İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2021/1649 K.2024/196

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği…

Esas2021/1649Karar2024/196Tarih4 Mart 2024Okuma10 dk · 2.006 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
4 Mart 2024
Esas no
2021/1649 ( ESASTAN RET
Karar no
2024/196
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
06/07/2021
Esas-karar no
2020/649 E - 2021/418 K
Davacılar
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Menfi Tespit
Yazıldığı tarih
03/04/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.006 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkili ...

İnşaat ile davalı arasında uzun zamandır süregelen inşaat malzemeleri alımı ilişkisinin bulunduğunu, müvekkilleri hakkında Ankara 17. İcra Daresi'nin 2019/6278 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, şirketin konkordato sürecinde yaşanan evrak ve iş yoğunlukları nedeniyle evrakın gözden kaçtığını ve süresinde takibe itiraz edemediklerini, söz konusu dosyada alacaklı tarafından haciz uyguladığını ve müvekkilinin yaklaşık 30 Milyon TL'lik taşınır ve taşınmaz malını haczettiğini,

konkordato başvurusu yapıldığı ve müvekkillerine geçici mühlet kararı verildiği tarih olan 01.10.2018 tarihinden sonra da davalı şirketten malzeme alımına devam edildiğini, konkordatonun kesin mühletini uzatmalarla en son 22.10.2020 tarihine kadar devam edeceğini,davalı şirketin müvekkillerinden konkordato projesine dahil olmak üzere 586.186,87TL alacak kaydı yaptırdığı,

mahkemece kabul edilmiş ve bu miktar üzerinden proje oylamasına katılarak projenin reddi yönünde oy kullandığını, davacı ...’nin kayıtlarına göre davalı Şirketten toplam 254.252,70 TL’lik inşaat malzemesi alındığını, Konkordato komiserlerinin imzasının da bulunduğu toplam 185.901,53 TL nakit ödeme yapıldığı ve ayrıca 22.12.2018 tarihinde 131.78 TL’lik, 29.12.2018 tarihinde 63.988,34 TL’lik, 21.01.2019 tarihinde 20.060,00 TL’lik, 22.01.2019 tarihinde 17.000,00 TL’lik olmak üzere toplam 101.180,12 TL’lik malzeme iade edildiğini,

mühlet sonrası alacak-borç durumunun 2019/6278 Esas sayılı dosyası ile müvekkiller aleyhine 213.657,23TL konkondato mühlet içi cari alacağı olduğu iddiasıyla ilamsız takip başlattığını, konkordato mühlet kararından sonra nakit ödeme yapılan ve iade edilen toplam tutarın 287.081,65 TL olduğunu, alınan malzeme tutarının ise 254.252,70 TL olduğunu, bu nedenle davalı Şirketin konkordato mühlet kararından sonra yapılan malzeme alımı nedeniyle alacağı bulunmamakla birlikte müvekkili ...'ne 32.828,95 TL borçlu durumda bulunduğu,

konkordato komiserlerinin adi ortaklık adına borçlanmaya ilişkin onay verme yetkisi bulunmadığını, adi ortaklığın işlem yapmaya yetkili olan müdürü hakkında ve adi ortaklığın işlemleri hakkında komiser onayına tabii tutulmasına dair bir mahkeme kararı olmadığını, davalının ödeme yapıldığına dair resmi makam önündeki ikrarı yönünden;

takip öncesinde takibe esas borca yönelik olarak müvekkilleri tarafından 110.901,53TL ödeme yapılmış ancak alacaklı kötünüyetli olarak takibi, hiç ödeme yapılmamış gibi başlattığı ve takibe bu şekilde devam ettiğini, takip sonrası ise 75.000,00TL ödeme yapıldığını, takip sonrasında yapılan ödemenin takibi kapatmaya yeter miktarda olduğunu bildirerek, Ankara 17. İcra Müdürlüğü 2019/6278 Esas sayılı takip bakımından takip çıkış bedeli kadar borçlu olmadığının tespitne; takip tarihi itibariyle 132.536,81TL ana para borcunun olduğunun tespitine, icra vekalet ücreti ve tahsil harcının bu miktar üzerinden hesaplanmasına,

takip öncesi temerrüt olmaması nedeniyle takipten sonra faiz işletilmesine, takip sonrası yapılan 75.000,00TL ödemenin ödeme tarihi olan 31/05/2019 itibariyle dosya hesabından düşülerek müvekkillerinin borçlu olduğu miktarın belirlenmesine karar verilmesini, Alacağı olmadığı halde haksız ve kötüniyetli bir şekilde takip başlatan davalı tarafın takip çıkış miktarı ile gerçek borç miktarı arasındaki farkın (213.657,23-132.536,81=81.120,42TL) %20'si oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili, takibe konu borcun hatasız şekilde gösterildiğini, davalıların mühlet içerisinde kurdukları iş ortaklıkları eliyle borçlanmaya ve borçlarını ödememeye devam ettiklerini, takibe konu borcun 4 ayrı ortaklıktan kaynaklandığını, takibe konu borç bakiyelerinin tamamının konkordato süreci içerisinde yapılmış satışlardan ve bu satışlara karşılık borçlular tarafından yapılmış ödemelerden sonra kalan bakiyeler olduğunu, davacının yapılan icra takibine itirazda bulunmadığını 31/05/2019 tarihinde 75.000,00-TL ödeme yaptığını bildirerek davanın reddini, %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

Mahkemece, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre, 2 adet toplamda 80.988,34-TL tutarlı faturanın iade faturası kabul edilmesi halinde davacının borçlu olmadığı miktarın 131,78-TL, söz konusu 2 adet faturanın iade faturası değilde ödeme faturası kabul edildiği takdirde davacıların borçlu olmadığı miktarın 81.120,12-TL olduğunun rapor edildiği, davacı tarafından dava dilekçesinin 3.sayfasında bilirkişi raporunda bahsedilen davaya konu 63.988,34 TL'lik ve 17.000,00-TL'lik 2 adet faturanın açıkça iade faturası olarak kabul edildiği,

davacının açık kabulü karşısında söz konusu 2 adet faturanın ödeme faturası olarak kabul edilemeyeceği ve iade faturası olarak kabul edilmesi gerektiği, söz konusu 2 adet fatura iade faturası kabul edildiğinde davacının borçlu olmadığı miktarın 131,78-TL olarak tespit edildiği ve bu bedel yönünden davacının davasının kabulünün gerektiği, yine davacının İİK 72/5 gereği yapmış olduğu tazminat talebinin davalının kötüniyetli olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir delil olmadığından reddinin gerektiği,

yine davalının yapmış olduğu tazminat talebinin mevcut dosya kapsamında tedbir kararı verilmediğinden talebin reddinin gerektiği belirtilerek;

-Davanın kısmen kabulü ile; Ankara 17.İcra Müdürlüğü'nün 2019/6278 Esas sayılı dosyası nedeni ile davacıların davalıya 131,78-TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, -Davacının İİK 72/5 gereği yaptığı tazminat talebinin reddine, -Davalının İİK72/4 gereği yaptığı tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından.

Mahkeme'nin gerekçeli kararında belirttiği "iade faturası" nitelendirmesinin yalnızca şirketin muhasebecisi tarafından oluşturulan bir hesap tablosundaki nitelendirmeden ibaret olduğu,gerek dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda belirtilen "konkordato borcunun içeriğine giren dönemden itibaren takip tarihine kadar olan inceleme dönemimizde iade faturasına esas alınabilecek mal içeriği ve birim fiyatı eşdeğer olan herhangi bir fatura görülememiştir" tespiti gerekse de hukuki nitelendirmenin yalnızca mahkeme hakimi tarafından yapılabilecek olması durumu karşısında;

şirket muhasebecisi tarafından hesap tablosu oluşturulurken yapılan bir nitelendirme esas alınarak hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu, bilirkişi tarafından yapılan "anılan 2 adet toplam 80.988,34 TL tutarlı faturanın iade faturası olarak değerlendirilemeyeceği kanaati oluşmuştur" tespitinin maddi gerçeğe ve hukuka uygun bir tespit olduğu bildirilmiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Dava konusu borçtan davacının sorumluluğunun değerlendirilmesi uyuşmazlık konusudur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Ankara 17.İcra Müdürlüğünün 2019/6278 Esas sayılı dosyasında; ... A.Ş. tarafından ... İnş...Ltd.Şti. ve ... aleyhine 06.05.2019 tarihinde 213.657,23TL alacak, 456,58TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 214.113,81-TL miktarlı yapılan takibin dayanağı olarak "25.04.2019 tarihli konkordato mühlet içi cari alacak" gösterildiği anlaşılmıştır.

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2018/701 Esaslı dosyada verilen 20.05.2020 tarihli kararla davacılara verilen kesin mühletin sona erme tarihinin 22.08.2020 olarak belirlendiği görülmekle başlatılan takibin konkordato kesin mühlet süresi içerisinde olduğu anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/709 Esas, 2020/420 Karar sayılı kararında; davacısı ... Şirketi, davalılar ...

Şirketi ve ... olduğu, davaya konu icra dosyasında borçlular hakkında Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/701 Esas sayılı dosyasıyla borçlulara 01/10/2018 tarihinde geçici, 28/02/2019 tarihinde kesin mühlet verildiğini, İİK'nun 308/c son maddesine göre kredi kurumları tarafından verilen krediler de dahil olmak üzere mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçlar adi konkordato şartlarına tabi olmadığını, aynı kural karşı edimin ifasını komiserin izniyle kabul eden borçlunun taraf olduğu sürekli borç ilişkilerindeki karşı edimler içinde geçerli olduğunu,

borçlu şirket tarafından komiser onayı dışında borçlanılması ise İİK'nun 297 ve 01/10/2018 tarihli mahkeme ara kararına göre olanaklı olmadığını, takibe konu edilen borç bakiyelerinin tamamı konkordato süreci içerisinde yapıldığını ve satışlara karşılık borçlular tarafından yapılmış ödemelerden sonra kalan bakiyeler olduğunu, borçlular davaya konu takibe usulüne uygun tebliğe rağmen itiraz etmedikleri gibi takip ve tebligattan sonra 31/05/2019 tarihinde 75.000,00TL daha ödeme yaptıklarını,

bakiye borcun tahsili için hesapların taşınmazların ve araçların haczi için talep açıldığını ve icra müdürlüğünce taleplerinin kabul edilerek haciz işlemi uygulandığını, bu nedenlerle usul ve yasaya uymayan müdürlük kararının iptalinin gerektiğini, tedbir talepleri hakkında müvekkili şirketin borçlu şirketten mühlet öncesi döneme ilişkinde alacağı bulunmasına rağmen İİK'nun 308/c hükmüne güvenerek konkordato başvurusundan sonra da mal vermeye devam ettiğini, icra müdürlüğünün açıkça hukuksuz işlemi kanuna güvenen müvekkilini mağdur ettiğini beyanla,

borçluların takibe itiraz etmemiş olması takipten sonra kısmı ödeme yapılması ve diğer deliller dikkate alınarak tedbir taleplerinin kabulüne ve takibin tedbiren devamına, icra müdürlüğünün 12/07/2019 tarihli kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği;Mahkemece İİK'nun konkordatonun hükümleri başlıklı 308/c maddesi kapsamında somut olayda, Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/701 Esas sayılı dosyasında, 01/10/2018 tarihinde ... ve ....Ltd Şti hakkında 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, 26/12/2018 tarihinde de, konkordato geçici mühletinin 2 ay uzatılmasına, 28/02/2019 tarihinde de, 1 yıl kesin mühlet verildiği,

Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/701 Esas sayılı dosyasında görevlendirilmiş olan konkordato komiser heyetine takibe konu borçlanmaya ilişkin olarak komiser heyetinin onayının bulunup bulunmadığı hususunun sorulduğu, komiser heyetinin Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu 26/02/2020 tarihli ek açıklama ile konkordato kapsamında olan ... Ltd Şti ile ...

Müt. tarafından oluşturulmuş adi ortaklık niteliğindeki iş ortaklıkları faaliyeti kapsamında malzeme alındığı ihtilaf konusu borcun mühlet içinde doğduğu, inşaat sektöründeki teammüllere uygun olarak sürecin pratik ve hızlı ilerlemesi amacı ile inşaat faaliyetleri kapsamındaki düzenli mal alımlarında yazılı sözleşmesi yapılmasına ihtiyaç bulunmadığı, tedarikçilerden mal ve hizmet alım işlemlerinde harcanmak üzere konkordato borçlusu şirketlerin iş ortaklıkları faaliyetlerini yürütmek için oluşturulan cari hesaplarına heyet tarafından daha önceden kararlaştırılan ve düzenli tekrarlanan avans miktarlarının aktarıldığı,

mühlet süresi içerisinde komiser heyetinin açık veya zımni onayı ile yapılan işlemlerden doğan alacaklar için takip haciz ve satış gibi işlemlerin yapılabileceği, mühlet süreci içerisinde ve heyetin açık veya zımni onay verdiği işlemlerden kaynaklanan söz konusu borçlar için takip yasağının bulunmadığı belirtilerek şikayetin kabulü ile.

Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2019/6278 esas 12/07/2019 tarihli kararının kaldırılmasına, tedbir kararının devamına,istinaf yolu açık olmak üzere karar verildiği görülmüştür.

Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacı ... şirketinin ve davalının defterlerinin e-defter olarak usulüne uygun tutulduğu belirtilerek; davacı ...'un 90.365,56-TL borçlu olduğu, menfi tespit miktarının bulunmadığı; iade faturası olduğu iddia edilen 2 adet toplam 80.988,34 TL tutarlı faturanın “110X10 Atü PE100 Boru' malı ve 32,25 TL birim fiyatı" içeriğinden oluştuğu; konkordato borcunun içerisine giren dönemden itibaren takip tarihine kadar olan inceleme döneminde iade faturasına esas alınabilecek mal içeriği ve birim fiyatı iade faturası ile eşdeğer olan herhangi bir faturanın görülemediği,

bundan dolayı toplam 80.988,34 TL tutarlı 2 adet faturanın iade faturası olarak değerlendirilemeyeceği, iade faturası olarak değerlendirilmesi durumunda; davacı ... şirketinin davalıya borcunun 123.159,89 TL olarak hesaplandığı; adi ortaklıkların borcu 90.365,56 TL ilave edildiğinde, davacı ... şirketinin borcunun takip tarihi itibari ile 213.525,45 TL olduğu; bu durumda menfi tespit miktarının (213.657,23 TL takip talebi tutarı-213.525,45 TL borç tutarı) 131,78 TL olduğu;

2 adet toplam 80.988,34 TL tutarlı faturanın iade faturası olarak değil de ödeme olarak değerlendirilmesi durumunda; davacı ... şirketinin davalıya borcunun 42.171,55 TL olarak hesaplandığı; Adi ortaklıkların borcu olan 90.365,56 TL ilave edildiğinde, davacı ... şirketinin borcunun takip tarihi itibari ile 132.537,11 TL olduğu; bu durumda menfi tespit miktarının (213.657,23 TL takip talebi -132.537,11 TL borç tutarı) 81.120,12 TL olduğu; takip tarihi ile dava tarihi arasında 31.05.2019 tarihinde davacı ... şirketi tarafından 75.000,00 TL ödeme de yapılmış olduğu bildirilmiştir.

Mahkemece davacı tarafın dava dilekçesindeki beyanı gözetilerek bilirkişi raporunda bahsedilen uyuşmazlık konusu 80.988,34 TL tutarlı iki faturanın iade alınan mallara ilişkin olduğu kabul edilerek karar verilmiştir.

Gerçekten de davacı dava dilekçesi içeriğinde iade edilen mallara yönelik belirttiği faturalarda 29.12.2018 tarih 0Z...080 nolu 63.988,34TL tutarlı fatura ile 21.01.2019 tarih 0Z...03 nolu 20.060,00TL tutarlı faturayı iade faturası olarak kaydettiği görülmüştür.

Buna göre Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davacı tarafça dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu iki faturanın iade faturası olarak bildirildiği gözetilerek davacının borçlu olmadığı tutarın belirlenmesine göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 118,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 309,00 TL harcın istinaf eden davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 04/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... ¸e-imza

Üye ... ¸e-imza

Üye ... ¸e-imza

Katip ... ¸e-imza

NOT

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2021/1649, K. 2024/196, 4 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. İddianın Özeti
  5. Savunmanın Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Karar Özeti
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Uyuşmazlık Konusu Olan Hususlar
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Not
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1649
Karar No
2024/196
Tarih
4 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/1652 K.2024/458
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2021/1658 K.2024/189
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/1658 K.2024/635
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2021/1666 K.2024/306
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2021/1670 K.2024/362
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2021/1671 K.2024/194

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.