İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/877 K.2024/1646

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı/lı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği…

Esas2022/877Karar2024/1646Tarih30 Aralık 2024Okuma14 dk · 2.771 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/877 E., 2024/1646 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Davacı Davalı

Karar tarihi
30 Aralık 2024
Esas no
2022/877
Karar no
2024/1646
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
19/01/2021
Numarası
2018/890 Esas 2021/33 Karar
Vekili
—
Dava
Tazminat
Dava tarihi
17/12/2018
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
30/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.771 kelime·14 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı/lı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı bankanın ... kurumsal müşterisi olduğunu, davacı şirketin yetkilisi ...'in, 19.09.2018 tarihinde http://www.....com adresindeki internet sitesine girerek işlem yapmak istediğini ancak üye bilgilerini girdikten sonra internet sayfasının kendiliğinden kapandığını, sistemsel bir sorun olduğunu düşünen davacı şirket yetkilisinin, sahte bir siteye yönlendirildiğini fark etmediğini, daha sonra davacı şirketin hesabına bakıldığında şirket hesabından herhangi bir yetkilinin izni olmaksızın birçok mükerrer işlemin yapıldığının fark edildiğini,

davacı şirkete ait ... hesabının yetkisiz 3. şahısların eline geçtiğinin anlaşıldığını, söz konusu şirket hesabını ele geçiren dolandırıcılar tarafından hesaba derhal 25.000 TL ek para tanımlandığının görüldüğünü ve bu miktarın da birkaç farklı Turkcell hesabına gönderilmesi sureti ile davacı şirketin toplamda 25.020,00 TL borçlandırıldığının ve zarara uğratıldığının tespit edildiğini, bu işlemlerin toplamda 45 dakika sürdüğünü ve 139 kez aynı tutarda (180 TL) paranın bir hesaba aktarılması sırasında davalı banka tarafından davacı şirket yetkililerine hiçbir uyarı yapılmadığını,

davacı şirket hesabındaki olağan dışı hareketlere rağmen davalı banka tarafından hiçbir tedbir alınmadığını, davacı şirket yetkilileri tarafından davalı bankaya IU4Z1RRY6D ve IM23426166 takip kodu ile yapılan başvurulara davalı banka yetkilileri tarafından verilmiş olan yanıtlara göre ise, aynı gün ek para tanımlanması işleminin tamamen tesadüf olduğunun belirtildiğini, davacı şirketin ... hesabı yetkisiz 3. şahısların eline geçtiğini, bu hesabın yetkisiz 3. kişilerin eline geçmesi hususunda davalı banka tarafından gerekli tedbirlerin önceden alınmadığını,

davacı şirkete ait hesabın yetkisiz 3. kişilerin eline geçmesinden sonra yapılan 25.000,00 TL tutarında ek para tanımlaması işleminin onaylanması için davacı şirket yetkililerine ulaşılmadığını, bu işlemin ardından yetkisiz 3. kişiler tarafından davacı şirket hesabından ardışık 139 kez yapılan 180 TL tutarındaki olağan dışı para transferleri ile ilgili olarak davalı banka tarafından müvekkili şirketin yetkililerinin uyarılmadığını,

bu olağan dışı para trafiği ile ilgili olarak davalı banka tarafından hiçbir tedbir alınmadığını iddia ederek davacının uğramış olduğu zararın fazlaya dair haklar saklı olmak üzere şimdilik 25.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının olayın akışı, dosya içeriği, hukuk, yasa, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesinin içtihatlarına aykırı olduğunu, husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, iddia olunan harcamalardan müvekkilinin kazanım elde etmediğini, huzurdaki davanın işbu eylemlerden fayda sağlayan şahıs/şahıslara yönetilmesi gerektiğini, bildirilen numaralara 180 TL ederinde kontör yüklemesi yapıldığını, müvekkilinin, davaya konu olayda zarar veren taraf olmadığı gibi kazanım sağlayan taraf da olmadığını,

bu davanın aleyhine neticelenmesi halinde hat sahiplerine ve ilgili operatörlere husumet yöneltileceğinden huzurdaki davanın ilgililere ihbarını talep ettiğini, yapılacak yargılama sonucunda haksız ve hukuka aykırı talepler içeren huzurdaki davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı, davalı bankada bulunan hesabından internet bankacılığı yoluyla bilgisi dışında havale yapıldığını belirterek uğradığı zararın davalıdan tahsilini talep ettiği, davalı banka tarafından davacıya işlemler öncesinde tek kullanımlık şifre gönderildiği, davacı tarafın güvenli olmayan internet bağlantısına katıldığı, yapılan işlemlerin uzun bir süreçte gerçekleştiği ancak davalı bankanın bu süreçte herhangi bir müdahalesinin bulunmadığı, davalı bankanın sorumluluğu yanında davacının da müterafık kusurunun bulunduğu,

dava konusu olayda her iki tarafın da yarı yarıya sorumluluğunun bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, 12.500 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının saklamakla yükümlü olduğu müşteri numarası/TCKN/ internet bankacılığı şifresi gibi bilgilerini ve müvekkilinde kayıtlı şahsi telefonuna gönderilen şifre bilgilerini dava dışı kişilerle paylaşmış olması nedeniyle gerekli dikkat ve özenle saklayamadığından dolayı davaya konu işlemlerin gerçekleştiğini, davacı yanın bireysel müşteri olmayıp şirket olduğunu, bireysel müşteriler için olağanüstü sayılabilecek işlemlerin ticari müşteriler için olağan işlemler olup aynı güvenlik senaryosu ve sınırlamalara tabi tutulamayacaklarını,

davacının şirket olması nedeniyle şirket adına telefon hatları olabileceği gibi şirket çalışanlarına ait iş ile ilgili kullandığı telefon hatlarının olabileceğini, bu nedenle ticari müşteri ürünleri ile gerçek kişi müşteri ürünlerine uygulanan sınırlamalar ve güvenlik senaryolarının farklı olduğunu, şirket unvan değişikliğinin 25.06.2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ile ilan etmiş olup yeni unvanı ...

Danışmanlık A.Ş. olduğunu, bu unvan ile kısa bir araştırma yapıldığında dahi davacının büyük bir şirket olduğunu, yurt dışı temsilciliğinin dahi bulunduğunu, dolayısıyla davaya konu edilen işlemlerin davacı bakımından olağanüstü işlemler olmadığının görüleceğini, davacı tacir olup basiretli tacir gibi davranması gerektiğini, kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi gerekçesinde zararı doğumuna sebep olan işlemleri başlatan ihmalin en başta davacıdan kaynaklandığının kabul edildiğini,

buna rağmen mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; davacının hesabından bilgisi ve rızası dışında internet bankacılığı yoluyla 3.kişilere gönderilen bedellerin miktarların tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dava konusu işlemlere ilişkin SMS ve log kayıtları, bilirkişi raporu ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.

Bilişim uzmanı bilirkişiden alınan 24/12/2019 tarihli raporda özetle; davacı ... firmasının, davalı ... A.Ş. nezdinde ... Subesinde TR71 0011..........

92 IBAN numaralı vadesiz hesabı olduğu, 19.09.2018 tarihinde saat: 11:53:32 den 12:35:50 ' ye kadar toplamda 139 adet 180 TL telefon hatlarına TL (kontör) yüklemesi yapıldığı, toplam işlem tutarın 25.020,00 TL olduğu, toplamda 46 adet hatta yükleme yapıldığı, bazı hatlara birden fazla yükleme yapıldığını, yapılan işlemlerin davalı Bankanın ... olarak bilinen internet bankacılığı sistemi üzerinden Faturasız Hat Yükleme kısmında yapıldığı, tahsilatın vadesiz hesaptan yapıldığı, hesabın borçlandırıldığı (-) eksiye düştüğü, krediden kullanıldığı,

davacının bahsettiği aynı gün 25.000,00 TL' lik ek para tanımlama işlemi hakkında dosyada herhangi bir bilginin olmadığı, davaya konu işlemlerin internet bankacılığı aracılığıyla yapıldığı, işlem yapılan IP numarasının 5.24.243.86 olduğu, IP numarasının kime ait olduğu konusunda dava dosyasında herhangi bir bilgi bulunmadığı, davaya konu işlemlerin internet bankacılığı ile yapıldığı, davalı bankanın internet şube girişinde davacıya tek kullanımlık şifre gönderdiğini dair herhangi bir belge sunmadığı, davacının davalı banka internet bankacılığına giriş yaptığını sanarak dolandırıcıların hazırladığı siteye giriş yaparak,

davacının şifrelerin dolandırıcılar tarafından elde edildiğinin değerlendirildiği, davalı bankanın davaya konu işlemlerde, davacıya öncelikle internet bankacılığına giriş için tek kullanımlık SMS (veya OTP) şifresi gönderdiğini ispatlayamadığı, telefonlara TL yükleme işlemlerinde ek teyit için SMS mesajı göndermediği, telefon ile teyit gibi önleyici mekanizmasını işletmediği, yükleme işlemini fark ederek gerekli güvenlik ve önleyici tedbirleri almadığı şüpheli işlemleri fark etmediği bildirilmiştir.

Bilişim uzmanı bilirkişiden alınan 24/22/2020 tarihli ek raporda özetle; davaya konu işlemlerin İnternet Bankacılığı aracılığıyla yapıldığı, İşlem yapılan IP numarasının 5.24.243,86 olduğu, IP numarasının kime ait olduğu konusunda dava dosyasında herhangi bir bilgi bulunmadığı, davaya konu işlemlerin internet bankacılığı ile yapıldığı, davalı bankanın Internet şube girişi için 09:02 de davacıya tek kullanımlık şifre gönderdiği, bu şifre ile giriş yapılarak açılan bu oturumda davaya konu işlemlerin yapıldığı, dava konusu olay davacının eylemleri açısından irdelendiğinde;

davacının dolandıncılarca hazırlanan sahte web sitesine bankacılık bilgilerini ve şifrelerini gerekli kontrolleri yapmadan girerek bunların dolandırıcıların eline geçmesine neden olduğu, bu açıdan davacının bilgilerinin gizliliğini sağlayamadığı, dava konusu olay davalının eylemleri açısından irdelendiğinde; dava konusu olayda ise davalı bankanın 139 işlemde 46 adet farklı hatta kontör yükleme işlemi için ve hesabın eksi bakiyeye düşmesinden dolayı fraud (dolandırıcılık), sıra dışı işlem olarak algılayacak güvenlik uygulaması yapmadığı için alınabilecek tüm önlemleri almadığı,

davalı bankanın, davalıya olaya dair bilgilendirme ve işlem kendine ait değilse bankayı araması şeklinde alternatif kanallarla (e-posta/SMS) uyan yapmadığı, bu açıdan davalı bankanın alınabilecek tüm önlemleri almamış olduğu, davacının internet bankacılığı üzerinden 139 defa ve 46 adet farklı cep telefonu hattına ve uzun sürede yapılması ve internet bankacılığının tek otunjmda çok uzun süre açık kalması hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu işlemlerin olağandışı vc şüpheli olduğu,

davalı banka tarafından da bu şekilde değerlendirilerek ilave güvenlik süteeı uygulaması mümkün iken davalı bankanın Bankalarda Bilgi Sistemleri Yönetiminde Esas Alınacak İlkelere İlişkin Tebliğin “Güvenlik kontrol sürecinin tesis edilmesi ve yönetilmesi" başlıklı 26'ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Banka, internet bankacılığı faaliyetleri kapsamında gerçekleşen sıra dışı vc şüpheli işlemleri tespit etmek için takip mekanizmaları kurar," hükmüne aykırı olarak bir güvenlik süreci işletmemiş olduğu,

örneğin davacıyı arayarak veya başka bir yöntemle açık onayım almadan işlemleri gerçekleştirilmesine izin verdiği için davab bankanın soz konusu tebliğ hükmüne aykırı davrandığı, güvenlik sürecinde zafiyet olduğu, davalı bankanın alınabilecek tüm önlemleri almamış olduğu; kusur ve tazminat hesabı açısından; davacının dava konusu işlemler nedeniyle 25.020,00 TL zararını bulunduğu bildirilmiştir.

Davacı yanca, davalı bankada bulunan hesabından bilgisi ve haberi olmadan para çekilmesinden ötürü oluşan zararın tahsiline yönelik olarak işbu dava açılmıştır.

Dosya kapsamından, davacının, davalı bankada vadesiz hesabı bulunduğu, bu hesabından 19.09.2018 tarihinde saat:11:53:32'den 12:35:50'ye kadar toplamda 139 adet her biri 180 TL olmak üzere 46 farklı telefon hattına TL (kontör) yüklemesi yapılarak 3.kişilere toplam 25.020,00 TL havale edildiği, yapılan işlemlerin davalı Bankanın ... olarak bilinen internet bankacılığı sistemi üzerinden Faturasız Hat Yükleme kısmında yapıldığı, tahsilatın vadesiz hesaptan yapıldığı, hesabın borçlandırıldığı (-) eksiye düştüğü, krediden kullanıldığı,

davacının bahsettiği aynı gün 25.000,00 TL' lik ek para tanımlama işlemi hakkında dosyada herhangi bir bilginin olmadığı, davaya konu işlemlerin internet bankacılığı aracılığıyla yapıldığı, işlem yapılan IP numarasının 5.24.243.86 olduğu, IP numarasının kime ait olduğu konusunda dava dosyasında herhangi bir bilgi bulunmadığı, davaya konu işlemlerin internet bankacılığı ile yapıldığı, davalı bankanın internet şube girişinde davacıya tek kullanımlık şifre gönderdiğine dair herhangi bir belge sunmadığı, davacının davalı banka internet bankacılığına giriş yaptığını sanarak dolandırıcıların hazırladığı siteye giriş yaparak,

davacının şifrelerin dolandırıcılar tarafından elde edildiğinin değerlendirildiği, davalı bankanın davaya konu işlemlerde, davacıya öncelikle internet bankacılığına giriş için tek kullanımlık SMS (veya OTP) şifresi gönderdiğini ispatlayamadığı, telefonlara TL yükleme işlemlerinde ek teyit için SMS mesajı göndermediği, telefon ile teyit gibi önleyici mekanizmasını işletmediği, yükleme işlemini fark ederek gerekli güvenlik ve önleyici tedbirleri almadığı şüpheli işlemleri fark etmediği, davacının internet bankacılığının saat 09:02'den başlayarak 12:35'e kadar tek oturumda açık kalması,

139 defa 46 adet farklı cep telefonu hattına kontör yükleme işleminin yapılması, kontör yüklemesi yapılırken davacının hesabının eksiye düşmesi, kontör yükleme işleminin saat 11:53'de başladığı ve 12:35'e kadar sürdüğü, uzun süre oturumun açık kalarak işlemlerin uzun sürede yapılmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu işlemlerin olağandışı ve şüpheli olduğu,

işlemlerin davalı bankanın fraud izleme sistemlerinde alarm oluşturması gerektiği, işlemlerin davalı banka tarafından da olağan dışı ve şüpheli oldukları şekilde değerlendirilerek ilave güvenlik süreci uygulaması mümkün iken davalı bankanın Bankalarda Bilgi Sistemleri Yönetiminde Esas Alınacak İlkelere İlişkin Tebliğin "Güvenlik kontrol sürecinin tesis edilmesi ve yönetilmesi" başlıklı 26 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Banka, internet bankacılığı faaliyetleri kapsamında gerçekleşen sıra dışı ve şüpheli işlemleri tespit etmek için takip mekanizmaları kurar." hükmüne aykırı olarak bir güvenlik süreci işletmemiş olduğu,

davacının şifrelerini bilerek ve isteyerek 3.kişilerle paylaştığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık, davacının hesabında bulunan paranın üçüncü kişi hesabına internet bankacılığı yoluyla transfer edilmesinde bilgi ve onayının olup olmadığı, bilgi ve onayı yok ise yapılan işlemde taraflardan hangisinin hangi oranda kusurlu olduğu hususlarından kaynaklanmaktadır.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun, 4 Aralık 2013 tarihli 28841 sayılı tebliğinde; 5 maddenin 3. fıkrasına göre; Banka, kendi alanına giren konularda sahtecilik ve dolandırıcılık olaylarını önleyici çalışmalar yapmak, güvenlik önlemleri saptamak, ilgili taraflar arasında gerekli bilgi paylaşımının sağlandığından emin olacak şekilde mekanizmalar kurmak ve sağlanan bilgi paylaşımının etkinliğini takip etmekle yükümlüdür.

Bankalar birer güven ve itimat kurumları olduklarından kural olarak hafif kusurlarından da sorumludurlar. Bankalar, müşterilerinin kişisel bilgilerini korumakla mükelleftir. Bankaların, internet bankacılığında müşterilerinin güvenliğini sağlayacak güvenlik enstrümanlarını kullanması zorunludur.

Kartın fiziki olarak ibraz edilmesinin mümkün olmadığı mesafeli işlemlerde ( mail order,telefon order, elektronik ticaret) “Kart numarası” , ” Kartın Vadesi” , ” Güvenlik Kodu” ‘ nun çeşitli şekillerde öğrenilmesi veya ele geçirilmesi ile bu bilgilerle mal ve hizmet satın alınabilmesi dolandırıcılığa ve suistimale açık bir kullanım şekli olduğundan, hem Kartlı Ödeme Sistemleri kuralları gereği hem de 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununa göre mal ve hizmet alımlarındaki zararlardan kart sahipleri sorumlu tutulamazlar.

Bankalar; faaliyet alanları, kuruluşları, yönetimleri, iç denetim sistemleri, finansal raporlamaları, öz sermayeleri, sermaye yeterlik oranları ve bağımsız denetimleri 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile düzenlenen güven kuruluşlarıdır. Bankaların hukuki sorumlulukları, başta TBK olmak üzere birden fazla mevzuatta düzenlenir. 6102 sayılı TTK uyarınca, tüm tacirlerin ticari işleriyle ilgili olarak basiretli bir tacir gibi davranmaları gerektiği düzenlenir.

Bankalar, kamu nezdinde güven uyandıran kuruluşlar olarak kendi faaliyet alanlarının gerektirdiği ölçüde basiret ve özenle davranmalıdır. Kamu nezdinde oluşturulan bu güven bankaların işlemlerinde sıradan bir tacirden daha yüksek bir özen göstermelerini gerektirir. Güvenin korunması ilkesi, güvenen nezdinde bir güven unsurunun oluşmasına sebebiyet veren güvenilenin, yarattığı bu güvene uygun davranışlarda bulunması ve bunun sonuçlarına da katlanması anlamı taşır.

Bankalar, yükümlülüklerini yerine getirirken objektif özen ile davranmak durumunda olup birer itimat kurumları olan bankalar, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadırlar. Bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından da sorumludurlar. Bankaların, sözleşmeden kaynaklanan veya bu kapsamda değerlendirilen borçlarını, hiç ya da gereği gibi yerine getirmemelerinin sonucu Borçlar Kanunu’nda genel hatlarıyla açıklanmıştır.

Buna göre alacaklı hakkını kısmen veya tamamen alamamış ise borçlu olan taraf, kendisinde hiçbir kusur olmadığını ispat edemedikçe bundan dolayı doğan zararı karşılamak zorundadır. Bankaların, kendilerine güvenen müşterilerine, onların yakınları olan üçüncü kişilere ve bilgi almak ya da ilişki kurmak amacıyla kendilerine başvuran kişilere karşı koruyucu nitelikte bir özen borcu vardır.

Nitekim bu husus Hukuk Genel Kurulu 19/12/2019 gün ve 2017/11-131 2019/1935 karar sayıl ilamında " ... Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar.

Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir (Battal, Ahmet: Güven Kurumu Nitelendirmesi Işığında Bankaların Hukuki Sorumluluğu, Ankara, 2001, s. 106). O hâlde, bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar.

Ayrıca, bu sorumluluğu kaldırmaya yönelik sözleşmeler de geçerli değildir. Zira sorumsuzluk sözleşmesi hükümlerine sınırlama getiren ve somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı BK) 99/2. ve 100/3.

(6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı TBK) 115/3. ve 116/3.) maddeleri gereğince, özel kanun ile kuruldukları ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanındığı için bankaların, hafif kusurlarından dolayı ortaya çıkan sorumluluğunu kaldıran sözleşme hükümleri geçersiz olacaktır.

Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı TTK) 20/2. (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) 18/2.) maddesi gereğince; tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Ancak bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklılık arz etmektedir. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlüğü şüphesiz daha ağırdır. Özellikle birer itimat kurumu olan bankaların, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle koruma yükümlülüğünün daha da arttığının kabul edilmesi gerekmektedir (Yılmaz, Süleyman; Hukuki Açıdan İnternet Bankacılığı, Ankara, 2010, s. 152)." denilmek suretiyle bankaların kusur sorumluluğunun esasları belirtilmiştir.

Davacının internet bankacılığı şifrelerini ve bilgilerini dolandırıcılarla paylaştığına ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi, dava konusu işlemlerle ilgili olarak davalı yanca davacıya SMS mesajı gönderildiğine ilişkin de herhangi bir bilgi ve belge de bulunmamaktadır.

Davacının internet bankacılığının saat 09:02'den başlayarak 12:35'e kadar tek oturumda açık kalması, 139 defa 46 adet farklı cep telefonu hattına kontör yükleme işleminin yapılması, kontör yüklemesi yapılırken davacının hesabının eksiye düşmesi, kontör yükleme işleminin saat 11:53'de başladığı ve 12:35'e kadar sürdüğü, uzun süre oturumun açık kalarak işlemlerin uzun sürede yapılmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu üçüncü kişi hesabına para transfer işlemi yapılmasının olağan dışı ve şüpheli görülerek davalının davacıdan teyit alma ihtiyacını duymadığı, yapılan işlemlerin olağan dışı ve şüpheli olduğu,

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun, 4 Aralık 2013 tarihli 28841 sayılı tebliğinde. 5 maddenin 3. fıkrasına göre gerekli güvenlik önlemlerini almayarak davacının zarara uğramasına davalının tam kusuruyla sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır.

Bu kabul çerçevesinde davacıya yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunmayıp, meydana gelen zararın oluşmasında davalı banka tam kusurlu olduğundan, davacının bilgisi ve rızası dışında internet bankacılığı yoluyla hesabından üçüncü kişi hesabına para aktarılması nedeniyle uğradığı zararın tamamından davalının sorumlu olduğunu anlaşılmakla birlikte davacının istinaf kanun yoluna başvurmadığı da gözetilerek davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 853,88 TL harçtan peşin alınan 426,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 426,94 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 30/12/2024

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/877, K. 2024/1646, 30 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/877
Karar No
2024/1646
Tarih
30 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/877 K.2025/30
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/878 K.2025/85
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/880 K.2025/20
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/881 K.2025/28
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/881 K.2024/1635
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/883 K.2025/10

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.