KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/834 E., 2025/115 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Davacı Vekili Davalı
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2025
- Esas no
- 2022/834
- Karar no
- 2025/115
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/02/2022
- Numarası
- 2020/327 Esas 2022/90 Karar
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 21/07/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 19/02/2025
Karar Metni
1.753 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı banka arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında 15.02.2019 tarihinde 1.200.000.TL 36 ay vadeli kredi kullanıldığı, 9 ay anapara artı faiz ve BSMV ödemesi adı altında 457.434,18.TL ödeme yaptığını, faiz oranının yüksek olması nedeni ile müvekkilinin krediyi kapatmak istemesi üzerine kredinin yapılandırılması teklif edilerek kredinin yapılandırıldığı,
yeni GKS ile 412 faiz oranı ile 24 ay vadeli yapılandırma kredisi kullandırıldığını, 20.12.2019 tarihinde ilk taksit ve sonrasında 2. taksit ödediğini, birinci kredi ve ikinci kredi için toplam 575.282,90.TL geri ödeme yaptığını, faiz oranının aşırı yüksek olması nedeni ile bu krediyi kapatmak istediği,
04.02.2020 tarihinde kalan anapara tutarı olan 1.119.964,54.TL'yi yatırarak kapattığı, erkan kapatma cezası olarak müvekkilinden haksız ve dayanaksız bir şekilde %10'un üzerinde bir rakam olan 111.325,26.TL erken kapama komisyonu aldığını, 5.566,26.TL'de BSMV komisyonu aldığını, BDDK mevzuatı uyarınca gayrimenkul ipotek fek ücret olan 37.50.TL bir bedel alması gerekirken davalı banka şubesinin 3.150.TL ipotek fek ücreti aldığını, banka müşterisinden 4500 gibi farklı bir rakam ile farklı farklı katemler altında tahsilat yapmasının kabul etmenin mümkün olmadığını, MK'nun 2.maddesi kapsamında da hakkaniyetle bağdaşmadığı,
10.02.2020 tarihli 31035 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2020/4 sayılı Ticari Müşterilere alınabilecek Ücretlere ilişkin Usul ve Esas Hakkında tebliğin 1 ve 2. Maddelerinde değişiklik yapıldığı 3. maddede tebliğin yayımı tarihinde yürürlüğe girdiği, tebliği TCMB başkanının yürüttüğü belirtilerek, TCMB'nin 2020/4 sayılı tebliğ ile sınırlamaya gidildiği,
tebliğin 11. Maddesinde borcun tamamının erken ödenmesi durumunda erken ödeme ücreti talep edilebileceğini, faiz ve diğer maliyetlerde indirim yapmakla yükümlü olduğunu, kalan vadesi 24 ayı aşmayan kredilerden % 1, 24 ayı aşan kredilerden ise %2 erken ödeme ücreti alabileceğini düzenlediğini, müvekkiline kullandırılan kredinin vadesinin 24 ayın altında bir süre olması nedeni ile erken kapama cezası olarak %1 gerekirken, salt bu kalem üzerinden 10-15 arasında erken kapama komisyonu adı altında 100.000.TL'den fazla tahsilat yapıldığın, BSMV adı altında fazladan alınan 5.566,26.TL alındığını,
BDDK mevzuatı dahilinde ipoteğin ücretsiz fek edilmesi gerekirken 3.000.TL fazladan tahsilat yapıldığını iddia ederek toplam 90.000,00TL alacağın 04.02.2020 ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmeştir .
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, alınan bedellerin 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 144.
Maddesi ve Rekabet Kurumunun 01.08.2002 tarih ve 02-46/563-229 sayılı toplantısında alınan kararlara ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, yine Bakanlar Kurulunun 16.10.2006 tarih 2006/11188 sayılı kararının 4. Maddesi ve 09.12.2006 tarih 2006/1 sayılı Tebliğ ile bankalarca faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin, tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları serbestçe belirleneceğine karar verildiğini, masraf ve komisyonların Merkez Bankasına bildirilen ve ilan edilen listeye göre tahsil edildiğini, tahsil edilen masrafların kullanılan nakdi kredi oranına göre fahiş olmadığını,
müvekkil bankanın tahsil ettiği masrafın diğer bankaların tahsil ettiği ücretlerle muadil oran ve miktarda olduğunu, Bankanın TTK 22. Maddesi gereğince komisyon, ücret ve masraf isteyebileceğini, cari hesap hükümleri gereği ücret ve komisyon iadesi talebinin haksız olduğunu, davacının ödemeleri herhangi bir ihtirazı kayıt yapmadan ödediğini, davacının taleplerinin TMK 2'ye aykırı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde kesintilere yönelik herhangi bir tutar yada oranın bulunmadığı, 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3., 4. ve 6/2 maddeleri uyarınca, bankanın bu yönde yapmış olduğu bir ilan bulunmadığı,
bu nedenle dava konusu dönemdeki diğer bankaların uygulamaları dikkate alınarak oranın belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda hazırlanan bilirkişi raporunda %5 erken kapama oranın uygulanması gerektiği, 55.327,04-TL fazla ödenen erken kapama bedelinin iade edilmesi gerektiği, 2.791,35-TL BSMV bedelinin ve 500-TL ipotek fek bedelinin iadesinin gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 58.618,39 TL'nin ödeme tarihi olan 04/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alınan bedellerin TCMB'ye bildirilen ve ilan edilen listeye göre belirlendiğini, sözleşme ve mevzuata uygun olup, fahiş olmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında fazla alınan erken kapama komisyonu ve ipotek fek bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, hesap ekstreleri, ödeme dekontları, TCMB'nin bildirimlerine ilişkin belgeler ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.
10/06/2021 tarihli kök ve 29/11/2021 tarihli ek bilirkişi raporlarında özetle; diğer bankalarla yapılan karşılaştırmalar sonucunda en yüksek erken kapama komisyonu olan 55.998,22.TL alınmasının makul olacağı, erken kapama komisyonunun 55.998,22.TL olarak uygulanması durumunda, tahsil edilecek BSMV tutarı 2.799,91TL olması gerekeceğinden tahsil edilen 5.566,26.'den düşülerek 2.766,35.TL'nin iadesinin gerekeceğini, diğer bankalar tarafından TCMB'ye bildirilen İpotek fek ücretlerinin yer aldığı listelerin temin edilmesi halinde ipotek fek ücreti ile ilgili görüş oluşturulabileceği, ek raporda diğer bankalarla yapılan karşılaştırmalar sonucunda,
İpotek fek ücreti olarak 2.500,00TL'nin makul olacağı, dolayısı ile 500.00TL”'nin iadesi, ipotek Fek Ücretinin 2.500,00TL olarak uygulanması durumunda, tahsil edilecek BSMV tutarının 125,00TL olması gerekeceğinden, tahsil edilen toplam 150,00TL'den düşülerek 25,00TL'nin iadesi gerektiği bildirilmiştir.
Davacı yan, davalı banka ile aralarındaki genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandığı taksitli ticari kredi borcunu ödeme planında belirtilen tarihten önce tamamını ödeyerek kapatması nedeniyle davalı bankaca tahsil edilen erken ödeme komisyonu ve ipotek fek ücretlerinin fahiş olduğunu iddia ederek eldeki davayı açmış, davalı yan tahsil edilen miktarların fahiş olmadığını TCMB'ye bildirilen oranlara, sözleşme ve yürürlükteki mevzuata göre söz konusu kalemleri tahsil edebileceğini savunmuş, ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının davalı banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden davalı bankadan kullanmış olduğu ticari kredi sebebiyle davacı taraftan erken kapama komisyonu ve ipotek fek ücreti adı altında haksız kesinti yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise davacının yapılan bu kesintiler sebebiyle alacağının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Dosya kapsamından, davacı ile davalı banka arasında 03/07/2018 tarihinde 1.000.000,00 TL genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında davacı şirkete 1.200.000,00 TL tutarında taksitli ticari kredi kullandırıldığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin mahkemece alınan bilirkişi ve ek raporları ile tespit edildiği üzere kredi borcunun 04/02/2020 tarihinde tamamının ödenerek kapatıldığı, aynı tarihte davalı bankaca davacıdan 111.325,26 TL erken ödeme komisyonu, 5.566,26 TL erken kapama komisyonu BSMV'si, 06/02/2020 tarihinde toplam 3.000,00 TL ipotek fek ücreti ve 150,00 TL BSMV tahsil edildiği,
bu verilere göre davacıdan tahsil edilen erken kapatma tazminatının kredi kapama tutarının %10'u oranına tekabül ettiği, bu durumda davalı bankanın davacı kredisinin erken kapatılması nedeniyle yaklaşık olarak %10 oranında erken ödeme tazminatı tahsil etmiş olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, ticari niteliktedir ve bu nedenle 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında değerlendirme yapılması gereklidir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ücret İsteme Hakkı" başlıklı 20. Maddesinde; "(1) Tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir. Ayrıca, tacir, verdiği avanslar ve yaptığı giderler için, ödeme tarihinden itibaren faize hak kazanır." hükmü düzenlenmiştir.
Buna göre, tacir olan davalı bankanın ticari kredi sözleşmesi kapsamında kullandırdığı krediler nedeniyle müşterilerine vermiş olduğu iş ve hizmetler için uygun bir ücret isteyebileceği açıktır.
Bakanlar Kurulu 16.10.2016 tarihli 2006/11188 sayılı Kararına istinaden 9 Aralık 2006 tarih ve 26371 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2006/1 sayılı Tebliği hükümleri finansal tüketicilerin hakları saklı kalmak kaydıyla, kredilere uygulanacak azami faiz oranları ile faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların niteliklerinin ve azami sınırlarının serbestçe belirleneceği şeklindedir. (Bu Tebliğ 10/02/2020 tarihli ve 31035 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2020/3 sayılı Tebliğ ile 01/03/2020 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır.)
Taraflar arasında düzenlenen GKS'nin 12.3 maddesinde de, müşterinin işbu sözleşme uyarınca kullandığı veya kullanacağı krediler nedeniyle komisyon, Fon, ücret ve halen mevcut veya ileride kullanacak artılacak her türlü kaynak kullanımını destekleme Fon'u gibi sair teferruat ve ayrıca Yasalarca yetkilendirilmiş yetkilerce tayin edilen miktar ve oranlarda gider vergisi, sair vergi, resim ve harçları nakden veya hesaben ödemeyi taahhüt ettiği, bankanın müşteri için kredi değerlendirmesi yaparak gerekli araştırma ve incelemelerin yapılması ve kredi limitinin tahsis edilerek hazır tutulması amacıyla kredi tahsis veya benzer bir isimle ücret talep etme hakkına sahip olduğu düzenlenmiş olmakla birlikte maddede kesintilere yönelik herhangi bir tutar, oran veya atıfta bulunulmamıştır.
Davalı yanca somut olayda Resmi Gazete'nin 19.02.2020 tarihi ve 31035 sayısında yayımlanan ve 01/03/2020 tarihinde yürürlüğe giren 2020/4 sayılı "Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Tebliğ" hükümlerinin uygulanması gerektiği savunulmuş ise de,
davacı hesabından yapılan kesintilerin ise 04.02.2020 ve 06.02.2020 tarihlerinde yapıldığı ve böylelikle 2020/4 sayılı tebliğ kapsamına girmediği anlaşılmakla somut olayda Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/933 Esas nolu dosyasında 10/01/017 tarihli 2017/1977 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere alınan masrafın makul olup olmadığı diğer bankaların masrafları ile karşılaştırarak,
alınan masrafların fahiş olup olunmadığına göre karar verilmesi gerekli olup, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda da söz konusu ilkeler doğrultusunda dava konusu erken kapama komisyonu diğer bankalar tarafından alınan ücretlerle karşılaştırılarak hesaplama yapılmış olmakla denetme ve hükme elverişli bilirkişi raporunun esas alınarak karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan, ipoteklerin fek edildiği 2020 yılına ait Harçlar Kanunu Tarifesinde ipotek fek harcının 30,60 TL olarak belirlendiği anlaşılmış olup, davalı bankanın bunun üzerindeki tutara ilişkin belgelendirme yapılmadığından davalı yanca ipoteklerin fek edildiği yıla ait Harçlar Kanunu Tarifesinde belirtilen miktarın tahsil edilmesi gerekirken fazladan tahsil edilmiş ise de, davacı yanca bu yöne ilişkin istinaf itirazı ileri sürülmediği gözetilerek bilirkişi raporunda tespit edilen miktarın davacıya iadesine karar verilmesine ilişkin karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/834, K. 2025/115, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama