla reddedildiği,

ret kararının Yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı bir yönünün bulunmadığından davacı yanın bu gündem maddesine yönelik istinaf başvurusunun ilk derece mahkemesinin gerekçesi de gözetilerek reddi gerekmiştir.

Gündemin 10.maddesi ile, davalı şirketin ortağı olan davacı ...'ın noter aracılığı ile gönderdiği ihtarname ile ileri sürdüğü; şirket hesaplarının 10 yıl itibariyle özel denetçi tarafından incelettirilmesi hususundaki önergenin görüşüldüğü, yapılan oylama sonucu 1200 kabul oyuna karşılık 3600 ret oyu ile bu talep reddedilmiştir.

İlk derece mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere 6102 sayılı TTK’nın 438. maddesi uyarınca azlığın özel denetim talebi genel kurulca reddedilirse 3 ay içerisinde ilgililerce şirket merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesine başvurmak suretiyle özel denetçi atanmasını istemesi mümkündür.

Bu itibarla davacı yanın özel denetime ilişkin talebin reddine yönelik genel kurulun 10 no'lu gündem maddesindeki kararına karşı azlığın iptal davası açmasında hukuki yarar bulunmadığından davacı yanın bu gündem maddesine yönelik istinaf başvurusunun ilk derece mahkemesinin gerekçesi de gözetilerek reddi gerekmiştir (Emsal mahiyette Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29/06/2021 Tarih ve 2019/4620 Esas 2021/5396 Karar sayılı içtihatı).

Gündemin 15.maddesi ile, davalı şirkete yeni seçilecek yönetim kurulu üyelerinin ücretleri görüşüldüğü, yapılan görüşme sonucu yönetim kurulu üyelerine aylık 3.000,00 TL ödenmesi yönündeki önerge 1200 ret oyuna karşılık 3600 kabul oyu ile kabul edilmiş ise de, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde açıklandığı, bilirkişinin de ek raporunda da belirtildiği üzere, TTK'nun 394. maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşme ile veya genel kurul kararıyla huzur hakkı ödenmesi mümkün olmakla birlikte, ödenecek ücretin şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması,

yönetim kurulunun bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olması gerekmektedir.

Genel kurulda yönetim kurulu üyelerine aylık toplam 3.000,00 TL ücret ödenmesi kararlaştırılmış ise de, bilirkişi tarafından şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları, ortaklık yapısı ve mali durum açısından davacı şirketle aynı ve benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler göz önünde bulundurulup alınan ücretlerin karşılaştırılması gerekmekte olup, somut olayda ise, davalı şirketin aktif faaliyetinin bulunmadığı gözetildiğinde yönetim kurulu üyelerinin harcayacağı emek ve mesainin benzer şirketlerle karşılaştırılması sonucu her bir üyeye aylık 500-700 TL ücretin makul olduğu,

bu nedenle yönetim kurulu üyelerine ayrı ayrı 3.000,00 TL ücret verilmesine ilişkin gündemin 15.maddesinin Yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğundan iptali gerektiğinden davalı yanın bu gündem maddesine yönelik istinaf başvurusunun ilk derece mahkemesinin gerekçesi de gözetilerek reddi gerekmiştir (Emsal mahiyette Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02/11/2022 tarih ve 2021/3276 esas 2022/7720 karar sayılı içtihatı).

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davalıdan alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan peşin alınan 161,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 266,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/04/2024

Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/797, K. 2024/490, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/797
Karar No
2024/490
Tarih
2 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/798 K.2024/354
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/798 K.2024/307
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2022/798 K.2024/624
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/798 K.2024/269
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/799 K.2024/353
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/799 K.2024/385

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.