İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1542 K.2024/98

Taraflar arasındaki itirazın iptaline ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği…

Esas2023/1542Karar2024/98Tarih24 Ocak 2024Okuma9 dk · 1.873 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/1542 E., 2024/98 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Davacı Vekili Davalı

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
24 Ocak 2024
Dosya no
2023/1542
Karar no
2024/98
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
29/03/2023
Numarası
2021/215 Esas 2023/269 Karar
Dava
İtirazın İptali (GKS'den kaynaklanan
Dava tarihi
05/04/2021
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
24/01/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.873 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptaline ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından, dava dışı asıl kredi borçlusu ...

Şirketi lehine, davalının müteselsil kefaleti ile imzalamış oldukları Genel Kredi ve Teminat Sözleşmelerine istinaden kredi hesapları açılıp ve krediler kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesapları kapatılarak, davalı borçlulara Beyoğlu 48. Naterliği'nin 04/04/2019 tarih,47488 Yevmiye nolu iİhtarnamesi gönderilerek toplam 4.056.910,49 TL tutarında nakit alacağın ödenmesi ihtar edildiğini, ancak müspet bir netice alınamadığını, gavalı borçlu aleyhine Rize İcra Müdürlüğünün 2020/4901 E. sayılı dosyası ile icra takibine başlanılarak,

nakit alacakların ödenmesi talep edildiğini, davalı borçlunun ödeme emrine itiraz ettiği, tâkibin durdurulmasına karar verildiği, borçlunun itirazının zaman kazanma amacı ile haksız ve kötü niyetle yapıldığından itirazın iptali davası açıldığını, alacağın varlığının, davalı borçluya tebliğ edilen ihtarname ekinde yer alan hesap özetinden anlaşıldığını, imzalanan 21/04/2017 tarihli Genel|Kredi ve Teminat Sözleşmesinin 13/2-b Maddesi gereğince müvekkil banka defter ve kayıtları kesin ve münhasır delil olduğundan, müvekkil banka kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde de alacağın varlığı,

takibe ilişkin borçlu itirazlarının haksızlığının tespit olunacağını, icra takibinde talep edilen faiz tutarı ve faiz oranının sözleşme hükümlerine, usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı borçluların imzaladığı 07/03/2019 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmelerinin Temerrüt Faizini düzenleyen 11/b maddesinde, “müşteri, temerrüt halinde, belli vadeli borçlarda bu vade tarihinden; hesap kapatma (hesap kesme, kat etme) ihbarı ile muaccel hale gelen hesaplarda hesap kapatma tarihinden;

bu sözleşmedeki özel hükümler gereği ihbarsız (kefldiliğinden) muaccel hale gelen borçlarda ise bu borcun kendiliğinden muaccel hale geldiği taflhten itibaren, bunları banka'ya bu sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, kredilerin cins ve niteliğine bakılmaksızın kullanmış olduğu tümi kredilere, mevzuatta farklı bir faiz oranının uygulanması zorunlu kılınmadıkça.

BANKA'nın Mevzuat gereğince TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte ölan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın 430 (yüzde otuz) ilavesi ile bulunacak oranda temerflüt faizi tatbik edileceğini...." şeklinde düzenleme mevcut olduğunu, Davacı bankanın TCMB'ye bildirdiği en yüksek faiz oranının %36 olduğu,

bu oranın %30 fazlası %46,80 (%36,00+%10,80=%46,80), dikkate alınarak temerrüt faiz oranı belirlendiğini, haksız bir talepte bulunulmadığını, takibe konu edilen Business Kart ve Esnek Hekap'tan kaynaklanan alacak ile ilgili, icra takibinde 5464 Sayılı Kanunu'nun 26/3 maddesi gereği 1ce belirlenecek değişen oranlarda, takip tarihi itibariyle 12 Kasım 2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 1 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe giren, 2016/8 sayılı tebliğde yapılan 2019/20 sayılı değişiklik gereğince, yıllık %18,60 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi talep edildiğini, bu talebin mevzuat, sözleşme ve kanun hükümlerine uygun olduğunu,

davalının, sözleşmenin 10.13 maddesinin 2. Parağrafi uyarınca aşağıda belirtilen düzenlemeye göre de takip konusu masraflardan da sorumlu olduğunu, müteselsil kefillerin, kefalet limitinin, anaparadan başka ayrıca akdi faizlerin, komisyonların gider vergilerini ve her türlü masraflarını, vekalet ücretlerini, temerrüt faizlerini de TBK'nın 589. maddesinde belirtilen surelerle sınırlı olmaksızın kapsadığını kabul ve beyan ettiklerini, akdi faiz ve temerrüt faizinin hesaplanma usulü ilgili sözleşme maddelerinde kayıtlı olduğunu, müteselsil kefillerin, kefalet limitinin,

anapafadan başka ayrıca akdi faizlerini komisyonlarını gider vergilerini ve her türlü masalları vekalet ücretlerini, temerrüt faizlerini de TBK'nın 53. maddesinde belirtilen sürelerle sınırlı olmaksızın kapsadığını kabul ve beyan etiklerini, akdi faiz ve temerrüt faizinin hesaplanma usulü ilgili sözleşme maddelerinde kayıtlı olduğunu, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları Saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile;

davalı borçlunun Rize İcra Müdürlüğünün 2020/4901 esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile anılan icra takibinin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, haksız itiraz sebebi ile davalı borçlunun TIK.m.67/2.maddesinde belirtilen oranda icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet| ücretinin davalı-borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; dava dışı şirket ile davacı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden dava dışı şirkete nakdi krediler kullandırıldığı, davalının da bu sözleşmeleri kefil olarak imzalaması, bilirkişi tarafından belirlenen borcun da kefalet limiti dahilinde olduğunun tespit edilmesi nedeniyle belirlenen borçtan davalının sorumlu olduğu, ek raporda belirlenen borç miktarının mevzuat, sözleşme ve emsal Yargıtay kararlarına uygun olduğu kanaatine varılmakla açılan davanın kısmen kabulüne, borç miktarı üzerinden belirlenecek inkar tazminatının davalıdan alınmasına,

davanın kısmen kabulüne, davalının 4.054,914,91 TL asıl alacak, 2.069.520,65 TL faiz, 103.371,80 TL BSMV, 738,07 TL masraf olmak üzere 6.228.545,43 TL yapmış olduğu itirazın iptaline, 620.680,90 TL asıl alacağı, 5464 sayılı kanunun 26/3.maddesinde belirtilen değişken faiz oranları üzerinden (takip tarihi itibariyle yıllık %18,60 oranında) temerrüt faizi, 3.434.234,02 TL asıl alacak üzerinden yıllık %36,335 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapılması nedeniyle tahsil edilecek paranın infazda dikkate alınmasına,

fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen asıl alacak miktarının %20'si olan 810.982,98 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından, davalı asıl borçlu dava dışı asıl borçlu ... Şirketi ile davalı Mevlüt Bostan’ın müteselsil kefaleti ile imzalamış oldukları genel kredi ve teminat sözleşmelerine istinaden kredi hesapları açılarak ve krediler kullandırıldığını, kredi sözleşmelerine istinaden kredi hesapları kapatılarak,

davalı borçlulara Beyoğlu 48.Noterliği’nin 04/04/2019 tarih, 47488 yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini ve müspet bir netice alınamadığını, alacaklarının tahsili amacı ile davalı borçlu aleyhine Rize İcra Müdürlüğünün 2020/4901 e. sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, davalı borçlu tarafından kendilerine gönderilen ödeme emrine itiraz edildiğini, müvekkili banka tarafından itirazın iptali davası açıldığını, temerrüt faizinin ve oranının hatalı tespit edildiğini, icra takibinde talep edilen faiz tutarı ve faiz oranı sözleşme hükümlerine ve usul ve yasaya uygun olduğunu,

yerel mahekeme tarafından sözleşme hükümleri gözardı edilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının bu yönden kaldırılmasının gerektiğini, borçluların imzaladıkları 07/03/2019 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmelerinin temerrüt faizini düzenleyen 11/b maddesinde borçluların, müşteri, temerrüt halinde, belli vadeli borçlarda bu vade tarihinden; hesap kapatma (hesap kesme, kat etme) ihbarı ile muaccel hale gelen hesaplarda hesap kapatma tarihinden;

bu sözleşmedeki özel hükümler gereği ihbarsız (kendiliğinden) muaccel hale gelen borçlarda ise bu borcun kendiliğinden muaccel hale geldiği tarihten itibaren, bunları bankaya bu sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, kredilerin cins ve niteliğine bakılmaksızın kullanmış olduğu tüm kredilere, mevzuatta farklı bir faiz oranının uygulanması zorunlu kılınmadıkça;

bankanın mevzuat gereğince TCMB’ye bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %30 (yüzde otuz) ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi tatbik edileceğini.....” şeklinde düzenleme mevcut olduğunu, müvekkili bankanın TCMB’ye bildirdiğini, en yüksek faiz oranı % 36 olup bu oranın %30 fazlası % 46,80 olduğunu, (% 36,00 + % 10,80 = % 46,80). belirtilen hüküm dikkate alınarak temerrüt faiz oranının belirlendiğini, haksız bir talepte bulunulmadığını,

yerel mahkeme tarafından işlemiş faiz ve faiz oranın hesaplamasında sözleşme hükümlerinin dikkate alınması gerekirken sözleşme hükümleri gözardı edilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, faiz oranının belirlenmesinde müvekkili bankanın TCMB’ye bildirdiği en yüksek faiz oranı olan %36’in dikkate alınarak,

bu oranın %30 fazlası olan %46,80 üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, %46,80 faiz oranın uygulanması gerekirken, hangi gerekçe ile %36,335 faiz oranın uygulanmasına karar verilmesinin anlaşılamadığını, tüm bu nedenlerle, yerel mahkeme tarafından verilen kararda reddedilen kısmın kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa(davalıya) yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava, genel kredi sözleşmesine istinaden dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredinin davalı müteselsil kefilden tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

İlk derece mahkemesince davada hükmün verildiği 29.03.2023 tarihinden sonra davalı asil tarafından Rize Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla Dairemize gönderdiği ıslak imzalı 13.12.2023 tarihli dilekçe ile davacı tarafından Rize İcra Müdürlüğü'nün 2020/4901 Esas sayılı icra takip dosyası ile aleyhinde başlatılan icra takip dosyasında icra takibine yapılan itirazdan feragat ettiğini belirterek yargılama gideri, vekalet ücreti harç, masraf ve icra inkar/kötü niyet tazminatı taleplerinin bulunmadığını bildirmiş, davacı vekili de UYAP üzerinden verdiği 18/12/2023 ve 08.01.2024 tarihli dilekçelerinde;

davalı borçlunun dava konusu Rize İcra Müdürlüğü'nün 2020/4901 Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazından vazgeçtiğini itirazın iptali davasının konusuz kaldığını, yargılama gideri, vekalet ücreti harç, masraf ve icra inkar/kötü niyet tazminatı taleplerinin bulunmadığını bildirerek konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.

İİK'nın 67. Maddesine göre, itirazın iptali davasının koşullarından biri, haciz yolu ile yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmasıdır. Somut olayda davalı asil Rize Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla Dairemize gönderdiği ıslak imzalı 13.12.2023 tarihli dilekçe ile davacı tarafından Rize İcra Müdürlüğü'nün 2020/4901 Esas sayılı icra takip dosyası ile aleyhinde başlatılan icra takip dosyasında icra takibine yapılan itirazdan feragat ettiğini bildirmiştir.

Şu halde artık dava konusu ilamsız icra takibine karşı yapılan geçerli bir itiraz kalmadığına göre, itirazın iptali davasının konusuz kaldığı gözetilerek konusuz kalan itirazın iptali davasında karar verilmesine yer olmadığına dair davanın esası hakkında yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

Ayrıca davacı vekili ile davalı asil söz konusu dilekçeleri ile birbirlerinden karşılıklı olarak icra inkar/kötü niyet tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığına yönelik beyanları gözetilerek yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.

Sonuç olarak yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 355. Maddesi gereği kamu düzenine aykırılık yönünden yapılan inceleme sonunda kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen karar duruşma açılmasına gerek görülmeksizin HMK'nın 353/1-b-2. Maddesi gereği kaldırılarak davalı asilin dava konusu ilamsız icra takibine vaki itirazın geri alındığına dair söz konusu dilekçesi gözetilerek konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına dair davanın esası hakkında yeniden aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 355. Maddesi gereği KABULÜNE,

2-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29/03/2023 tarihli ve 2021/215 Esas-2023/269 Karar sayılı Kararının HMK'nın 353/1-b-2. Maddesi gereği KALDIRILMASINA,

B)1-İtirazın iptali davası konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

2- Davacı vekilinin talebi bulunmadığından inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına,

3-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun karar tarihinde yürürlükte bulunan ilgili Tarifesi hükümleri gereği alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 81.463,63 TL ile icra takip dosyasında alınan 33.725,36 TL nispi karar ve ilam harcının toplamı 115.188,99 TL'den mahsubu ile fazla alınan 114.761,39 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

4-Davacının talebi bulunmadığından yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-Davacının talebi bulunmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine ve inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,

6-Davalı tarafça herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

C)1-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,

2-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/01/2024

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/1542, K. 2024/98, 24 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1542
Karar No
2024/98
Tarih
24 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2023/1545 K.2024/49
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2023/1547 K.2024/145
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2023/1548 K.2024/86
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2023/1549 K.2024/90
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1550 K.2024/123
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2023/1550 K.2024/50

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.