KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/689 E., 2024/606 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2023/689
- Karar no
- 2024/606
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/10/2022
- Numarası
- 2022/118 Esas 2022/724 Karar
- Davacılar
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Yönetim Kurulu İşleminin Hükümsüzlüğünün Tespiti
- Dava tarihi
- 18/02/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 30/05/2024
Karar Metni
1.423 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki yönetim kurulu işleminin hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 740.000 adet hissesinin 370.000 adedinin A grubu nama yazılı, 370.000 adet hissesinin B grubu nama yazılı hisseden oluştuğunu, davalı şirketin 26/02/2015 tarihinde A grubu nama yazılı hisse senetlerini temsilen 4 adet, B grubu nama yazılı hisse senetlerini temsilen ile 6 adet olmak üzere toplam 10 adet nama yazılı hisse senetlerinin yerini tutmak üzere çıkartılmış nama yazılı muvakkat ilmühaber basıldığını, dava konusu bu ilmühaberlerin hükümsüz olduğunu, dava konusu ilmuhaberlerin şirket adına imza atmaya yetkili en az iki kişi tarafından imzalanmadığını,
geçerlilik şartını taşımadığını belirterek davalı şirketin beheri 50 kuruş olan toplam 740.000 adet hissesini temsilen 26/02/2015 tarihinde 370.000 adet A grubu nama yazılı hisseyi temsilen ihraç edilen 4 adet ilmühaber ile 370.000 adet B grubu nama yazılı hisseyi temsilen ihraç edilen 6 adet ilmühaberin TTK'nun 487. maddesinin emredici hükmüne aykırı olması nedeniyle hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kötü niyetle açıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ...'ın yönetim kurulu başkanlığı görevinden 15.02.2015 tarihinde istifa etmesi üzerine, şirket yönetim kurulunun toplanarak 24.02.2015 tarih ve 2015/1 nolu kararla yönetim kurulu başkanı ...'ın istifası ile boşalan yönetim kurulu üyeliğine ilk genel kurul toplantısında onaya sunulmak üzere ...'ın seçilmesine, yönetim kurulu başkanlığına yönetim kurulu üyesi ...'ın seçilmesine, şirketin ... ve ...'ın müşterek imzaları ile temsil ve ilzam edilmesine oybirliği ile karar verildiği,
bu yönetim kurumu kararının 16.03.2015 tarihinde tescil edildiğinin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 19.03.2015 tarih ve 8782 sayılı nüshasında ilan edildiği, daha sonra yapılan 30.03.2015 tarihli genel kurul gündeminin 6. maddesinde yönetim kurulu üyeliğine ...'ın yerine kalan sürede görev yapmak üzere ...'ın atanması genel kurulca oybirliği ile kabul edildiği, yönetim kurulu başkanı ...'dan istifa nedeniyle boşalan yönetim kurulu üyeliğine ...'ın atanmasına ilişkin 24.02.2015 tarihli yönetim kurulu kararının onaylanmış olduğu,
30.03.2015 tarihli genel kurul gündeminin 4. maddesinde yönetim kurulu 2014 yılı faaliyetlerinden dolayı oybirliği ile ibra edildiği, hazirun cetveli incelendiğinde davacıların vekaleten genel kurula katıldığı, davacıları vekaleten ...'nın temsil ettiği, dava konusu 26.02.2015 tarih ve 2015/2 sayılı yönetim kurulu kararıyla çıkartılan 4 adet A grubu ve 6 adet B grubu muvakkat ilmühaberleri yönetim kurulu başkanı sıfatıyla imzalayan ...'ın ilgili tarihte temsil ve ilzama yetkili olduğu,
bir an için davaya konu ilmuhabelerin imzalandığı tarihte ...'ın yetkili olmadığı düşünülse dahi 30.03.2015 tarihli genel kurul gündeminin 6. maddesinde yönetim kurulu üyeliğine ...'ın yerine kalan sürede görev yapmak üzere ...'ın atanmasının genel kurulca oybirliği ile kabul edildiği, bu hale göre 24.02.2015 tarihli yönetim kurulu kararının onaylanmış olduğu, genel kurul gündeminin 4. maddesinde yönetim kurulu 2014 yılı faaliyetlerinden dolayı oybirliği ile ibra edilmiş olduğu,
davacıların hazirun cetveli içeriğine göre genel kurula vekaleten katıldıkları ve genel kurul kararlarına karşı red oyu kullanmadıkları, aradan geçen uzun 7 yıllık süre sonrasında eldeki davanın açılarak ilmuharberlerin geçersizliğini ileri sürmenin hakkın kötüye kullanımı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacı vekilince, 31.10.2022 tarihli celsede, 15.02.2015 tarihli belge fotokopisinde ... adına atılan 1 adet imzanın ... eli ürünü olmadığına dair uzman mütalası sunularak imzaya itiraz edildiği anlaşılmış ise de,
bu hususu ileri sürmenin iddianın genişletilmesi kapsamında değerlendirilip davalı tarafça da bu hususa muvafakat verilememesi nazara alınarak imza incelemesi yaptırılmasına yönelik talebin reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ıslah talepleriyle ıslaha ilişkin süre verilmesi taleplerinin mahkemece dikkate alınmadığını, dava konusu ilmuhaberlerin hükümsüz olduğunu, ilmuhaberlerin basıldığı tarihte ...'ın şirketi temsil yetkisine haiz olmadığını, ...'a ait olduğu söylenen istifa dilekçesi altındaki imzanın bu şahsa ait olmadığının anlaşıldığını, dava konusu ilmuhaberlerin şirket adına imza atmaya yetkili en az iki kişi tarafından imzalanmadığını, bu nedenle hükümsüz olduğunu, müvekkili ...'ın muris ...'ın kızı olup, şirkete hisse sahibi değilse de, huzurdaki davayı açmakta yararı bulunduğunu, dava konusu ilmuhaberlerin geçerlilik şartını taşımadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; muvakkat ilmuhaber çıkarılmasına ilişkin anonim şirket yönetim kurulu işleminin hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkindir.
Davacılar vekilinin süresinde vermiş olduğu istinaf başvuru dilekçesi üzerine dosya istinaf incelemesi için Dairemize gönderildikten sonra;
-Davacılar ... ve ... vekili Av. ...'ın UYAP üzerinden sunduğu 12/02/2024 tarihli e-imzalı dilekçe ile davadan feragat ettiklerini,
-Davacı ... vekili Av. ...'in UYAP üzerinden sunduğu bila tarihli e-imzalı dilekçe ile istinaf talebinden feragat ettiğini,
-Davacılar ... ve ... vekili Av. ...'nin UYAP üzerinden sunduğu 20/03/2024 tarihli e-imzalı dilekçe ile davadan ve istinaf talebinden feragat ettiklerini,
-Davacı ... vekili Av. ...'ın UYAP üzerinden sunduğu 04/03/2024 tarihli e-imzalı dilekçe ile davadan ve istinaf talebinden feragat ettiklerini bildirmiştir.
Anılan feragat talepleri üzerine dosya incelendiğinde;
-Davacı ... vekili Av. ...'ın dosya içerisinde yer alan Kadıköy 25. Noterliği'nin 09/04/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davacı ... vekili Av. ...'ın dosya içerisinde yer alan Sarıyer 1. Noterliği'nin 05/03/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu,
-Davacı ... vekili Av. ...'in dosya içerisinde yer alan Bodrum 9. Noterliği'nin 12/09/2023 tarih ve ...yevmiye numaralı vekaletnamesinde kanun yollarından feragat yetkisinin bulunduğu,
-Davacılar ... ve ... vekili Av. ...'nin dosya içerisinde yer alan Üsküdar 9. Noterliği'nin 12/01/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde davadan ve kanun yollarından feragat yetkisinin bulunduğu,
-Davacı ... vekili Av. ...'ın dosya içerisinde yer alan Kadıköy 25. Noterliği'nin 20/04/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde davadan ve kanun yollarından feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Yapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere istinaf aşamasında davacı ... vekili istinaftan feragat, davacılar ... ve ... vekili davadan feragat, davacılar ... ve ... vekili davadan ve istinaftan feragat, davacı ... vekili de davadan ve istinaftan feragat etmiştir.
Feragat, 6100 Sayılı HMK'nun 307. maddesi ve genel hükümler uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nun 349/2. maddesi; "Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur." hükmünü içermektedir.
Bu durumda, dava dosyası istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra davacı ... vekilince istinaf başvurusundan feragat edilmiş olmakla anılan davacı vekilinin istinaf isteminin feragat sebebiyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan, istinaf aşamasında davacılar ... ve ... vekili davadan feragat, davacılar ... ve ... vekili davadan ve istinaftan feragat, davacı ... vekili de davadan ve istinaftan feragat etmiştir. Anılan vekillerin vekaletnamelerinde davadan ve kanun yollarından feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Hal böyle olunca, davacılar ..., ..., ..., ..., ... vekillerinin istinaf aşamasında davadan feragat ettikleri gözetilerek anılan davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının anılan davacılar yönünden kaldırılmasına, feragat nedeniyle anılan davacılar tarafından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/689, K. 2024/606, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama