İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/109 K.2024/472

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve…

Esas2022/109Karar2024/472Tarih26 Nisan 2024Okuma10 dk · 2.033 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
26 Nisan 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/109 - 2024/472
Esas no
2022/109 ( KABUL KALDIRMA
Karar no
2024/472
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
25/11/2021
Esas-karar no
2020/300 E 2021/940 K
Vekili
—
Davalılar
—
Davanın konusu
Tazminat
Yazıldığı tarih
23/05/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.033 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı ... asansör arasında 20.03.2014 tarihli bir bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin ... asansör ve ona bağlı olarak faaliyet gösteren diğer iki davalı şirket olan ... ve ... asansör şirketleri arasında ilerletildiğini, müvekkilinin davalı ... asansör tarafından bayilik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği 13.07.2018 tarihine kadar ticari hayatın gerekliliklerine uygun hareket ettiğini, söz konusu bayilik sözleşmesinin ilgilisine münhasıran satıcılık yetkisi verdiğini,

müvekkilinin davalılardan sağlanan ürünlerdeki hataların düzeltilmesini ve kalitenin artırılmasını talep etmelerine rağmen davalılardan ticari olmayan üslup ile cevap aldığını, ardında da sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, müvekkiline münhasırlık yetkisi verilmesine rağmen sözleşme konusu asansör kapılarının Fransa pazarına sokulduğunu, sözleşmenin biteceği tarihe yaklaşıldığı dönemde sözleşme bitişi sonrası iş yapmak üzere müvekkilinin oluşturmuş olduğu portföyüne ulaşılmaya çalışıldığını, bu durumun durdurulması talebinde bulunulması üzerine haksız olarak sözleşmenin feshedildiğini,

feshe gerekçe gösterilen sözleşmenin 13. maddesine aykırı davranıldığı iddiasının dürüstlük kuralına aykırı olarak taraflar arasında uzun süredir fiilen uygulanan durumun fesih için haklı sebepmiş gibi oluşturulmaya çalışıldığını, aralarındaki bayilik sözleşmesi uyarınca imalattan kaynaklı problemlerin karşı tarafa bildirilmesinin memnuniyetsizlik yarattığı gerekçe gösterilerek sözleşme fesih sebebi sayıldığını, aradaki sözleşmeye bağlılık ve ticari ilişkinin devamı için basiretli bir tacir gibi davranılmadığını, müvekkilinin davalı şirketler ile olan alışlar ile bu ürünlerin satışının tablo halinde dava dosyasına sunulduğunu,

müvekkili ile davalı şirketler arasında imzalanmış 20.03.2014 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesinin bulunduğunu, bu sözleşmenin süresinden önce fesih edildiği gerekçeleriyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin uğramış olduğu kar kaybının kısmen olarak 30.000,00 EURO tutarın sözleşmenin haksız feshedildiği tarihten itibaren işleyecek 3095 S.

K. M.4/a hükmü uyarınca belirlenecek faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı ... Asansör ..Ltd.

Şti. vekili, müvekkili ile davalı arasında akdedilen 20/03/2014 tarihli sözleşmenin fiilen 12/10/2016 tarihinde yürürlükten kalktığını, davacı iddialarının ise 2018 yılına ait olduğunu, 12/10/2016 tarihinden sonra müvekkili şirketten davacı tarafa herhangi bir ürün sevkiyatı yapılmadığı gibi karşı taraftan da bir ödeme olmadığını, davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının bir hakkı var ise de bu hakkın zamanaşımına uğradığını, davacının dava dilekçesinde dayandığı sözleşmede bayinin borçlarını ödemekte gecikmesinin sözleşmenin 17. maddesine göre haklı fesih sebebi olduğunu,

bu hüküm bulunmasaydı dahi karşılıklı borç yükleyen sürekli sözleşmelerde borcun ödenmemesi durumunun alacaklı için bir fesih sebebi olduğunu, davacının vadesi geçmiş 65.940,00 Euro borcun kendisinden istenmesine rağmen ısrarla ödemediği için sözleşmenin fesih edildiğini, davacının kendisine gönderilen ürünlerin bedelini ödemediği gibi yeni mal gönderilmesini beklediğini, söz konusu alacağın tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Dairesi’nin 2018/45630 ve 2019/1736 numaralı dosyalarında icra takibi yapılmışsa da itiraz üzerine takiplerin durduğunu, borçlunun Fransa’da bulunması nedeniyle Fransa’da borçlu aleyhine alacak davası açıldığını,

bu davanın halen derdest olduğunu, Fransa’da görülen davanın sonucunun bu davayı etkileyeceğinden Fransa’daki davanın bu dava için bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının uğradığı herhangi bir zararın söz konusu olmadığını, davacının yaklaşık 6 ay için uğradığını iddia ettiği zarar tutarının afaki olduğunu, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu yazışmalarda da bayilik sözleşmesine rağmen açıkça başka firmalardan da mal aldığını kabul ettiğini, davacının müşteri kaybına uğradığını, satışlarının azaldığı gibi iddiaların mesnetsiz olduğunu,

bitişine birkaç ay kalan sözleşmenin biteceği kesin olmasına rağmen herhangi bir planlama yapmamış gibi zarar talep etmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının hazırladığını iddia ettiği kazanç tablosunun doğru olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... Asansör..A.Ş. vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında hiçbir sözleşme bulunmadığı gibi hiç bir ticari ilişki de bulunmadığını, davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının bir hakkı var ise de bu hakkın zamanaşımına uğradığını, davacının dava dilekçesinde dayandığı sözleşmede bayinin borçlarını ödemekte gecikmesi sözleşmenin 17. maddesine göre haklı fesih sebebi olduğunu, bu hüküm bulunmasaydı dahi karşılıklı borç yükleyen sürekli sözleşmelerde borcun ödenmemesi durumunun alacaklı için bir fesih sebebi olduğunu, davacının vadesi geçmiş 65.940,00-Euro borcunu kendisinden istenmesine rağmen ısrarla ödemediği için sözleşmenin fesih edildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.

Davalı ...

Asansör…A.Ş. vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında hiçbir sözleşme bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacının zaman zaman ticaret yapmış ise de davacının müvekkilinin bayisi olmadığını, davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının bir hakkı var ise de bu hakkın zamanaşımına uğradığını, davacının dava dilekçesinde dayandığı sözleşmede bayinin borçlarını ödemekte gecikmesi sözleşmenin 17. maddesine göre haklı fesih sebebi olduğunu, bu hüküm bulunmasaydı dahi karşılıklı borç yükleyen sürekli sözleşmelerde borcun ödenmemesi durumunun alacaklı için bir fesih sebebi olduğunu,

davacının vadesi geçmiş 65.940,00 Euro borcunu kendisinden istenmesine rağmen ısrarla ödemediği için sözleşmenin fesih edildiğini, söz konusu alacağın tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Dairesi’nin 2018/45630 ve 2019/1736 numaralı dosyalarında icra takibi yapılmışsa da itiraz üzerine takiplerin durduğunu, borçlunun Fransa’da bulunması nedeniyle Fransa’da borçlu aleyhine alacak davası açıldığınu, bu davanın halen derdest olduğunu, Fransa’da görülen davanın sonucunun bu davayı etkileyeceğinden Fransa’daki davanın bu dava için bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının uğradığı herhangi bir zararın söz konusu olmadığını,

davacının yaklaşık 6 ay için uğradığını iddia ettiği zarar tutarının afaki olduğunu, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu yazışmalarda da bayilik sözleşmesine rağmen açıkça başka firmalardan da mal aldığını kabul ettiğini, davacının müşteri kaybına uğradığı, satışlarının azaldığı gibi iddiaların mesnetsiz olduğunu, bitişine birkaç ay kalan sözleşmenin biteceği kesin olmasına rağmen herhangi bir planlama yapmamış gibi zarar talep etmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketler arasında iktisadi bütünlük ve yönetsel özdeşliğin olduğu, şirketlerin ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer olması, faaliyet alanlarının birbiri ile koordineli olması nedenleriyle davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğu,

sözleşmeye esaslı aykırı nitelikte sayılabilecek bir durum olmadığı fakat davalı şirketin sözleşmenin 13. maddesi kapsamında yüzde 50 siparişte yüzde 50 sevkiyattan önce ödeme yapılmasının kararlaştırılmasına rağmen ödemelerin yerine getirilmediği yazışma ve dosya içerisindeki belgelerden anlaşıldığından biriken borcun 65 bin Euro civarında olduğu, bu kapsamda davacının ödeme edimini gereği gibi yerine getirmemesinin davalıdan sözleşmenin uygulanmasını esaslı sayılabilecek nitelikte bir taraf için zorlaştıracak derecede olduğu, bu kapsamda davalı ...

Asansör'ün olağan fesih hakkını kullandığı kabul edilerek dava konusu uyuşmazlıkta, sözleşmenin feshinin haksız olmadığı, ayrıca fesih hakkı da kötüye kullanılmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf eden-davalı ... Asansör…Ltd. Şti. Vekili, davalı ... Asansör…A.Ş. Vekili ile davalı ...…A.Ş. vekili tarafından;

Mahkemece davalı şirketler arasında organic bağın varlığının kabul edilmesinin hatalı olduğu, tüzelkişiliklerinin farklı olduğu, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığı ve her bir davalı yönünden farklı hukuki sebeple davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği,

İstinaf eden- davacı vekili tarafından;

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği, davalı yana ait ticari defter ve kayıtların tetkik edilmediği, davalı yanın iddia ettiği bir borcun varlığının tanık beyanları ve Fransa’da açılan bir davanın sadece açılmış olmasına dayandırılarak kabul edilmesinin hatalı olduğu, müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığı gibi feshin haksız olduğu bildirilerek başvurulmuştur.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Uyuşmazlık davacı ile davalı ... Asansör..Ltd. Şti. arasında imzalanan bayilik sözleşmesi kapsamında sözleşmenin haksız feshedilip edilmediği ve fesih haksız ise davacı yanın kar kaybı alacağının bulunup bulunmadığı var ise kapsamı, varlığının tespit edilmesi halinde bu alacaktan diğer davalıların sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, bayilik sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan kar kaybı alacağının tahsili istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

20.03.2014 tarihli bayilik sözleşmesinin davacı G... şirketi ile davalılar arasında yer alan ... Asansör A.Ş. şirketi arasında akdedildiği, diğer davalılar ... Diş Ticaret A.Ş ile ... Asansör isimli şirketlerin bayilik sözleşmenin tarafı olmadığı, davacı tarafından sözleşmenin ... Asansör A.Ş. ile imzalanıp diğer davalılar arasında ilerletildiği iddia edilerek iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Dosya kapsamında bulunan 13/07/2018 tarihli mail çıktısına ait fotokopinin incelenmesinden ... tarafından 20/03/2014 tarihli ... Asansör ile davacı arasındaki sözleşmenin sözleşme kapsamındaki bir kısım yükümlülüklerin yerine getirilmediği gerekçesiyle feshedildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamı ile ...’in davalı ... Asansör..Ltd. Şti. adına sözleşmeyi feshetme yetkisinin bulunup bulunmadığı anlaşılamamıştır.

Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun incelenmesinden 20.03.2014 tarihli bayilik sözleşmesinin davacı ... şirketi ile davalılar arasında yer alan ... Asansör A.Ş. şirketi arasında akdedildiği, diğer davalılar ... Diş Ticaret A.Ş ile ...

Asansör isimli şirketlerin bayilik sözleşmenin tarafları olmadığı sonucuna varıldığı, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olması nedeniyle taraflara yüklenen edimlerin bir tarafça hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesinin sözleşme içeriği ticari ilişki özelinde ele alındığında bu durumun karşı taraf için esaslı sayılabilecek bir ihlal olup olmadığı hususu önem taşımakta olduğundan sağlayıcı/üretici firma olan davalı şirketin uzun süre ödeme alamaması,

biriken borç miktarı ve ticari ilişkinin boyutu ele alındığında karşı tarafın ödeme edimini gereği gibi yerine getirmemesinin sözleşmenin uygulanmasını esaslı sayılabilecek nitelikte bir taraf için zorlaştıracak derecede olduğu anlaşıldığı,

ancak davalı tarafın söz konusu sözleşmeye aykırılık nedeniyle karşı tarafa farklı zamanlarda bilgi vererek biriken ödemelerin yapılmasını istediği dolayısıyla davalı açısından haklı fesih sebeplerinin oluştuğunun kabulü gerektiği, feshin sözleşmeyi feshe veya sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar ve ihtarlar, noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza ile yapılacağına ilişkin hükme uygun bir fesih ihbarı olmadığı anlaşıldığı,

davacının talebi doğrultusunda kâr kaybı hesaplanabilmesi için davacı şirketin 2017 ve 2018 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamelerini, diğer taraftan davalı tarafın iddia ettiği davacının kendisine olan 65.000 Euro borç miktarının doğru olup olmadığı tespit edilebilmesi için, davacı şirketin kendi ticari defterlerine göre davalı ... Asansör A.Ş. şirketine ait 2017 ve 2018 yıllarına ait cari hesap dökümü dava dosyasına sunması gerektiği hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir.

Her ne kadar mahkemece davalılar arasında iktisadi bütünlük ve yönetsel özdeşliğin olduğu, şirketlerin ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer olması, faaliyet alanlarının birbiri ile koordineli olması bir bütün olarak değerlendirilerek davalı şirketler arasında organik bağın varlığı kabul edilmiş ve davacı ile davalı ...…Ltd. Şti. arasında imzalanan bayilik sözleşmesinden tüm davalıların sorumlu olduğu sonucuna varılmış ise de dosya kapsamı itibariyle böyle bir sonuca ulaşılabilmesi için yeterli araştırma ve incelemenin yapılmadığı anlaşılmıştır.

Mahkemece taraflara ait tüm ticari defter ve kayıtlar getirtilerek gerektiğinde yerinde inceleme yapılarak sözleşmenin davacı ile davalı .....Ltd.

Şti. arasında imzalandığı ve sözleşmenin nisbiliği ilkesi de gözetilerek taraflar arasındaki ticari ilişkinin seyrine dair inceleme yapılarak söz konusu bayilik sözleşmesinin diğer davalılar tarafından benimsenerek uygulanıp uygulanmadığı, sözleşmenin kim tarafından hangi gerekçelerle fesh edildiği, sözleşmenin 2016 yılından sonra fiilen uygulanmadığı iddiası ve davalı şirketler ile davacının ticari ilişkisinin her biri ile nasıl ilerlediği üzerinde durulmalıdır.

Yine fesih gerekçesi olarak davalı ..... A.Ş. tarafından davacı aleyhine açılmış Ankara Batı İcra Dairesi’nin 2018/45630 ve 2019/1736 numaralı dosyalarında icra takipleri ile Fransa’da yine aynı davalı ... ..A.Ş. tarafından davacı aleyhine açılan davaya konu borcun davalı ..... Ltd. Şti. tarafından fesih sebebi olarak ileri sürülüp sürülmediği, davalı ..... Ltd.

Şti.’nin ticari defterleri kapsamında başka bir alacağı olup olmadığı da gözetilerek fesih sebepleri üzerinde durularak sözleşmenin tüm davalılar yönünden geçerli olup olmadığı değerlendirildikten sonra fesih sebepleri üzerinde durulması gerektiği, özellikle davalı yanca varlığı iddia edilen borcun ispat edilmesi ve diğer fesih sebeplerinin de tartışılması gerektiği anlaşılmıştır.

Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, tarafların istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, kaldırma sebebine göre sair istinaf itirazları incelenmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/300 Esas, 2021/940 Karar ve 25/11/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA,

2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde ilgili tarafa İADESİNE,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 26/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Katip e-imzalıdır

NOT

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/109, K. 2024/472, 26 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. İddianın Özeti
  5. Savunmanın Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Uyuşmazlık Konusu Olan Hususlar
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Not
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/109
Karar No
2024/472
Tarih
26 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/111 K.2024/90
  • İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/112 K.2024/68
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/115 K.2024/293
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/115 K.2024/367
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/116 K.2024/489
  • İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/116 K.2024/64

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.