KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi .... T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2019/211
- Karar No
- 2021/1705
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2021
Karar Metni
845 kelime·4 dk okuma·16 bölüm
....
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
.....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/06/2018
ESAS-KARAR NO .....
DAVANIN KONUSU
İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 01/11/2021
YAZILDIĞI TARİH : 23/11/2021
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, taraflar arasında uzun yıllara dayanan akaryakıt alışverişi olduğunu, davalının veresiye akaryakıt aldığını, davalının kısmi ödeme yapıp takip bedeli kadar bakiye ödemesi kaldığını, davanın borçlu olmadığını ispat etmesi gerektiğini belirterek itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı yanıt vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, tarafların defter incelemesi için verilen karar gereği davacının defterlerini sunmadığı, davalının ise sunmuş olduğu defterler itibari ile davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığının tespit edildiği, davalının mahkemede yapılan isticvabında, taraflar arasındaki ticari alım satımı kabul edip veresiye fişleri altındaki imzaların kendisine ya da çalışanına ait olduğunu ve tüm alışverişlerini defterine kaydettiğini beyan etmesi,
beyanının ticari defterleri ile uyumlu olması ve davacının da defterlerini sunmamış olması nedeni ile hangi alışverişten ne kadar borç alacak olduğunun bilinememesi nedeni ile davacı taraf yemin deliline dayanmış ise de yemine esas konularda davalının beyanın alınmış olması nedeni ile yemin teklifinin hatırlatılmadığı ve bu şekilde alacaklı olduğunu ispat yükü kendisine düşen davacı tarafın alacağının ispat edemediği gerekçesi ile davanın REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna Davacı vekili tarafından; Mahkemece eksik araştırma yapıldığı, takibin veresiye satış senetlerine dayandığı, ödeme iddiasını davalının kanıtlaması gerektiği, davalı tarafın her iki tarafın defterleri ile doğrulanacak olan defteri kebir de sunmadığı sadece muavin hesap defterini sunduğu bu defterin her zaman yazdırılabilir nitelikte olduğu uyuşmazlığa konu yıllara ait ticari defterlerini davalının sunmadığı davalının veresiye fişlerindeki imzaları kabul ettiği, Yargıtay içtihatlarında bu durumda davalının ödemeyi kanıtlaması gerektiği bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Takibe konu borçtan davalının sorumluluğu, kapsam ve miktarı uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satıma dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Kayseri 3. İcra Dairesinin.......sayılı dosyasında; davacı tarafından davalı hakkında 21/09/2016 düzenleme tarihli 01/02/1017 faiz başlangıç tarihli 45.000,00TL tutarındaki "veresiye fişlerinden kaynaklı motorin vs" alacak nedeni ile 03.05.2017 tarihinde ilamsız takip yapıldığı ve davalının borcunun olmadığı yönündeki itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece alınan 26/02/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacının defterlerini mali müşavirde olduğu gerekçesi ile ibraz etmediği ancak sunmuş olduğu hesap özeti ile ilgili olarak ticari defterlerin sunulmamış olması nedeni ile doğruluğunun teyit edilemeyeceğini, yapılan satışların toplamının gün sonunda satış olarak defterlere kaydedildiği ve herbir satışa ait fatura kesilmediğinin davacı tarafça beyan edildiği, defterlerin sunulmaması nedeni ile takibe konu alacağın doğruluğu hususunda herhangi bir bulguya rastlanmadığı bildirilmiş.
02/05/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda da; davalıya 19/04/2018 günü saat 10.00'da mahkeme kaleminde 2016 yılına ait ticari defterlerini ve ticari defterlerindeki karşı taraf ile ilgili kayıtlarını mahkeme kalemine ibraz etmesi için kesin süre verilmiş olduğu, davalı tarafından 2016 yılı ticari defterlerinin ibraz edilmediği, 2015 yılı ticari defterleri ile 2016 yılı kebir defterinde davacıya ait muavin hesap dökümünün suretinin ibraz edildiği, davalı kebir defterleri üzerinden davacı adına açmış olduğu..........
İsimli hesabın 2016 yılı suret muavin defter dökümünü ibraz etmiş olup, söz konusu hesap üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 31/12/2016 tarihi itibariyle muavin hesap üzerinden davalının davacıya borcunun bulunmadığı bildirilmiştir.
Davalının dosyaya sunulan veresiye fişleri altındaki imzaların kendisine ait olup olmadığı hususunda mahkemece 28/03/2018 tarihli celsede isticvabı yapılmış olup davalı, söz konusu veresiye fişlerinin altındaki imzaların bir kısmının kendisine bir kısmının da yanında çalışan kişilere ait olduğunu belirtmiştir.
Öyle ise icra takibinde veresiye fişlerine dayanıldığından ve davalı tarafça veresiye fişlerindeki imza kabul edildiğine göre davalıya mal tesliminin yapıldığı kabul edilerek, davalının malların bedelini ödediğini kanıtlaması gereklidir. Buna göre mahkemece ödemeye dair davalı delilleri toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2019/211, K. 2021/1705, 1 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama