KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2025/416 E., 2025/634 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
- Esas no
- 2025/416
- Karar no
- 2025/634
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/05/2019
- Numarası
- 2019/53 Esas 2019/387 Karar
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 11/02/2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 03/06/2025
Karar Metni
955 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Fuarcılık Ltd. Şti ile müvekkili arasında Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/640 E sayılı dosyasında görülen alacak davasında davanın reddine karar verildiğini ve karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunu, anılan mahkemenin 15/01/2019 tarihli muhtırası ile... Fuarcılık Ltd. Şti. adına çıkarılan tebligatların ilan yolu ile çıkarılmış ise de tasfiye memuruna tebligat yapılamadığı, şirketin ihyası yönünden dava açılması gerektiği bildirildiğinden şirketin ihyasını talep etme zorunluluğu doğduğunu belirterek... Fuarcılık Ltd. Şti nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ticaret sicilinin ... nosunda kayıtlı tasfiye halinde... Fuarcılık Ltd. Şti.'nin 13/12/2005 tarihinde tasfiyeye girdiği ve tasfiye memurluğuna ...'ın atandığı, şirket dosyasında daha sonra tasfiye kapanışına ilişkin herhangi bir evraka rastlanmadığı bildirilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; somut olayda ihyası istenen şirketin tasfiye kapanışı ve terkinine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1.h ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/01/2019 tarihli ve 2003/640 E. sayılı muhtırası ile... Fuarcılık Ltd. Şti. adına çıkarılan tebligatların ilan yolu ile çıkarılmış ise de tasfiye memuruna tebligat yapılamadığını, şirketin ihyası yönünden dava açılması gerektiği bildirildiğinden şirketin ihyasını talep etme zorunluluğu doğduğunu, şirketin tasfiyesine karar verildiğini ve şirket ticaret sicilden de terkin edildiğini, anılan kararın Bakanlığın alacağına kavuşmasını engeller mahiyette olduğunu bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava;şirketin ihyası istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 08/03/2019 tarihli cevabi yazısı incelendiğinde; ihyası talep edilen ticaret sicilinin ... numarasında kayıtlı tasfiye halinde... Fuarcılık Ltd. Şti.'nin 13/12/2005 tarihinde tasfiyeye girdiği ve tasfiye memurluğuna ...'ın atandığı, şirket dosyasında daha sonra tasfiye kapanışına ilişkin herhangi bir evraka rastlanmadığının bildirildiği görülmüştür.
Davacı tarafça Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/640 E sayılı dosyasında, dava dışı tasfiye halinde... Fuarcılık Ltd. Şti.'ne tebligat yapılabilmesi amacıyla şirketin ihyasına karar verilmesinin talep edildiği , ancak ihyası talep edilen şirketin tasfiye kapanışının henüz yapılmadığı, şirketin ticaret sicilinden terkin edilmediği görülmüştür.
Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.
HMK'nun 114/1.h maddesi uyarınca hukuki yararın bulunması dava şartı olup, HMK'nun 115. maddesi uyarınca hukuki yararın bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılmalıdır.
Hukuki yarar; davacının sübjektif hakkına hukuki koruma sağlanması hususunda mahkemeye başvuru esnasında hukuken korunacak bir yararın bulunmasıdır.
Davacının mahkemeden ihya istemi ile bir dava açılabilmesi için, bu davayı açmakta veya hukuki korunma istemekte "hukuki ve meşru", "doğrudan ve kişisel", "doğmuş ve güncel" haklı bir yararının bulunması gerekir. Davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü için; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olması, bu yararın dava açan hak sahibi ile ilgili olması ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmasıdır.
Ayrıca, açılacak davanın ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin, hakkına ulaşmak için, mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın varlığından sözedilebilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/12/2013 tarih ve 2013/10-436 Esas 2013/1748 Karar sayılı ilamı). Bu durumda dava tarihinde var olan hukuki yararın kararın kesinleşmesine kadar devam etmesi gerekir.
Buna göre hakim dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır, taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını tespit ettiğinde davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmekle yükümlüdür.
HMK'nun 114/1.h maddesi uyarınca hukuki yararın bulunması dava şartı olup, HMK'nun 115. maddesi uyarınca hukuki yararın bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılmalıdır.
Bu bağlamda somut olay irdelendiğinde; ihyası istenilen şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmamış ve şirketin ticaret sicilinden terkin edilmemiş olması nedeniyle tüzel kişiliğinin son bulmadığı, hal böyle olunca da , şirketin ihyasını talep etmekte davacının hukuki yararı olmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince HMK'nın 114/1-h maddesi uyarınca açılan davada davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine ilişkin kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddine yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/416, K. 2025/634, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama