İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1328 K.2024/1418

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve…

Esas2022/1328Karar2024/1418Tarih22 Kasım 2024Okuma11 dk · 2.256 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
22 Kasım 2024
Esas no
2022/1328 ( KABUL KALDIRMA
Karar no
2024/1418
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
26/05/2022
Esas-karar no
2017/274 E 2022/392 K
Vekilleri
—
Davalı
—
Davanın konusu
Garanti Sözleşmesi
Yazıldığı tarih
22/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.256 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili; taraflar arasında su ürünlerinin pazarlanması amacıyla yapılan anlaşma üzerine müvekkili tarafından 8 adet olmak üzere toplamda 740.000,00 TL miktarında çek keşide edilerek davalıya verildiğini ayrıca söz konusu çekler haricinde cari hesap ilişkisine teminat olarak davalı lehine 700.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, davalının su ürünlerini müvekkiline göndermeye başladığını, cari hesap ilişkisi devam ederken müvekkilinin ticari sıkıntıları nedeniyle ödemelerinin kısmi olarak aksadığını,

mevcut borcunun 384.670,02 TL olmasına rağmen davalı firma tarafından keşide olunan 27/06/2016 tarihli ihtarname ile borç miktarının 700.000,00 TL olduğunu, bedelin ödenmemesi halinde ipoteğin paraya çevrileceğinin ihtar edildiğini, 13/07/2016 tarihli cevabi ihtarnamede davalı tarafından ticari ilişkiye son verilmesi ve cari hesaba konu ürünlerin gönderiminin durdurulması üzerine gönderilmeyen ürünlerin bedelini teminat altına alan çeklerin geçersiz olduğunu ve iadesinin talep edilmesine rağmen herhangi bir sonuç alınamadığını,

davalı tarafından toplamda 670.000,00 TL tutarındaki 7 adet çekin bankaya ibraz edilerek Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2016/22317 E sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını ayrıca Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2016/15498 E sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitine, çeklerin teminat çeki olması nedeniyle Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2016/22317 E sayılı dosyasında kambiyo senedine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibin iptaline,

anılan takip dosyasında 384.670,02 TL haricinde kalan miktardan ve bu miktara ait her türlü ferisinden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, 25/08/2016 keşide tarihli 100.000,00 TL bedelli, 25/09/2016 tarihli 100.000,00 TL bedelli, 25/05/2016 tarihli 100.000,00 TL bedelli teminat çeklerinin iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili; davacı tarafın müvekkili şirket ile cari hesap ilişkisi kapsamında çalıştığını ve bu doğrultuda müvekkili şirketten ürünler aldığını, ticari faaliyet kapsamında teminat olarak davacının mülkiyeti dava dışı üçüncü kişiye ait taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiği ayrıca 8 adet çekin müvekkili şirkete ödeme amacıyla teslim edildiğini, çeklerin teminat çeki olarak müvekkiline teslim edildiğine dair bir ibarenin yer almadığını, davacının ödemelerindeki aksama nedeniyle icra takipleri başlatıldığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece ; tüm dosya kapsamı toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda : Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında (su ürünlerinin satışı) davacı tarafından davalı yana 8 adet olmak üzere toplamda 740.000,00 TL tutarında çek keşide edilerek verildiği ayrıca taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine teminat olarak davalı lehine 700.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiği,

ticari ilişkinin devamı sürecinde davacının ödemelerini kısmi olarak aksattığı, davalı firma tarafından 27/06/2016 tarihli ihtarname ile borç miktarının 700.000,00 TL olduğu belirtilerek bedelin ödenmemesi halinde icra işlemlerine başlanacağının ihtar edildiği, davacı firma tarafından keşide olunan 13/07/2016 tarihli ihtarnamede ticari ilişkiye davalı tarafından son verildiği, cari hesaba konu ürünlerin gönderilmemesi nedeniyle ürünlerin bedelini teminat altına alan çeklerin iadesinin talep edildiği,

davalı tarafından Ankara 16 İcra Müdürlüğü'nün 2016/22317 E sayılı dava dosyasında toplamı 670.000,00 TL olan çeklere dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacı ticari defter ve kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davalıdan 357.856,01 TL alacaklı olduğu görülmekte ise de bilirkişi incelemesinde de tespit edildiği üzere bir kısım kayıtların ticari defterlerine işlenmediği,

işlenmesi halinde davacının, davalıya 435.852,29 TL tutarında borcu görüneceği, davalının ticari defter ve kayıtlarında davalı şirketin 2016 yılı sonu itibariyle davacıdan 435.852,29 TL tutarında alacaklı olduğunun tespiti karşısında davacı tarafından davalıya ürün bedeli karşılığında muhtelif tarih ve bedelli toplam 840.000,00 TL'lik çekler verildiği, çeklerin toplam 670.000,00 TL'lik kısmına yönelik icra takibi başlatıldığı, taraf defterlerinin kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahipleri lehine/aleyhine delil mahiyetinde olduğu,

toplam çek bedeli 840.000,00 TL'den davacı borcu 435.852,29 TL'nin mahsubu sonucunda davacının icra takibine konu çeklerden dolayı toplam 404.147,71 TL borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının koşulları oluşmayan tazminat isteminin reddi ile yargılama aşamasında ticari ilişkinin teminatı olarak verilen taşınmazla ilgili Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2021/10407 E sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takip sonucu taşınmazın satışı sonrası elde edilen bedelin infaz aşamasında dikkate alınmasına dair karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

I-)Davacı vekili; teminat çeklerini alacaklı olmadığı halde bankaya ibraz ederek karşılıksızdır işlemi yaptıran ve devamında tüm uyarılara rağmen çekleri icra takibine konu eden davalının kötü niyetinin sabit olmasına rağmen tazminat talebinin reddine karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, mahkemece müvekkili lehine tazminata karar vermesi gerekirken reddine karar vermesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

II-)Davalı vekili; davaya konu çeklerin çek vasfı bulunmadığını, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ve çeklere dayanarak icra takibine girişildiğini, ipotekli taşınmazın alacağa mahsuben satın alınması haricinde borçlu oldukları tutara ilişkin bir tahsilat yapılmadığını, müvekkiline olan borcunu ödemekten ısrarla imtina ettiğini, davacının, taraflar arasındaki alacak ilişkisinin doğmasına neden olan mal alışverişlerinde müvekkil davalı yanca gönderilmeyen ürünlerin bedelinin haksız olarak istendiğini ileri sürmüş ancak bu doğrultuda dava dosyasına ne bir belge ne de bir delil ibraz edemediğini,

davacı tarafça müvekkil davalı şirkete verilen çekler karşılıksız çıkmış ve davacı yan muhasebe kayıtlarında sanki bu çekler kasadan ödenmiş gibi kasa hesabına alacak yazılarak muhasebeleştirildiğini, davacı yanca verilen bu çeklerin davacı tarafın hesaplara işlenmeyerek söz konusu çekler karşılıksız çıkmış olmasına rağmen sanki ödenmiş gibi muhasebe işlemi yapılmış olması davacı yanın ticari kayıtlarının taraflar arasındaki borç ve alacak ilişkisini tespitten uzak olduğunun çok açık bir göstergesi olup aynı zamanda bu husus davacının iddia ettiği gibi bu çeklerin teminat vasfında olmadığının da açık bir ikrarı niteliği taşıdığını,

çek bir ödeme vasıtası olup, kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerekeceğini, bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Uyuşmazlık; davaya konu çeklerin bayilik sözleşmesi kapsamında teminat olarak verildiği, sözleşmenin feshedildiği ve iadesi gerekirken bedelsiz kalan çeklerin usulsüz takibe konu edildiği, bedelsizlik iddiasının usulüne uygun delillerle kanıtlanıp kanıtlanamadığı hususuna ilişkindir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, bayilik sözleşmesi kapsamında davalıya teslime edilen teminat çeklerinin bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı açılan menfi tespit istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Davaya konu çeklerin ; bayilik kapsamında sekiz adet teminat çeki keşide ederek davalıya teslim ettiği davalının mal teslimini gerçekleştirmediği, bayilik sözleşmesinin feshedildiği, çeklerin bedelsiz kaldığı beyanı ile takibe konu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ise çeklerin mevcut bir borcun tasfiyesi için verildiği ve bedelinin ödenmediği, davacının iddialarının ispat etmesi gerektiğini savunmuştur.

Davaya dayanak Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2016/22317 icra takip dosyasının incelenmesinde; davalı tarafından davacı firma aleyhine toplamı 670.000,00 TL değerinde 7 adet çekten dolayı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde bulunulduğu, çeklerin 30/03/2016 tarih 100.000,00 TL, 25/05/2016 tarih 85.000,00 TL, 25/06/2022 tarih 85.000,00 TL, 25/07/2022 tarih 100.000,00 TL, 25/08/2022 tarih 100.000,00 TL, 25/09/2022 tarih 100.000,00 TL, 25/10/2022 tarih 100.000,00 TL bedelli çekler olduğu görülmüştür.

Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.

Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.

Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 207. maddesinde tanımı yapılan satış sözleşmesine ilişkin Madde aynen;“Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.

Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir.” açıklamalarını içermektedir. Bu madde hükmüne göre; aksi kararlaştırılmadıkça alım-satım ilişkilerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır.

O hâlde meselâ alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya çeki verdiğini veya çekin mal tesliminin temini için verildiğini iddia eden menfi tespit davacısı, aslın hilafını iddia edilğinden (ettiğinden) bu iddiasını ispat yükü altındadır.

Bilindiği gibi, kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla (örneğin avans olarak) verildiğini iddiasının davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) ispatlanması gerekmektedir.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Davacı tarafça; çeklerin bayilik sözleşmesi kapsamında teminat olarak verildiği, mal tesliminin yapılmaması nedeni ile çeklerin bedelsiz kaldığı, aralarında ticari ilişkinin sonlanmasına rağmen davalı tarafça davacıya mal teslim edilmemesine rağmen takibe konu edildiği ileri sürülmüş; davalı tarafça ise, davacı taraf ile aralarında alım satım ilişkisinin bulunduğu, bu ilişki nedeniyle çekin ödeme aracı olarak verildiği ve davacıdan alacaklı olduğu savunulmuştur.

Taraf defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde; tarafların defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı, davacı kayıtlarında davalının dava konusu çeklerin kasa hesabına alınarak ödeme yapılmış gibi kayıtlarının kapatıldığı; davalı kayıtlarında ise çeklerin yer almadığı, cari hesap bakiyesinin ise 435.852,29 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.

6100 sayılı HMK’nın 222. maddesinin 4. fıkrasında; açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olacağı hüküm altına alınmıştır.

Davalının sunmuş olduğu kayıtlardan davaya konu çeklerin giriş kaydı olmadığı gibi çeklerin teminat olarak verildiğine dair her hangi bir yazılı kayıt ibraz edilmemiştir.

Davacı tarafından davalıya gönderilen 13/07/2018 tarihli ihtarnamede, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği taraflar arasındaki borç ikrarını içeren 9 adet çek tanzim edildiğini, 840.000,00TL olan borcun 600.000,00 TL kısmının ödendiği, bu ödeme hesabının nakden ödenen bölümler iade edilecek paletler, sular, buzdolaplarının, boş damacanaların iade edileceği ve genel toplamdan düşüldüğü ve çeklerin bedelsiz kaldığı 9 adet çekten 6 adedinin iadesi ihtar edilmiştir.

Davalı yan ise yargılama aşamasında çeklerin teminat çeki olmadığı ve bedelsiz kalmadığını savunduğu, davacının defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, davacının resmî kayıtlarının tek taraflı kayıt sistemine göre tutulduğu, ödemelerin ve tahsilatların deftere işlenmediği, çeklerin tek taraflı olarak ödenmiş gibi muhasebeleştirildiği, tarafların ticari defter kayıtlarının birbiriyle örtüşmediği anlaşılmaktadır.

Bilindiği gibi, kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla teminat olarak verildiğini iddiasının davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) ispatlanması gerekmektedir.

Somut olayda, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında menfi tespit talebine konu çeklerin ticari defterlere kaydedilmesi zorunluluğu bulunmadığı gibi, davacının defter ve kayıtları usulüne uygun tutulmadığı gerçek borç alacak ilişkisini ispata yeterli olmadığı anlaşılmakla davacı yanca çeklerin teminat olarak düzenlendiği ve bedelsiz kaldığı iddiasını yargılama sırasında usulüne uygun delillerle kanıtlamamıştır.

Davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline dayanmıştır.

Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m. 233) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez.

Davanın esasıyla ilgili olarak gösterilen “uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin” toplanmaması ile anlaşılması gerekenin hakimin belirli bir yargıya vararak karar vermesinde etkili/esaslı nitelikteki deliller söz edilmekte olup bu özellikte delillerin toplanmaması tahkikatın büyük ölçüde yeniden yapılmasını gerektirir nitelikte ise HMK’nin 353/I-a-6. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Zira somut olayda olduğu gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığı oluşturan çeke ilişkin olarak davalının borçlu olup olmadığının belirlenmesi için açıklanan yönlerden tahkikat yapılması zorunlu olup anılan araştırma ile davacı yanın ileri sürdüğü vakıaya dair delilin toplanmaması ve bu delillerin değerlendirilmemiş olması halinde yargı sistemimiz bakımından benimsenmiş olan dar istinaf sisteminden uzaklaşılarak ilk derece mahkemesince değerlendirilmemiş olan konularda ilk defa istinaf mahkemesince bir delile ilişkin olarak tartışma yapılarak yargıya varılacaktır ki bu da iki dereceli yargılama olan istinaf yargı sistemi ile bağdaşmayacaktır.

Bu bakımdan ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için yukarıda açıklanan delilin toplanmaması ve bu delille ilişkin her hangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne davacı vekilinin istinaf isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/274Esas, 2022/392Karar ve 26/05/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA,

2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde yatıranlara İADESİNE,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 22/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır

NOT

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1328, K. 2024/1418, 22 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. İddianın Özeti
  5. Savunmanın Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Uyuşmazlık Konusu Olan Hususlar
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Not
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1328
Karar No
2024/1418
Tarih
22 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2022/1328 K.2024/948
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1330 K.2024/2369
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1330 K.2024/1086
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/1335 K.2024/1275
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1338 K.2024/1412
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1344 K.2024/1493

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.