KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/165 E., 2024/339 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi İncelenen Dosyanın Mahkemesi... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Dosya no
- 2024/165
- Karar no
- 2024/339
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Tarihi
- 25/10/2017
- Numarası
- 2017/625 Esas 2017/787 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 13/09/2017
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 05/03/2024
Karar Metni
1.678 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki şirketin ihyasına ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizce karar verildiği, verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dosya Dairemize gönderilmiş ve celse açılmak suretiyle gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Ltd. Şti.'nden olan alacağın tahsili için Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/1953 Esasına kayıtla dava açıldığını, 2011/2460 Karar sayılı kararla davanın kabulüne karar verildiğini, kararın Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2015/4646 sayılı takip dosyasına takibe konu edildiğini, takip sırasında şirketin resen sicilden silindiğinin anlaşıldığını iddia ederek şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı usulüne uygun tebliğe rağmen duruşmalara gelmediği gibi beyanda da bulunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; dava dışı ... Ltd. Şti.'nin 23/10/2014 tarihinde geçici 7. maddesi uyarınca resen ticaret sicil kaydının silindiği, davacı tarafça ihyası istenilen şirketin borçlusu olduğu icra takibi bulunduğu, borcun dayanağının silinmeden önceye ilişkin olduğu, böylece davacının alacaklısı olduğu icra takibi varken şirketin ticaret sicil kaydının silinmesinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nosunda kayıtlı ... Ltd. Şti.'nin ihyasına, davalı ... Sicil Memurluğu davanın niteliği gereği davada yasal hasım olduğu, sicilden resen silinen şirketin alacak veya borcu olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığı gerekçesiyle yargılama gideri ve davacı vekalet ücretinden sorumlu tutulmamıştır.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılması kısmının bozulması ile ilk derece mahkemesi kararının bozularak yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi ve davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ihyası istenen ...
Şirketinin 6102 sayılı kanunun geçici 7.maddesi hükümlerince düzenlenmiş 03/07/2014 tarihli ihtar ve 07/07/2014 tarihli 8606 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmadığını, 23/10/2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiğinin tescil edildiğini ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 27/10/2014 tarihinde ilan edildiğini, şirket tüzel kişiliğinin ticaret sicilden silinmesi işleminin müdürlüklerince usulüne uygun olarak yapıldığını,
şirketin davalarının alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından ticaret sicil müdürlüğünün işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, öte yandan davacının ihya talebi şirketin aktif ticarete dönmesi amaçlı olmayıp, devam eden davada usulüne uygun taraf teşkilinin sağlanması amaçlı olduğunu, tamamlanmamış tasfiye işleri bakımından şirket tüzel kişiliğinin canlandırılması ek tasfiye niteliğinde olup, ek tasfiye TTK 547.maddesinde düzenlendiğini, anılan maddenin ikinci fıkrasında mahkemenin ek tasfiye isteminin yerinde olduğuna kanaat getirmesi durumunda,
şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar vermekle birlikte, bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettireceği hükme bağlandığını, ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının ise usul ve yasaya uygun olduğunu, itirazlarının bulunmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının ek tasfiye ve tasfiye memuru atanmaması bakımından kaldırılmasını, TTK 547.maddesi hükmünce ek tasfiye memuru atanmasına, müdürlükleri yasal hasım olduğundan aleyhe vekalet ücreti- yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, ... Ltd. Şti.'nin ihyası isteğine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dava dışı ... Ltd. Şti.'nin ticaret sicil özetinin incelenmesinde ; şirketin ...adresinde faaliyet göstermek üzere ... sicil numarası ile ticaret siciline kayıtlı olduğu, şirketin TTK geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicil müdürlüğü tarafından kendilerine yapılan ihtar ve 07/07/2014 tarih 8606 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan ilana karşın süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından 23/10/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğinin tescil edildiği görülmüştür.
Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2015/4646 sayılı takip dosyası örneğinin incelenmesinde; alacaklı KOSGEB tarafından borçlu ... Ltd. Şti.'ne karşı Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/1955 esas 07/12/2011 tarihli ilamına dayalı olarak ferileriyle birlikte toplam 4.675,95 TL alacağın tahsili isteğiyle 03/03/2015 tarihinde ilamlı takibe geçildiği, ... Ltd. Şti.'ne çıkartılan tebligatın bila tebliğ iade edildiği anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, ... Ltd. Şti.'nin 23/10/2014 tarihinde geçici 7. maddesi uyarınca resen ticaret sicil kaydının silindiği, davacı tarafça ihyası istenilen şirketin borçlusu olduğu icra takibi bulunduğu, borcun dayanağının silinmeden önceye ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine; Dairemizin 03/11/2021 gün ve 2019/1570 Esas 2021/1241 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden kaldırılmasına ve davanın kabulüne yönelik olarak verilen kararına karşı davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemiz kararı;
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22/03/2022 gün 2022/743 Esas 2022/2206 Karar sayılı ilamı ile, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmünü haiz olup, mahkemece, şirketin ihyasına karar verilmesinin yanı sıra 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması ile tescil ve ilanı gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmuştur.
Dairemizin 13/09/2022 tarih 2022/1191 Esas 2022/1020 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına karşı direnilmiş, Dairemiz kararına karşı davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13/12/2023 tarih 2023/11-340 Esas 2023/1236 Karar sayılı kararı ile;
Dairemizce yeniden yapılan değerlendirmede, davalı ... Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işlemi usul ve yasaya aykırıdır (Emsal: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/03/2019 tarih ve 2019/540 Esas 2019/1798 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24/09/2018 tarih ve 2018/2834 Esas 2018/5605 Karar).
Somut olayda re"sen terkin işlemi kanuni dayanağı olmayan oda kaydının silinme gerekçesine bağlı olması nedeniyle hukuka uygun olmadığı gibi ; şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirketin yanı sıra şirketin yetkisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin bu yönü ile de hukuka uygun olmadığı açıktır.
Sonuç itibarı ile oda kaydından re'sen terkin edilme sebebiyle silinme hususu kanunda (TTK geçici 7. Maddesinde) tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından davalı ... sicil müdürlüğünce yapılan terkin işlemi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, TTK'nın geçici 7/4. maddesine göre; a) Kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır.
Ne var ki getirtilen ticaret sicil kayıtlarına göre yapılan işlemler geçici 7. maddenin 4/a fıkrasındaki usule göre de yerine getirilmemiş, silinme işlemi nedeniyle şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ihtar gönderilmdiğinden yapılan terkin işlemi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde ihyası istenen şirketin terkininde davalı sicil kusurlu olup işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı sicil aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmüştür.
Öte yandan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ilamında da açıklandığı üzere,
her ne kadar ihyası istenen şirket 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi gereğince resen terkin edilmiş ve davacı tarafından anılan geçici madde kapsamında şirketin ihyası talep edilmiş ise de menfaatler dengesi bakımından davacı, taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile de ulaşabilecektir. O hâlde dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir tasfiye memuru atanmasına karar vermek gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/165, K. 2024/339, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama