İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1124 K.2025/1723

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği…

Esas2023/1124Karar2025/1723Tarih18 Aralık 2025Okuma10 dk · 1.952 kelime

KÜNYE

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/1124 E., 2025/1723 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
18 Aralık 2025
Esas no
2023/1124
Karar no
2025/1723
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
14/03/2023
Numarası
2021/543 Esas 2023/159 Karar
Dava
Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
27/09/2021
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
12/01/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.952 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin aracının davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkilinin aracıyla yakınlarını ziyarete giderken aracın lastiğinin patlaması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin hadise anındaki araç kullanmasının ticari amaçlı olmadığını, araçta taşınma ile alakalı bir mal varlığı bulunmadığını, müvekkilinin ehliyetinin bulunduğunu belirterek araçta oluşan şimdilik 48.906,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı araç sürücüsünün kaza sırasında 78 yaşında olduğunu, sigortalı aracın kullanım amacının yük nakli-ticari olarak belirtildiğini, karayolu taşıma yönetmeliğinin 34/c maddesi uyarınca sürücünün 66 yaşından gün almamış olması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kaza anında sigortalı aracı kullanmaya ehil olmadığını, hasar miktarının fahiş bulunduğunu, müvekkilinin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz talep edilebileceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının kaza anında B sınıfı sürücü ehliyetine sahip olduğu, B sınıfı ehliyeti ile de davacının davaya konu kamyonet (panelvan) cinsi aracını kullanma yetkisine haiz olduğu, davalı tarafından atıf yapılan Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin taşımacılık faaliyetlerine ilişkin esasları düzenleyen 34/c madde hükmünün ise, davacının kamyonet (panelvan) cinsi araçları kullanma ehliyetini doğrudan ortadan kaldırır mahiyette olmadığı, dosya kapsamına göre davalı tarafından da davacının kaza anında ilgili yönetmelik kapsamında taşımacılık faaliyetinde bulunduğunun kanıtlanamadığı,

her durumda davacının yalnız "yük nakli-ticari" kullanım amacı olan davaya konu aracı kullanmasının hasarın teminat dışında kaldığı sonucunu doğurmayacağı, sözü edilen yönetmeliğin 2/III.f madde hükmü ile de davaya konu aracın olduğu gibi N1 araç sınıfında yer alan kamyonet cinsi olarak tescil edilen taşıtlarla araç malikinin kendi emtiasını taşımasının dahi ilgili yönetmeliğin kapsamı içerisinde olmadığının açık bir şekilde düzenlendiği, davalının, davacının yeterli ehliyeti haiz olmadığından rizikonun teminat dışı olduğuna dair savunmasına itibar edilmesine olanak bulunmadığı,

bunun yanında davacının 03/01/1943 doğumlu olup, sigorta poliçesinin düzenlendiği 04/11/2020 tarihi itibariyle de 66 yaşından da büyük olduğu, davalı tarafından dayanılan Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde 66 yaş sınırı olmasına rağmen, davalı tarafça sigortanın yapıldığı ve sigorta priminin tahsil edildiği, kaza tarihine kadar da sigorta sözleşmesinin feshedilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalının bu yöndeki savunmasına TMK'nun 2. maddesi hükmünce de itibar edilmesine olanak bulunmadığı,

davaya konu kaza neticesinde, davacının aracında oluşan hasarın, kasko poliçesi teminatı dışında olduğunun kabulünü gerektirir başkaca bir hususun da olmadığı, davaya konu edilen hasarın, poliçe teminatı kapsamında olduğu, davacıya ait aracın davalı sigorta şirketine kasko poliçesi kapsamında sigortalı olmakla poliçenin kaza tarihini kapsadığı, davaya konu trafik kazası neticesinde davacıya ait araçta 25.079,46 TL tutarında hasarın meydana geldiği, davacıya ait aracın tamirinin ekonomik olduğu, davacının 25.079,46 TL hasar bedelini, poliçe teminatı içerisinde kalmakla davalıdan talep etmekte haklı olduğu,

davacının talebiyle bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren avans faizi işletilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 25.079,46 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanzim edilen sigorta poliçesi özel ve genel şartları uyarınca meydana gelen hasarın poliçe teminatları dahilinde bulunması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün görülmekte olan dava kapsamında yaşı itibariyle sigortalı aracı kullanmaya ehil olmadığını, bu kapsamda huzurda görülen haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili nezdinde sigortalı aracın ruhsatı incelendiğinde kullanım amacı olarak “yük nakli-ticari” olarak belirtilmiş olmakla birlikte Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin “şoförlerde aranacak nitelik ve şartlar” başlıklı 34. maddesinin c fıkrasında,

66 yaşından gün almamış olmaları gerektiğinin belirtilerek söz konusu araçların 66 yaşından gün almış kişiler tarafından kullanılamayacağının açıkça hükme bağlandığını, dava konusu trafik kazasının meydana gelme anında sigortalı araç sürücüsünün 78 yaşında olduğu,

sigortalı araç sürücüsünün kaza anında sigortalı aracı kullanmaya ehil olmadığını, müvekkili nezdinde tanzim edilen sigorta poliçesinin Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları mucibince akdedilmiş olmakla birlikte söz konusu genel şartların teminat dışı haller başlıklı maddesinde ise, poliçede gösterilen aracın, tanzim edilen sigorta poliçesinin özel ve genel şartları uyarınca meydana gelen hasarın poliçe teminatları dahilinde bulunması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün huzurda görülmekte olan dava kapsamında yaşı itibariyle sigortalı aracı kullanmaya ehil olmadığını, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını,

hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere, davacının aracında meydana gelen hasar miktarının uzman sigorta eksperi tarafından belirlenmesi gerektiğini, hükme esas alınan raporda belirtilen tutarların fahiş olduğunu, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın hesabı ve ödenmesi başlıklı 3.3.2. maddesinde aracın tam ya da kısmi hasara uğraması halinde meydana gelen hasarın hesaplanması ve tazminat ödeme usulünün belirlendiğini, aynı zamanda müvekkili nezdinde tanzim edilen kasko sigorta poliçesi kapsamında belirtilen hasar tazmin yöntemi klozu gereği, kısmi hasarlarda izlenecek olan yolun belirlendiğini,

müvekkilinin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, müvekkilinin dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Kasko sigorta poliçesi, yargılama aşamasında adli trafik uzmanı bilirkişiden alınan 15/04/2022 tarihli birinci rapor, makine mühendisinden alınan 05/07/2022 tarihli ikinci rapor, birinci ve ikinci raporu düzenleyen bilirkişiler ile sigorta uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 25/10/2022 tarihli kök, 20/02/2023 tarihli ek rapor, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi müzekkere cevabı, hasarlı araç fotoğrafları, davacı tarafından davalıya gönderilen 07/06/2021 tarihli ihtar dosya içerisinde yer almaktadır.

Davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarname ile, 10 gün içinde sigortası nazara alınarak hasarının ödenmesi talep edilmiştir. Anılan ihtarname 09/06/2021 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir.

Yargılama aşamasında alınan birinci bilirkişi raporunda, davacının kazada %100 oranında kusurlu olduğu, ikinci bilirkişi raporunda, sigortalı araçta kdv dahil 29.593,76 TL hasar oluştuğu, hasar onarımına ait fatura bulunmadığı, davacının %100 kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.

Bilirkişi heyetinden alınan kök ve kök rapordaki görüşü tekrar eden ek raporda, sigortalı araçta kdv dahil 29.593,76 TL hasar oluştuğu, aracının tamirinin ekonomik olduğu, aracın pert total olmadığı, Sigorta Genel Şartlarında uyuşmazlık konusu bakımından "5.4. poliçede gösterilen aracın, aracın,

ilgili mevzuat hükümlerine göre gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar" ile "5.8.Aracın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşıması sırasında meydana gelen ve münhasıran aracın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanan zararlar" olup uyuşmazlık konusu olayın yük veya yolcu taşıma sırasında kazaya karıştığına ya da davacının aracın şoförü olarak aracı kullanmakta olduğuna dair dosyada bir emare bulunmadığı, her iki durumun da uyuşmazlık konusuyla bağdaşmadığının tespit edildiği,

poliçede ise sigortalanan aracın kullanılacağı firmanın faaliyet konusunun "diğer işletmeler" olarak belirtildiğinin anlaşıldığı, yolcu veya yük taşımaya ilişkin bir kayıt düşülmediği, uyuşmazlık konusu olayın yük veya yolcu taşıma sırasında kazaya karıştığına dair bir bulguya da rastlanmadığı, sigorta genel şartları ve poliçe özel şartlar uyarınca hasarın poliçe kapsamında olduğu tespit edilmiştir.

Davacı yan kasko sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu hasara uğradığını, davalının hasar bedelini ödemediğini, araçta oluşan zarardan kasko sigorta poliçesi kapsamında davalının sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise sigortalı araç sürücüsünün kaza sırasında 78 yaşında olduğunu, Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 34/c maddesi uyarınca yük nakli-ticari kullanım amacı olan aracın sürücüsünün 66 yaşından gün almamış olması gerektiğini, araç sürücüsünün kaza anında sigortalı aracı kullanmaya ehil olmadığını, hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasında davacının aracının davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu hasar oluştuğu, hasara ilişkin davalı tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık, kasko sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu uğradığı hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunup bulunmadığı, kaza sırasında araç sürücüsünün 66 yaşından gün almış olmasının sigortalı araçta oluşan hasarı teminat kapsamından çıkarıp çıkarmadığı, çıkarmıyor ise araçta oluşan hasar miktarı, davacının sigortalı araçta oluşan hasarın giderilmesini davalıdan talep edip edemeyeceği hususlarından kaynaklanmaktadır.

Davalı vekilinin istinaf itirazı incelendiğinde; 6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir.

Davalı yan cevap dilekçesinde ve aşamalarda sigortalı araç sürücüsünün kaza sırasında 78 yaşında olduğunu, Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 34/c maddesi uyarınca yük nakli- ticari kullanım amaçlı araç sürücünün 66 yaşından gün almış olması nedeniyle sürücünün sigortalı aracı kullanmaya ehil olmadığını, hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunmadığını ileri sürmüştür.

Davacının B sınıfı ehliyeti olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Anılan ehliyet sınıfı davacının sigortalı araç cinsi olan kamyonet cinsi aracı kullanma yetkisini vermektedir.

Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 34/c maddesi taşımacılık faaliyetlerine ilişkin esasları düzenlemektedir. Anılan madde kamyonet cinsi araçları kullanma ehliyetini veren davacının B sınıfı ehliyetini ortadan kaldırır mahiyette olmayıp, sadece davacının kamyonet cinsi aracını yük nakli-ticari kullanım amacı sırasında kazanın meydana gelmesi halinde hasarın teminat kapsamı dışında kalması sonucunu doğuracaktır.

Somut olayda ise, davacının B sınıfı ehliyet ile kamyoneti yük nakli-ticari amaçla kullanırken dava konusu kazanın meydana geldiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge dosyada bulunmadığı gibi, davacı yan da, dava dilekçesinde ve aşamalarda kaza sırasında yük nakli-ticari amaçla hareket etmediğini açıkça beyan etmiştir.

Öte yandan, davacının aracını teminat altına alan kasko sigorta poliçesinin tanzim tarihinde de davacı 66 yaşını doldurmuştur. Davacıdan sigorta primini tahsil eden, poliçeyi hiçbir aşamada feshetmeyen davalının, dava konusu kazanın gerçekleşmesinden sonra karayolu taşıma yönetmeliğinin 34/c maddesi uyarınca davacının yaşı nedeniyle hasarın teminat kapsamı dışında kaldığını ileri sürmesi TMK'nun 2. maddesine de aykırılık teşkil edecektir.

Bu durumda mahkemece, davacının aracında dava konusu kaza nedeniyle gerçekleşen hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yargılama aşamasında alınan bilirkişi heyeti kök ve ek raporu ile de, sigortalı araçta meydana gelen hasar miktarı ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli şekilde tespit edildiği gibi, rapor dosya içerisinde yer alan hasarlı araç fotoğrafları ile diğer bilgi ve belgelerle de uyumlu niteliktedir. Mahkemece anılan raporun hükme esas alınması isabetlidir.

Davalı vekilinin faiz türüne yönelik istinaf itirazına gelindiğinde, davacı yan dava dilekçesinde hüküm altına alınan alacağa ticari faizi işletilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TTK'da düzenlenen ve mutlak ticari işlerden olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda mahkemece hüküm altına alınan tazminata ticari faiz niteliğindeki avans faizi işletilmesine karar verilmesi de usul ve yasaya uygundur (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2013 tarih ve 2013/10862 Esas 2013/13042 Karar).

Davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf itirazı incelendiğinde ise, davacı yan dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihini belirtmiş, mahkemece de yapılan yargılama sonunda hüküm altına alınan hasar miktarına dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.

Mahkemece faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihinden daha önceki bir tarih tespit edilmediğinden davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf itirazı dosya içeriğine uygun görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli olan 1.713,17 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan toplam 428,29 TL nispi harcın mahsubu ile bakiye 1.284,88 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.18/12/2025

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/1124, K. 2025/1723, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1124
Karar No
2025/1723
Tarih
18 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1125 K.2025/1699
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1125 K.2025/1540
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/1125 K.2025/1654
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1126 K.2025/1590
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1126 K.2025/1654
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1128 K.2025/1701

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.