İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2021/1698 K.2022/1437

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili, feri müdahil ...A.Ş vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme…

Esas2021/1698Karar2022/1437Tarih24 Ekim 2022Okuma10 dk · 1.936 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
24 Ekim 2022
Esas no
2021/1698 ( KABUL KALDIRMA
Karar no
2022/1437
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28/01/2021
Esas-karar no
2014/1642 E -2021/57 K
Davacılar
—
Vekili
—
Davalılar
—
Vekili
—
Davalı
—
Vekili
—
Feri müdahil
...
Vekili
—
Davanın konusu
Alacak
Yazıldığı tarih
23/11/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.936 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili, feri müdahil ...A.Ş vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacılar vekili, müvekkili şirketin davalı şirkete olan borcunun teminatı olarak inanç sözleşmesi gereğince diğer müvekkili ... tarafından davalılardan ...’e devredilen ... parselde kayıtlı 2 no.lu bağımsız bölümün sözleşmeye aykırı ve muvazaalı olarak diğer davalı ...’e devredilmesi nedeniyle, davalılardan ... adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili ... adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde müvekkili şirketin davalı şirkete olan borcunun taşınmaz değerinden mahsubu suretiyle bakiye zararın belirlenerek şimdilik 20.000,00 TL zararın davalılardan... ile ...den müştereken ve müteselsilen avans faiziyle birlikte tahsili ile müvekkili ...’a verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalılardan .... ile ... vekili, davacıların davadaki taleplerini somutlaştırmaları gerektiğini, dava şartının oluşmadığını, davada ileri sürülen taleplerin yasal süresi içinde olmadığını, müvekkili davalılara husumet yöneltilemeyeceğini, davacıların iddialarının yersiz ve dayanaksız olduğunu, davacıların davadaki taleplerini inanç sözleşmesi niteliğindeki protokole dayandırdıklarını beyan ettiklerini, ancak bu protokolün inanç sözleşmesi olarak müvekkili davalılar bakımından geçerli ve bağlayıcı olmadığını, davalı ...’ün davacılarla herhangi bir hukuki ilişkisi olmadığını belirterek, her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle tedbirin kaldırılmasını, mümkün olmadığı takdirde teminata bağlanmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... ise davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

Mahkemece, davacının davalı ... yönünden, yalnızca tapu iptal-tescil talebinde bulunduğu ve tapu iptal-tescil talebinden de vazgeçtiği anlaşılmakla davalı ...'e yönelik açılan davanın reddine; protokole göre davacının borcu düşüldükten sonra taşınmazın kalan değeri olan 224.896,71 TL'nin davalı şirketten talep edebileceği; devir işleminin muvazaalı olduğu ve belirtilen miktardan davalı ...’in de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile;

1-Davalı ...'e yönelik açılan davanın REDDİNE,

2-Davalılar .... ile ...'e yönelik açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; 224.896,71 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1- İstinaf kanun yoluna davacı ... ve ... vekili tarafından; 29.09.2020 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi niteliğinde olduğu, tazminat talebinin bu dilekçede tüm davalılardan istenildiği, davalı ... yönünden davanın reddinin doğru olmadığı, aleyhe u nedenle yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği,diğer davalılar yönünden de müvekkilinin temerrüdü olmadığından faiz işletilmeden 262.624,57TL ye hükmedilmesi gerektiği, 19.10.2010 tarihli ihtarname ile borcu edemeye hazır olduklarını bildirdikleri, temerrüdün oluşmadığı, ayrıca taşınmaz değerine göre (500.000,0TL) harç yatırılması nedeniyle tazminat istemi yönünden 275.103,29TL üzerinden aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğu bildirilmiştir.

2-Davalı ... vekili tarafından. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalı müvekkilinin, diğer davalı şirket ile müteselsil sorumluluğuna karar vermiş olmasının açıkça yasaya aykırı olduğu, taşınmazı ...' e devrederken de şirketin talimatı ile yaptığını mahkemede de davalının beyan ettiği, protokole göre %4 faizin o dönemin ticari şartlarına göre aylık faiz olması gerekirken, bunu yıllık faiz olarak değerlendirmesinin de hatalı olduğu,

aylık faize göre borcun belirlenmesi halinde davacının alacağının kalmayacağı, mahkemece, davacının alacağına dava tarihinden itibaren avans faizi işletirken, davalı şirketin alacağına ise yıllık %4 gibi kabul edilemez bir oranı dikkate aldığı, oysa her iki tarafa tacir olduğuna göre, aralarındaki alacaklarında ticari avans faizine göre hesaplama yapması ve ona göre alacak borç mahsubuna karar vermesi gerektiği bildirilmiştir.

3-İstinaf kanun yoluna başvuran Feri Müdahil ...AŞ vekili; Yerel mahkeme tarafından ipotekli taşınmaz maliki olan davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesine rağmen dava konusu taşınmaz kaydında yer alan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmemesinin hatalı olduğu bildirilerek başvurulmuştur.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Davalı ...'e karşı açılan davanın reddi, tedbirin kaldırılıp kaldırılmayacağı ile davalı ... yönünden hukuki sorumluluğun değerlendirilmesi uyuşmazlık konusudur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, inançlı işlem nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Taraflar arasında düzenlenen "Protokol" başlıklı belgenin davalı ... ile davacı ... arasında düzenlenmiş olduğu, davacı şirket yetkilisi ... ismi altında imza bulunmadığı, davalı ... ve ... tarafından imzalandığı görülmüştür.

Belge içeriğinde taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borç alacak ilişkisinin teminatlandırılarak düzenlenmesi amacıyla hazırlandığı; "1.maddede; ... daha önceden almış olduğu malzemelere ilişkin vermiş olduğu senetten kaynaklanan 155.000,0 TL borcu bulunmaktadır.

2. maddede bu protokolün imzalanmasından sonra en geç 1 hafta içerisinde ..., 800 TL/kg fiyatından 95- 100 ton arası çeşitli ebatlarda inşaat demirini ... şantiyesine teslim edecektir.

3. maddede yukarıda bahsi geçen borçlara protokol tarihinden ödeneceği güne kadar 100'de 4 faiz işleyecektir.

4. maddede; ... ... Ada bir parseldeki ... tapuya kayıtlı evini bu borçlar karşılığında teminat olarak ... tarafından seçilen ...’e devredecektir.

5. maddede; ... bu protokoldeki borçlarını ödediği Borç alacak ilişkisi sonlandığı zaman ... 4 maddede bahsedilen gayrimenkulü ...'a Tapu kaydı ile iade edecektir.

Madde 6; işbu protokolden kaynaklanacak anlaşmazlıkların çözümünde Ankara mahkemeleri yetkilidir." şeklinde kararlaştırılmıştır.

Davacı ...- ... tarafından 19.10.2010 tarihli ihtarname ile... ve ... muhatap gösterilerek Protokol gereği demir malzeme alımından kaynaklanan arada bulunan ticari ilişki nedeniyle borcun bir kısmının ödendiği bakiyesi içinde protokolün 4. maddesi uyarınca teminat olarak ... adına kayıtlı 484 Ada 1 nolu parselde ki taşınmazın tapusunun onayınız dahilinde ... adındaki şahsa verildiğini borç alacak ilişkisi sonlandığında ... adına iade edileceğini alınan demir malzeme faturaları ve yapılan ödemeler belirtilerek toplam 8 adet fatura toplamı KDV dahil 226.

474,86 TL olduğu 30.06.2009 tarihli çek ile yapılan ödemenin 17.800,00 TL olup bakiye 208.674,86 TL borcun kaldığı, bakiye borcun Sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen yüzde 4 yıllık faizi ile birlikte ödemeye hazır olduğunu müvekkili şirkete müracaatı ile 4. maddede belirtilen işlemin yapılması aşamasından taraflarına ödeneceği bildirilmiştir.

... tarafından ... ... ile 07.08.2012 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalanmıştır.

484 Ada 1 parsel sayılı 2 nolu bağımsız bölüme ait ... da bulunan taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde; taşınmazın kooperatif ferdileşmesi ile ... adına 30.10.2006 tarihinde tescil edildiği 20.03.2009 tarihinde ...'e satış suretiyle devredildiği, 20.04.2009 tarihinde de ...'e kayden devredildiği, taşınmaz tapu kaydı üzerinde 06.04.2011 tarihinde borçlu ... adına ...lehine 450.000,0TL borç tutarlı FBK bildirimli 1. dereceden ipotek konulduğu görülmüştür.

Davalı ... isticvap beyanında; "protokol başlıklı belgede adım altında imza bana aittir, benim eşim ...'in dava dışı şirketi ... ile iş ilişkisi vardı, eşimin anlatımlarına göre eşim iki tarafıda tanıdığından bu ilişkiler ...'nıda tanıdığından ... ile ... Nakliyat arasındaki ticari ilişki nedeniyle bu taşınmaz bana teminat olarak gösterildi, teminat olarak gösterilmişti, ödeme yapılmayınca eşim benden devretmemi istedi, eşim bu hususu daha iyi bilir ben de ...'e devrettim" demiştir.

Mahkemece alınan bilirkişi raporları sonucunda yapılan hesaplamalara göre. 155.000,0TL protokolde yazılı olan borç tutarı, 25.312,41 TL protokol tarihinden sonra doğan borç, 27.087,08 TL protokol tarihinden sonra doğan borç, 24.684,51 TL protokol tarihinden sonra doğan borç, 23.073,43 TL protokol tarihinden sonra doğan borç olmak üzere toplam 255.157, 43 TL olduğu 17.800,0 TL ödemenin düşülmesi ile bakiye 137. 357, 43 TL kaldığı.

Mahkemece verilen görev doğrultusunda davacının temerrüt faizi işletilmesi yönündeki itirazları geçerli kabul edilerek yapılan hesaplamalar sonucunda gelecek duruşma tarihi olan 16.05.2019 tarihi itibariyle davacının protokole göre hesaplanan borcunun; a-Hiç faiz işletilmemesi halinde 237.357,43 TL olduğu, b-Yıllık %4 faiz işletilmesi halinde 277.896,41 TL olduğu, c-Aylık %4 faiz işletilmesi halinde 723.825,15 TL olduğu, d-Avans faizi işletilmesi halinde 375.735,66 TL olduğu.

08.05.2015 tarihli raporda da yıllık %4 faiz oranı ile dava tarihi itibariyle borcun 17.800,0TL'lik ödeme düşülerek ve faiz işletilerek 275.103,29TL ye ulaştığı, taşınmaz değerinden mahsubu ile 224.896,71 TL nin hesaplandığı anlaşılmıştır.

Dosya kapsamından taraflar arasında düzenlenen protokol kapsamında davacı ... adına kayıtlı taşınmazın belirtilen borcun teminatı olarak ... tarafından 20.03.2009 tarihinde davalı ...'e emaneten satış suretiyle temlik edildiği; adı geçen tarafından da 20.04.2009 tarihinde ...’e satış suretiyle devredildiği, davalı ... tarafından taşınmaz üzerine kullanılan kredi kapsamında feri müdahil ...lehine 06.04.2011 tarihinde ipotek konulduğu, eldeki davanın 21.11.2013 tarihinde açıldığı, davacı yanın tapu iptal ve tescil isteminden feragat ettiği anlaşılmıştır.

1-Feri müdahil ...A.Ş. vekilinin istinaf isteminin değerlendirilmesinde; ...A.Ş. HMK'nin 66 ve devamı maddelerinde düzenlendiği üzere feri müdahil olup davalı ... yanında müdahil olarak davaya katılmıştır. Bilindiği üzere lehine müdahale edilen taraf hükme karşı kanun yoluna başvurmazsa feri müdahilin tek başına kararı istinaf yetkisi bulunmamaktadır. Somut olayda tapu iptal tescil isteminden feragat edilmekle davalı ... tarafından da karar istinaf edilmediğinden feri müdahil Banka istinaf kanun yoluna asıl kararda başvuramayacağından istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

2-Davacılar vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde; Öncelikle davacı tarafça dosyaya sunulan beyanları içerir 29.09.2020 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi niteliğinde olup olmadığının tartışılması gereklidir.

6100 sayılı HMK'nin 176.maddesi uyarınca ; "(1) Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. (2) Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir."

177/3.maddede; "...Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir.

"

Tarafların yargılamadaki usul işlemlerini tamamen veya kısmen düzeltmelerine ıslah denir. Islah, mahkemeye yöneltilen tek taraflı ve açık bir irade beyanıdır. Bu sebeple şartlar yerine getirildiğinde ıslahın yapılabilmesi karşı tarafın ve mahkemenin kabulüne bağlı değildir.

Bu kapsamda 29.09.2020 tarihli dilekçenin incelenmesinde; davacı tarafça davanın esası hakkında beyanların sunulması konulu olup, tapu iptal ve tescil isteminden vazgeçildiği belirtilerek tazminatın tüm davalılardan alınmasının talep edildiği görülmekte ise de davacı yanın davasını ıslah ettiğine dair açık bir beyanı olmadığı gibi bu dilekçenin celse arasında verildiği, sonraki duruşmanın 19.11.2020 tarihinde yapıldığı, bu celsede de açıkça bu dilekçeden ve ıslah isteminden bahsedilmediği, sonraki celsede ise bu dilekçe doğrultusunda karar verilmesini istediği, karşı tarafa bu dilekçenin tebliğ de edilmediği anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla davacı yanın 29.09.2020 tarihli dilekçesinin usulüne uygun olarak verilmiş ıslah talebini içerir bir dilekçe olmadığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde de davalı ...'e karşı sadece tapu iptal ve tescil istemi yer aldığından ve dava sırasında bu istekten feragat edildiğinden mahkemece davalı ... yönünden davanın reddi ile davacı aleyhine bu davalı yönünden vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi doğru olmuştur.

Ne var ki Mahkemece davacı tarafın protokol kapsamında ödeyeceği borçları hesap edilirken hükme esas alınan bilirkişi raporunda yıllık %4 faiz uygulanarak davacı yanın ödemesi gereken borcun dava tarihi itibariyle, 17.800,0TL'lik ödemede düşülerek 275.103,29TL olduğu taşınmazın değerinden düşüldüğünde kalan 224.896,71TL'ye hükmedildiği görülmüşse de; davacı tarafça dava açılmadan önce davalı tarafa 19.10.2010 tarihli bir ihtarnamenin düzenlenmiş ve borcu ödemeye hazır olduğunun bildirilmiş olduğu, ancak bu ihtarın karşı tarafa tebliğine dair bir bilgi, belgenin dosyada olmadığı anlaşılmaktadır.

Taraflar arasında düzenlenen protokolün 3.maddesinde "...Borçlara protokol tarihinden ödeneceği güne kadar %4 faiz işleyecektir." hükmü kapsamında davacı tarafın borcu ödemedeki temerrüt durumu, belirtilen ihtarname tebliğ edilmişse bu husus gözetilerek davacının borcu ödemede temerrüte düşüp düşmediği ve başlangıç tarihi irdelenip buna göre davacı borcunun hesabında faiz süresi ve miktarının belirlenmesi gereklidir.

Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacılar vekilinin istinaf itirazlarının açıklanan nedenlerle kısmen kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. Kaldırma kararı niteline göre tarafların sair istinaf itirazları bu aşamada incelenmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Feri müdahil ...AŞ vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE,

2- Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile;

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1642Esas, 2021/57Karar ve 28/01/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA,

3-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde istinaf kanun yoluna başvuran tarafa İADESİNE,

5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

7-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

HMK'nin 362/1-g. maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 24/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

NOT

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2021/1698, K. 2022/1437, 24 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. İddianın Özeti
  5. Savunmanın Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Karar Özeti
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Uyuşmazlık Konusu Olan Hususlar
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Not
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1698
Karar No
2022/1437
Tarih
24 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2021/1721 K.2022/1437
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2021/1729 K.2022/1358
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2021/1732 K.2022/1279
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2021/1735 K.2022/1367
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1738 K.2022/2025
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2021/1743 K.2022/1349

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.