KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2025/315 E., 2025/608 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
- Esas no
- 2025/315
- Karar no
- 2025/608
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/01/2025
- Numarası
- 2024/232 Esas 2025/28 Karar
- Talep
- Öz Sermaye Tespiti
- Talep tarihi
- 28/03/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 03/06/2025
Karar Metni
1.608 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Öz sermaye tespiti istemine ilişkin talebin yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle talebin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
Talep eden vekili dava dilekçesinde özetle.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 127. maddesinin birinci fıkrasının i bendi gereğince maden ruhsatnameleri ve bunun gibi ekonomik değeri olan diğer haklar ticaret şirketlerine sermaye olarak konulabildiğini, Kanunun 342. maddesi gereğince ise hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar dışında kalan, üzerlerinde sınırlı ayni bir hak, haciz ve tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen, fikri mülkiyet hakları ile sanal ortamlar da dâhil, mal varlığı unsurları ayni sermaye olarak değerlendirildiğini,
davacı şirketin aktifinde maliyet bedeli ile kayıtlı bulunan ve ekte suretleri bulunan ...Müdürlüğü'nce düzenlenmiş olan 04.08.2022 yürürlüğe giriş tarihli, 02.10.2018 yürürlüğe giriş tarihli, 15.02.2021 yürürlüğe giriş tarihli ve 07.03.2022 yürürlüğe giriş tarihli maden ruhsatlarının davacı şirket tarafından, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde anonim şirket statüsünde kurulması planlanan yeni bir sermaye şirketine Türk Ticaret Kanunu'nun 342.
Maddesi uyarınca ayni sermaye konulması planlandığını, bu nedenle davacı şirketin maden ruhsatlarına değer biçilmesi gerektiğini, bu kapsamda davacı şirketin aktifinde maliyet bedeli ile kayıtlı bulunan anılan maden ruhsatlarına, Ticaret Kanunu'nun "Değer Biçme" başlıklı 343.
Maddesi gereğince tespit edilecek bilirkişi aracılığıyla değer biçilmesi zorunluluğu hasıl olduğunu iddia ederek davacı şirketin aktifinde bulunan ve yeni kurulacak sermaye şirketine ayni sermaye olarak konulacak olan maden ruhsatlarının, mahkemece atacak bilirkişi aracılığıyla, davacı şirketin mali tabloları ve uzman kuruluş tarafından yapılan incelemeleri içeren rapor esas alınarak değer tespitinin yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın anonim şirkete öz şirkete sermaye olarak konulacak maden ruhsatlarının değerinin tespiti istemine ilişkin olduğu, değer tespitinin TTK'nın 343.maddesinde belirlenen hükümlere göre davaya konu maden ruhsatlarının paraya çevrilebilir değerleri üzerinden hesaplama yapılarak değerlerinin tespitinin gerektiği, bu kapsamda mahkememizce belirlenen bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen ek raporlar ile;
davacı tarafça "işletme ruhsatı bulunan ruhsata ait rezerv hesabı,nın, madenin tenörünün belirlendiği cevher analiz değerleri (örn. çıkarılması düşünülen cevherin yüzde kaçlık kısmının değerli olup olmadığı vb.), yetkilendirilmiş tüzel kişiler (YTK) tarafından hazırlanan teknik belgelerinin olmadığı, aynı şekilde arama ruhsatları için de genel arama ve detay arama dönemine giren iki ruhsat için de sondajla alınan karotların analiz değerleri ve sondaj loglarının yerlerini belirten haritalamalar ve YTK ... verilmesi gereken rapor, proje ve her türlü teknik belgenin" sunulması halinde hesaplama yapılabileceğinin belirtildiği,
bu hususta davacı vekiline iki haftalık kesin süre verilmesine rağmen ilgili kayıt ve belgelerin sunulmadığı, bu sebeple 343.madde hükümlerine göre değer tespitinin yapılamadığı gerekçeleriyle talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu maden ruhsatları için aktifleştirilen giderlerin, hem uzman raporu hem de bilirkişi raporu ile detaylı bir şekilde tespit edildiğini, bu aşamada sunulabilecek başka bir veri bulunmadığını, maden ruhsatlarının proje aşamasında olduğu için mevcutta cevher analiz değerleri, ruhsatlara ait rezerv hesabı, sondajla alınan karotların analiz değerlerinin yapılamadığını, yeni kurulacak şirketin bu ruhsatları ayni sermaye olarak koyacak, söz konuyu projenin devamını sağlayacak ve cevher analiz değerleri, rezerv hesabı, sondajla alınan karotların analiz değerlerini ortaya koymaya çalışacağını,
hem ayni sermaye olarak koymaya çalışan müvekkili şirketin hem de yeni kuralacak şirketin ortak olarak projeyi birlikte yürütecek ve projenin devamını sağlayacağını, maden ruhsatlarının değerinin, ancak bugüne kadar yapılan masrafların zorunlu tutulan enflasyon muhasebesi uygulanmış tutarı ile ölçülebileceğini, enflasyon muhasebesinin uygulanmış tutar üzerinden yapılan değerleme, piyasa koşulları, ekonomik durum ve enflasyonu bugüne uyarlayarak gerçekçi bir değeri yansıtmakta olup, ruhsatların günümüzdeki değerini doğru bir biçimde ortaya koyduğunu,
masrafların günümüzdeki değerini yansıtan zorunlu enflasyon muhasebesi uygulanarak hesaplanan tutar olan 359.902.747,73 TL üzerinden değerlendirme yapılmasını gerektiğini bildirilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; öz sermaye tespiti istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
6102 sayılı TTK'nın 342.maddesine göre; üzerlerinde sınırlı ayni bir hak, haciz ve tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen, fikrî mülkiyet hakları ile sanal ortamlar da dâhil, malvarlığı unsurları ayni sermaye olarak konulabilir. Hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olamaz.
343.madesinde ise; konulan ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilir. Değerleme raporunda, uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu; sermaye olarak konulan alacakların gerçekliğinin, geçerliğinin ve 342 nci maddeye uygunluğunun belirlendiği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri; ayni olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı, tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır. Bu rapora kurucular ve menfaat sahipleri itiraz edebilir. Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir.
Buna göre, 6102 sayılı TTK 343. madde hükmü gereği sermaye olarak konulacak maden ruhsatına asliye ticaret mahkemeleri tarafından atanan bilirkişilerce değer biçilir. Bunun nedeni şirketin malvarlığında yer alan sermaye olarak yer alan maden ruhsatının veya buluculuk hakkının gerçek değeriyle bilançoda yer alarak şirketten alacaklı olanların yanlış bir kanaate ulaşmasını önlemektir.
Bilirkişinin maden ruhsatıyla ilgili değerleme raporunda; sermaye olarak konulan maden ruhsatının gerçekliği, geçerliği ve hukuki kısıtlamasının bulunup bulunmadığı ve tam değeri; maden ruhsatı karşılığında tahsis edilmesi gereken şirket hisse miktarı ile TL karşılığının tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır. Maden ruhsatının değeriyle ilgili önem taşıyan husus maden rezervinin miktarını ve parasal değerini tespit etmektir.
Dosyada mevcut, ...Müdürlüğünden gelen belgelerin incelenmesinde; bir adet ... numaralı ...Müdürlüğü (...) tarafından verilen 1518,46 hektarlık IV. Grup İşletme Ruhsatı, ... ruhsat nolu ve 1970,01 hektarlık, ... ruhsat nolu 1907,62 hektarlık ve ... ruhsat nolu 792,81 hektarlık ... tarafından verilen 3 adet IV: Grup Arama Ruhsatlarının bulunduğu anlaşılmıştır.
20/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dört adet ruhsatın toplam bedelinin 826.383.-TL olduğu, ayrıca ruhsatlara ilişkin yapılan giderlerin/(ticari defterlere kayıtlı) 2023 yılında maliyetinin; 88.978.836,60.-TL olduğu, 31/12/2023 tarihi itibari ile uygulanması zorunlu tutulan enflasyon muhasebesi güncellemesi sonunda yapılan masrafların/giderlerin toplam bedelinin (ticari defterlere kayıtlı) ise 359.902.747,74.-TL olduğu bildirilmiştir.
04/09/2024 tarihli 1. ek raporda özetle; ...' den gelen 19.07.2024 ve 25.07.2024 tarihli 2 adet CD içeriğine göre tekrar değerlendirildiğinde; hesaplamaya müteallik kök raporda da belirtildiği gibi, işletme ruhsatı bulunan ruhsata ait rezerv hesabı,nın, madenin tenörünün belirlendiği cevher analiz değerleri (örn. çıkarılması düşünülen cevherin yüzde kaçlık kısmının değerli olup olmadığı vb.), yetkilendirilmiş tüzel kişiler (YTK) tarafından hazırlanan teknik belgelerinin olmadığı,
aynı şekilde arama ruhsatları için de genel arama ve detay arama dönemine giren iki ruhsat için de sondajla alınan karotların analiz değerleri ve sondaj loglarının yerlerini belirten haritalamalar ve YTK ...' e verilmesi gereken rapor, proje ve her türlü teknik belgenin olmadığından, kök rapordaki görüş ve kanaatlerinin değişmediği bildirilmiştir.
07/11/2024 tarihli ek raporda özetle; işletme ruhsatı bulunan ruhsata ait rezerv hesabı, madenin tenörünün belirlendiği cevher analiz değerleri (örn.
Çıkarılması düşünülen cevherin yüzde kaçlık kısmının değerli olup olmadığı vb.), Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler (YTK) tarafından hazırlanan teknik belgelerinin olmadığı, aynı şekilde arama ruhsatları için de genel arama ve detay arama dönemine giren iki ruhsat için de sondajla alınan karotların analiz değerleri ve sondaj loglarının yerlerini belirten haritalamalar ve YTK ...' e verilmesi gereken rapor, proje ve her türlü teknik belgenin olmadığı,
dava dosyasına kazandırılan yeni verilere istinaden yapılan inceleme ve tespitler sonucu düzenlenen iş bu 2. bilirkişi heyeti ek raporunda, kök ve ek raporda yapılan tespit ve değerlendirmeleri tekrar ettikleri bildirilmiştir.
Mahkemece, davacı vekiline 13/11/2024 tarihli celsede; ek raporda eksik olarak belirtilen kayıt ve belgeleri dosyaya sunmak üzere davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekili tarafından 26/11/2024 tarihli dilekçe ile beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır. 05/01/2025 tarihli 3.ek raporda özetle; davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde özetle; haricen dava dosyasına ibraz edebilecekleri bir veri olmadığı, analiz değerleri yapılamadığı yönündeki beyanlar dikkate alındığında; bilirkişi kök ve ek raporlarında ki görüş ve tespitlerini yineledikleri anlaşılmaktadır.
Davacı yanca, anonim şirkete öz şirkete sermaye olarak konulacak maden ruhsatlarının değerinin tespiti istemiyle eldeki dava açılmış olup, değer tespitinin TTK'nın 343.maddesinde belirlenen hükümlere göre davaya konu maden ruhsatlarının paraya çevrilebilir değerleri üzerinden hesaplama yapılarak değerlerinin tespitinin gerektiği, mahkemece alınan bilirkişi raporlarında değerin tespit edilebilmesi için işletme ruhsatı bulunan ruhsata ait rezerv hesabı,nın, madenin tenörünün belirlendiği cevher analiz değerleri (örn. çıkarılması düşünülen cevherin yüzde kaçlık kısmının değerli olup olmadığı vb.),
yetkilendirilmiş tüzel kişiler (YTK) tarafından hazırlanan teknik belgelerinin olmadığı, aynı şekilde arama ruhsatları için de genel arama ve detay arama dönemine giren iki ruhsat için de sondajla alınan karotların analiz değerleri ve sondaj loglarının yerlerini belirten haritalamalar ve YTK ...' e verilmesi gereken rapor, proje ve her türlü teknik belgenin sunulması gerektiğinin belirtilmesi üzerine, davacı vekiline bilirkişi raporlarında belirtilen bilgi ve belgelerin ibrazı için iki haftalık kesin süre verilmesine rağmen ilgili kayıt ve belgelerin sunulmadığı, verilen kesin sürenin usulüne uygun olduğu,
kesin sürede gerekli bilgi ve belgelerin sunulmaması nedeniyle 6102 sayılı TTK'nın 343.madde hükümlerine göre değer tespitinin yapılamadığı, böylelikle talep edenin talebini ispatlayamadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin talebin reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/315, K. 2025/608, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama