KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2023
- Esas no
- 2021/129 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2023/581 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR.... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/07/2020
- Esas no
- 2017/141 E 2020/401 K
- Davacı
- ... -...
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazıldığı tarih
- 03/05/2023
Karar Metni
993 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2017/1007 E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket defterlerinin davalı şirket ile karşılaştırılmaması ve mal teslimini kanıtlayan başka bir delil sunulmadığından teslimin kanıtlanamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davacı vekili tarafından;
Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesis edildiği, uyuşmazlığın doğru anlaşılamadığı, ...Ltd. Şti. ile davalı arasındaki hukuki ilişkiden alacağın kaynaklandığı, daha sonra...Ltd.
Şti. ile müvekkilinin birleştiği ve müvekkilinin alacağı nedeniyle icra takibi yaparak iş bu davayı açtığı, davalı yana tüm tebligatlar yapılmış olmasına karşın cevap verilmediği gibi ticari defterlerinin incelemeye ibraz edilmediği, alacağın ispatı için incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve alacağın varlığını gösterdiğine ilişkin bilirkişi raporunun dikkate alınmadığı, ayrıca yetkisiz icra dairesine davalı yanca yapılan itiraz dilekçesinde malların teslim edildiği, ancak ayıplı olduğu, ayıbın giderilmediği gibi değişimin de yapılmadığı bildirilerek itiraz edildiği,
teslim olgusunun müvekkili tarafından ispat edildiği bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2017/1007 esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı tarafından, davalı aleyhine şirket birleşmesi ile devrolunan alacağa istinaden 15.093,26 TL asıl alacağın tahsili talebi ile İstanbul 35. İcra Müdürlüğü’nün 2016/27620 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin 09/09/2016 tarihinde borçluya tebliğ edildiği,
borçlu tarafından 16/09/2016 tarihli dilekçe ile yetkiye, “İlgili firmanın müşterilerine satmış olduğu malların tamamı ayıplı olup 4077-6502 sayılı Tüketicinin Korunmasına Dair Kanun ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun ayıplı mallara ilişkin hükümlerine aykırı davranarak malları iade almamış, ayıplarını gidermemiş ve bununla birlikte ayıpsız mallar değişimi gerçekleşmemiştir.
Yukarıda belirtmiş olduğumuz nedenlerde ilgili ilamsız icra takibindeki yetki ve tüm ferileri ile birlikte borcun tamamına itiraz ederek takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ederiz”. itirazında bulunulduğu, dosyanın yetki itirazının kabulü ile Ankara 3. İcra Müdürlüğü’nün 2017/1007 E. sırasında kayda alındığı, ödeme emrinin 27/01/2017 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından 03/02/2017 tarihinde alacaklıya herhangi bir borcun olmadığından bahisle itiraz edildiği, itirazın ve iş bu itirazın iptali davasının süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Davacı şirket ile davacı şirketle birleşen dava dışı.... A.Ş. şirket defterlerinin incelenmesi için talimat mahkemesi aracılığıyla düzenlenen 12/12/2018 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun düzenlendiği, davacı ile.... A.Ş. arasındaki cari hesap ekstrelerine göre davacının takip tarihi itibariyle 15.093,16 TL alacaklı görüldüğü bildirilmiştir.
Yargılama sırasında her ne kadar davalı yanca cevap verilmemiş ise de icra dosyasına itiraz dilekçesinde borcun kabul edilmediği belirtilerek itiraz edilmiştir. İstanbul 35. İcra Müdürlüğü’nün 2016/27620 E. sayılı dosyasından çıkarılan ödeme emrinin tebliğine itirazında ise davalı yanca mal teslimi kabul edilmiş olup, malların ayıplı olduğundan bahsedilmiş olduğundan davacı yanın malın teslim ettiğini kabul etmek gerekmiştir. Davacı yanın ticari kayıtlarında takip tarihi itibariyle de alacaklı olduğu anlaşıldığından, davalı yanın itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü ayıp iddiasına yönelik dosya kapsamına delil sunmadığı ve ödeme savunmasında da bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru değildir.
İİK’nın 67/2 maddesi uyarınca alacağın likit olduğu anlaşıldığından davacının lehine %20 icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2021/129, K. 2023/581, 17 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama