KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davalılar
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1332 - 2025/32
- Esas no
- 2022/1332 ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2025/32 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/11/2021
- Esas-karar no
- 2019/403 E 2021/770 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 28/02/2025
Karar Metni
1.016 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; davalılar ile aralarındaki ticari ilişki nedeni ile davalı ...'nin borçlu, ...'nin kefil sıfatı ile adi senet düzenlediğini, senedin icra takibe konulduğunu, dava konusu senedin takibe konulduğunu ancak düzenleme yeri bulunmadığından kambiyo vasfı bulunmadığından takibin iptaline karar verildiğini, senedin adi senet mahiyetinde olup ilamsız takibe konu edildiğini, davalıların haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalıların itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalılar; franchise sözleşmesi ile restoran işi yapacaklarını, bu şekilde davacı ile tanıştıklarını, başkaca bir ticari faaliyetlerinin bulunmadığını, faturada bulunan malların teslimi konusunda anlaştıklarını, ancak KOSGEB kredisi kullanabilmek için davacıya banka aracılığı ile 34.000,00 TL yatırdıklarını, bu ödemenin bu borca ilişkin yapıldığını, takibe konu belgenin senet vasfında olmadığını, faturanın altında elden ödeme aldığına dair beyanı olduğunu bildirerek davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda: Taraf defterlerinin 2018 yılı için birbirini alacak ve ödeme miktarı yönünden doğruladığı, birbirini doğrulayan defter kayıtları uyarınca davacı alacağı olan 106.259,00 TL'den kesinleşen takibe konu 42.500,00 TL ile banka aracılığı ile yapılan 34.000,00 TL'nin mahsubu ile davacının bakiye 28.009,00 TL alacağı bulunduğu, davalıların asıl alacağa ve senedin vade tarihi itibari ile hesaplanan işlemiş faize itirazının kısmen yerinde olmadığı ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
I-)Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, davalılar tarafından 78.250,00 TL ödeme yapıldığı varsayımı ile hatalı karar verildiğini, davalılardan ... ‘nin arabuluculık görüşmelerine katılmadığını, müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesini istemiştir.
II-)Davalılar vekili; müvekkillerinden davalı ...‘nin ticari ilişkiye taraf olmadığını davanın husumetten reddi gerektiğini, müvekkillerinin davacıdan 106.259,00 TL bedelli mal satın alındığını, toplam 88.500,00 TL bedelli adi senet verildiğini, bakiyenin ise elden nakit olarak ödendiğini, davacının malların bedelini tahsil edildiğine dair beyanına rağmen davanın kısmen kabulüne ve aleyhe tazminata karar verilmesinin hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; icra takibine ve davaya konu alacağın varlığının usulüne uygun delillerle kanıtlanıp kanıtlanamadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; adi senede dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin tespit edildiğinin anlaşılmasına göre davalılar vekilinin tüm davacı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin incelenmesinde; mahkemece, davalıların ilk derece mahkemesindeki yargılama sırasında vekille temsil edilmemesine rağmen davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmayıp, davalılar yararına vekalet ücreti takdiri yönünden davacının istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilerek davacı yararına yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1332, K. 2025/32, 31 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama