KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2025/827 E., 2025/941 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Esas no
- 2025/827
- Karar no
- 2025/941
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/05/2025
- Numarası
- 2025/307 Esas 2025/306 Karar
- Dava
- Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin
- Dava tarihi
- 28/04/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 18/09/2025
Karar Metni
1.091 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki ticari şirket istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, ... Limited Şirketi’nden Türk Ticaret Kanunu’nun 621. ve 640. maddeleri gereğince şirketin menfaatlerine zarar vermesi nedeniyle ortaklıktan çıkarılmasına, davalıya ait %1 Ortaklık payının, herhangi bir bedel ödenmeksizin bedelsiz olarak şirkete devredilmesine, davanın esasına girmeden öncelikle, ortaklıktan çıkarılma davası sonuçlanana kadar, davalının ...
Limited Şirketi şirketindeki %1 hissesinin üçüncü kişilere devri ve satışının önlenmesi amacıyla teminatsız ya da mahkemenin takdir edeceği teminat karşılığı, davalının sahip olduğu hisselerin üçüncü kişilere devrinin/satışının ihtiyaten tedbiren önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davaya tensip aşamasında karar verildiğinden davalıya tebligat yapılmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 621/1-h maddesi hükmüne göre, bir ortağın haklı sebeplerle, şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebeplerden dolayı şirketten çıkarılmasına yönelik, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunca alınmış bir genel kurul kararı bulunması gerekmektedir.
Çıkma ve çıkarılmaya ilişkin düzenlemenin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 638. Ve devamı maddelerinde düzenlendiği, söz konusu maddelerden anlaşılacağı gibi her ortağın varsa şirket sözleşmesindeki çıkma sebebine ya da haklı sebebe dayanarak şirketten çıkma hakkının tanındığı, ancak şirketten çıkarma hakkının sadece şirkete tanındığı,
bir ortağın diğer bir ortağı şirketten çıkarma davası açamayacağı, çıkarma davasını açma hakkı sadece şirkete tanındığından bir ortak tarafından diğer bir ortağa karşı çıkarma davasında davacı ortağın aktif husumet ehliyetinin olmayacağından, taraf sıfatı dava şartı olup her aşamada re'sen araştırılacağından, davalı ...'nin şirketten çıkarılması istemine ilişkin davanın aktif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine, HMK 389 vd. maddeleri gereği yaklaşık ispat koşulları yerine gelmediğinden şartları oluşmayan tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen red kararının yerinde olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 640/3. maddesi hükmüne göre şirketin istemi üzerine, ortağın mahkeme kararı ile haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması mümkün olduğunu, davacının %99 oranında şirkete hakim ortak olduğu için karar alınmadan diğer ortak konumundaki ortağı çıkarabileceğini, yerel mahkemeye yazılı beyanlarında da beyan ettiği üzere, davalı ... ise, şirkete hiçbir ekonomik katkı sağlamadan, tamamen o tarihte davacının kızı ile evli olduğu ve davalının çalıştığı üniversiteden aylık ücretini alabilmesini sağlamak amacıyla,
yeni bir şirket kurmak kendisine ek maliyet getirdiği için bu maliyetten kaçınmak, yeni şirket açmak için masraf yapmak istemediğinden, 15/01/2018 yılında ekonomik bir karşılık olmaksızın yüzde 1 oranında bila bedel bu şirkete ortak edildiğini, ortaklığa katılımı salt güven ilişkisine dayanmakta olup, davalının şirkete sermaye veya emek katkısı bulunmadığını, davalı, davacının kızı ... ile boşanma sürecinde olup, boşanma davası Küçükçekmece 6. Aile Mahkemesinin 2024/940 E sayılı dosyası ile devam ettiğini, şirketir ticari faaliyetleri için ...
Filo Araç Kiralama'dan toplu araç kiraladığını, davalı ise davacının kızıyla evli olduğu dönemde geçici ihtiyacı olduğunu söyleyerek şirket için kiralanan ... plakalı aracı bir süre kullanmak için aldığını ve halen sayısız talebe rağmen iade etmediğini, şirket yönetim faaliyetlerine hiçbir katkı sunmayan şirket toplantılarına katılmayan, ortaklık yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalının bu durumu, TTK m.640/1 çerçevesinde ortaklıktan çıkarılma sebebi olduğunu, davanın, şirketin ortaklık yapısını doğrudan ilgilendiren, taraflar arasında ailevi ve ticari ilişki içeren, çok yönlü hukuki ve fiili ihtilaf barındıran bir nitelikte olduğunu,
hukukun temel ilkesi gereği, tarafların duruşmada dinlenmesi, iddiaların tartışılması ve delillerin serbestçe değerlendirilmesi gerektiğini, HMK m. 27 - 32 uyarınca mahkemenin yargılama hakkını ihlal eden bu yöntemle hüküm kurması açıkça usule aykırı olduğunu bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; tarafların ortak olduğu dava dışı .... Ltd. Şti şirketinde davalının haklı nedenle şirket ortaklığından çıkarılması talebine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
6102 sayılı TTK'nun 640. maddesinin 3. fıkrası gereğince haklı sebebe dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için şirket dava açabilir. Ortağın bir başka ortağın şirketten çıkarılmasını isteyebileceğine dair yasada düzenlenmiş bir hüküm bulunmamaktadır. Ayrıca şirketin bu davayı açabilmesi için de aynı yasanın 616. maddesinin birinci fıkrasının h bendi gereğince, genel kurulun bu konuda bir karar vermesi gerekir. Bu durumda, davacının aktif dava ehliyeti olmadığı anlaşılmaktadır. (Yargıtay 11 HD 11/04/2019 tarih, 2018/940 E, 2019/2893 K )
TTK'nun 636/3 maddesi şirketin sona ermesi şartlarına düzenlemektedir. Şirket ortağının şirket feshi veya sona erme talebi halinde ,bu talepte bulunan davacının ortaklıktan çıkarılması imkanını düzenlenmektedir. Eldeki davadaki talep TTK 636 maddesine dayanmamaktadır. Dava, haklı sebeple ortaklıktan çıkma ve çıkarılmaya ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 640. maddesine göre limited şirket ortağının diğer ortak aleyhine haklı sebeple çıkarma davası açması mümkün bulunmamaktadır.
TTK sistemine göre bu kanunda düzenlenen davaları açabilecekler özel olarak düzenlenerek ancak sınırlı olarak sayılan kişilere dava hakkı tanıdığından dava açma hakkının genişletilmesi de mümkün değildir.
Somut olayda, davacı ortak tarafından davalının haklı sebeplerle şirketten çıkarılması talebiyle eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Hal böyle olunca, 6102 sayılı TTK'nın 640. maddesinin 3. fıkrası gereğince haklı sebebe dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için ancak şirketin dava açabilir. 6102 sayılı TTK'nın 640. maddesine göre limited şirket ortağının diğer ortak aleyhine haklı sebeple çıkarma davası açmasının mümkün olmadığından, bir ortak tarafından diğer bir ortağa karşı çıkarma davasında davacı ortağın aktif husumet ehliyetinin olmayacağı gerekçesi ile ilk derece mahkemesince açılan davanın usulden reddi yönündeki kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/827, K. 2025/941, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama