İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2024/1717 K.2025/637

Taraflar arasındaki ticari şirkete kayyım atanması istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya…

Esas2024/1717Karar2025/637Tarih3 Haziran 2025Okuma8 dk · 1.524 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2024/1717 E., 2025/637 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Karar tarihi
3 Haziran 2025
Esas no
2024/1717
Karar no
2025/637
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
17/07/2024
Numarası
2024/415 Esas 2024/500 Karar
Dava
Ticari Şirkete Temsil Kayyımı Atanması
Dava tarihi
14/06/2024
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
03/06/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.524 kelime·8 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki ticari şirkete kayyım atanması istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının iki ortaklı olan davalı şirketin ortaklarından birisi olduğunu, şirketin diğer ortağının ise şirketi eskiden yöneten ... olup, davacının bilgisi dışında kendi payını muvazaalı bir şekilde, şirket adına olan bir çok taşınmazı da başkasına devrettiğini, çoğu taşınmazı da üzerine almadığını, buna ilişkin Ankara Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nin 2022/190 esas sayılı davanın devam ettiğini, şirketin ortaklarının Ankara 5. Aile Mahkemesi'nin 2018/696 esas, 2020/267 sayılı kararıyla boşandıklarını, gerek ortakların boşanmış olmaları,

gerekse de diğer ortağın müvekkilinin şirketteki haklarını kısıtlayıcı bir tavır içerisinde olmasının ortaklık ilişkisinin devamını olanaksız kıldığını, davacının şirketteki ortaklığının bitirilmesi ve yeni borçlar altına girmemesi adına Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nin 2022/840 esas sayılı dava açıldığını, davalı şirkete 20/05/2011 tarihinde müdür olarak ...'un atandığını ve görev süresinin 10 yıl olarak belirlendiğini,

Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesinin 2022/840 esas sayılı dosyada mahkemenin 13/02/2024 tarihinde vermiş olduğu ara karar ile davacı vekilinin davalı şirkete temsil kayyımı atanması için talepte bulunma yetkisi ve bu yönde süre verildiğini, 28/05/2024 tarihli duruşmada 2 numaralı ara kararı ile davalı şirkete temsil kayyımı atanması için dava açmak üzere süre ve yetki verildiğini belirterek Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nin 2022/840 esas sayılı dosyada davalı şirketi temsil etmek üzere temsil kayyımı atanmasını talep etmiştir.

CEVAP

Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; TTK hükümleri de nazara alındığında davacının ortağı olduğu şirketin organsız olduğu iddiasında yetkisi sona erse bile mevcut yetkilinin toplantıya çağrı yapabileceği, bu durumun olamaması halinde TTK'nun 410.maddesi kapsamında talepte bulunulabileceği, temsil kayyımı koşullarının oluşmadığı (açılan davada temsil etmek üzere), organ boşluğu durumuna ilişkin olarak, bu haliyle kayyım atanma koşullarının talebin içeriği de nazara alınarak oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ... 'un iki ortaklı ... Ltd. Şti.'nin ortaklarından birisi olduğunu,

Kayyım atanması istenen ... Ltd.

Şti.'ye 20.05.2011 tarihinde müdür olarak ... atandığını ve görev süresinin 10 yıl olarak belirlendiğini, ...'un görev süresinin dolmuş olması ve şirkete yeni müdür atanmamış olması sebebiyle; davacının ortaklıktan çıkartılmasına ilişkin görülen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/840 E. sayılı dosyada mahkemece, 13/02/2024 tarihinde vermiş olduğu (1) numaralı ara kararda "Ticaret sicil kayıtları ve alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davalı şirkete 20.05.2011 tarihinde yer alan ticaret sicil kaydı ve kuruluş ana sözleşmesinden de görüleceği üzere müdür olarak ...'un atandığı,

görev süresinin 10 yıl olduğu, sürenin işbu davadan önce sona erdiği, davacı vekilinin sözlü beyanları ile de ve ticaret sicil kayıtlarından da anlaşılacağı üzere yeni müdür atanmadığı, bu haliyle dosyada taraf teşkilinin sağlanabilmesi açısından davacı vekiline davalı şirkete temsil kayyımı atanması için talepte bulunma yetkisi ve bu yönde süre verilmesine, temsil kayyımı atandığında ilgiliye tebligat çıkarılmasına" şeklinde karar verildiğini,

İlk derece mahkemesince TTK 410 maddesi ve diğer nedenlere dayanarak davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının hiç bir suretle şirkete ve muhasebecisine ulaşamadığını, toplantı daveti yapılsa dahi karar yazılabilecek bir karar defteri bulunmadığını, gerekçeli kararda belirtilen işlemlerin davacı tarafından yapılmasının teknik ve hukuki anlamda imkanı bulunmadığını,

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E. 2021/875 K. 2021/794 T.

16.6.2021 tarihli kararında "Bir şirketin yasal temsilcisinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunduğu taktirde kendisine o iş için temsil kayyımı atanabileceği gibi, şirketin zorunlu organlarından olan yönetim kurulunun mevcut olmaması halinde de TTK'nun 530. maddesi gereğince bu durumun feshe sebep olabileceği de gözetilerek bir yönetim kayyımı atanabilir." denildiğini , bu karara göre ortakların toplantıya çağrılmaması,

toplantının yapılamaması ya da gerekli oyların sağlanması durumlarında zorunlu organın olmaması halinde, TTK m.410 maddesini uygulanmaksızın kayyım atama işleminin yapılacağını öngörüldüğünü bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesinin 2022/840 esas sayılı dosyada davalı şirketi temsil etmek üzere temsil kayyımı atanması isteğine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Dosya arasında UYAP sistemi üzerinden celp edilen bir örneği yer alan Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nin 2022/840 E sayılı dosyası incelendiğinde; davacı ... tarafından, davalı ..

Şirketi hakkında, davacının davalı şirket ortaklığından çıkarılması, ödenmeyen kar paylarının şimdilik 1.000,00 TL'sinin ve şirketteki payının gerçek değerinin şimdilik 1.000,00TL'sinin faizleriyle birlikte ödenmesi talebiyle 23/11/2022 tarihinde dava açıldığı, mahkemece 13/02/2024 tarihli celsenin (1) numaralı ara kararı ile, davalı şirkete 20/05/2011 tarihinde yer alan ticaret sicil kaydı ve kuruluş ana sözleşmesinden de görüleceği üzere müdür olarak ...'un atandığı, görev süresinin 10 yıl olduğu, sürenin işbu davadan önce sona erdiği, yeni müdür atanmadığı,

bu haliyle dosyada taraf teşkilinin sağlanabilmesi açısından davalı şirkete temsil kayyımı atanması için davacı vekiline talepte bulunma yetkisi ve bu yönde süre verildiği ve davacı tarafça bu eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 24/06/2024 tarihli cevabi yazısı incelendiğinde davalı şirketin ... sicil numarası ile ticaret sicilinde tescilli olduğu, ortaklarının davacı ... (boşanmakla ... soy ismini almıştır) ile dava dışı (davacının eski eşi) ... olup, yetkilinin de ... olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.

Davacı tarafça eldeki davada davalı şirket yetkilisinin 10 yıl için seçildiği, 10 yıllık sürenin dolduğundan bahisle şirketi Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/840 E sayılı dosyasında temsil etmek üzere temsil kayyımı atanması talebiyle eldeki davayı açtığı, Mahkemece yukarıda yazılı olduğu şekilde temsil kayyımı tayin edilme koşulları somut uyuşmazlıkta bulunmadığından davacının davasının reddine karar verildiği görülmüştür.

Davacı vekilinin istinaf itirazları doğrultusunda dosyamız kapsamındaki uyuşmazlığın, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/840 E sayılı dosyasında davalı şirketi temsil etmek üzere temsil kayyımı atanması gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

Gerek 6102 Sayılı TTK ve gerekse özel yasalarda limited şirkete temsil kayyımı, atanmasına ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte 6102 Sayılı TTK'nun 1. maddesinde "Türk Ticaret Kanununun, Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir parçası" olduğuna ilişkin hükmü karşısında konu ile ilgili 4721 Sayılı TMK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

TMK'nun 426. maddesinde temsil kayyımlığı, 427. maddesinde ise yönetim kayyımlığı düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunun 426. maddesinde düzenlenen temsil kayyımlığı müessesesi, gerçek kişiler esas alınarak getirilmiş bir kurum olmakla birlikte tüzel kişiler içinde temsil kayyımı atanabileceği gerek öğretide (Türk Medeni Hukukunda Kayyımlık-Mustafa Alper Gümüş-Sh. 103) ve gerekse yargı kararlarında (Yargıtay 11.H.D. 1988 tarih 65-3848 sayı vb.) kabul görmektedir.

Bir şirketin yasal temsilcisinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunduğu taktirde kendisine o iş için temsil kayyımı atanabileceği gibi, şirketin zorunlu organlarından olan yönetim kurulunun mevcut olmaması halinde de TTK'nun 530. Veya 636/2 maddeleri gereğince bu durumun feshe sebep olabileceği de gözetilerek bir yönetim kayyımı atanabilir.

Organ boşluğu halinde atanacak kayyım hususunun TTK'da 410.maddede ve ayrıca Medeni kanun hükümlerine göre şirketin organsız kalması durumunda yönetim kayyımı atanmasının TTK'nın 530.maddesi anonim şirketlerde, 636/2 maddesi limited şirketlerde organ yokluğu ve bunun sonuçları düzenlenmiş olup kanun koyucunun anonim şirketlerde yönetim kayyımı atanabileceğini TTK 530/2'de organ yokluğuna hasrettiği, limited şirkette hem organ yokluğu hem de haklı sebeplerle açılan fesih davasında taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alma yetkisini mahkemeye verdiği anlaşılmıştır.

Bu bağlamda somut olay irdelendiğinde.

Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nin 2022/840 esas sayılı dosyasında davacı ...'ın davalı şirketin ortağı olup, yetkilisi sıfatı bulunmadığı, davalı şirketin yetkilisinin dava dışı ... olduğu,TMK'nun 426.maddesi uyarınca temsil kayyımı atanabilmesi için davacı ile davalı şirket arasında menfaat çatışması olması ve yine davalı şirketin o davada temsilcisinin bulunmaması gerektiği, davalı şirket yetkilisi ...'un 10 yıllık görev süresi sona erse bile yeni müdür seçilene kadar olağanüstü ve acil durumlar için görevleri devam edeceği, bu hali ile organ boşluğundan söz edilemeyeceği ,

ayrıca davacı ile davalı şirket arasında menfaat çatışması da bulunmadığı hal böyle olunca somut olayda TMK'nun 426 maddesi uyarınca temsil kayyımı tayin edilebilme koşulları oluşmadığı anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca, şirket müdürlerinin yenisi seçilene kadar olağanüstü ve acil durumlar için görevlerinin devam edeceği, her iki ortağın da katılımının sağlandığı genel kurulda müdür seçilemediğine dair bir genel kurul kararı bulunduğuna ilişkin dosyaya sunulan herhangi bir bilgi ve belge de bulunmadığı, TMK'nun 427/(4)maddesinde belirtilen "... yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa..." koşulunun henüz oluşmadığı, yine davalı şirketin bahsi geçen davada temsil edecek yetkilisi bulunmakla birlikte, davalı şirket ile davacı arasında menfaat çatışması da olmadığı anlaşılmakla, Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddine yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu dikkate alındığında çekişmesiz yargı işi olduğundan HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 03/06/2025

Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/1717, K. 2025/637, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1717
Karar No
2025/637
Tarih
3 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/1723 K.2025/902
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/1729 K.2025/532
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1733 K.2025/701
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/1736 K.2025/882
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/1805 K.2025/891
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1831 K.2025/944

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.