KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/94 E., 2024/153 K.·T.C.
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2024
Karar Metni
2.741 kelime·14 dk okuma·22 bölüm
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/94
KARAR NO : 2024/153
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/10/2021
NUMARASI
2019/691 Esas 2021/701 Karar
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 17/12/2019
KARAR TARİHİ : 06/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2024
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili ve davalı ... vekilince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı ... .... Şti. arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, diğer davalılar ..., ... ve ...'ın aynı limitle sözleşmelerin müteselsil kefili olduklarını, genel kredi sözleşmelerin kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsiline yönelik olarak Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2019/12612 esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız itirazları üzerine takibin durdurulduğunu, bu nedenlerle haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, dava ve davaya dayanak takibin yetkisiz icra dairesi ve mahkemede açtığından yetki itirazlarının bulunduğunu, davalı ...'ın asıl borçlu/davalı ... ....
Şti'nde bir dönem ortaklık yapmış olmakla birlikte bu şirketin ortaklığından yıllar önce ayrıldığını, bu nedenle davacı tarafın Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2019/12612 E. sayılı dosyasına sunduğu 01.04.2014 tarihli genel kredi sözleşmesinin davalı şirkette ortak olduğu dönemde imzalanmış olmasına karşın, 21.09.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin davalının ortaklıktan ve şirketten ayrılmasından sonra imzalandığını, bu genel kredi sözleşmesinde ise davalının imzasının bulunmadığını,
davalının takip alacaklısı davacı banka ile asıl borçlu şirket arasında kendi ortaklığı döneminde imzalanan genel kredi sözleşmesine dayanılarak davacı banka tarafından asıl borçlu şirkete herhangi bir kredi kullandırılıp kullandırılmadığını hatırlamadığını, kefaletin fer'i niteliği nedeniyle müvekkilinin imzaladığı sözleşmeye istinaden kullandırılmış bir borç mevcut değilse davalının sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, davalının imzaladığı sözleşmeye istinaden kullandırılmış kredi mevcut olsa dahi bu kredinin borçlu şirket tarafından o yıllarda ödenerek kapatıldığının bilindiğini,
01.04.2014 tarihli genel kredi sözleşmesine dayanılarak müşterek müteselsil kefil sıfatıyla müvekkilinden alacak talebinde bulunulamayacağı açık olup bu nedenle davacı Bankanın 01.04.2014 tarihli kredi sözleşmesini dayanak göstermek suretiyle davalı aleyhine alacak talebinde bulunmasının hukuka aykırı, haksız ve kötüniyetli olduğunu, icra dosyası kapsamına sunulan 21.09.2016 tarihli genel kredi sözleşmesinin davalının ortaklıktan ayrılmasından çok daha sonra asıl borçlu şirket tarafından imzalandığını, davalının kefalet etmediği bu sözleşmeden kaynaklı olarak kefil sıfatıyla sorumlu tutulamayacağını,
takibe konu alacağın 01.04.2014 ve 21.09.2016 tarihli sözleşmelerden kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirsiz olduğunu, ihtanamede ve takip talebinde davacının borcun kaynağının hangi kredi sözleşmesinden kaynaklandığı hususunda bir açıklama yapmadığını, davalının yıllar önce ortaklıktan ayrıldığı,
hiçbir ilgisinin, ilişkisinin kalmadığı borçlu şirkete, davacı bankanın müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında kullandırdığı olası kredi borçlarından kefil sıfatıyla sorumlu tutulmasının açıkça haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, davaya konu takipte 34.500 TL gayrinakdi alacak talebinde bulunulmuş olup itirazlarının gayrinakdi alacak yönünden de geçerli olduğunu, TBK'nın 584.
Maddesi uyarınca davalı eşinin yazılı rızası alınmaksızın kurulan kefaletin hukuken geçerli olmayacağını, bu bağlamda, davalı eşinin rızasının bulunmadığını, kefaletten kaynaklı olarak davalının sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... .... Şti., davalı ... ve davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının hiçbir belge ibraz etmeden soyut kavramlarla dava açmış olmasının delillerin taraflarca hazırlanması ilkesine aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirttiği hususların belirsiz olduğunu, iddia edilen sözleşmenin kimler arasında yapıldığı,
asıl borçlusunun kim olduğunu, sözleşmede kefilliğin olup olmadığı hususlarına dair hiçbir hususa yer verilmediğini, davacının dava dilekçesi ekine hukuka aykırı olarak delillerini eklememiş olduğunu, davacının iddialarının maddi dayanaktan yoksun olup kabulünün mümkün olmadığını, alacaklı görünen tarafa müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle borcun tamamına, talep edilen faiz oranına ve tüm ferileri ile birlikte itiraz edildiğini, davalı şirketin ve davalılar ... ile ...'ın davacı tarafından iddia edildiği şekilde ve iddia edildiği miktarda bir borcu bulunmadığını,
bu hususun yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda da davalı müvekkillerinin borcu bulunmadığı, temerrüde düşme hükümlerinin oluşmadığı ve fahiş miktarda faiz işletildiğinin tespit edilebileceğini, borcu kabul anlamına gelmemek üzere, takip konusu yapılan alacak kalemleri yönünden davalılar ... ile ...'ın kefalet hükümleri oluşmadığı için borçtan sorumlu tutulamayacağını belirterek, yetki itirazının kabulüne, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı tarafından genel kredi sözleşmesine dayalı olarak dava dışı asıl borçlu şirket lehine dava dışı ...
A.Ş. firmasına muhatap olarak 21/05/2019 tarihinde tanzim edilen 82.300,00-TL tutarındaki teminat mektubunun muhatap firmanın tazmin talebine istinaden 03/09/2019 tarihinde tanzim edildiği, söz konusu teminat mektubu bedelinin TL karşılığının davacı bankanın 04/09/2019 tarihinde muhatap şirketin davacı banka nezdindeki hesabına ödenerek teminat mektubunun nakde tahvil edildiği, dava dışı asıl borçluya kullandırılan teminat mektubundan kaynaklı borçların ödenmemesi üzerine davacının kredi hesaplarını kat ederek dava dışı asıl borçlu ve davalılara ihtarname keşide ettiği, ihtara rağmen davacıya ödeme yapılmaması üzerine takibe girişildiği,
somut hadisede davalı kefillerin kat tarihindeki borç miktarından ve kendi kefaletlerinden kaynaklı faiz borcundan sorumlu olduğu, kefillerin yukarıda belirtilen temerrüt tarihlerine göre borcun hesabının gerektiği, davacı bankanın kat tarihi itibarıyla geçerli cari faiz oranının yüzde 30 fazlası ile temerrüt oranını belirlemesi dikkate alındığında takip tarihi itibarıyla uygulanması gerekli temerrüt faizi oranının yüzde 23.40 (yüzde 18x1.30) olduğu,
yukarıda belirtilen kat tarihi, temerrüt tarihi, akdi faiz oranı, temerrüt faiz oranı dikkate alınarak hazırlanan yargısal denetime elverişli hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacının davalı Asıl borçlu ... Makina.. Ltd.
Şti. ve kefil ... ...'dan takip tarihi itibarıyla talep edebileceği tutar 512.433,68TL asıl alacak, 3.669,76TL işlemiş faiz, 183,49TL BSMV olmak üzere toplam 516.286,93TL; takip tarihi itibarıyla temerrüde düşen kefil ...'den talep edebileceği tutar 512.177,59TL asıl alacak, 3.669,76TL işlemiş faiz, 183,49TL BSMV olmak üzere toplamı 516.030,84TL olduğundan davalıların bu miktar kadar icra takibine yapmış oldukları itirazlarının iptalinin gerektiği, takibin belirtilen bu değerler üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek yüzde 23.40 oranında faiz oranıyla devamı ile fazlaya ilişkin istemlerin ise reddi gerektiği,
davalılar takibe haksız olarak itiraz ettiklerinden ve alacak tutarı likit olarak değerlendirildiğinden belirtilen her bir davalı yönünden kabul edilen miktar dikkate alınarak toplam alacağın takdiren yüzde 20'si üzerinden icra inkar tazminatının davalılardan tahsil edileceği, davanın kabul edilmeyen kısım yönünden davalı tarafların itirazının yerinde olduğu,
son olarak icra takibinde davacı tarafın 34.500,00-TL çek riskinin depo talebinden davalı kefilleri sorumlu tuttuğu, ancak bilindiği üzere kefillerin gayri nakit riskin depo talebinden sorumlu tutulması için sözleşmede bu hususta açık hüküm bulunması gerektiği, eldeki davadaki incelenen sözleşmede depo talebinden davalı kefillerin sorumlu olacağına yönelik açık bir düzenleme bulunmadığından davacıların bu yöndeki taleplerinin reddi gerektiği anlaşıldığından, davacının davalılardan ... yönünden açtığı davanın yerinde bulunmadığından reddine, davacının davalılar ...
Makina.. Ltd. Şti. ..., ... yönünden açtığı davanın kısmen kabulüne, Ankara 24. İcra müdürlüğünün 2019/12612 Esas Sayılı dosyasında, davalı Asıl borçlu ... Makina.. Ltd.
Şti'nin 512.433,68TL asıl alacak, 3.669,76TL işlemiş faiz, 183,49TL BSMV, toplamı 516.286,93TL ile 34.500,00TL gayri nakit alacak yönünden takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin bu değer üzerinden asıl alacak tutarı 512.433,68TL'ye takip tarihinden itibaren işletilecek %23,40 faiz oranı ile takibin devamına, 34.500,00TL gayri nakdi alacağın davacı banka nezdinde mevduat hesabına depo edilmesine,
gayri nakdi alacağın takip tarihinden sonra tahsil edilmesi halinde tahsil tarihinden itibaren %23,40 faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ...'ın 512.433,68TL asıl alacak, 3.669,76TL işlemiş faiz, 183,49TL BSMV, toplamı 516.286,93TL alacak yönünden takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin bu değer üzerinden asıl alacak tutarı 512.433,68TL'ye takip tarihinden itibaren işletilecek %23,40 faiz oranı ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... yönünden, 512.177,59TL asıl alacak, 3.669,76TL işlemiş faiz, 183,49TL BSMV,
toplamı 516.030,84TL alacak yönünden takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin bu değer üzerinden asıl alacak tutarı 512.177,59TL'ye takip tarihinden itibaren işletilecek %23,40 faiz oranı ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olduğundan ve davalılar takibe haksız olarak itiraz ettiğinden asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 103.257,38TL icra inkar tazminatının (asıl borçlu ... Makina ... Ltd.
Şti. ile davalı ...'ın borcun tamamından, ...'in 103.206,16TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalıların kötü niyet tazminatı talebinin yerinde bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 34.500,00 TL tutarındaki depo talebinin davalı kefillerin sorumluluğu bulunmadığından bahisle reddedilmiş olmasının genel kredi sözleşmesinin 9.maddesinin "i" bendindeki düzenlemeye aykırı olduğunu, düzenlemeye göre asıl borçlu şirket hakkında uygulanan maddelerin kefiller açısından da uygulanması gerektiğini, bu nedenle kefillerin depo sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken bu talebin reddinin hatalı olduğunu,
Davalı ... yönünden ise, davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 21/09/2016 tarihli sözleşmenin 9.maddesinin "f" bendinde kefillerin önceki sözleşmeyle kullandırılan krediden doğmuş ve halen devam eden ve doğacak her türlü borçtan sorumlu olacaklarına ilişkin düzenleme bulunduğunu, sözleşmenin 31.maddesinde 01/04/2014 tarihli genel kredi sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olduğunun da düzenlendiğini, mahkemece davalı asıl borçlu ile kefillerin imzaladığı sözleşme bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekirken davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini ve ayrıca davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir. istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının kötü niyet tazminatı yönünden ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kötü niyet tazminatı yönünden kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini ve ayrıca davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı Banka ... Şubesi ile asıl borçlu şirket olan ... .... Şti. arasında 01/04/2014 tarihinde 6.000,000,00-TL tutarında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede davalılar ..., ... ve ...'ın aynı limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu,
Davacı ile asıl borçlu şirket olan ... .... Şti. arasında 21/09/2016 tarihinde 9.000,000,00-TL tutarında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede davalılar ... ve ...'in aynı limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu,
Ankara 68. Noterliği'nin 04/09/2018 tarih ve 24461 yevmiye no'lu ihtarnamesinin incelenmesinde; ihtar edenin ... A.Ş.,, muhataplarının ... .... Şti., ..., ... ve ... olup, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan 512.177,59-TL nakdi alacağın ödenmesi ve 34.500,00-TL tutarındaki gayrinakdi riskin 1 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin asıl borçlu şirkete, kefil ... ... ve kefil ...'a 06/09/2019 tarihinde tebliğ edildiği, kefil ...'e ise adres değişikliği sebebiyle bila tebliğ edildiği,
Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2019/12612 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... A.Ş., borçlularının ... .... Şti., ..., ... ve ... olup, 512.433,68-TL asıl alacak, 4.812,36-TL işlemiş faiz, 240,62-TL BSMV gideri ve 34.500,00 TL gayri nakti alacak olmak üzere toplam 551.986,66-TL alacağının tahsiline yönelik olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.
Bankacı bilirkişiden alınan raporda özetle; davacının asıl borçlu şirketten talep edebileceği tutarın 512.433,68 TL asıl alacak, 3.669,76 TL işlemiş faiz, 183,49 TL BSMV, 34.500,00 TL gayri nakdi alacak toplamı 550.786,93 TL olarak belirlenmiş olduğunu, davacı tarafın takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarına %23.40 oranından işlemiş faiz talep edebileceğinin belirlendiğini, kefil ...'ın davalı asıl borçlu şirket ile aynı tarihte temerrüde düştüğünü, bu nedenle asıl borçlu yönünden hesaplanan nakit borç miktarının tamamından sorumlu tutulması gerektiğini, davalı ...'ın nakit borçtan sorumlu olacağı tutarın 512.433,68 TL asıl alacak,
3.669,76 TL işlemiş faiz, 183,49 TL BSMV toplamı 516.286,93 TL olarak belirlendiğini, 34.500,00 TL tutarındaki teminat mektubunun davalı ...'ın kefaletinin bulunmadığını, sözleşmede gayrinakdi kredilerin depo talebinden kefilin sorumlu olacağına dair açık bir düzenleme bulunmadığının belirlendiğini, depo talebine konu teminat mektubunun takip tarihinden sonra tazmin edilmesi halinde tazmin sonucu oluşacak nakit borçtan sorumlu tutulması gerektiğinin belirlendiğini, davalının kefaletinin bulunduğu sözleşmelerde gayrinakdi kredinin depo talebinden kefilin sorumlu olacağına dair açık bir hüküm bulunmadığı dikkate alındığında,
34.500,00 TL tutarındaki depo talebinden adı geçen davalı kefilin sorumlu tutulamayacağını, kefil davalı ...'ın 01.04.2014 tarihli sözleşmede kefaleti bulunduğunu, 21.09.2016 tarihli 9.000.000,00 TL tutarlı sözleşmede kefaleti bulunmadığını, takibe konu nakit borcun kaynağını teşkil eden teminat mektubu ise davalı ...'ın kefaletinin bulunmadığı,
21.09.2016 tarihli sözleşmeye istinaden kullandırıldığını, davalı ...'ın 01.04.2014 tarihli sözleşmeye olan kefaleti dolayısıyla kefaletinin bulunmadığı sözleşmeye istinaden kullandırılan krediden kaynaklı borçtan sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasındaki takdirin mahkemeye ait olduğunu, davalı ...'ın kefaletinin bulunmadığı sözleşmeye kaynaklı borçtan sorumlu olacağına kanaat getirilmesi halinde, adı geçen davalının asıl borçlu ile aynı tarihte temerrüde düştüğü dikkate alınarak,
takip tarihine göre sorumlu olacağı tutarın 512.433,68 TL asıl alacak, 3.669,76 TL işlemiş faiz, 183,49 TL BSMV toplamı 516.286,93 TL olması gerektiğini, davalının kefaletinin bulunmadığı sözleşmeden kaynaklı borçtan sorumlu tutulamayacağı yönünden oluşması halinde ise kefil davalı ...'ın takip tarihindeki nakit borçtan sorumlu tutulamayacağını,
depo talebine konu 34.500,00 TL tutarındaki gayrinakdi alacak yönünden söz konusu teminat mektubu davalı kefil ...'ın kefalet verdiği 01.04.2014 tarihli sözleşmeye istinaden kullandırılmış olup bu sözleşmede gayrinakdi riskin depo talebinden kefilin sorumlu olacağına dair açık bir hüküm bulunmadığı için 34.500,00 TL depo talebinden kefil davalı ...'ın sorumlu tutulamayacağını, depo talebinde sorumlu tutulamayacak olmakla beraber, bu teminat mektubunun takip tarihinden sonra tazmin olması halinde adı geçen davalının tazmin sonucu oluşacak nakit borçtan sorumlu tutulması gerektiğini,
ihtamamenin davalı kefil ...'in bankaca bilinen iki farklı adresine gönderildiğini ancak adres değişikliği nedeniyle tebliğ edilemediğini, Yargıtay kararlarına binaen adı geçen kefilin temerrüdü takip tarihi itibariyle oluştuğunu, kat tarihi itibariyle borç miktarı davalı ...'in kefalet limitinin altında olduğundan kefil davalı ...'in kat tarihi ile takip tarihi arasında işleyen akdi faizden sorumlu tutulması gerektiğini, buna göre kefil davalı ...'in sorumlu olacağı tutarın 512.177,59 TL asıl alacak, 3.669,76 TL işlemiş faiz, 183,49 TL BSMV toplamı 516.030,84 TL olarak tespit edildiğini,
depo talebine konu 34.500,00 TL tutarındaki gayrinakdi alacağın, söz konusu teminat mektubunun davalı kefil ...'in kefaletinin bulunduğu 01.04.2014 tarihli sözleşmeye istinaden kullandırıldığını, bu sözleşmede gayrinakdi riskin depo talebinden kefilin sorumlu olacağına dair açık bir hüküm bulunmadığı dikkate alınarak adı geçen davalının 34.500,00 TL depo talebinden sorumlu tutulamayacağını, depo talebinde sorumlu tutulamayacak olmakla beraber, bu teminat mektubunun takip tarihinden sonra tazmin olması halinde tazmin sonucu oluşacak nakit riskten adı geçen kefil davalının sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir.
Davacı banka ile davalı ... .... Şti. arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, 01/04/2014 tarihli 6.000.000,00 TL limitli sözleşmede davalılar ..., ... ve ...'ın aynı limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, 21/09/2016 tarihli 9.000,000,00-TL limitli tutarında genel kredi sözleşmesinde ise davalılar ... ve ...'in aynı limitle kefaletlerinin bulunduğu, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlu ve kefiller hakkında Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2019/12612 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davalıların takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğu dosya kapsamıyla sabittir.
Davalı ... yönünden davacı bankanın istinaf başvurusu incelendiğinde; dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bankacı bilirkişinin raporunda da belirtildiği üzere, davaya konu nakdi kredinin davalı ...'ın kefalet imzası bulunmayan 21/09/2016 tarihli sözleşme kapsamında kullandırıldığından davalı ...'a kefalet imzası bulunmayan sözleşmeden ötürü sorumluluk yüklenmesi söz konusu olamayacağından davalı ... yönünden açılan davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur.
Davacı bankanın davalıların 34.500,00 TL gayri nakdi alacağın deposundan sorumlulukları bulunduğuna yönelik istinaf başvurusuna gelince; dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bankacı bilirkişinin raporunda da belirtildiği üzere, davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında imzalanan sözleşmede davalı kefillerin kefalet imzaları bulunan her iki sözleşmede gayri nakdi alacağın depo edilmesine ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığı, düzenlemenin asıl borçlu yönünden olup, 34.500,00 TL gayri nakdi çek riskinden kaynaklı depo isteminin davalı kefiller yönünden reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı bu hale göre usul ve yasaya uygundur.
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine gelince; kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için borçlu aleyhine başlatılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra kötü niyetli olarak başlatılması gerekir. Bir başka anlatımla alacaklının alacaklı olmadığını bilerek borçlular aleyhine icra takibi başlatması gerekir. Somut olayda ise, davacı bankanın davalı ... aleyhine icra takibi başlatmakta haksız ise de, kötü niyetli olduğuna ilişkin davalı ... tarafından herhangi bir iddia ve delil sunulmadığından ilk derece mahkemesince kötü niyet tazminat talebinin reddine yönelik kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davalı ... vekilinin istinaf başvurusuna itibar edilmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/94, K. 2024/153, 6 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama