KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2025/616 E., 2025/652 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
- Esas no
- 2025/616
- Karar no
- 2025/652
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/04/2025
- Numarası
- 2025/267 Esas
- Talep
- İhtiyati Tedbir
- Talep tarihi
- 06/03/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 03/06/2025
Karar Metni
699 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sırasında, ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı; Anonim Şirket yöneticilerinin sorumluluğuna dayalı dolaylı zararın tahsili istemiyle açtıkları sorumluluk davasında, mahkemenin, 17/03/2025 tarihli kararının 4 nolu ara kararı uyarınca taleplerini açıkladıklarını, davalıların, yönetim kurulunda verdikleri kararlar ve tutumları, yönetim kurulu görevlerini özenle yerine getirmemeleri ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralları çerçevesinde gözetme yükümlülüklerini açıkça ihlal etmeleri dikkate alınarak TTK 438 maddesi yollamasıyla, dava konusu şirkete geçici hukuki koruma olarak yönetim kayyumu atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, HMK'nın 389. maddesi düzenlemesine göre; ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Yine aynı Kanun'un 390/3. maddesi düzenlemesine göre ise, tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebi ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davaya konu dava dışı ...
Süt ve Mamulleri Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne özel denetçi atanması talebi yönünden; davacının dava dilekçesi ile birlikte belirttiği vakıalar ve ekinde sunduğu deliller itibariyle yapılan incelemede, dava dışı şirketin davanın tarafı olmadığı, davanın tarafı olmayan şirket yönünden geçici hukuki koruma talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle; " davacı vekilinin dava dışı şirkete yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiş ara karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; talebin reddinin hatalı olduğunu, pay sahibinin dava açmak hakkı bulunduğunu, dolaylı olarak zarara uğradığını, zararın şirkete ödenmesi gerektiğini, özen yükümlülüğüne aykırı davranan davalıların, şirketi zarara uğrattıklarını, kusurlu eylemler nedeniyle kar payı dağıtılamadığını, şikayeti üzerine savcılık soruşturması başlatıldığını, tedbir talebinin kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; dava dışı A.Ş.'ye yönetim kayyumu atanması yönünde ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,
HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.
Somut olayda, davanın ve iddianın ileri sürülüş şekline göre Anonim Şirkette organ boşluğu bulunmadığı gibi TTK hükümleri uyarınca esas olanın genel kurulun yönetim kurulunu görevden alarak yenisini seçmesi olmakla ve Anonim Şirketlere ilişkin TTK hükümlerinde doğrudan kayyum atanmasının öngörülmemiş olması dikkate alındığında ilk derece mahkemesinin davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ara kararı sonuç itibariyle usul ve yasaya uygundur.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/616, K. 2025/652, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama