İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1518 K.2024/937

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi,…

Esas2023/1518Karar2024/937Tarih19 Eylül 2024Okuma17 dk · 3.437 kelime

KÜNYE

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/1518 E., 2024/937 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
19 Eylül 2024
Esas no
2023/1518
Karar no
2024/937
İncelenen dosyanın mahkemesi
ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
14/06/2023
Numarası
2022/176 Esas 2023/605 Karar
Davacı
—
Vekilleri
—
Davalı
—
Dava
İtirazın İptali
Dava tarihi
21/02/2022
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
15/10/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.437 kelime·17 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen 25/03/2018 tarihli adi yazılı protokol ile tarafların ortak olduğu... İthalat İhracat Oto San. ve Tic. A.Ş. ile ... Uluslararası Nakliyat İthalat İhracat Oto San. ve Tic.

A.Ş.'ye ait taşınır mal varlığı ve çalışanların 1/3'ünün ...'ın tüm hisselerine sahip olacağı şirkete, 2/3'ünün ise davalı ... ve dava dışı ...'ın tüm hisselerine sahip olacakları şirkete kalacağının kararlaştırıldığını, kardeşler arasında düzenlenen 28/03/2018 tarihli ve 21/04/2018 tarihli protokollerde bu kez hisse devrine esas olmak üzere gerek şirketler üzerinde gerek şahıslar üzerinde kayıtlı taşınmazların ne şekilde paylaşılacağının kararlaştırılığını, ortaklıkların paylaştırılması kapsamında müvekkilinin ...

A.Ş.'nin, dava dışı ... ve davalı ...'ın ise ... A.Ş.'nin tüm hisselerine sahip olacaklarını, ... A.Ş.'nin taşınmaz mal varlığının çoğunluğuna sahip olması sebebiyle ortaklıkların ayrılması kapsamında ... A.Ş.'nin kısmi bölünme mevzuatı kapsamında bir kısım menkul ve gayri menkuller ile nakdin denkleştirilmesi sureti ile ...

A.Ş.'ne devredilmesine karar verildiğini, bu kapsamda taşınır malların ve çalışanların paylaşımının yapıldığını, 31/03/2018tarihinden itibaren müvekkilinin ... A.Ş.'yi davalı ve ...'ın ise ... A.Ş.'yi fiili olarak yönetmeye başladığını, müvekkilinin protokoller gereğince tüm edimlerini yerine getirdiğini, ancak hisse devrinin gerçekleştirilmemiş olması nedeniyle dava açıldığını, müvekkilinin ...

A.Ş.'nin tüm hisselerine sahip olduğunun tespit edildiğini, bu hususun tesciline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davalı ve dava dışı ...'ın müvekkili aleyhine dava açtıklarını, müvekkilinin üzerinde görünen %36 ...

A.Ş.'nin payının davalı ve dava dışı ...'a yarı yarıya ait olduğunun tespiti ve tescilinin talep edildiğini, müvekkilinin hissesinin %18'inin dava dışı ...'a, %18'inin davalıya ait olduğunun tespitine karar verildiğini, davalının protokoller gereğince yüklendiği edimleri tam olarak yerine getirmediğini, 28/03/2018 tarihli protokolde yer alan 4.900.000,00 TL borçtan 103.353,00 TL'nin mahsubu sonucunda kardeşlerin toplam 4.796.647,00 TL borcu kaldığını, ihtarname çekildiğini, davalının temerrüte düştüğünü, alacağın temerrüt tarihinden kısmi ödeme tarihine kadar işlemiş değişen oranlarda avans faizi tutarının 1.319.012,22 TL olduğunu,

bu durumda 28/03/2018 tarihli protokol gereğince davalı ve dava dışı ...'ın müvekkiline toplam borcunun 6.115.659,22 TL olduğunu, davalının hissesine düşen borcun 3.057.829,61 TL olduğunu, 1.865.308,00 TL ödeme yaptığını, icra takibinin yapıldığı tarih itibariyle davalının 1.192.746,64 TL borcu bulunduğunu, 14.778,62 TL işlemiş faiz ile birlikte toplamda 1.207.525,26 TL alacaklı olduğunu, 25/03/2018 tarihli protokolde yer alan ekipman, program, özel alet ve sarfa malzemelerinin ayrılma tarihi olan 31/03/2018 tarihindeki değerinin 369.168,00 TL olup, protokol gereğince müvekkilinin 132.900,00 TL alacağının bulunduğunu,

davalıya düşen borç miktarının 66.450,00 TL olduğunu, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz ile alacak tutarının 72.894,74 TL olacağını, 25/03/2018 tarihli protokol uyarınca yedek parçaları yönünden yedek parçaların %100 tutarının müvekkiline ödenmesi gerektiğini, bu miktarın 230.182,00 TL olduğunu, protokol uyarınca anılan kaleme ilişkin davalının hissesine düşen borcunun 41.432,50 TL olduğunu, bütün alacak kalemlerinin toplamında davalının müvekkiline 1.321.852,50 TL borcu bulunduğunu,

anılan alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine itirazının iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, protokole istinaden davacıya 719.631,56 TL çek teslimi yapıldığını, 359.815,78 TL'nin temerrüt tarihinden önce davacıya ödendiğini, davacının davalı ve diğer kardeşin ortak olduğu müşterek hesaptan 104.227,61 Euro tutarında diğer kardeşlerine göre fazla para çekerek kardeşlerine borçlandığını, bu tutardan müvekkilinin alacağı 1/2 oranında olup, 52.113,80 Euro olduğunu, ... yedek parça stoğu ve ekipmanlarından doğan borç yönünden 31/03/2018 tarihi itibariyle net stok bakiyesinin -15.021,85 TL olduğunu,

söz konusu stoklardan dolayı ...'ye 228.347,80 TL borç bulunduğunu, protokol tarihi itibarı ile bedeli ödenmiş bir stok bulunmadığını, davacının %36 payına düşen 5.407,87 TL'nin mahsup edildiğini, müvekkilinin protokol konusu 2.398.323,50 TL asıl alacak için ödemeler ile takas mahsuplar yapıldığını, mahsupların yapıldığı tarihler üzerinden yasal faiz oranı dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda 13/07/2021 tarihi itibarı ile müvekkilinin davacıya bakiye borcunun 1.865.308,00 TL olarak hesaplandığını ve davacıya ödendiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, yapılan ödemeler ve protokol tarihleri itibarıyla paylaşılan gayrimenkullerden davacının hissesi 4.900.000,00 TL olup, hissesine düşen miktarın davalı tarafından ödenecek kısmının, davalının kısmi ödemesi sonrası 1.196.168,30 TL olduğu, ...’den fatura edilen ekipman, program, özel aletler, sarf

malzemelerinden davacı alacağının 62.610,42 TL olacağı, 230.182,00 TL'lik araç yedek parçalarından davacının hissesine düşen miktarın 82.865,77 TL, davalıya düşen kısmın ise 41.432,89 TL olduğu, buna göre toplam asıl alacak miktarının 1.300.211,61

TL olacağı, taleple bağlılık ilkesi gereği takip tarihi itibariyle asıl alacak miktarının toplam 1.296.789,95 TL ve davacı tarafından davalı taraf noter ihtarnameleri tebliğ edilerek temerrüte düşürülmesi ve taraflar arasındaki protokollerin tarafların hissedarları oldukları şirket hissedarlığından kaynaklı alacak olması nedeniyle ticari temerrüt faizi uygulanması gerektiğinden işlemiş faiz alacağının 21.223,36 TL

olduğu, her ne kadar davalı vekili, sunmuş oldukları çek teslim

tutanağı ile çeklerin davacının oğlu ...’a borcunun tasfiyesi için teslim

edildiğini, bu belgenin bir alacağın temliki belgesi mahiyetinde olduğunu, ... A.Ş. kayıtlarında herhangi bir inceleme yapılmaksızın sadec

e davacı deliline dayanıldığı ve ... A.Ş. kayıtlarında protokol tarihi olan 31.03.2018

tarihi itibari ile net stok bakiyesinin -15.021,85 TL olduğunu, maaş kartlarının karşılıklı birbirlerinden ortaklık alacaklarını gösteren

adi ortaklık belgesi olduğunu, adi ortaklık ilişkisinin her ne kadar yazılı şekil şartına tabi

değilse de işbu maaş kartları adi ortaklığının yazılı olarak da ispatladığı yönünde itirazda bulunmuş ve takas mahsup talep etmiş ise de, maaş kartlarının, cari hesap kartı olarak ...’ın kime karşı olan

borcunu ya da alacağını gösterdiği belli olmadığından ve tarafların imzalarını

taşımadığından,

demirbaş listesinde herhangi bir imza bulunmadığından ve demirbaş faturaları

sunulmadığından, çeklerin ... A.Ş.’nin cari hesaplarında kayıtlı olması ve ...

A.Ş.’nin alacağına karşılık alınması, çeklerin arkasında, davalı tarafından davacıya ciro edildiğine ilişkin ciroların

olmadığından

davalı vekilinin itirazları ile takas mahsup talebinin kabul edilmediği, protokole dayanması nedeniyle alacağın likit ve itiraz haksız olduğu, reddedilen kısım yönünden davalı tarafça davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 1.296.789,95 TL asıl alacak ve 21.223,36 işlemiş faiz ile takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi yönünden devamına, kabul dışı kalan talebin reddine, 1.318.013,31 TL'nin %20'si oranında 263.602,66 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin protokol konusu 2.398.323,50 TL asıl alacak için 719.631,56 TL çek teslimi sureti ile, 534.361,40 TL üç kardeş ortak hesaptan doğan alacağın takas ve mahsubu sureti ile, 5.407,87 TL ... stoğunda doğan alacağın mahsubu sureti ile ödeme ve takas/mahsuplar yaptığını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının bilirkişinin yetki sınırlarını aşarak bildirmiş olduğu görüşleri içerdiğini, itirazları nazara almayan bilirkişi hakkında bilirkişi kuruluna taraflarınca gerekli şikayetlerin de yapıldığını, bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının değerlendirilmediğini,

bilirkişi kurulan şikayetleri neticelenmeden dosyanın esası hakkında değerlendirme yapılamayacağını, bilirkişi raporlarının tarafsız olmaktan uzak olduğunu, mahkemece bilirkişi hakkında yapılan şikayetin akıbetinin beklenmemesi ve itirazlarını gidermeyen raporların karara esas alınmasının eksiklik yarattığını, ödeme aracı sayılması gereken çekler ile ilgili itirazlarının giderilmediğini, tarafların ve dava dışı diğer kardeş ...'ın ortakları olduğu ... ve ...

A.Ş. ayrılmadan önce tüm işler ortak olup davacının hissesi %36, müvekkili ve dava dışı diğer kardeş ...'ın hisselerinin ise %32'şer olduğunu, tarafların ortak olup birlikte hareket ettikleri dönemden kalan ...

A.Ş.'nin müşterilerine yapmış olduğu mal ve hizmet satışlarının karşılığı olarak alınan ve cevap dilekçesinde ayrıntılı şekilde belirtilen çeklerin şirketlerin ayrılmasını düzenleyen protokol uyarınca müvekkili ve dava dışı ...'da kalmasının kararlaştırıldığını, çeklerin tarafların ticari işletmelerinin ayrılmasından önceki döneme ait çekler olduğunu, çeklerin tarafların ayrılma süresinden sonra müvekkili ve dava dışı ...'da kaldığını, bilirkişi tarafından da belirtildiği üzere çeklerdeki lehtarların ... olarak gözükmesi de çeklerin ...

A.Ş. kayıtlarında yer almasının da son derece doğal olduğunu, bu durumun çeklerin bir ödeme aracı olamayacağını göstermediğini, çeklerin müvekkili ve ...'da kaldığını, 28/03/2018 tarihli ayrılma protokolünden doğan 4.900.000,00 TL tutarındaki borca istinaden de davacıya teslim edilmek üzere oğlu ...'a teslim edildiğini, protokolden doğan borcun bu şekilde mahsup yolu ile ifa edildiğini, bu doğrultuda 719.631,56 TL/2 = 359.815,78 TL'nin temerrüt tarihinden önce davacıya ödendiğini, ek raporun itirazlarını karşılamadığını,

raporda itirazlar doğrultusunda mahsup iddialarına binaen terditli şekilde hesap yapılması gerekirken zaten bilinen şeyleri tekrar ederek hesaptan kaçınılması bilirkişinin tarafsızlığı bakımından şüphe yarattığını, eksik inceleme yapılmasına neden olduğunu, ek raporda bilirkişi tarafından stok bakiyesinin hiçbir zaman eksi bakiye vermesinin muhasebesel olarak mümkün olamayacağının beyan edildiğini, işletmenin envanterinde stok bulunmasının o stok durumu ile ilgili artı bakiyede olduğu anlamına gelmediğini, ...

A.Ş.'ye ait ... bünyesinde yedek parça stoğu mevcut olduğunu, taraflarınca bu duruma herhangi bir itirazda bulunulmadığını, ancak ... yedek parçalarının vadeli olarak ... A.Ş.'ye satılmış olduğundan protokol tarihi itibari ile de bedeli ödenmiş herhangi bir stok bulunmadığı gibi tam tersine ...'ye borç bulunduğunu, 31/03/2018 tarihi itibari ile net stok bakiyesinin -15.021,85 TL olduğunu, ... fiziki stok miktarının 213.325,95 TL görünmekle birlikte ...

A.Ş'nin ...'ye söz konusu stoklar sebebi ile borcunun 228.347,80 TL olduğunu, bu borcun ... tarafından yapılan vadeli satışlardan kaynaklandığını, protokol tarihi itibari ile bedeli ödenmiş bir stok bulunmadığını, davacının henüz vadesi gelmemiş ve dolayısı ile davacı tarafça da hiç ödemesi yapılmamış ve bundan sonraki süreçte de (ayrılma sebebi ile) ödemesi yapılmayacak olan yedek parçalar sebebi ile alış bedeli üzerinden alacak talep etmesinin haksız bulunduğunu, bilirkişi tarafından işbu itirazları nazara alınmaksızın aynı doğrultuda ek rapor tanzim edildiğini, 15.021,85 TL borçtan davacının %36 payına düşen miktarın 5.407,87 TL olduğunu,

bu tutarın davacının alacağından mahsup edilmesinde usule aykırı bir işlem bulunmadığını, buna rağmen ana distiribütör ... ... A.Ş. kayıtları ile birebir eşleşen ... A.Ş. kayıtlarının incelenmediğini, ... yedek parçalarının değeri üzerinden talep edilen alacak kalemi için bir değerlendirme yapılırken, bu parçaların bedellerinin ödenip ödenmediği incelemesinin yapılmadığını, ödeme tarihleri, ödemelerin kim tarafından yapıldığı gibi hususlar ve ...

A.Ş. kayıtları incelemeksizin verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğundan hatalı bulunduğunu, tarafların ... ve ...

A.Ş.'de ortak oldukları dönemde diğer kardeşleri ile birlikte üç kardeş olarak özel harcamaları için her aile şirketinde olduğu gibi özel bir maaş ve kart hesabı tuttuklarını, bu maaş kartlarında kardeşlerin yaptıkları tüm harcamaların tek tek yazıldığını, muhasebe çalışanları tarafından tutulan bu maaş kartlarının bizzat davacının kontrolünde olduğunu, davacının bu hesap kayıtlarının pek çok yerine el yazısı ile notlar aldığını, yer yer de parafladığını, ek bilirkişi raporunda maaş kartlarının davacının kime karşı olan borcunu ya da alacağını gösterdiğinin anlaşılmadığı,

tarafların imzalarını taşımadığı gerekçeleri ile hesaplamaya alınmadığının belirtildiğini, hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporlarına dayanan yerel mahkeme kararının da bu doğrultuda hatalı olduğunu, maaş kartlarının bir çok satırında ve birbirini tamamlayan devreden bakiyelerde davacının imzasını taşıdığını, maaş kartlarının tarafların karşılıklı birbirlerinden ortaklık alacaklarını gösteren adi ortaklık belgesi olduğunu, adi ortaklık ilişkisi her ne kadar yazılı şekil şartına tabi değilse de işbu maaş kartlarının adi ortaklığı yazılı olarak da ispatladığını,

maaş kartlarının daha önce görülen başka bir dava dosyasına da ibraz edildiğini, davacının maaş kayıtlarına herhangi bir itirazı olmadığını, anılan dosyada davacının zımni olarak kabul ettiği maaş kartı içeriklerine bu dosyada itibar edilmemesinin davacının haksız şekilde zenginleşmesine neden olduğunu, maaş kartının yazılı delil başlangıcı sayıldığını, dosyada yazılı delil başlangıcı olacak belgeler mevcut iken tanık dinlenmemesinin de usuli bir eksiklik olduğunu, kardeşler arasında cereyan eden uyuşmazlığın sadece ticari şirketleri değil şirket dışındaki mal varlıklarının da tasfiyesini içeren protokolden doğan alacağa ilişkin olup,

bu alacağın ticari kabul edilmesi mümkün olmayacağını, uyuşmazlık değerlendirilirken yasal faizin nazara alınması gerektiğini, ödemeler, takas ve mahsupların yapıldığı tarihler üzerinden yasal faiz oranı dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda 13.07.2021 tarihi itibarı ile müvekkilinin davacıya bakiye borcunun 1.865.308,00 TL olarak hesaplandığını, bu meblağın da davacıya ödendiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; taraflar arasında düzenlenen protokollerden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Eskişehir 7. İcra Müdürlüğünün 2021/5501 sayılı takip dosyası sureti, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/274 Esas sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti, 25/03/2018 ve 28/03/2018 tarihli protokol sureti, 21/04/2018 tarihli tutanak sureti, yargılama aşamasında mali müşavir bilirkişiden alınan 12/12/2022 tarihli kök, 13/03/2023 tarihli ek rapor, ... ... A.Ş., ... A.Ş. fatura suretleri, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarname suretleri, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/274 Esas ve 2021/196 Esas sayılı dosyasının karar suretleri dosya içerisinde yer almaktadır.

Dava konusu Eskişehir 7. İcra Müdürlüğünün 2021/5501 sayılı takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 1.321.852,50 TL nakit alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ olduğu, davalının 10/09/2021 takip tarihi gözetildiğinde dahi 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde 14/09/2021 tarihinde borca itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 21/02/2022 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.

Eskişehir 2. Noterliği’nin 07/08/2019 tarihli ihtarnamesi ile davacının dava dışı ... ve davalıyla 28/03/2018 tarihli protokol ile taşınmazların paylaşımı neticesinde 4.900.000,00 TL alacağının ödenmesinin ihtar edildiği görülmüştür.

Davacı tarafından davalı ve dava dışı ...'a gönderilen Eskişehir 4. Noterliği’nin 05/08/2020 tarihli ihtarnamesi ile de, 25/03/2018 tarihli protokol ile ... kapsamındaki araçların ve ... demirbaşlarının paylaşımı sonucu 1.919.328,00 TL

ve 13/03/2019 tarihinden bugüne kadar geçen sürede 504.323,16 TL işlemiş avans faizi alacağının ödenmesi ihtar edilmiştir.

Taraflar ve dava dışı ...’ın imzalarını taşıyan

25/03/3018 tarihli protokol ile, tarafların ortağı olduğu şirketlerin devri ve

paylaşımı kararlaştırılmış, dava ile ilgili olarak yapılan incelemede, binalarda bulunan makina, teçhizat, el

aletleri ve diğer ekipmanların binalarda kalacağının belirlendiği, ... binasını

alacak kişinin, ayrılış tarihinde ... parçalarının değerini %100 ile alacağı (alış fiyatı üzerinden), ...’den fatura edilen ekipmanlar, programlar ve özel aletler, sarf

malzemelerinin %100 fiyatı üzerinden alınacağı kararlaştırılmıştır.

Akdedilen

28/03/3018 tarihli protokol ile, taraflar arasında gayrimenkullerin paylaşımı yapılmış, buna göre protokolde gayrimenkullerin toplam değeri 40.000.000,00 TL ve davacının payının

%36 üzerinden 14.400.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Anılan protokolde davalı ve dava dışı ...'ın 30.500.000,00 TL ve davacının

9.500.000,00 TL değerinde gayrimenkul paylaştıkları, davacının 14.400.000,00 TL

hissesinden eksik kalan 4.900.000,00 TL tutarındaki değerin “...'a ödenecek

tutar” olarak belirtildiği görülmüştür.

Tarafların ve dava dışı ... ile ...’ın

imzalarını taşıyan 21/04/2018 tarihli tutanak ile, 56.111,66 m2 ve 48.818,49 m2 tarlaların paylaşımı ve tarafların

hisse oranları ile hisselerinin değerleri gösterilerek, davacının aldığı tarlanın değerinin yüksek olması nedeniyle 103.353,00

TL ödeyeceği kararlaştırılmıştır.

Yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök raporda; davacının davalıdan icra takibine konu edilen alacak kalemleri nedeniyle alacaklı olduğu, yapılan ödemeler ve protokol tarihleri itibarıyla paylaşılan gayrimenkullerden davacının hissesinin 4.900.000,00 TL olup, hissesine düşen miktarın davalı tarafından ödenecek kısmının, davalının kısmi ödemesi sonrası 1.196.168,30 TL olduğu, 25/03/2018 tarihli protokolde belirtilen araç yedek parçalarının bedelinin 230.182,00 TL ve ekipman bedellerinin 369.168,00 TL olduğu, ancak demirbaş bedellerini gösteren listenin imzasız sayım listesi olması nedeniyle alacağa dahil edilmediği,

230.182,00 TL'lik araç yedek parçalarından davacının hissesine düşen miktarın 82.865,77 TL olup, davalıya düşen kısmın 41.432,89 TL olduğu, takip tarihi itibariyle taleple bağlı kalınarak davacının davalıdan 1.234.179,53 TL asıl alacak, 14.778,62 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu tespit edilmiştir.

Alınan ek raporda, davacının davalıdan icra takibine konu edilen alacak kalemleri nedeniyle alacaklı bulunduğu, ...

AŞ'nden gelen fatura ve belgelerin incelenmesinde ve faturalar ile demirbaş listesinin karşılaştırılması sonucunda, demirbaş listesinde bulunan her bir kalemin faturasının ... firması tarafından gönderildiği, bu durumda ...'den fatura edilen ekipman, program, özel aletler, sarf malzemelerinden davacı alacağının 62.610,42 TL olduğu, dosyaya sunulan çeklerin ... ... AŞ'nin cari hesaplarında kayıtlı olup, ... ...

AŞ'nin alacaklarına karşılık alındığı, çeklerin üzerinde, davalı ve davacının adı geçmediği için çeklerin takas ve mahsubuna ilişkin hesaplama yapılmadığı, ... stoklarının envanterinde tarafların imzalarının bulunmasından dolayı itibar edildiği, tarafların imzalarını taşımayan demirbaş listesinin hesaplamaya dahil edilmediği, maaş kartlarının cari hesap kartı olarak davacının kime karşı olan borcunu ya da alacağını gösterdiği belli olmadığından ve tarafların imzalarını taşımadığından hesaplamaya dahil edilmediği,

sonuç itibariyle davacının takip tarihi itibariyle taleple bağlı kalınarak davalıdan 1.296.789,95 TL asıl alacak, 21.223,36 TL işlemiş temerrüt faizi alacağının bulunduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.

Dava dışı... İthalat İhracat Oto San. ve Tic. A.Ş.'nin %36 hissesi davacıya, %32 hissesi davalıya, %32 hissesi dava dışı ...'a, ... Uluslararası Nakliyat İthalat İhracat Oto San. ve Tic. A.Ş.'nin de %36 hissesi davacıya, %32 hissesi davalıya ve %32 hissesi dava dışı ...'a ait olduğu, taraflar arasında düzenlenen 25/03/2018 tarihli protokol ile şirketlerden ... A.Ş.'nin tüm hisselerinin davacıya, dava dışı ...

A.Ş.'nin tüm hisselerinin ise dava dışı ... ve davalıya ait olması, bu kapsamda her iki şirkete ait taşınır malvarlığı ve çalışanların 1/3'ünün davacının tüm hisselerine sahip olacağı şirkete, 2/3'ünün ise davalıya ve dava dışı ...'ın tüm hisselerine sahip olacakları şirkete kalmasının kararlaştırıldığı, aralarında düzenlenen 28/03/2018 tarihli protokol ve 21/04/2018 tarihli tutanak ile hisse devrine esas olmak üzere gerek şirketler üzerinde gerek şahıslar üzerinde kayıtlı taşınmazların ne şekilde paylaşılacağının kararlaştırıldığı, ayrıca taşınır malların ve çalışanların paylaşımının da yapıldığı,

hisse devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle davacı tarafından Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/274 Esas sayılı dosyası ile ... A.Ş.'nin tüm hisselerinin davacıya ait olduğunun tespiti talebiyle dava açıldığı, yargılama sonucu davanın kabulüne karar verildiği, kararın denetimden geçerek kesinleştiği, davalı ve dava dışı ...'ın Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/196 Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine ...

A.Ş.'nin hisselerinin kendilerine ait olduğunun tespiti talepli dava açtıkları, yargılama sonucu davanın kabulü ile, davacı ...'ın hisselerinin yarısının davalı ...'a, diğer yarısının ise dava dışı ...'a ait olduğunun tespitine karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmeksizin kesinleştiği dosya içeriğiyle sabittir.

Davacı yan taraflar arasında akdedilen protokollerde yer alan edimlerini ifa ettiği halde protokolde yer alan bakiye alacağının ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise yapılan ödemeler ve takas mahsuplar ile tüm borcun ödendiğini, davacıya borçlu olmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ek bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının takip tarihi itibarıyla taraflar arasında akdedilen protokoller gereğince davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacak var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır.

Davalı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, yargılama aşamasında alınan ek bilirkişi raporu ile taraflar arasında imzalanan protokoller kapsamında tarafların hissedar oldukları şirketlerin mal varlığının aralarında paylaşılması sonucu davacıya 4.900.000,00 TL ödeneceği, yine davacı tarafından ödenecek miktarın 103.353,00 TL olup, söz konusu miktarın mahsubu ile davacı alacağının 4.796.647,00 TL olduğu, davalı tarafından dava tarihinden önce 1.865.308,00 TL ödeme yapıldığı ve ek bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 1.296.789,95 TL asıl alacağının kaldığı,

asıl alacağa kısmi ödeme tarihinden itibaren talep edilebilecek işlemiş temerrüt faizi alacağının 21.223,36 TL olduğu tespit edilmiştir. Alınan ek rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir.

Bu durumda mahkemece davalı yanın yargılama aşamasında rapor düzenleyen bilirkişi hakkında bilirkişi kuruluna yaptığı itirazın içeriği de gözetildiğinde itirazın sonucunun bekletici mesele yapılmamasının usul ve yasaya aykırılık oluşturmayacağı da gözetilerek ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli ek bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Öte yandan, davalı vekili aşamalarda ve istinaf dilekçesinde ... yedek parça stoğu ve ekipmanlarından doğan borç yönünden, 31/03/2018 tarihi itibariyle net stok bakiyesinin -15.021,85 TL olduğu, söz konusu stoklardan dolayı ...'ye 228.347,80 TL borç bulunduğu, protokol tarihi itibariyle bedeli ödenmiş bir stok bulunmadığı tam tersine ...'ye borç bulunduğu, davacının %36 payına düşen 5.407,87 TL'nin mahsup edildiği ileri sürülmüş ise de, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu, "...’den fatura edilen ekipman, program, özel aletler, sarf

malzemelerinden" davacı alacağının 62.610,42 TL olduğu, 230.182,00 TL'lik araç yedek parçalarından davacının hissesine düşen miktarın 82.865,77 TL, davalıya düşen kısmın ise 41.432,89 TL olduğu tespit edilmekle davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazlarına itibar edilmemiştir.

Davalı vekilince dosyaya sunulan maaş kartları adi yazılı şekilde olup, davacı yanca belge içeriğinin kabul edilmemesi ve imzalanmamış olması karşısında davacı alacağından mahsup edilmesi mümkün olmadığından davalının bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

İstinaf dilekçesinde ve aşamalarda davalı tarafından davacı alacağından mahsup edilmek üzere davacıya verildiği ileri sürülen çeklerin dava dışı ... ... A.Ş.'nin cari hesaplarında kayıtlı olduğu, dava dışı ... ... A.Ş.'nin 3. kişilerden olan alacağına karşılık alındıkları, davacının çeklerde herhangi bir sıfatla yer almadığı anlaşılmakla davalının bu yöndeki itirazları yerinde görülmediği gibi, takas mahsup talebinin reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararında da bir isabetsizlik görülmemiştir.

Öte yandan, davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurusu süresi içerisinde istinaf dilekçesi ibraz ettikten daha sonra ek istinaf dilekçesi sunarak karara karşı yeni itiraz sebeplerini ileri sürmüştür. Ek istinaf dilekçesi verilerek istinaf sebepleri değiştirilemez ve genişletilemez olduğundan davalı vekilinin ibraz etmiş olduğu ek istinaf dilekçesindeki istinaf itirazları değerlendirilmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davalıdan alınması gerekli olan 90.033,48 TL istinaf karar harcından peşin alınan 22.689,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 67.343,58 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024

Başkan - Üye Üye Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/1518, K. 2024/937, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1518
Karar No
2024/937
Tarih
19 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1519 K.2024/934
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1533 K.2024/1644
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2023/1544 K.2024/1200
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2023/1554 K.2024/1369
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1554 K.2024/1561
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1555 K.2024/1017

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.