KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2025/1021 E., 2025/887 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- Esas no
- 2025/1021
- Karar no
- 2025/887
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/05/2025 (Ara Karar
- Numarası
- 2023/801 Esas
- Talep
- İhtiyati Tedbir
- Talep tarihi
- 05/12/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 12/09/2025
Karar Metni
1.284 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali, bilgi alma ve inceleme hakkı istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili talep dilekçesinde özetle; davalı şirketin 20/11/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptalinin talep edildiğini, sermaye artırımı ve stoklu çalışma kararı verildikten bir yıl sonra davalı şirketin olağanüstü genel kurul çağrısı ile toplandığını, 13/12/2024 tarihli toplantıda şirketin tasfiyesine karar verildiğini, taraflarınca toplantının ve tasfiye kararının hukuka aykırı olduğu nedenleriyle genel kurul kararının iptali yönünde Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/197 Esas sayılı davanın açıldığını,
tasfiyenin devamı ve kapanması ihtimallerine binaen sermaye artırımının durdurulmasını talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, gelinen süreçte 20/11/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların uygulanmasının müvekkilleri yönünden geri dönülemez zararların doğmasına sebebiyet vereceğini belirterek karşı taraf davalı şirketin 20/11/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2022 mali tablolarının değerlendirilmesi,
kar dağıtımı, sermaye artırımı, hisse devri, işletmenin yenilenmesi ve tadilatı , huzur hakkı, ham madde stoğu yapılması ve stoklu çalışma kararlarının TTK'nun 449/1. maddesi uyarınca yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davaya konu genel kurul toplantısında tedbir kararı verilmemesi halinde ileride telafisi mümkün olmayan zararların oluşmasına sebep olacak şekilde alınmış bir karar bulunmadığı, mevcut delil durumuna göre ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin haklılığına ilişkin yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, ihtiyati tedbir için yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya eklenen bilirkişi raporunda, genel kurul kararlarındaki dürüstlük kuralına aykırılıklar açıkça belirtilmişken, sermaye artırımı gibi şirketin mali durumunu, ortaklık paylarını ve hileli işlemlerin ibra edilebilmesini sağlayan oy nisabını doğrudan etkileyen konuda, mahkemenin ret gerekçelerini kabul etmelerinin mümkün olmadığını, dürüstlüğe aykırı davranışlar ile hem şirketin işleyişinin sekteye uğratıldığını, hem de alınan kararlar ile müvekkillerinin ortaklık hukukundan doğan haklarının zarara uğradığını,
bu kararların uygulanması ile müvekkilleri yönünden telafisi güç zararların doğacağını, davalı şirketin halihazırda tasfiye kapanışı yaptığından bu zararların doğduğunun da görünen bir gerçek olduğunu, müvekkillerinin şirket ortaklarından ve özellikle şirket müdüründen bilgi alamamaya başladığını, şirket kar dağıtımı yapmadığını, şirket bilançolarının müvekkillerine gösterilmediğini, şirketin dijital ortamda bilgilerinin olduğunu, ortaklarının kontrol ederek şirket hakkında bilgi sahibi oldukları tüm dijital sistemlerin şifrelerinin müvekkillerinin iradesi, bilgisi ve onayı dışında değiştirildiğini, müvekkillerinin şirketin hesapları,
iş ve işlemleri hakkında bilgi sahibi olmalarının önüne geçilmesi nedenleriyle müvekkillerince şirketten çıkma ve ayrılma akçesi talepli dava açıldığını, davalı şirketin 20.11.2023 tarihinde olağan genel kurul toplantısında, 2022 mali tablolarının değerlendirilmesi,
kar dağıtımı, sermaye artırımı, hisse devri, işletmenin yenilenmesi ve tadilatı, huzur hakkı, ham madde stoğu yapılması ve stoklu çalışma konularında karar verildiğini, bu kararlardaki hukuka aykırılıklar ve bu toplantıda alınan yok hükmündeki kararların iptali ve 20.11.2023 tarihli 2022 yıllarına ilişkin genel kurulda reddedilen, müvekkillerinin bilgi alma, inceleme ve belgelerden suret temin etme hakkının mahkeme aracılığıyla kullandırılması talepli davanın açıldığını, şirketin diğer ortaklarının henüz bir yıl önce kar dağıtımı, sermaye artırımı, hisse devri, işletmenin yenilenmesi ve tadilatı, huzur hakkı,
ham madde stoğu yapılması ve stoklu çalışma konularında karar vererek ileriye dönük kararlar aldığını, ancak şirketin 13.12.2024 tarihili olağanüstü genel kurul toplantısında şirketin tasfiyesi kararı alındığını, hukuka aykırı tasfiye kararına ilişkin yargılamanın devam ettiğini, tüm yargılamalar devam ederken şirketin 23.05.2025 tarihinde olağanüstü toplantı gerçekleştirerek şirketin tasfiyesinin kapanmasına karar verdiğini, sözde tasfiye sürecinde davalı şirketin ticari işletmesinin ticari faaliyetlerine devam ettiğini, şirketin işletmesini şirketin varlıklarıyla başka bir konsepte dönüştürüp alımlar yaptığını,
bunları gider olarak gösterip, şirketin geliri olmadığı yönünde beyannameler verdiğini, alacak ve borç ilişkisi kurmaya devam ettiğini, davalı şirketin 20.11.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2022 mali tablolarının değerlendirilmesi,
kar dağıtımı, sermaye artırımı, hisse devri, işletmenin yenilenmesi ve tadilatı, huzur hakkı, ham madde stoğu yapılması ve stoklu çalışma kararlarına yönelik yürütülmesinin geri bırakılmasının talep edildiğini, dava konusu kararlardan özellikle sermaye artırımı kararının devamının müvekkillerinin mevcut hukuki durumunu doğrudan etkilediğini, 20.11.2023 tarihinde olağan genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımı kararı ile azlık olan müvekkillerinin şirketteki sermaye ve pay oranlarının küçültme amacının, sermaye artırımından hemen sonra alınan tasfiye kararı ile ispatlandığını,
mevcut durumdaki müvekkillerinin küçültülen sermayesi ile tasfiyenin kapandığını, sermaye artırımı ve stoklu çalışma kararının ve ticari işletmeyi yenileme kararı verildikten hemen sonra tasfiyesi kararı verilmesinin de davalı şirketin diğer ortaklarının dürüstlük kuralına uygun hareket etmediğini gösterdiğini, yaklaşık ispatın sağlandığını, davalı şirket aleyhine devam eden yargılamalara rağmen her nasılsa tasfiye sürecinin sona erdirildiğini, tasfiye sürecinde davalı şirketin ticari işletmesinin faaliyetlerine devam ettiğini, işletmede konsept değişikliği dahi yapıldığını,
20.11.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların uygulanmasının müvekkilleri yönünden geri dönülemez zararların doğmasına sebebiyet vereceğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep, HMK'nun 389 vd. gereğince ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
HMK'nun 389/1. maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/2. maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.
Davalı şirketin 20/11/2023 tarihli genel kurul toplantı tutanağı, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi sureti dosya içeresinde yer almaktadır.
İlk derece mahkemesince dava konusu genel kurul kararlarının ifasının durdurulması gerekip gerekmediği hususunda yönetim kurulu üyelerinin görüşü alınması için şirket yönetim kurulu üyelerine tebligat yapılmış olup, yönetim kurulu üyesi ... 29/05/2025 tarihli celsede dinlenmiş, TTK'nun 449. maddesinin gereği yerine getirilmiştir.
Somut olayda, genel kurul kararının iptali istemiyle açılan eldeki davada ilk derece mahkemesince dosya kapsamı gözetilerek bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/1021, K. 2025/887, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama