KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Mart 2025
- Esas no
- 2022/1041 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2025/298 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/03/2022
- Esas no
- 2018/526 E 2022/195 K
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazıldığı tarih
- 11/04/2025
Karar Metni
1.114 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından üretilen ve dava dışı ... İnşaat Gıda Tem. Tek. Bilgisayar San. Tic. Ltd.
Şti'ne ve ... firmasına satışı ve teslimi yapılan ürünlerin bir kısmında davalıdan kaynaklı gizli ayıbın tespit edildiğini, ürünlerin adı geçen dava dışı şirketler tarafından iade faturaları kesilerek müvekkiline geri gönderildiğini, iade edilen ürünlerin müvekkil şirket tarafından kontrollerinin yapıldığını, ayıbın ürün koruma amacıyla kullanılan ve davalıdan tedarik edilen ambalajlardan kaynaklı olduğunun görüldüğünü, müvekkili şirketin tek koruyucu folyo tedarikçisi olan davalıdan temin edilen folyo ambalajların üzerinde bulunan tutkalın ana yüzeye transfer olması nedeniyle müvekkiline ait pvc panel,
levha ve plakalara zarar verdiğini ve ürünlerin kullanılamaz hale geldiğini, davalıdan temin edilen kusurlu ürünlerin ayıptan habersiz kullanıldığını, ürünlerdeki ayıbın ambalajlanma aşamasında fark edilemediğini, davalıya gönderilen ihtarnameye cevap verilmediğini belirterek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 103.311,44 TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 04/12/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam talebini 114.428,35 TL'ye yükselmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin Bakırköy Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının 55.981,00 TL tutarındaki borcu ödemediği için başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, borcu ödememek için kötüniyetli olarak bu davayı açtığını, usulüne uygun ayıp ihbarının yapılmadığını, davacının malları alalı 1 yılı aşkın bir zaman geçmesine rağmen açık ya da gizli ayıp ihbarında bulunmadığını, müvekkili tarafından gönderilen hangi mallarda hata olduğu ve hangi malların kullanılmaz hale geldiğinin beyan edilmediğini,
hatalı olduğu iddia edilen ürünlerin müvekkilinden alındığını ispatlayan faturaların davacı tarafça gönderilmediğini, hatalı olduğu iddia edilen mamul mallardaki emtianın müvekkil şirkete ait olup olmadığının tespit edilmesinin gerektiğini, sonrasında Adli Tıp Kurumundan teferruatlı bir rapor aldırılmasını talep ettiklerini, 13/07/2018 tarihli bilirkişi raporunun hiçbir detay ve teknik bilgi içermediğinden kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davaya ilişkin tüm delillerin toplandığı ve ilgili yerlerden getirtildiği, dosyaya bilirkişi raporlarının kazandırıldığı, bilirkişi raporları ve diğer delillerle davalı tarafından satılan hangi ürünler üzerinde ayıpların bulunduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı,
ayrıca satılan ürünler üzerindeki kalıntıların incelenmesi için dosyanın tekrar bilirkişi heyetine tevdi edilmek istendiği ancak davacı tarafça ürünlerin imha edildiğinin bildirildiği ve tekrar inceleme yapılamaması nedeniyle hangi ürünler üzerinde ayıp olduğunun ispat edilememesi yanında ürünlerin süresinde kullanılıp kullanılmadığı, davacı mallarını üzerindeki yapışkan kalıntılarının su bazlı yapışkan mı olduğu yoksa reçine mi olduğunun da tespit edilemediği ve bu durumu ispat edecek tarafın davacı olduğu, ancak davacı tarafça davanın ispat edilemediği ve bu sebeple davacıya yemin delilinin hatırlatıldığı,
ancak davacı tarafça yemin deliline başvurulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme hakiminin reddi taleplerine ilişkin kanun yolu safahatinin kesinleşmesi beklenmeden yargılamaya devam olunduğunu, yemin delilinin hatırlatılmasına yönelik ara karara yapılan kanun yolu sonucunun beklenilmemesinin hatalı olduğunu, mahkemece alınan ilk raporda davalıdan tedarik edilen ürünlerin yapımında kullanılan reçinenin kalitesiz olması nedeniyle levha yüzeylerine yapışkan madde kalıntısı bırakması sonucunda müvekkilinin zarara uğradığının tespit edildiğini,
ürünlerin çok fazla yer kaplaması ve yanıcı/yakıcı özellikleri olması nedeniyle tehlike arz etmesi ve muhafazasının güç olması nedeniyle ön inceleme duruşması beklenmeden keşif yapılarak rapor alınarak fotoğrafların çekildiğini ve cd görüntülerinin alındığını, davanın başında alınan kök ve ek raporla davanın subuta erdiğini, ayıp ortaya çıkar çıkmaz davalıya gerekli bildirimlerin yapıldığını, aleyhe hükmedilen harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının davalıdan satın aldığı folyoların ayıplı olup olmadığı, davacının uğradığı zararı davalıdan talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacının davalıdan satın aldığı ürünlerin ayıplı olduğunu iddia etmesine rağmen yargılama sırasında ürünleri imha etmesi nedeniyle itirazları karşılar ek rapor alınamamasına, davacının iddiasını ispat edememesine,
HMK 42/5 maddesi uyarınca reddi istenen hakim hakkında itiraz merci tarafından itirazın reddi halinde hakimin davaya bakmaya devam edecek olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Davacı ayıp iddiası ile tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4. maddesinde, maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı düzenlenmiştir. Mahkemece davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir, ancak anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre 5.100,00 TL maktu vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmek suretiyle HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1041, K. 2025/298, 14 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama