KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
- Esas no
- 2021/957 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/41
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/02/2021
- Esas-karar no
- 2019/327 E 2021/132 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 06/03/2024
Karar Metni
1.156 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin beton satışından kaynaklı cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının iki daire karşılığı borcun ödendiğini ileri sürerek borca itiraz ettiğini, taraflar arasında 21/02/2019 tarihli protokol imzalandığını, protokole göre müvekkiline sonradan devri yapılan iki dairenin toplam bedelinin 250.000,00 TL olduğunu, cari hesap dökümünde 767.922,12 TL davalı borcundan iki dairenin toplam bedeli olan 250.000,00 TL mahsup edilerek 517.922,12 TL üzerinden icra takibine girişildiğini, davalının takibe itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; borcun iki daire karşılığında ödendiğini, protokolde ...nolu tapuların bedeli karşılığında ... nolu dairelerin teminat olarak davacı şirket yetkilisi ...'ya devredileceğinin belirtildiğini, teminat dairelerinin devrinin yapıldığını, bu dairelerinin değerlerinin 250.000,00 TL olacağının kararlaştırıldığını, bedelin her bir daire için 250.000,00 TL olduğunu savunarak davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalıya yapılan hazır beton satımına ilişkin düzenlenen faturalara karşılık davalı tarafından çekle yapılan ödemelerin mahsubu neticesinde davacının davalıdan bakiye 767.922,12 TL alacağının bulunduğu, bu alacağın tahsiline yönelik taraflar arasında düzenlenen 21/02/2019 tarihli protokol gereğince davalı tarafından davacıya devri öngörülen Kastamonu'daki dört daireden birinin devredildiği, diğer üç dairenin protokolde belirtilen sürede devrinin yapılmamış olması nedeniyle protokolde sözü edilen bu üç daire yerine ...
İlçesinden iki dairenin davacı şirket yetkilisine devredilmek suretiyle protokol hükümlerine uygun olarak ödemenin gerçekleştirildiği, protokol içeriğinde bu dairelerinin değerlerinin 250.000,00 TL olarak kabul edileceği ifade edilmekle her bir daire değerinin 250.000,00 TL olmak üzere iki daire bedelinin 500.000,00 TL olarak kabul edilmesi gerektiği,
davalı tarafından davacıya protokol tarihi itibariyle devri yapılmış olan daireye ilişkin talimatla alınan rapor uyarınca ... nolu bağımsız bölümün piyasa raiç değerinin 240.000,00 TL olarak tespit edildiği anlaşılmakla bilirkişi raporları ile tespit edilen ve davalı yanında kabulünde olan 767.922,13 TL davacı alacağından protokol hükümleri kapsamında davalı tarafından davacıya devri yapılmış olan taşınmaz bedelleri mahsup edildiğinde davacının davalıdan takip tarihi itibariyle ödenmeyen bakiye (767.922,13 TL-240.000,00 TL-500.000,00 TL=) 27.922,13 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın 27.922,13 TL üzerinden kısmen kabulüne ve icra
inkar tazminatına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin protokolü yanlış yorumladığını, Etimesgut'taki iki dairenin her birinin 250.000,00 TL değil toplam değerinin 250.000,00 TL olduğunu, yine her nekadar protokolde devredildiği belirtilmiş ise de 42 nolu taşınmazın müvekkiline devredilmediğini, taşınmazın devredildiği ... ile müvekkilinin ilgisinin bulunmadığını, müvekkiline devredilmeyen taşınmazın borçtan mahsup edilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının cari hesaptan kaynaklı alacağının miktarı konusunda toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dayanak Ankara 14.İcra Müdürlüğünün 2019/5875 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 25/04/2019 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine faturalardan kaynaklı cari hesaba dayalı olarak 517.922,12 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde sunduğu itiraz dilekçesi ile borcun 2 daire karşılığında ödendiğini ileri sürerek takibe itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen 21/02/2019 tarihli protokolün yapılan incelemesine göre, hazır beton sözleşmesine istinaden ... nolu dairelerin hazır beton satım bedeli olarak davacıya devrinin kararlaştırıldığı, bu dairelerden D Blok 11.Kat 42 nolu dairenin tapu devrinin yapıldığı kalan üç dairenin tapularının üzerlerindeki haciz ve ipotekler nedeniyle davacı şirkete tapudan devredilememesi nedeniyle bu üç daire bedeli karşılığında ... nolu iki dairenin teminat olarak davacı şirket temsilcisi ...'ya devredileceği, protokol tarihinden itibaren 45 gün içerisinde ...
Sitesi'ndeki üç dairenin tapusunun davacı şirkete devrinin yapılamaması halinde Ankara İlinde teminat olarak alınan tapuların irat kaydedileceği, dairelerin irat kaydedilmesi durumunda bu dairelerin değerlerinin 250.000,00 TL olarak kabul edileceği, kalan borca ilişkin davacı şirketin her türlü yasal hakkının saklı kalacağı hususlarının kararlaştırıldığı görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacının ticari defterlerine göre cari hesaptan kaynaklı alacağının 767.922,13 TL olmasına,
davacının ticari defterlerinde protokolde bahsi geçen taşınmazların borçtan mahsup edildiğine dair bir kaydın bulunmaması nedeniyle davalı tarafından borç karşılığında verilen taşınmazların cari hesap alacağından mahsubunun gerekmesine, bu kapsamda Kastamonu'da bulunan 42 nolu taşınmaz ile yine Kastamonuda bulunan 38-46-51 nolu devredilemeyen üç taşınmaz yerine Ankara'da bulunan ve her biri 250.000,00 TL bedelli 35 ve 36 nolu iki taşınmaz bedelinin borçtan mahsup edilmesi işleminin yerinde olmasına,
protokolde Ankara'da bulunan 35 ve 36 nolu taşınmazların değerlerinin 250.000,00 TL olduğu kabul edilmekle her iki taşınmazın toplam değerinin 250.000,00 TL olduğuna dair bir açıklama bulunmaması nedeniyle her bir taşınmaz bedelinin 250.000,00 TL olarak anlaşılması gerektiğine dair mahkeme kabulünün yerinde olmasına, protokolde 42 nolu taşınmazın devrinin yapıldığı yazılı olmasına rağmen tapuda devrinin yapılmadığı yönündeki iddia yönünden, protokol tarihinden önce davalı şirket tarafından bu taşınmazın devredildiği de nazara alınarak,
sözleşmede taşınmazın devrinin yapıldığının açıkça yazılı olması ve basiretli davranması gereken davacının sözleşmenin bu kısmının hatalı olduğuna yönelik dava aşamasına kadar herhangi bir itirazda bulunmaması nedeniyle sözleşmede yazılı olduğu şekilde devrin yapıldığı kabul edilerek borçtan mahsup edilmesinin yerinde olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2021/957, K. 2024/41, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama