KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1177
- Karar No
- 2021/1632
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2021
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma·19 bölüm
....
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/05/2021
ESAS NO ....
DAVANIN KONUSU
Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 20/10/2021
YAZILDIĞI TARİH : 20/11/2021
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça icra takibine konu edilen 75.000TL bedelli bononun bedelinin takip tarihi itibariyle ödendiğini, buna ilişkin makbuzlarının olduğunu belirterek, menfi tespit talebinde bulunmuştur.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının ödeme iddiasının doğru olmadığını, aslında ödediği miktarın 5.000TL olduğunu, davacının 5'in önüne 7 rakamını koyduğu ve böyle bir belge oluşturduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; davalının ön inceleme duruşmasında sadece 5.000TL aldığını ve belge altındaki imzayı kabul ettiği, ödeme miktarı kısmının tahrif edildiğini ya da rakam eklendiğine dair dosyada bir delil olmadığı, davacıların toplamda 106.000TL ödeme yaptığı, yapılan hesap sonucunda davacının yapmış olduğu ödemeler dikkate alındığında 6.187,95TL fazla ödemesinin olduğu gerekçesi ile davacının menfi tespit isteminin reddine ve 6187,95TL'nin davalıdan istirdadına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Süresinde istinaf yoluna başvuran davacı istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin istirdat tespitinin yanlış olduğunu, menfi tespit talebinin kabul edilmesi gerektiğini, yargılama giderlerinin yanlış hesaplandığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; davacının davalıya davaya konu icra dosyası nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dava; bonodan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Dosya incelendiğinde; davacı tarafın, davalı tarafça icra takibine konu edilen 75.000TL bedelli bono bedeli ile icra takip masraflarını davanın açıldığı tarihten önce ödediğini belirterek, menfi tespit isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı tarafın dava dilekçesinde dava tarihi itibari ile dosya borcunun 101.205,60.TL olduğunu bildirdiği, davalı tarafa toplam 106.000.TL ödeme yaptıklarını ve davacının maaşından 1.269,68.TL kesinti yapıldığını bildirdiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf, davalı tarafça dosyaya bildirilen 32.000.TL tahsilat dışındaki ödemeleri ileri sürerek menfi tespit ve istirdat talebinde bulunmuştur. Ancak mahkemece dava dilekçesi ve davacının diğer aşamalardaki dilekçelerinde belirtmiş olduğu "icra dosyasının borcunun 101.205,60.TL olduğu" yönündeki beyanının borcu kabul anlamında kabul edilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece HMK'nın 31.maddesi gereğince dava dilekçesinin talep sonucu açıklattırılarak dava tarihi itibari ile icra dosyasına ilişkin yapılan bütün ödemeler TBK'nun 100. maddesi çerçevesinde değerlendirilmeli, dava tarihi itibari ile davacının borç durumu belirlenmeli ve borçlu olmadığı miktar kadar menfi tespit hükmü kurulmalıdır. Dolayısıyla davacı tarafça bu yönde yapılan istinaf itirazları yerindedir.
Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca kabulü ile yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda araştırma yapılarak bir karar verilmesi gerektiğinden yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2021/1177, K. 2021/1632, 20 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama