KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1729
- Karar No
- 2025/532
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/03/2023
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 23/06/2025
Karar Metni
1.533 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... plaka sayılı motosikletiyle ... tarih ve saat 23:30 sularında ... istikametinden ... Kavşağı istikametine sağ şeritte seyir halinde iken Denizli ili, ... İlçesi, ...
Mahallesi, ... kavşak girişine geldiği sırada davalı ...'un müvekkiline arkadan çarpması sonucu çift taraflı, maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin kaza sonrası basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını ve ...
Hastanesinde ilk müdahalenin yapıldığını, kaza sonrası müvekkilinin ciddi şekilde yaralanmasından dolayı oldukça acı çektiğini ve vücut fonksiyonlarının çalışamaz hale geldiğini, müvekkilinin maluliyetine ilişkin 26.10.2017 tarihinde ...
Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu'ndan ... rapor numarasıyla alınan raporda müvekkilinin % 91 oranında vücutta fonksiyon kaybına uğradığının açık şekilde belirlendiğini, müvekkilinin 2001 yılında böbrek nakli olduğunu, nakilden sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesinde ve 2009 yılından sonra da Özel Sağlık hastanesinde kontrollerine devam ettiğini, müvekkilinin bu kaza nedeniyle manevi olarak çok acı çektiğini, müvekkilinin acısını dindirmek mümkün olmasa da hakkaniyete uygun bir tazminatla bu ızdıraplarının bir nebze de olsa giderilmesi gerektiğini,
müvekkili ... un kaza sonrası oluşan zararın tazmini için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu fakat herhangi bir ödemenin yapılmadığını, fazlaya dair haklarının saklı kalmak koşulu ile müvekkilinin alacak miktarının belirlenebilmesi bu aşamada mümkün olmadığından belirsiz alacak davası niteliğindeki maddi tazminat taleplerinin kabulü ile müvekkilinin ciddi oranda vücudunda sürekli ve geçici fonksiyon kaybı oluşması sebebiyle şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, dava konusu kaza nedeniyle vücudunda meydana gelen fonksiyon kaybı,
ağır şekilde yaralanması, sürekli ve geçici uzuv zaafının oluşması gibi nedenlerle cismani zarara uğramış olan müvekkili için 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve Servis A.Ş ve ... dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı ... ve Servis A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada, müvekkili şirketin yasal sorumluluğunun bulunmadığını, husumet yöneltilecek olan müvekkili şirket değil, müvekkili şirketten araç kiralayan ve işleten sıfatını haiz olan kiracı ... olduğunu, bu nedenlerle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada müvekkilinin bir kusurunun olmadığını, kendi şeridinde normal hızda seyir halinde iken karşı tarafın kullandığı motosikletin birden müvekkilinin aracının şeridine geçmek istemesi nedeniyle söz konusu kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin doğrudan bu motosiklete çarpmadığını, muhtemelen davacının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi yada rüzgarında etkisi ile motosikletin müvekkilinin aracına sadece dokunduğunu, zaten müvekkilinin aracında da bir çarpma belirtisi bulunmadığını, müvekkilinin kazayı engellemek için sellektör yaptığını ve frene bastığını,
ancak kazanın davacının kusurlu hareketleri ile meydana geldiğini, karşı tarafın kullandığı motosiklet girmesi yasak olan alt geçit tüneline girdiğini, davacının kendi kusurları ile sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu yaralandığını, müvekkilinin kazadan hemen sonra yardım ederek ambulans çağırdığını, olaydan sonra da davacıya ulaşmak istediğini ancak davacının görüşmeyi kabul etmediğini, davacının kaza tarihinden çok önce böbrek nakli olmuş olmasının ve bu nedenle iş ve güçten düşmesinin kaza ile bir bağlantısının olmadığını, davacının iddia ve beyanlarını kabul etmemekle beraber davacının kazadan sonra tedavisine uyup uymadığı,
kaza tarihinden sonra başka bir rahatsızlık yada kaza geçirip geçirmediğinin de net bir şekilde araştırılmasının gerektiğini, davacının talep ettiği maddi ve manevi tazminat talebinin net ve anlaşılır olmadığını, davacının talep ettiği manevi tazminat talebini kabul etmediklerini, talep edilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme mahiyetinde olup, kabul edilebilir olmadığını, davacıya kaza nedeniyle, davalı sigorta firması,
SGK ya da herhangi bir kurum ya da kuruluşlar tarafından bir ödeme yapıldı ise bununda tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davacı tarafın haksız, dayanaksız, hukuki temelden yoksun, soyut ve fahiş tüm iddialarının reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi davaya cevap vermemiştir.
İDM KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; "davanın kısmen kabul kısmen reddi ile. Davalı ... Ve Servis A.Ş. Hakkındaki sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat taleplerinin pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine,1.607,36 TL geçici iş göremezlik tazminatının, davalı ...'dan kaza tarihi olan 28/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile; davalı ...
Sigorta AŞ'den poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 28/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 28/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı ... ve Servis Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de; kendisini vekil ile temsil ettiren müvekkili şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Dava, Trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 Maddesinde;" davanın dinlenebilmesi için kanunlarda ön görülün ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." Hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, 28/08/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı tarafından davalılar ... ve Servis Anonim Şirketi ile diğer davalılar aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı ... ve Servis Anonim Şirketi hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, ancak bu davalı lehine karar tarihindeki AAÜT'nin 7/2 maddesi gereğince vekalet ücretine takdir edilmediği anlaşılmakla yerel mahkemenin hüküm fıkrasının bu yönde düzeltilmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde Davalı ... ve Servis Anonim Şirketi'nin istinaf itirazlarının kabulüne, HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1729, K. 2025/532, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama