KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi İhtiyati Hacze İhtiyati Haciz
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2022
- Esas no
- 2022/1457 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2022/1425
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/07/2022
- Esas-karar no
- 2022/107 D.İş 2022/105 K
- İtiraz eden
- —
- Vekili
- —
- Talep eden
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- İhtiyati Haciz
- Yazıldığı tarih
- 23/11/2022
Karar Metni
838 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili 26/07/2022 tarihli dilekçesinde özetle; borçlu tarafından düzenlenen 08/10/2021 düzenleme, 08/05/2022 ödeme tarihli, 500.000,00 TL bedelli bononun borca karşılık müvekkiline verildiğini, bono bedelinin ödenmediğini, borçlunun mal kaçırma girişiminde olduğunun öğrenildiğini belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 26/07/2022 tarihli karar ile alacaklı vekilinin ihtiyati haciz talebi kabul edilmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Borçlu vekili tarafından ihtiyati haciz kararına itiraz edilmiş, itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz için yasal koşulların oluşmadığını, müvekkilinin borcunun bulunmadığını, ihtiyati haciz kararı için teminat gösterilmesinin gerektiğini ancak teminat gösterilmeden ihtiyati haciz kararının verildiğini, alacaklı şirket ve sahibi aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu, senetteki imzanın ve yazıların müvekkili şirketin sahibine ait olmadığını, senetteki imzaya, borca ve senedin vasfına itiraz ettiklerini, alacaklı şirket tarafından borçlu şirketin kurulduğunu, protokolle şirketlerin paylaştırıldığını, alacaklının müvekkilini dolandırmak için senetler düzenlediğini ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece ihtiyati hacze itiraz duruşmalı incelenmiş, 12/09/2022 tarihli ara karar ile TTK 776.maddesi uyarınca senedin şekil şartlarına havi olduğu, borçlunun İİK 265/1 maddesi uyarınca haklılığını ortaya koyamadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz için yasal koşulların oluşmadığını, teminat gösterilmediğini, senetteki imzanın ve yazıların müvekkili şirkete ait olmadığını, alacaklı ve borlu şirketlerin paylaştırılmasına ilişkin taraflar arasında protokol düzenlendiğini, borcun bulunmadığını ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257. maddesinde, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı içtihadı emsal niteliktedir).
İİK'nun 265/1 maddesi de "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir" hükmünü içermektedir.
Buna göre, borçlu ihtiyati haciz kararı verilirken mahkemede dinlenmemiş ise kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haciz kararının dayandığı sebeplere ve teminata itiraz edebilir. Bunun dışındaki sebeplere dayanarak ihtiyati haciz kararına aynı mahkemede itiraz edilemez. Alacağın mevcut olmadığı, yani alacağın esası hakkında bir itirazda bulunamaz. Borçlu alacağın esasına ilişkin itirazlarını alacaklının açacağı (veya açmış olduğu) alacak davasında veya yapacağı (veya yapmış olduğu) icra / iflas) takibinde (İİK'nın 264.md) ileri sürebilir. Fakat borçlu, alacaklının alacak davasını açmasını ve icra / iflas takibi yapmasını beklemeden alacaklının iddia ettiği alacağın mevcut olmadığının tespiti için menfi tespit davası da ( İİK'nın 72.md.) açabilir.
Somut olayda, bonoya dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilmiş olup ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, ihtiyati haczin dayanağını teşkil eden bonodaki imzanın borçluya ait olmadığını, ihtiyati haciz için teminat alınmadığını iddia ederek itiraz etmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilince ileri sürülen sebeplerin İİK'nın 265.maddesinde tahdidi olarak sayılan sebeplerden olmadığı, açılacak menfi tespit davasının konusu olduğu, mahkemece alacağın %15'i oranında teminat alınmak suretiyle ihtiyati haciz kararı verildiği ve teminatın alacaklı tarafından yatırıldığı gözetilerek ihtiyati hacze itirazın reddine dair ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK 353/1.b. maddesi uyarınca reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1457, K. 2022/1425, 24 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama