KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/532 E., 2024/818 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2024
- Esas no
- 2023/532
- Karar no
- 2024/818
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/11/2022
- Numarası
- 2019/288 Esas 2022/776 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Vekili
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/05/2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 16/07/2024
Karar Metni
1.156 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili ve davalı ... vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek fazlaya ve gayri nakdi alacaklara ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıların icra takibine itirazının iptaline, takibin 150.961,40 TL üzerinden devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, alacağın zaman aşımına uğradığını, takip dosyasına dayanak belgenin sunulmadığını, kefalet akdinin geçerlilik şartlarının oluşmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Diğer davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, dava konusu alacağın TMSF'den temlik alınan fon alacağı olması nedeniyle 5411 sayılı yasanın geçici 11. maddesi yollamasıyla 4389 sayılı yasaya 5020 sayılı yasaya eklenen ek 3.madde ve 5411 sayılı yasanın 141.maddesi uyarınca, zamanaşımı süresinin 20 yıl olarak uygulanması gerektiği ve bu sürenin alacağın muaccel olduğu tarihten başlayacağı, muaccelliyetin kat ihtarının tebliğ edildiği tarih olan 11/11/1998 tarihi itibarıyla gerçekleştiği ve mülga 4389 sayılı kanuna eklenen ve 26/12/2003 tarihinde yürürlüğe giren ek 3 maddeyle söz konusu maddenin yürürlüğe girdiği,
26/13/2003 tarihinde henüz 10 yılını doldurmamış tüm fon alacaklarına ilişkin zamanaşımı süresi 20 yıla uzadığından ve muacceliyet tarihinden itibaren 20 yıllık sürenin dolmadığı açık olduğundan davalının zamanaşımı def'inin yerinde görülmediği, ... T.A.Ş ile dava dışı ...Tic. ve San. A.Ş arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinin davalı ... tarafından dava dışı ...Tic. ve San.
A.Ş'nin davacı banka nezdinde kullandığı krediler nedeni ile toplam 4.500,00 TL, davalı ...'in ise dava dışı ... Tic. ve San. A.Ş'nin davacı banka nezdinde kullandığı krediler nedeni ile toplam 9.500,00 TL için müteselsil kefil oldukları, sözleşmelerde kefalet limitinin belirtildiği, kefillerin imzalarını ihtiva ettiği, bu suretle kefalet aktinin geçerlilik şartlarının mevcut olduğu, hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporu ile,
alacağı temlik alan davacı şirketin, takip tarihi itibariyle, davalı kefil ...'den kefalet limiti ile bağlı kalınarak ve muhtelif tarihlerde yapılan tahsilatların Borçlar Kanunu hükümleri göz önünde bulundurularak önce faiz bakiyesinden arta kalan tutar anaparadan mahsup edilmek suretiyle yapılan hesaplama sonucunda, 6.666,88 TL asıl alacak, 74.781,10 TL işlemiş faiz, 3.739,05 TL BSMV olmak üzere toplam 85.187,04 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, alacağın likit olduğu,
davalı kefil ... yönünden ise hükme esas alınan bilirkişi raporu ile 4.500,00 TL kefalet limiti ile bağlı kalınarak ve muhtelif tarihlerde yapılan tahsilatlar Borçlar Kanunu hükümleri göz önünde bulundurularak önce faiz bakiyesinden arta kalan tutar anaparadan mahsup edilmek suretiyle yapılan hesaplama sonucunda, davacının davalı ...'den olan alacağını tahsil ettiği, davalı kefilin ancak kefalet limiti tutarında sorumlu tutulabileceği, buna göre bakiye alacağın kalmadığı gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile,
anılan davalının icra takibine itirazının 6.666,88 TL asıl alacak, 74.781,10 TL işlemiş temerrüt faizi, 3.739,05 TL BSMV olmak üzere toplam 85.187,04 TL alacak yönünden iptaline, takibin davalı ... yönünden 85.187,04 TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen alacağın %20'si oranında (17.037,40 TL) icra inkar tazminatının davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtarnamenin tebliği ile birlikte kefillerin kendi temerrütlerinin hukuki sonuçlarından sorumlu hale geldiklerini, davalıların kefalet limitiyle birlikte temerrütlerinden kaynaklanan faiz ve diğer fer'ilerle birlikte borcun tamamından sorumlu olduklarını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalıların sorumluluğunun sadece kefalet limitleriyle sınırlı tutulduğunu, kredi borcuna istinaden yapılan bütün tahsilatların kefillerin sorumlu tutulduğu tutarlar üzerinden mahsup edilmesinin çıkan tutarın eksik ve hatalı olmasına sebebiyet verdiğini, yapılan tahsilatların önce biriken faizden,
bakiye kalması durumunda ana paradan düşülmesi gerektiğini, ödemelerin kefillerin kefalet limitinden mahsup edilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili tarafından icra takibinde işlemiş faiz açıklaması olarak %27,5 temerrüt faizi yazılmışsa da temerrüt tarihinden takip tarihine kadar borçluların borcuna %375 temerrüt faizi uygulandığını, takip konusu asıl alacak miktarı ve işlemiş faiz incelendiğinde bu hususun açıkça görüneceğini, takip talebinde geçen miktarın takip tarihinden sonra uygulanması talep edilen oran olup, borç hesaplanırken temerrüt tarihinden itibaren değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasının hatalı bulunduğunu,
hatalı düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın zaman aşımına uğradığını, kefalet sözleşmesinin şekil unsurlarının oluşmadığını, asıl borçluya gidilmeden kefilin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, asıl borçlunun anonim şirket olmasından bahisle borcun tamamından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, dava dışı kefillerin nüfus kayıtlarının dosyaya getirtilerek mirasçılarına davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili ve davalı ... vekilinin süresinde vermiş olduğu istinaf başvuru dilekçeleri üzerine dosya istinaf incelemesi için Dairemize gönderildikten sonra, davacı vekili Av. ...'nın UYAP üzerinden sunduğu 08/05/2024 tarihli e-imzalı dilekçe ile istinaf talebinden feragat ettiklerini bildirmiş, davalı ... vekili Av. ...'nin UYAP üzerinden sunduğu 09/05/2024 tarihli e-imzalı dilekçe ile istinaf talebinden feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davacı vekili Av. ...'nın dosya içerisinde yer alan Beyoğlu 48. Noterliği'nin 17/07/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde anılan vekilin kanun yollarından feragat etme yetkisinin bulunduğu, davalı vekili Av. ...'nin dosya içerisinde yer alan Ankara 13. Noterliği'nin 29/06/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde anılan vekilin kanun yollarından feragat etme yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Feragat, 6100 Sayılı HMK'nun 307. maddesi ve genel hükümler uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nun 349/2. maddesinde; "Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur." hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, dava dosyası istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusundan feragat edilmiş olmakla davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf istemlerinin feragat sebebiyle ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/532, K. 2024/818, 27 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama