İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/622 K.2025/1025

Taraflar arasındaki asıl davada şirketin feshi - alacak, birleşen davada ortaklıktan çıkma, çıkma payı ve kar payı alacağının tahsili istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, birleşen davanın…

Esas2023/622Karar2025/1025Tarih1 Ekim 2025Okuma10 dk · 2.037 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2023/622 E., 2025/1025 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Karar tarihi
1 Ekim 2025
Esas no
2023/622
Karar no
2025/1025
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
03/11/2022
Numarası
2021/191 Esas 2022/795 Karar
Dava
Ortaklıktan Çıkma, Çıkma Payı ve Kar payı Alacağı
Dava tarihi
12/05/2016
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
09/10/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.037 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki asıl davada şirketin feshi - alacak, birleşen davada ortaklıktan çıkma, çıkma payı ve kar payı alacağının tahsili istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı asıl davada davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ...'nin ...

Mühendislik Mimarlık İnşaat Müşavirlik Ticaret Limited Şirketi'nin %50'şer ortağı olduklarını, şirketi münferiden temsil ve ilzam yetkisinin müvekkiline ait olduğunu, davalı ortağın kendisine ait başka bir firma ile olan alışverişler dışında şirkete uğramadığını, ortaklar arasında uyuşmazlık çıktığını, davalı ortağın şirket müşterilerine 21/03/2016 tarihi itibariyle şirketle alakasının kalmadığını bildiren e-mailler gönderdiğini, müvekkilinin şirketin borçlarını şahsi hesabından kapatmaya çalıştığını, şirketin durma noktasına geldiğini, müvekkilinin şirket ortaklığını fiilen daha fazla sürdüremeyeceğini anladığından kendi adına ...

Mühendislik Müşavirlik Isıtma Soğutma Ve İklimlendirme Sistemleri Ticaret Limited Şirketi'ni kurduğunu, tarafların ortak olduğu şirketin davalı tarafa ait ... firmasına 46.306,37 TL borcu olmasına rağmen bu şirket tarafından 64.900,00 TL fatura düzenlenmek suretiyle davalı tarafın ortağı bulunduğu şirketi zarara uğratmaya ve kendisine menfaat sağlamaya yönelik girişimlerde bulunduğunu, davalının şirkete ait aracın kendisine teslimi için şikayeti üzerine karakola giden müvekkilinin bu aracı davalı tarafa teslim ettiğini, aracın 41.000,00 TL bedelle alındığını, bu bedelin yarısının müvekkili tarafından ödendiğini,

müvekkilinin şirket adına yapmış olduğu ödemelerden dolayı şirketten toplam 100.912,04 TL alacağı bulunduğunu belirterek ... Mühendislik Mimarlık İnşaat Müşavirlik Ticaret Limited Şirketi'nin feshine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin şirket adına kendi hesabından yaptığı harcamalara karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsiline yada davalı ortağın tasfiye payından düşürülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ... ile davalı şirketin ortağı olduğunu, ortaklar arasında yapılan anlaşma uyarınca müvekkilinin şantiyelerle, diğer ortağın ise ofisle ilgileneceğini, diğer ortağın şirketin münferit temsil yetkisine sahip müdürü seçildiğini, müvekkilinin şahsına ait ...

Teknik Servis ile şirket işlerinin üsteleneceğine dair anlaşma yapıldığından aynı işle uğraşan diğer firmalar ve bayilerden gelecek olan projelere müvekkilinin rakip konumda olması nedeniyle kaçırdığını, müvekkilinin maddi kayba uğradığını, şirket müdürünün şirket aleyhine yaptığı haksız ve suç teşkil eden işlemler bulunduğunu, banka kayıtları ile şirket müdürünün şirket hesabından para tahsil ettiğinin anlaşılacağını, ortaklar arasında herhangi bir anlaşma bulunmadığı halde maaş adı altında diğer ortağın şirket hesabından para çektiğini, aynı sektörde faaliyet gösteren bir başka şirketin diğer ortak tarafından kurulduğunu,

bu durumun özen ve bağlılık yükümü ile rekabet yasağına aykırı olduğunu, yeni firmanın kurulması nedeniyle şirketin zarara uğradığını, 3 aylık süre içerisinde genel kurulun toplanmadığını, müvekkilinin haklarına riayet edilmediğini, şirketin alım faturalarının gerçekliği konusunda ciddi şüpheler oluştuğunu, faturalarda dahilinde yoksun kalınan karın tahsili gerektiğini, ayrılma akçesinin bilirkişi marifetiyle tespit edileceğini, icra ettiği işlerin maliyetleri düşüldüğünde şirketin kar elde etmesine herhangi bir engel bulunmadığını belirterek müvekkilinin davalı şirket ortaklığından çıkmasına,

şimdilik 10.000,00 TL çıkma payı ile ödenmeyen karların dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların somut belgeye dayanmadığını, sözlü olarak ortaklığın bitirilmesinden sonra maliyetine satış yapmanın bir anlamı olmayacağı düşüncesi ile kar eklenerek diğer ortağın firması tarafından fatura keşide edildiğini, davacının aynı konuda faaliyet gösteren başka bir şirket kurarak müvekkilini zarara uğrattığını bildirerek davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirket müdürü olan ...'ın her türlü harcama yetkisi bulunduğunu, yapılan harcamaların belgeli ve faturalı olduğunu, şirket müdürüne maaş ödendiği iddiasının doğru olmadığını, davacının benzer isimle şirket kurduğunu, rekabet yasağına aykırı davrandığını, ortağı bulunduğu şirketi sadece kendi teknik firmasının alışverişi için kullandığını bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davalı şirket ortağı ve müdürü olan davacı ... tarafından şirketin diğer ortağı olan ...'nin şirketi zararlandırıcı işlemlerde bulunduğu iddiasıyla haklı nedenlerle şirketin feshi ve tasfiyesi talep edilmiş ise de, şirketin defterlerinde şirket ortağı olan ...'den 235,00 TL alacaklı olduğu, ...'nin, ortaklığın sona ermesinden sonra şirkete maliyetine satış yapmanın bir anlamı olmayacağı düşüncesiyle 64.900,00 TL'lik fatura düzenlediği, davacının faturayı kabul etmediğinden 46.306,37 TL'lik fatura düzenlendiğini savunduğu,

davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü ...'nin işlem ve davranışlarının haklı nedenlerle şirketin feshi ve tasfiyesini talep etme sebeplerini oluşturmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine.

15/01/2015 tarihinde ticaret siciline tescil edilen davalı şirketi münferiden temsil ve ilzam yetkisi ile şirket müdürü olarak şirketin ortağı davacı ...’ın atandığı, bilirkişi raporuna göre; davalı şirketin ticari defterlerinin denetime elverişli olarak tutulmadığından kayıtların uygunluğunun denetlenmesinin tam olarak mümkün olmadığı, şirketin ...’a maaş ödemesi olarak toplamda 17.000,00-TL ödeme yaptığı, maaş ödemesine ilişkin herhangi bir kararın bulunmadığı, şirketin genel kurul toplantı ve müzakere defterin boş olduğu, şirketin genel kurul yapmadığı,

şirketin cari hesap ilişkisi bulunan şirketlerden aldığı faturaların gerçekliğinin tespiti için karşıt incelemelerinin yapılması gerektiği, bilirkişi heyetince bunun yapılmasının da mümkün olmadığı, şirketin 2020 yılı sonu itibariyle ticari ilişki içinde olduğu firmalardan toplam 45.131,09- TL alacaklı olduğu, bu alacakların tahsili için herhangi bir işlem başlatılıp başlatılmadığının defterlerden tespit edilemediği, defterlerde “şüpheli ticari alacaklar” hesabının çalıştırılmadığı,

birleşen davanın davacısı ...’nin özvarlık payının -21.039,73-TL olduğu hususlarının bilirkişi raporuyla tespit edilmesi karşısında şirketin ortağı olan ... için haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkma sebebinin mevcut olduğu gerekçeleriyle birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/468 Esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne, birleşen dosya davacısı ... davalı şirketin ortaklığından çıkma talebinin kabulüne, bilirkişi raporuna göre çıkma payı alacağı tespit edilemediğinden çıkma payı alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin muhasebe kayıtları üzerinden davacının aleyhine olan hususlar dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesindeki iddiaların somut deliller ile ispatlandığını, diğer ortak ...'nin şirketi zarara uğratma kastıyla hareket ettiğinin mahkemece dikkate alınmadığını, davacıdan kaynaklanmayan ve her limited şirkette olabilecek şekilde basit muhasebesel hata olarak kabul edilebilecek nitelikte eksiklik veya yanlışlıkların müvekkili aleyhine değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece Ankara Bölge Adliye Mahk.

21. Hukuk Dairesinin kaldırma kararında belirtilen eksikler giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Asıl dava, haklı nedenle limited şirketin feshi ile davacının şirketten olan alacağının tahsili istemine; birleşen dava ise, limited şirket ortaklığından çıkma, çıkma payı ve kar payı alacağının tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Davalı şirket ticaret sicil kaydı, şirketin banka hesap özeti, ticaret sicil gazetesi suretleri, ... teknik servis- ... tarafından davalı şirket adına düzenlenen 15/04/2016 tarihli fatura sureti, şirketin 01/01/2016 - 31/05/2016 tarihli mizanı, davalı şirket tarafından ... teknik servis- ...'ye gönderilen fazla kesilen faturanın iadesi konulu 05/04/2016 tarihli ihtarname sureti, ... ile davalı şirket arasında akdedilen 01/01/2015 tarihli araç kiralama sözleşmesi,

birleşen dosya davacısı ... tarafından gönderilen e-mail sureti, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/72625 sr. sayılı takip dosya sureti, yargılama aşamasında mali müşavir ve hukukçu bilirkişi heyetinden alınan 16/01/2018 tarihli kök, 02/11/2018 tarihli ek rapor, davalı şirketin 31/12/2015 tarihli ayrıntılı bilançosu dosya içerisinde yer almaktadır.

Yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve ek raporu davalı şirket ticari defterleri incelenmeden düzenlenmiş olup, kök ve ek raporda taraflar arasında yaşanan olaylardan ve ortakların asıl ve birleşen davadaki taleplerinden karşılıklı olarak itimatlarının kalmadığı, her iki ortağın kusurlu bulunduğu, şirketin feshi ve ortaklıktan çıkma talebinin haklı nedene dayandığı, ortakların iradesinin ortaklığın devam etmemesi yönünde olduğu, asıl davada davacının davalı şirketten 58.608,00 TL alacağının bulunduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.

Taraflar arasında davacı ... ile birleşen dosya davacısı ...'nin davalı şirkette %50'şer hisse ile ortak oldukları, davalı şirketin kuruluşundan itibaren münferit temsil ve ilzam yetkisinin müdür olan davacı ...'ta olduğu hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Asıl davada uyuşmazlık, davalı şirketin haklı nedenle fesih koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının davalı şirketten alacağı bulunup bulunmadığı, birleşen davada ise uyuşmazlık, davacının limited şirket ortaklığından haklı sebep ile çıkma koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise çıkma payı alacak miktarı, ödenmeyen kar payı alacağı bulunup bulunmadığı, var ise kar payı alacak miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır.

6100 sayılı HMK'nun 297. maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır.

Buna göre; bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır.

Hâkim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini resen araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar (Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder/Taşpınar Ayvaz, Sema/Hanağası, Emel. Medeni Usul Hukuku, Ankara, 2018, s. 474.).

Anayasa'nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup, gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.

Kanun’un aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

Tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve istinaf ve temyiz sırasında hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

Nitekim 07/06/1976 tarihli ve 1976/3-4 Esas 1976/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan "Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir." şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye vurgu yapılmıştır.

Öte yandan mahkeme kararlarının taraflar, bazen de ilgili olabilecekleri başka hukuki ihtilaflar yönünden etkili ve bağlayıcı kabul edilebilmeleri, başka bir dava yönünden kesin hüküm, kesin veya güçlü delil oluşturup oluşturamayacağı gibi hukuksal değerlendirmeler de bu kararların yukarıda açıklanan nitelikte bir gerekçeyi içermesiyle mümkündür. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 31/01/2019 tarih ve 2017/11-149 Esas 2019/49 Karar sayılı ilamı).

Anılan hükümler kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetilecektir.

Somut olayda, asıl davada davacı yanca haklı nedenle limited şirketin feshi ile davacı ortağın davalı şirket adına kendi hesabından yaptığı harcamalara karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsili talep edilmiş olup, mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi kök ve ek raporları içeriklerinin gerekçe kısmına yazılarak bilirkişi ek raporunda asıl dava davacısı ...'ın davalı şirketten 58.608,00 TL alacağının bulunduğuna ilişkin tespiti gerekçeye yazılmasına karşın, asıl dava davacısı ...'ın davalı şirketten alacaklı olup olmadığına ilişkin herhangi bir gerekçe yazılmadığı, davacının dava dilekçesinde talep ettiği alacak istemine yönelik herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmıştır.

Bu durumda mahkemece, asıl davada dava dilekçesinde yer alan tüm talepler hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulması ve gerekçesi yazılması gerekirken bu yükümlülüğe uyulmamış olması HMK'nın 297. ve Anayasa'nın 141/3.maddesine aykırılık teşkil ettiğinden kamu düzenine aykırılık oluşturan bu husus re'sen gözetilmiştir.

İstinaf edilen bir kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle mahkemece HMK'nın 297. maddesine uygun bir hüküm kurulması gerekmektedir. Mahkemece, asıl davada davacı yanın tüm talepleri hakkında hüküm kurulmadığı anlaşılmakla Dairemizce denetim yapılamamıştır.

Tüm bu nedenlerle aslı davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırılık nedeniyle kaldırılmasına, asıl davada davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,

2-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2022 tarih ve 2021/191 Esas 2022/795 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

4-Asıl davada davacı tarafından yatırılan 179.90 TL istinaf karar harcının talep halinde asıl davada davacıya iadesine,

5-Asıl davada davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/10/2025

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/622, K. 2025/1025, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/622
Karar No
2025/1025
Tarih
1 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/622 K.2025/495
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/623 K.2025/841
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/623 K.2025/586
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/623 K.2025/1291
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/624 K.2025/660
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/624 K.2025/577

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.