KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi .... Esas Hakkında Karar Verilmesi) Esas No ...
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2019/378
- Karar No
- 2021/1873
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2021
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/11/2018
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazıldığı tarih
- 23/12//2021
Karar Metni
1.048 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında bayilik sözleşmesi ve ariyet sözleşmesi imzalandığını, bayilik sözleşmesinin feshedilmesine rağmen davalının kendisine duran eşyaları vermediğini belirterek, bu eşyaların aynen iadesini, aynen iadesi mümkün değilse rayiç bedellerinin davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın sözleşmenin ekindeki eşyaları davacıya teslim ettiğini, kalanların hurda olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Yerel mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; sözleşmenin 18. maddesi gereğince davalı tarafın sözleşmenin feshinden sonra 15 gün içerisinde davacıya ait eşyaları iade etmek zorunda olduğu, ancak davalının malları iade ettiği yönündeki savunmasını kanıtlayamadığı, davacı tarafın da istasyona giderek malzeme söküp ve teslim alma hakkını kullanmadığı, bu nedenle zararın artmasına sebebiyet verdiği, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Süresinde istinaf yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ariyet sözleşmesine konu malların iade borcunun doğduğu tarihteki bedellerinin tahsiline karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketin malları teslim aldığını kabul ettiğini, mahkeme kararını kabulü durumunda davacı tarafın kendiliğinden hak alma suçunu işleyeceğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın tamamen kabul edilmesini istemiştir.
Davalı vekili ise; sözleşmenin haklı nedenle feshedilmediğini, ariyet konusu malların değerinin faturaya göre belirlenemeyeceğini, istasyondaki malların gözden çıkardıkları mallar olduğunu, diğer malları ise götürdüğünü belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık,taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince davalıda kalan ariyet konusu malların aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsili noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dosya incelendiğinde; taraflar arasında imzalanan protokol ve ariyet sözleşmesi gereğince bayilik ilişkisi çerçevesinde davalıya bırakılan bir takım malzemelerin aynen yada bedelinin alacak olarak talep edildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında imzalanan 14/02/2008 tarihli protokol'ün 9.1.4. maddesine göre sözleşmenin feshi halinde davalı bayinin davacı tarafından kendisine ariyet olarak verilen malzeme ve techizatı aynen iade etme, aynen iade mümkün değilse, tespit edilen rayiç bedellerini ödeme borcu altına girdiği görülmektedir. Yine taraflar arasında imzalanan ariyet sözleşmesinin 18. maddesinde de fesih durumunda söz konusu malzemelerin 15 gün içerisinde bayi tarafından davacıya aynen iadesinin hükme bağlandığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf 22/07/2009 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshetmiş ve ariyet olarak verilen malzemelerin iadesini istemiştir.
Taraflarca imzalanan bu hükümler çerçevesinde halen davalıda olduğu konusunda bir tartışma bulunmayan malzemelerin aynen ya da sözleşmeye göre fesih tarihindeki rayiç değerinin davacıya iadesi gerekmektedir. Bu nedenle davalı tarafın bu yöndeki istinaf itirazları yerinde değildir.
Ancak mahkemece dava tarihine kadar davacı tarafça davaya konu malzemelerin sökülüp alınmaması davacının kusuru olarak görülüp, dava tarihindeki malzemelerin değerine hükmedilmiş ise de taraflar arasında imzalanan sözleşmenin yukarıda belirtilen hükümleri gereğince verilen bu karar doğru olmamıştır. Bu nedenle davacı tarafın bu yöndeki istinaf itirazları yerindedir.
Açıklanan bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-2. maddesi gereğince kabulü ile mahkemece verilen karar kaldırılarak, hükme esas alınan, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olan bilirkişi heyeti tarafından belirlenen malzemelerin aynen iadesi, aynen iadesi mümkün değilse fesih tarihindeki rayiç değerinin; bu konuda davalı tarafın temerrüde düşürülmediği dikkate alınarak, dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde yenide hüküm kurulmuştur.
...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2019/378, K. 2021/1873, 23 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama